Bilge Kral'ın vefatının 18. yıl dönümü: Aliya İzzetbegoviç kimdir?

Bosna Hersek'in Bilge Kral'ı Aliya İzzetbegoviç'in vefatının üstünden 18 yıl geçti. Aliya İzzetbegoviç kimdir? Bosna Savaşı'nda Necmettin Erbakan'ın rolü neydi? İşte Aliya İzzetbegoviç’in hayatı…

Büyütmek için resme tıklayın

Aliya İzzetbegoviç vefatının 18. yıldönümünde başta Bosna Hersek olmak üzere dünyanın dört bir yanında sevenleri tarafından anılıyor.

Bosna Hersek'in "Bilge Kral" olarak anılan ilk cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç, halkı için gösterdiği fedakarlıklarla hafızalara kazınmıştı. Peki, Aliya İzzetbegoviç kimdir? İşte Aliya İzzetbegoviç’in hayatı…

ALİYA İZZETBEGOVİÇ KİMDİR?

Aliya, Mustafa ve Hiba çiftinin beş çocuğundan biri olarak 8 Ağustos 1925'te Bosna Hersek'in Bosanski Samac şehrinde doğdu.

Henüz 3 yaşındayken ailesiyle Saraybosna'ya taşınan ve eğitimini burada sürdüren Aliya, daha gençlik yıllarında ülkedeki Müslüman nüfusa yönelik ayrımcılığa baş kaldıran isimler arasında yer aldı.

İkinci Dünya Savaşı sürerken, Hırvatistan'daki faşist Ustaşa rejimi Bosna Hersek'i ilhak ederek burada Bağımsız Hırvatistan Devleti (NDH) kurdu. Ülkedeki Müslümanlar Hırvat ilan edilirken, Yahudi, Sırp ve Romanlar büyük zulümlere maruz kaldı. Müslüman olan Boşnaklar ve rejimle aynı fikirde olmayan Hırvatlar da bu zulümden nasibini aldı.

Diğer yandan, ırkçı Sırpların oluşturduğu Çetnik hareketi de etkin olduğu bölgelerde Müslüman Boşnaklar'ı katletmeye başladı. Çetniklerin ana hedefi, Sırp olmayan tüm milletleri bölgeden tamamen temizlemekti.

1946'DA TUTUKLANDI

Aliya, Yugoslavya Krallığı döneminde, temel hedefi ülkedeki Müslüman Boşnakları dini ve milli konularda bilinçlendirmek olan "Genç Müslümanlar" isimli oluşumun öne çıkan isimleri arasında yer aldı. Bu oluşum, Müslümanların ülkedeki diğer etnik ve dini gruplarla eşit haklar elde etmesini amaçlıyor, aynı zamanda Çetnik ve Ustaşa'ların yıktığı Müslüman evleri ve camilerin yeniden inşası için çalışıyordu.

Savaşın akabinde kurulan Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti, faşizme galip gelse de dini ve milli konularda Müslüman Boşnakların sorunlarına çözüm olmadı. Aralarında Aliya'nın da bulunduğu "Genç Müslümanlar" teşkilatının bazı üyeleri, "din bilincinin uyandırılması" yönündeki faaliyetleri nedeniyle 1946'da tutuklandı.

Aliya, 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

MÜCADELESİ HEP DEVAM ETTİ

Cezaevinden çıktıktan sonra önce ziraat fakültesine kaydolan Aliya, 2 yıl sonra ise hukuk fakültesini geçti ve buradan mezun oldu.

 Halida ile 1949'da dünya evine giren Aliya'nın Leyla, Sabina ve Bakir adlarında üç çocuğu oldu.

Marksist-Leninist görüşlere sahip Josip Broz Tito liderliğindeki Yugoslavya'da da insan hakları için mücadelesini sürdüren Aliya, "Preporod", "Takvim" ve "Glasnik" gibi gazete ve mecmualarda kimliğini ifşa etmeden yazılar yazdı. Aliya yazılarını, çocuklarının baş harflerinden oluşan "LSB" mahlası ile yayınladı.

İslam dünyasının içinde bulunduğu durumla da yakından ilgilenen Aliya, 1960'larda yazmaya başladığı "İslam Deklarasyonu" isimli eserini 1970'te yayınlandı.

İKİNCİ HAPİS DÖNEMİ

Tito'nun 1980'de ölmesiyle Yugoslavya'da aşırı milliyetçi söylemler yeniden sahneye çıktı. O yıllarda ceza kanununa "ifade suçu" da eklendi.

Aliya İzetbegoviç, yazdığı "Doğu ve Batı Arasında İslam" isimli eseri yayınlanmadan hemen önce, 1983'de beraberindeki 12 Müslüman aydınla tutuklandı.

"Saraybosna Süreci" olarak adlandırılan dava başladı.

Aliya ve diğer Müslüman aydınlar, ifade suçundan ve organize örgüt kurarak düşmanca faaliyette bulunmaktan suçlu bulundu. Aliya'nın mahkumiyet kararı, "İslam Deklarasyonu" isimli kitabındaki ifadelerine dayandırıldı.

