Reklamı Kapat

İktidara gelince

İktidara gelince?

Türkiye bütün büyük laflara rağmen iktidara yakınlığın her türlü hukuk kuralının önüne geçtiği bir ülke olmaya devam ediyor. İktidara gelenler, gücü kendilerini ve yakınlarını zenginleştirme aracı olarak gördükleri için hukukun üstünlüğü, kuralların belirleyiciliğini temel ilke olarak kabul edemiyor?

Başta İstanbul olmak üzere iktidara yakınlığıyla bilinen müteahhitlik firmaları, belediyeyle ilişkilerini kullanarak inanılmaz zenginliklerin sahibi olabiliyor?

Sonuçta her gün gözlerimizin önünde iktidar eliyle yaratılan yeni yeni zenginler türüyor. Acarlar iktidara yakın olmadığı için dayak yiyor, bir başka şirket iktidarın dizinin dibinde olduğu için ödüllendiriliyor.

Hukuk iktidarın yakınındakine farklı, karşısındakine farklı çalışıyor, bürokrasi de öyle. Sonra kalkıp AB hedefinden, hukukun üstünlüğünden, şeffaflıktan söz ediliyor. Uygulamaya baktıktan sonra bu sözlere güvenmek mümkün mü? Yolsuzluğa bulaşmış ilişkilerden sağlıklı bir demokrasi çıkacağına inanılabilir mi? Açıkçası ben inanmıyorum.

1.12.2006 / ERGUN BABAHAN / SABAH

02 Aralık 2006 - Kültür-Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?