Reklamı Kapat

Asıl Ermeniler soykırımcı

Asıl Ermeniler soykırımcı?

HÜSEYİN MAMMADZADE

Azerbaycan bağımsızlığına kavuştuktan sonra ülke tarihini objektif olarak inceleme imkanını elde etti. Bağımsızlıkla birlikte, yıllarca saklanılan, araştırılması yasak olan gerçekleri ortaya çıkarma ve tahrife uğramış olayları yeniden değerlendirme fırsatı doğdu. Zira Azerbaycan halkına karşı defalarca uygulanan ve yıllarca yasal değerlendirilmesi yapılamamış olan soykırım tarihin gizli bırakılmış sahifelerden biridir.

Azerbaycan halkının ve topraklarının bölünmesinin temeli, 1813 ve 1828 yıllarında imzalanan Gülistan ve Türkmençay anlaşmalarıyla atıldı. Böylece, Azerbaycan halkının milli faciasının devamı niteliğinde, topraklarının gasp edilmesi süreci de başladı. Kısa bir süre zarfında Ermeniler toplu şekilde Azerbaycan topraklarına yerleştirildiler. Soykırım, Azerbaycan topraklarının işgaliyle paralel yürütülmeye başlandı.

Erivan, Nahçıvan ve Karabağ hanlıklarına yerleştirilen Ermeniler, oradaki Azerbaycanlılara kıyasla azınlık olmalarına rağmen, destekçilerinin koruması altında "Ermeni  vilayeti" adı altında bir bölgenin kurulmasını başardılar. Bu yapmacık toprak paylaşımıyla, aslında Azerbaycanlıların yerlerinden edilmesi ve imhası politikalarının temelleri atılmaktaydı.

"Büyük Ermenistan" propagandası başlatılmıştı. Bu hayali devletin Azerbaycan topraklarında kurulmasına "haklılık" kazandırma adına sahte Ermeni tarihinin yazılması yönünde geniş çaplı programlar uygulandı. Azerbaycan ın ve genelde Kafkasya tarihinin tahrifi süreci bu programların ana maddelerini oluşturmaktaydı.

"Büyük Ermenistan" kurma hayalleriyle coşan Ermeni istilacıları 1905?1907 yıllarında Azerbaycanlılara karşı faaliyetlerini kanlı terör uygulayarak açık bir şekilde ortaya  koydular. Ermenilerin Bakü de başlattıkları vahşet, Azerbaycan ı ve şu anda Ermenistan ın işgali altındaki Azerbaycan köylerini kapsamaktaydı. Yüzlerce yerleşim birimi yok edildi, binlerce Azerbaycanlı hunharca katledildi. Bu olayların organizatörleri, olayın içyüzünün bilinmemesi, gerçek hukuksal değerlendirilmenin yapılamaması için, Azerbaycanlıları her zaman kötü niyetli olarak gösteren propagandalarıyla hayali toprak iddialarını perdelediler.

Etnik soykırıma Azeriler     maruz kaldılar

1.Dünya Savaşı ile Rusya daki 1917 Şubat ve Ekim devrimlerinden ustaca yararlanan Ermeniler, ideallerini Bolşevizm adı altında gerçekleştirmeyi başardılar. 1918 yılının Mart ayında Ermeniler "karşı devrimcilerle mücadele" kisvesiyle, Bakü Komünü nü yanına alarak tüm Bakü Guberniya sının(Vilayet) Azerbaycanlılardan  "temizlenmesi" için (!) sinsi planlarını uygulamaya başladılar. O günlerde Ermenilerin yaptığı vahşet, Azerbaycan halkının hafızasına kazındı. Binlerce sivil Azerbaycanlı sadece milli kimliğinden dolayı yok edildi. Evleri ateşe veren Ermeniler, insanları diri diri yaktılar. Milli anıtları, okulları, hastaneleri, cami vb yerleri yok ederek Bakü nün büyük bir kısmını tahrip ettiler.

