Reklamı Kapat

Ayın Tarihi

Ayın Tarihi

Hazırlayan: Ayhan Kaya

Bugün meclislerinden çeşitli vesilelerle bu milleti aşağılayan kararlar çıkaran Fransa nın 481 yıl önceki Kralı Fransçois nın, Kanuni Sultan Süleyman a gönderdiği mektuba ve ecdadın büyüklüğüne tanıklık ediyor tarih sayfaları.

***

Bu ay içerisinde bizlere ders olabilecek bir başka olayı görüyoruz burada I. Meşrutiyetin ilanı. Batıya hayran bir güruhun hazırladığı metni Sultan Abdülhamid Han kabul etmek zorunda kalmıştı. Daha sonra anılarını yazarken, "Madem ki millet, kendi mukadderatını bir de kendisi idare etmek tecrübesinde bulunmak istiyor, milletin istediği olsun dedim ve eldeki layihalar arasında Mithat Paşa nın küçük bir düzeltme ile onaylayarak bilinen Hatt-ı Hümayunu çıkardım. Mithat Paşa nın layihasını öncelikle kabul etmek zorundaydım. Çünkü Mithat adının ebced hesabıyla "Deva-i Devlet" olduğunu keşf ve ilan etmiş olan hasta bir halka, yine onun hazırladığı devayı vermek zorundaydım..." sözleriyle açıklıyordu.

***

İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy un vefatının 70. yılını idrak ediyoruz. Mehmet Akif Ersoy bu mısraları yazarken bizlere bir yol haritası da çiziyordu:

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın!

Siper et gövdeni dursun bu hayasızca akın.

Doğacaktır sana vaadettiği günler Hakk ın;

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bu yol haritasında; bağımsızlık, İslam ahlakı, Hakk a teslimiyet ve umut vardı. Günümüz Türkiyesi nin  AB ve ABD eksenindeki politikaları gözönünde bulundurulursa Akif i ne kadar anladığımız ve bu yol haritasından ne kadar uzaklaştığımızı daha iyi anlıyoruz. Ecdadın kazandığı istiklal savaşı hangi koşullarda yapıldı? Hangi şartlarda olgunlaştı bu ülke insanı? Ve hangi şartlarda Batıya bağımlı oldu? Bağımsızlık mücadelesini, Akif, hem İstiklal Marşı nda hem de yayınladığı diğer eserlerde anlatıyor. Bize düşen ise bunları okumak, anlamak ve gelecek kuşaklara aktarmak oluyor. Bu vesile ile Mehmet Akif Ersoy un şahsında İstiklal Mücadelesini veren ecdada Allah(cc) tan rahmet diliyorum.

"Madem ki millet, kendi mukadderatını bir de kendisi idare etmek tecrübesinde bulunmak istiyor, milletin istediği olsun dedim ve eldeki layihalar arasında Mithat Paşa nın küçük bir düzeltme ile onaylayarak bilinen Hatt-ı Hümayunu çıkardım. Mithat Paşa nın layihasını öncelikle kabul etmek zorundaydım. Çünkü Mithat adının ebced hesabıyla "Deva-i Devlet" olduğunu keşf ve ilan etmiş olan hasta bir halka, yine onun hazırladığı devayı vermek zorundaydım..."

23 Aralık 1876 da Sadrazam Mithat Paşa ve taraftarlarının hazırladıkları Kanuni-i Esasi, Batılılara şirin gözükmek ve Gayri Müslimlerin haklarının Müslümanlarla eşit hale getirilmesi maksadını taşıyordu. Kanuni Esasinin ilanını Hıristiyanlar ve diğer azınlıklar sevinçle karşıladı. Mithat Paşa, Ermeni ve Patrikleri ziyaret ederek onlardan destek istedi. Böylece Osmanlı tarihinde ilk defa bir Sadrazam, Ermeni ve Rum patriklerini ziyaret ediyordu. Gayrimüslimlerin de yer aldığı Meclis-i Mebusan ın ilk işi Rusya ya harp ilanı oldu. 1877-1878 yılları arasında Rusya ile yapılan bu savaş (93 Harbi), Osmanlı Devleti için tam bir felaketti. Ruslar İstanbul önlerine kadar geldi. Mütareke isteyen Sultan Abdülhamid, ilk iş olarak devleti parçalanma ve yok olma yoluna doğru götüren Meclis-i Mebusan ı kapattı ve devlet idaresini eline aldı. Ayastefanos Antlaşması ile Osmanlı Devleti Makedonya, Batı Trakya, Kırklareli, Kars, Ardahan ve Batum u kaybediyordu. 23 Aralık 1876