Aliya, 14 yıl hapse mahkum edildi.

Hapiste geçirdiği dönemde de yazmaya devam eden Aliya, "Özgürlüğe Kaçışım-Zindandan Notlar:1983-1988" isimli eserini burada kaleme aldı.

Aliya, 1988'de afla serbest kaldı.

Aliya İzetbegoviç, 1990'da kurulan ve bugün de Bosna Hersek'teki Boşnakların en büyük partisi konumundaki Demokratik Eylem Partisinin (SDA) ilk genel başkanı seçildi. SDA, ilk çok partili seçimde ülkede en çok oyu alırken, Aliya da Yugoslavya'daki 6 sosyalist cumhuriyetten biri olan Bosna Hersek'in başkanı oldu.

BOSNA SAVAŞI

Yugoslavya, 1990'ların başında dağılmaya başladı.

Yugoslav Halk Ordusu (JNA) 1991'de Slovenya'da çatışmaları provoke ederken, kısa bir zaman sonra Hırvatistan'da da çatışmalar başladı. Çatışmalar, 1991'de Bosna Hersek'in Ravno ve Popovo köylerine de sıçradı.

Yugoslavya'nın dağılma sürecine girmesiyle Bosna Hersek'te de bağımsızlık meselesi gündeme geldi.

Daha sonra Bosna'daki savaştaki suçlarından dolayı müebbet hapse mahkum edilecek olan Bosnalı Sırp siyasetçi Radovan Karadzic, bağımsızlık fikrine karşı çıkarken, savaş durumunda Bosnalı Müslümanların yok olacağını savunuyordu.

Bağımsızlık referandumu 29 Şubat-1 Mart 1992'de yapıldı.

Bosnalı Sırpların büyük çoğunluğunun boykot ettiği referanduma katılanların yüzde 99,7'si bağımsız Bosna Hersek'e "evet" dedi.

Referandumun ardından JNA ve silahlandırdığı paramiliter Sırp gruplar, Bosna Hersek'in farklı şehirlerinde saldırılara başladı.

Aliya, tüm Bosnalıları bu saldırılara karşı koymaya çağırıyor, Boşnaklar Aliya'nın liderliğinde çetin bir mücadele veriyordu.

Sırp paramiliter gruplar, kadın ve çocuklar dahil sivillere yönelik büyük katliamlar yapıyordu. İnsanlar evlerinden sürülüyor, kadınlara tecavüz ediliyor, İslam'a dair ne varsa yok ediliyor, toplama kamplarında insanlara akıl almaz işkenceler yapılıyordu.

Ülkenin bağımsızlığını savunanlar, kuzeyde ve doğuda Sırplara karşı savaşırken, güneyde ve batıda ise Hırvatlarla çetin bir mücadele veriyordu.

Sırp güçleri tarafından 3,5 yıl kuşatma altında tutulan başkent Saraybosna'nın yanı sıra Prijedor, Bijelina, Zvornik, Visegrad, Srebrenitsa, Foça gibi birçok şehirde büyük katliamlar, soykırımlar yaşandı.

SAVAŞIN SEYRİ ERBAKAN-BEGOVİÇ DOSTLUĞUYLA DEĞİŞTİ

1992’de Sırpların Bosna’daki katliamlarına karşı, İslam âleminde ilk önce Türkiye harekete geçti. İslam Âleminin Mücahit Lideri, Bosna için Türkiye’nin ilk insani yardım vakfı olan İHH’yı kurarak bölgeye gönderdi. Bosnalı Müslümanların ihtiyaçlarını gidermek için de Avrupa Milli Görüş teşkilatları, Milli Gençlik Vakfı gibi kurumlarını seferber etti.

Bosna ordusunun savunma ihtiyacını karşılamak için ilk olarak para ve silah yardımı yapan Erbakan Hocamız daha sonra Saraybosna’daki yağ fabrikasını roket ve silah atölyeleri olarak dönüştürmeyi başardı. Ve Bosna savaşının seyrini değiştirdi.
Bu yardımlara vefa amacıyla Bosna ordusu tarafından Saraybosna kuşatmasını yarmayı başaran özel birliğe ‘’MGV’’ adı verildi. Birçok Boşnak komutan ise yapılan yardımlar nedeniyle silahlarının üzerine ‘’MGV’’ ismini kazımıştı. Avrupa’daki Milli Görüş teşkilatları, Bosna’dan göç etmek zorunda kalan mültecilere evlerini açarak, gözleri önündeki drama tepkisiz kalan dünyaya inat, örnek bir İslam kardeşliği tablosu sundu.
Erbakan Hoca sadece Bosna savaşında değil, siyasi anlamda da Bosnaya çok destek oldu.