Azerbaycanlılara karşı uygulanan soykırım, Bakü, Şamahı, Kuba kazalarında, Karabağ, Zengezur, Nahçıvan, Lenkeran ve Azerbaycan ın diğer bölgelerinde vahşice gerçekleştirildi. Bu yerlerde sivil insanlar toplu olarak katledildi, köyler yakıldı, milli kültürel anıtlar imha edildi.

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Mart 1918 olayları değerlendirildi. Bakanlar Kabinesi, 15 Haziran 1918 tarihinde facianın ispatlanması için olağanüstü araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili kararı onayladı. Komisyon Mart soykırımını, birinci aşamada Şamahı daki vahşeti, İrevan Guberniyası nda(Vilayeti) Ermenilerce yapılan cinayetleri araştırdı. Gerçekleri dünya kamuoyuna duyurmak için Dışişleri Bakanlığı nda özel bölüm kuruldu. 1919 ve 1920 yıllarının 31 Mart tarihlerinde iki kez, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti Yas Günü olarak anıldı. Bu, Azerilere karşı yürütülen soykırım ve yaklaşık yüz yıldır devam eden Azerbaycan topraklarının işgal sürecine tarihte ilk defa yapılan siyasi değerlendirmeydi. Fakat Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti nin yıkılması bu işin devamını da engelledi.

Güney Kafkasya nın Sovyetleşmesini de çirkin amaçları istikametinde kullanan Ermeniler, 1920 yılında Azerbaycan ın Zengezur ilini ve civarındaki bazı toprakları Ermenistan SSCB sine kattılar. Sonraki dönemde burada iskân eden Azerbaycanlıları sürme politikasını daha da genişletmek için, çeşitli yollara başvurdular. 23 Aralık 1947 yılında, "Ermenistan SSCB sinden kolhozcuların (kolektif köy işletmesi çalışanları-köylüler) ve diğer Azerbaycanlı nüfusun Azerbaycan SSCB Kür-Aras ovasına nakli ile ilgili" özel kararnamenin çıkarılmasını ve 1948?1953 yıllarında Azerbaycanlıların tarihi vatanlarından toplu olarak göç ettirilmesini başardılar.

Ermeni milliyetçileri destekçilerinin de yardımıyla, 1950 li yıllarından itibaren Azerbaycan halkına karşı yoğun psikolojik baskı kampanyasına başladılar. Eski SSCB alanında yayılan kitap, dergi ve gazetelerde, Azerbaycan ın milli kültürünün, klasik eserlerinin, mimari anıtlarının en güzel örneklerinin Ermeni halkına ait olduğunu ispatlamaya kalkıştılar. Aynı zamanda "kötü Azerbaycanlı" imajının oluşturulması propagandası da Ermenilerce yürütülmekteydi. "Aciz, mazlum Ermeni halkı" miti oluşturularak 20. yüzyılın başlarında bölgede yaşanan olaylar tahrif edilmekte, Azerbaycanlılara karşı soykırım yapanlar, kendilerini soykırım kurbanı olarak göstermekteydiler.

20. yüzyılın başlarında nüfusunun çoğunluğu Azeri olan İrevan (Erivan) kentinden, Ermenistan ve SSCB nin diğer bölgelerinden Azerbaycanlılara baskı yapılarak toplu şekilde kovulmaktaydı. Azerilerin hakları Ermenilerce ihlal edilmekte, kendi dilinde eğitim almaları engellenmekte, çeşitli tecrit ve tacizler devam etmekteydi. Azerbaycan köylerinin tarihi isimleri değiştirilmekte, yerbilim tarihinde benzeri olmayan antik yer isimlerinin ermeni adları ile değiştirilmesi topyekûn olarak yapılmaktaydı.