Kanuni Sultan Süleyman zamanında, Avrupa‘da büyük bir mücadele cereyan ediyordu. Habsburg İmparatorluğu akrabalık bağlarıyla Avrupa‘nın önemli bir kısmında hâkimiyet kurmuştu. İtalya, İspanya, Avusturya, Almanya ve Macaristan gibi ülkeler dolaylı veya direkt olarak Habsburg İmparatorluğu‘na bağlıydı. Habsburglar‘ın önünde direnen tek güç Fransa ve İngiltere idi. Osmanlılar‘ın Avrupa‘daki bu mücadeleye karışmaları siyasi dengenin yeniden kurulmasını sağladı.

Alman İmparatoru Şarlken le, 24 Şubat 1525 de yaptığı Pavye Savaşı‘nda yenilerek esir düşen Fransa Kralı Fransçois ve annesi Düseş Dangolen, büyükelçi Kont Jan de Franjipan ile Kanuni ye birer mektup gönderirler. Kraliçenin mektubu şöyledir :

Şimdiye kadar oğlumun kurtuluşunu Şarlken in insafına bırakmıştım. Fakat Şarlken oğluma hakaretler etmektedir. Dünyaya geçen hükmünüz, cihanın bildiği azamet ve şanınızla oğlumun kurtulmasını temin etmenizi zat-ı şahanenizden niyaz ediyorum.

Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman Kraliçe ve esir François ya birer mektup gönderir. Mektupta kısaca şunlar yazılmaktadır :

Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Françesko sun. Sarayıma elçin ile mektup gönderip ve bazı ağız haberi dahi ısmarlayıp, memleketinize düşman girip, hala hapiste olduğunuzu bildirerek, kurtulmanız hususunda tarafımdan yardım ve meded istida eylemişsiniz. Padişahların mağlup olması ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Gece gündüz atımız eyerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele (Allah ın istediği gibi olur.)

Mohaç Savaşı sonucunda dersini alan ve Viyana kuşatması ile de iyice gözü korkutulan Şarlken, François yı serbest bırakmak zorunda kalmıştır. Kanuni nin mektubunda dikkati çeken nokta, Fransa Kralı‘na "Sen ki Fransa vilayetinin Kralı Françeskosun" şeklindeki hitabıdır. Bu, Kanuni nin Fransa yı küçük bir vilayet, Fransa Kralı nı da bir vali olarak görmesinin bir ifadesidir. 15 Aralık 1525

Türk Dünyasının en büyük astronomi ve kelam âlimi olan Ali Kuşçu, 15. Yüzyıl başlarında Semerkant ta doğdu. Babası Muhammed ünlü Türk sultanı ve astronomu Uluğ Bey in kuşçusu olduğu için ailesi ?Kuşçu lakabıyla tanındı. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu devrin en büyük alimleri olan Bursalı Kadızade Rumi, Gıyaseddin Cemşid ve Muinüddin Kaşi den matematik ve astronomi dersleri aldı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman a gitti. Burada Hallü Eşkali Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrid adlı eserini yazdı. Daha sonra tekrar Semerkant a dönen Ali Kuşçu, Kadızade Rumi nin ölümü üzerine Uluğ Bey tarafından Semerkant Rasathanesine müdür olarak atandı. Ancak Uluğ Bey in 1449 da öldürülmesi üzerine Semerkant medresesi ve rasathanesindeki çalışmalarına son vererek Tebriz e gitti. Bir süre sonra da Uzun Hasan ın elçisi olarak İstanbul a Fatih Sultan Mehmet e gitti. Ali Kuşçu bu elçilik görevini tamamladıktan sonra Fatih in ricası üzerine tekrar İstanbul a dönerek Osmanlı Devleti hizmetine girdi. Kuşçu nun ders vermeye başlamasıyla İstanbul medreselerinde Astronomi ve matematik alanında büyük gelişme oldu. Burada Matematik ve Astronomi alanında Risale Fi l-Hey e (Astronomi Risalesi), Risale Fi l-Hesap Matematik Risalesi), Risale Fi l-Fethiye (Fetih Risalesi) ve Risale Fi l-Muhammediye (Cebir ve hesap üzerine) başta olmak üzere çok sayıda eser yazan Ali Kuşçu 6 Aralık 1474 te İstanbul da vefat etti. 6 Aralık 1474