Aliya’nın Partisi SDA’ya (Demokratik Eylem Partisi) siyasi teşkilatlanma, seçim çalışmaları konusunda Erbakan Hoca’nın ekipleri eliyle eğitimler verip yönlendirdiğine bütün Bosna yönetimi şahittir. Zaten, SDA yöneticileri de ülkesinde seçimleri bu çabaların da desteğiyle kazandığını açıklamışlardı.

Aliya İzzetbegoviç bir konuşmasında şunları söylüyor;

''Allah Erbakan'dan razı olsun.Başbakanken bize gizliden gönderdiği 50 silahla biz Sırp askerlerini vurduk.Sonra vurduğumuz askerlerin silahlarını ele geçirdik.O silahlarla tanklarını ele geçirdik ve daha sonra Bağımsız Bosna'yı kurduk.'

“Doğu ve Batı Arasında İslam” adlı eseriyle gerçekten de bilgeliğini, mücadele dolu yaşantısıyla da ispat etmiş olan rahmetli İzzetbegoviç, Bosna-Hersek’in lideriydi. Bugün olanca Haçlı kinlerine rağmen Avrupa’nın ortasında Müslüman Boşnak milleti ve bir Müslüman devlet var ise, bunun banisi de Liderlerin Hocası olan Erbakan'dır.

Öyle olmasaydı şayet Aliya, Bosna’yı İslam Âleminin Lideri’ne teslim eder miydi hiç?!...
(Bosnalı Sendikacı Bektiç Mensur, "Aliya İzzetbegoviç hastayken, Necmettin Erbakan kendisini ziyaret etmişti. O zaman, rahmetli Aliya Erbakan'a şöyle dedi: 'Bu halkı ve bu ülkeyi sana emanet bırakıyorum' İşte o emanet biziz." dedi.

İLK CUMHURBAŞKANI OLDU

Dayton Barış Anlaşması ile 1995'te sona eren savaşın bilançosu çok ağır oldu. Savaşta 200 bine yakın insan öldü, 1 milyondan fazla insan evini terk etti.

İzetbegoviç, silahları sustursa da ülkeye karmaşık bir siyasi yapı getiren Dayton'a ilişkin, "Bu adil bir barış değil, ancak savaşın sürmesinden daha iyidir." ifadelerini kullanmıştı.

Anlaşma ile Bosna Hersek iki entite (Bosna Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti) ile Brçko Özerk Bölgesi'ne ayrıldı. Bosna Hersek Federasyonu da 10 kantondan oluşacaktı.

Savaşın ardından yapılan ilk seçimde, Aliya İzetbegoviç "bağımsız" Bosna Hersek'in ilk cumhurbaşkanı ve daha sonra da Devlet Başkanlığı Konseyi'nin ilk başkanı oldu.

2003'TE VEFAT ETTİ

Aliya, 2000'de sağlık sorunları nedeniyle Devlet Başkanlığı Konseyi'ndeki görevinden istifa ederken, partisinin 2001'deki kongresinde de genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı.

Bosna Hersek halkına uluslararası arenada tanınan, bağımsız ve egemen bir devlet bırakan Aliya İzetbegoviç, 19 Ekim 2003'te başkent Saraybosna'da vefat etti.

Aliya'nın ölmeden önce son görüştüğü devlet adamı ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldu.

Cenazesine farklı ülkelerden 150 binden fazla insanın katıldığı Boşnak lider, vefatından önce "şehitlerin arasında mütevazi bir mezara defnedilmek istediğini" vasiyet etmesi üzerine Saraybosna'daki Kovaçi Şehitliği'ne defnedildi.

Bilge kişiliğiyle de tanınan Aliya, ardında "Doğu ve Batı Arasında İslam", "İslam Deklarasyonu", "Özgürlüğe Kaçışım", "Tarihe Tanıklığım" ve "Köle Olmayacağız" gibi eserler bıraktı.

BOSNALILAR ERBAKAN'A EMANET

Aliya İzzetbegoviç hastayken, Necmettin Erbakan kendisini gizli olarak ziyaret etti. Rahmetli Aliya Necmettin Erbakan‘a şöyle dedi: ‘Bu halkı ve bu ülkeyi sana emanet bırakıyorum" dedi.

19 Eki 2021 - 10:12 - Biyografi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Misafir - İfadeyi düzeltelim o bir cumhurbaşkanı kral değil.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 13:53
02

Taka41 - Allah rahmet etsin … 2018 yilinda Aliyanin ve öteki sehitlerin mezarina gidip Fatiha okumak nasip oldu...Allahin izni ile.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 12:20
01

Gazi - En son konuştuğu kişi Recep Tayyip Erdoğan dı. Bu sözude erbakan hocama değil erbakan hocamın öğrencisi Recep Tayyip Erdoğan'a söyledi. Gerçi ha erbakan ha erbakanın haçlılara ve içerideki uşaklarına attığı en büyük kazık Recep Tayyip Erdoğan'a ne farkı var. Tabiki bize tüm dünya Müslümanlarının islamın lideri bildikleri türkiyeye emanet .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 10:47


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?