Genç Ermenilerin faşist ruhla yetiştirilmesine zemin hazırlanarak, sahte Ermeni tarihi devlet politikası şeklinde ele alınmaktaydı. Yüksek insancıl değerlere sahip Azerbaycan edebiyatı ve  kültürü atmosferinde yetiştirilen Azeri nesli, aşırı Ermeni ideolojisinin baskılarıyla karşı karşıya kalmıştı.

Azerbaycan halkının maneviyatına, milli gurur ve kimliğine atılan iftiralar, politik ve silahlı saldırılar için ideolojik zemin hazırlığıydı. Azerilere karşı yürütülen soykırım politikasına hukuksal nitelendirilme yapılmadığı için, olaylar Sovyet basınında Ermenilerin lehine çarpıtılmakta ve kamuoyu yanlış bilgilendirilmekteydi. Ermenilerin Sovyet rejiminin desteği ile uyguladıkları ve 80 lerin ortalarında daha da güçlenen Azerbaycan karşıtı propagandasını Azerbaycan Cumhuriyeti nin o dönemki yöneticileri gerektiği biçimde değerlendirmediler.

1988 yılında başlayan Dağlık Karabağ probleminin başlangıç aşamasında yüz binlerce Azerbaycanlının tarihi topraklarından kovulmasına gereken siyasi tepki gösterilmedi. Azerbaycan ın Dağlık Karabağ Özerk Vilayeti nin, Ermenistan SSCB siyle birleştirilmesi ile ilgili Ermenilerin anayasaya aykırı kararları ve Moskova nın bu vilayeti Özerk Yönetim Komitesi aracılığı ile Azerbaycan dan ayırması, Azeri halkında rahatsızlığa yol açtı ve çok büyük tepki dalgası başladı. Ülkede yapılan mitinglerde topraklarımızın işgali politikası kesin bir dille kınanmasına rağmen, Muttalibov yönetimi pasif tutumundan vazgeçmedi. Bunun sonucu olarak 1990 yılının Ocak ayında her geçen gün artan halk ayaklanmasını bastırmak için Sovyet ordusu Bakü ye girdi, yüzlerce masum sivil öldürüldü veya yaralandı, günahsızca sorgulandı.

1992 yılının Şubat ayında Ermeniler Hocalı kentini işgal ederek insanları gaddarca katlettiler. Tarihimize Hocalı Soykırımı olarak kazınan bu kanlı facia binlerce Azeri nin yok edilmesi, rehin alınması, kentin imha edilmesi ile sonuçlandı.

Ermeniler uluslararası                                         kararları hiçe sayıyor

Milliyetçi ayrılıkçı Ermenilerin Dağlık Karabağ da başlattıkları anarşist faaliyetlerinin devamında Ermenistan ın işgalci politikası sonucunda günümüzde bir milyondan fazla Azeri mecburi göçmen şeklinde çadırlarda çok zor şartlarda yaşamaktalar.

Topraklarının yüzde 20 sinin Ermenilerce işgali sırasında binlerce Azeri şehit olmuş veya sakat bırakılmıştır.

Ermenistan ın işgalci politikalarına son vermek ve işgal ettiği topraklardan çıkmasına ilişkin olarak, BM, AGİT ve İÖK tarafından alınan kararları hiçe sayan Ermeniler, yandaşlarından aldıkları destekle iddialarından vazgeçmemektedir. Hatta sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti Anayasası nın kabul edilmesi için yarın ( 10 Aralık) referandum yapmaya hazırlanmaktadır.

Azerbaycan ın 19.-20. yüzyıllarda uğradığı faciaları, topraklarının işgali izlemiş, Ermenilerin Azerbaycanlılara karşı önceden planlanan soykırım politikası zamanla uygulamaya konulmuştur. Bu olayların sadece birine, 1918 Mart soykırımına siyasi tepki verilmiştir. Ancak, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti nin varisi olarak günümüzdeki Azerbaycan Cumhuriyeti, yarım kalan bu çabaları sonuna kadar götürmeyi tarihi borç olarak kabul ettiklerini dile getirerek, bu çalışmalarına hız vermiştir.

08 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?