Amerikan kayıplarının neredeyse yarısı (1,102 kişi)  Arizona daki patlama ve batmasından dolayı olmuştu.

Modern Türk Şiiri, İstiklal Marşı mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy ile başlar.  Mehmet Akif Ersoy İstanbul da doğdu, 27 Aralık 1936 da aynı kentte öldü. Babası Arnavutluk un Şuşise köyündendir, annesi ise aslen Buharalı dır. Mehmed Akif, ilköğrenimine Fatih te Emir Buharî mahalle mektebinde başladı. Maarif Nezareti ne bağlı iptidaîyi ve Fatih Merkez Rüştiyesi ni bitirdi. Bunun yanı sıra Arapça ve İslami bilgiler alanında babası tarafından yetiştirildi.

Fatih Camii nde İran edebiyatının klasik yapıtlarını okutan Esad Dede nin derslerini izledi. Türkçe, Arapça, Farsça, ve Fransızca bilgisiyle dikkati çekti. Mekteb-i Mülkiye nin idadi (lise) bölümünde okurken şiirle meşgul oldu. 1889 da girdiği Mülkiye Baytar Mektebi ni 1893 te birincilikle bitirdi.

Ziraat Nezareti (Tarım Bakanlığı) emrinde geçen yirmi yıllık memuriyeti sırasında veteriner olarak dolaştığı Rumeli, Anadolu ve Arabistan da köylülerle yakın ilişkiler kurma imkanı buldu. İlk şiirlerini Resimli Gazete de yayımladı. 1906 da Halkalı Ziraat Mektebi ve 1907 de Çiftçilik Makinist Mektebi nde hocalık etti. 1908 de Dârülfünûn Edebiyat-ı Umûmiye müderrisliğine tayin edildi. İlk şiirlerinin yayımlanmasını izleyen on yıl boyunca hiçbir şey yayımlamadı. 1908 de II. Meşrutiyet in ilanıyla birlikte Eşref Edip in çıkardığı Sırat-ı Müstakim ve sonra Sebilürreşad dergilerinde sürekli yazılar yazmaya, şiirler ve çağdaş Mısırlı İslam yazarlarından çeviriler yayımlamaya başladı.

1913 te Mısır a iki aylık bir gezi yaptı. Dönüşte Medine ye uğradı. Aynı yılın sonlarında Umur-u Baytariye müdür muavini iken memuriyetten istifa etti. Bununla birlikte Halkalı Ziraat Mektebi nde kitabet ve Darülfununda edebiyat dersleri vermeye devam etti.

I. Dünya Savaşı ndan sonra Mehmed Akif  Kastamonu da Nasrullah Camii nde verdiği hutbelerden biri Diyarbakır da çoğaltılarak bütün ülkeye dağıtıldı. Burdur mebusu sıfatıyla TBMM ye seçildi.

Meclis in bir İstiklâl Marşı güftesi için açtığı yarışmaya katılan 724 şiirin hiçbiri beklenilen başarıya ulaşamayınca maarif vekilinin isteği üzerine 17 Şubat 1921 de yazdığı İstiklal Marşı, 12 Mart ta birinci TBMM tarafından kabul edildi.

Sakarya zaferinden sonra kışları Mısır da geçiren Mehmed Akif, 1926 dan başlayarak Camiü l-Mısriyye de Türk dili ve edebiyatı müderrisliği yaptı. Bu gönüllü sürgün yaşamı sırasında hastalandı ve hava değişimi için 1935 te Lübnan a, 1936 da Antakya ya birer gezi yaptı. Yurdunda ölmek isteği ile Türkiye ye döndü ve 27 Aralık 1936 günü İstanbul da vefat etti. 27 Aralık 1936

Osmanlı pâdişâhlarının on birincisi ve İslâm halîfelerinin yetmiş altıncısı. Kânûnî Sultan Süleyman Hanın oğlu olup, 28 Mayıs 1524 senesinde Hürrem Haseki Sultandan doğdu. Şehzâdeliğinde mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Vâlilik yıllarında tahsile devâm edip, bilgi ve kültürünü arttırdı. Çok kuvvetli bir kültür seviyesine sâhip oldu. İlim ve sohbet meclislerinde bulundu. Sultan Süleyman Han ın vefâtıyla, Selim, İstanbul a gelerek 30 Eylül 1566 târihinde tahta çıktı. Sultan İkinci Selim in padişahlığı sırasında Osmanlı Devleti ilerlemeler kaydetti. Birçok önemli ilerlemenin yanında 7 Mart 1573 te imzâlanan antlaşma ile tüm dünyaya Kıbrıs ın Osmanlı ya âit olduğu da kabul ettirildi. Bir diğer önemli başarıysa Tunus un fethidir. Tunus meselesinin hâlledilmesinden yaklaşık bir ay sonra; Osmanlıyla Almanya arasında Zigetvar Seferinden sonra 17 Şubat 1568 de yapılan antlaşma, 4 Aralık 1574 te yenilenerek, sekiz sene uzatıldı. Bu antlaşmadan hemen sonra rahatsızlanan İkinci Selim Han, 15 Aralık 1574 te vefât etti. Mîmar Sinân a Ayasofya Câmii avlusunda yaptırdığı türbeye defnedildi. 15 Aralık 1574

Amerika Birleşik Devletleri nin II. Dünya savaşına girmesine sebep olan Pearl Harbor Saldırısı, Japon İmparatorluk Donanması nın 7 Aralık 1941 sabahı(Hawaii zamanı ile) Pearl Harbor, Oahu, Hawaii‘ye gerçekleştirdiği sürpriz saldırıdır. Birleşik Devletler Donanması‘nın Pasifik Filosu ve onu koruyan Ordu Hava Kuvvetleri ile Deniz Piyadeleri‘nin savunma filolarını hedef almıştır. Bu saldırı ile birlikte Amerika II. Dünya Savaşı na girdi. Amerikalılar ın Pearl Harbor Saldırısı nın intikamı olduğunu söyledikleri Hiroşima ve Nagazaki ye atılan atom bombalarıyla 350.000 kişi katledildi. 7 Aralık 1941

1 Aralık Türk Askerlerinin Kore‘de Kunuri Zaferi (1950).

2 Aralık Namık Kemal‘in ölümü (1888).

2 Aralık Mars a ilk vasıta indi (1974)

3 Aralık Kıyafet Kanunu‘nun kabulü (1934).

3 Aralık BM  Kuvvetleri‘nin  Kore‘den  çekilmeye başlaması (1950).

3 Aralık Hasan Basri Çantay ın vefatı (1967)

3 Aralık Pakistan-Hindistan Savaşı (1971).

4 Aralık İnönü, Churchill ve Roosevelt‘in Kahire Konferansı  (1934).

5 Aralık Nûruosmâniye Camii ibadete açıldı (1755) 

5 Aralık Türk  Kadınına seçme ve seçilme hakkının tanınması  (1934).

6 Aralık Ali Kuşçu nun vefatı (1474)

6 Aralık Fransa kralının Kanûni den yardım istemesi (1525)

7 Aralık 2.  Dünya  Savaşı‘nda  Japonlar‘ın  Pearl  Harbour baskını (1941).

8 Aralık Amerika‘nın, Japonya‘ya harp ilan etmesi (1941).

9 Aralık Kudüs‘ün elimizden çıkışı (1917).

10 Aralık İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi‘nin yayınlanması (1948).

10 Aralık Türkiye  Cumhuriyeti  İle Arnavutluk Hükümeti arasında  Ankara‘da  "Dostluk  Antlaşması"  imzalandı (1923).

11 Aralık MGK Genel Sekreterliği kuruldu (1962).

11 Aralık Türkiye‘nin Bağdat Büyükelçiliği İdare Ataşesi Çağlar  Yücel,  arabasında  uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü (1993).

11 Aralık Rusların Çeçenistan ı işgali (1994)

12 Aralık Etiyopya ile Eritre arasında 2 yıl süren savaşa son veren barış anlaşması, Eritre Devlet Başkanı İssaias Afevorki ve Etiyopya Devlet Başkanı Meles Zenavi  tarafından Cezayiríde imzalandı (2000).

13 Aralık Türkiye nin Gümrük Birliği ne katılması (1995)

14 Aralık Bosna Barış Anlaşması (1995)

14 Aralık George Washington‘un ölümü (1799).

14 Aralık Şili‘de ilk demokratik seçimler (1989).

15 Aralık 2. Sultan Selim‘in ölümü (1574).

16 Aralık BM nin Musul u Irak a vermesi (1925)

16 Aralık Londra Konferansı, dört büyükler Almanya konusunda  uzlaşamadılar (1947).

17 Aralık Mevlânâ nın irtihâli (1273)

17 Aralık Türkiye de ekmeğin karne ile  verilmesi (1941)

17 Aralık Pakistan‘ın, Hindistan‘a karşı yenilgisi ve ateşkes (1971).

18 Aralık İmâm-ı Gazali nin irtihâli (1111)

18 Aralık Demokratik Parti kuruldu. Kurucuları Ferruh Bozbeyli, Saadettin  Bilgiç, Talat Asal ve Yüksel Menderes idi (1970).

19 Aralık Mustafa Kemal ve Heyeti Temsiliye‘nin, Sivas‘tan Ankara‘ya hareketi  (1919).

20 Aralık İmam?ı Şâfi nin irtihâli (820)

20 Aralık Brüksel  Paktı  İstişare  Konseyi‘nin  Batı Birliği Askeri  Organizasyonu NATO‘ya katılmasını kararlaştırması (1950).

20 Aralık 1954  Seçimlerinden  sonra   bazı   milletvekilleri  DP‘den  ayrılarak "Hürriyet Partisi"ni kurdular (1955).

21 Aralık III. Murat‘ın  tahta çıkışı (1574).

21 Aralık Doğu  Berlin‘de iki Almanya arasında "Temel Anlaşma" imzalanması (1972).

21 Aralık Cenevre‘de Orta Doğu Konferansı (1973).

21 Aralık ABD‘nin Panama‘yı işgali (1989).

22 Aralık I. Ahmet‘in tahta çıkması (1603).

22 Aralık Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kuruldu (1962).

23 Aralık I. Meşrutiyet‘in ilanı (1876).

25 Aralık SSCB dağıldı (1991)

25 Aralık Türkiye Cumhuriyeti`nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü‘nün ölümü (1973).

26 Aralık Rusların Afganistan ı işgali (1979)

26 Aralık Uluslararası takvim ve saatin kabulü (1925).

27 Aralık Ayasofya nın yapılışı (537)

27 Aralık İstiklal  Marşı  Şairi  Mehmet  Akif  Ersoy‘un ölümü (1936).

27 Aralık Erzincan Depremi (1939)

27 Aralık Eski Başbakanlardan Şükrü Saraçoğlu‘nun ölümü  (1953).

27 Aralık Mustafa  Kemal ve Heyeti Temsiliye‘nin  Ankara‘ya gelişleri (1919).

28 Aralık Türkiye Cumhuriyeti‘nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü,  Anıtkabir‘e, Atatürk‘ün  karşısında hazırlanan yere gömüldü (1973).

29 Aralık İsmet  Paşa‘nın emri altına girmeyi kabul etmeyen Çerkez Ethem‘in, Kütahya‘da, Milli Kuvvetlere karşı  saldırıya geçmesi (1920).

30 Aralık Yavuz Sultan Selim in Kudüs ü fethi (1517)

30 Aralık Gülhane Askeri Tıp Okulu‘nun açılışı (1898).

01 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?