Altına mı dolara mı yatırım yapmalı? İslam Memiş'ten flaş tavsiyeler

Dolar kuru ve altın fiyatları yatırımcısını düşündürüyor. Elinde Türk Lirası bulunan vatandaşlar ise Altına mı dolara mı yatırım yapmalı sorusuna cevap arıyor... İşte tavsiyeler...

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, küresel çapta ekonomik krizin geldiğini söyledi. Memiş, önümüzdeki aylarda bütün dünyanın borç krizleri ve şirketlerin bataklığını konuşacağını belirtti. İslam Memiş, katıldığı Youtube yayınında İnsanlar varlıkları üzerinden nasıl kazanç elde eder?, Enflasyon artmaya devam edecek mi?, Enflasyona karşı paramı nasıl koruyabilirim?, Küresel krizi bütün dünya hissedecek mi? sorularına cevaplar vererek vatandaşları yatırımlar konusunda uyararak, tavsiyelerde bulundu. Peki, altına mı yoksa dolar mı yatırım yapmalı? İşte İslam Memiş'ten tavsiyeler... 

ALTINA MI DOLAR MI YATIRIM YAPMALI?

İnsanların kendisini gördüğünde “Neye yatırım yapalım?” sorusunu yönelttiğini söyleyen İslam Memiş, “Yılın son çeyreğine girdik ve yaklaşık iki yıldan beri yoğun bir yıl geçiriyoruz. İnsanlar bizi gördüğü zaman şu soruyu soruyorlar; neye yatırım yapalım? Bende diyorum ki sen yatırımcı mısın? Bu soru aslında o kadar önemli ki, insanların kendini tanıması, kendini bir  yatırımcı olarak görmesi aslında çok farklı bir şey.” dedi.

İSLAM MEMİŞ AÇIKLADI: DOLAR MI, ALTIN MI, GÜMÜŞ MÜ?

Memiş devamında şöyle devam etti: 

“Yoksa elinizde Türk Lirası var, TL kazanıyorsunuz ve herhangi bir onlarca yatırım aracından farklı enstrümanlara yatırım yapabilirsiniz. Halbuki yatırımcı olarak kendini tanısa bir insan mutlaka bir sepet yapması gerektiğini öğrenir. Yani sepet yapmak nedir? 125 dolar alırsınız, 125 avro alırsınız. 125 TL'de durursunuz, 125 altın alırsınız veya gümüş alırsınız ama sepet yaparsınız. Bu neden önemli? Çünkü insanların şöyle bir algısı var; herhangi bir yatırım aracını satın aldığı zaman hemen yükselmesine, sattığı zaman da hemen düşmesini bekliyor. Bu algı bütün dünyadaki insanlar için geçerli ve bu psikolojik bir şeydir. Burada önemli olan şey insanlar varlıkları üzerinden kazanç elde etmek için bu tür eylemlere ağırlık verdiği için ve yönü bu tarafta olduğu için bu eylemleri ben çok yanlış buluyorum. Özellikle insanlar, hazır 2022 yılına hazırlık yaparken bence bu 3 aylık süreç içerisinde kendini tanımak için kendine zaman ayırabilir diye düşünüyorum. Yani şu sorunun cevabını eğer kendine verebilirlerse ben bir yatırımcıyım al-satçı mıyım? Eğer al-satçı olmayı kafaya koymuşsa ve bu yolda yoluna devam edecekse bu kararın ben çok yanlış olduğunu şahsen düşünüyorum. Evet, insanlar varlıkları üzerinden al-sat yapabilir, kar edebilir, bu gayet doğaldır ve olması gerekiyor. Ancak bunu alışkanlık haline getirmekle yılda iki kez pozisyon almak arasında dağlar kadar fark vardır.

Yılda iki kez pozisyon almak ne anlamına geliyor? Bugüne kadar emtia satın almış olanlar Ons altın tarafındaki düşüşleri mesela örnek verelim, satmak için veya pozisyon almak için dolar pozisyonu alırsınız bunu yılda bir kez yapabilirsiniz ama tutup da günlük olarak veya haftalık olarak sürekli bu piyasada al-sat bağımlısı olduğu zamanda işler başka tarafa çevriliyor. Bence insanların bu 2022 yılına hazırlık yaparken neye yatırım yapmalıyım, ne almalıyım gibi sorulardan ziyade ben acaba yatırımcıyım, nasıl bir yol haritası belirlemeliyim kendime. Bu soruların cevabını vermesi gerekiyor.

İNSANLAR FAKİRLEŞMEYE DEVAM EDİYOR

Merkez bankalarının son 2 yıllık performansına ve açıklamalarına baktığımız zaman artık merkez bankalarının bile önünü göremediği bir süreçten geçiyoruz. Bakın merkez bankaları başkanları toplantılarında açıklama yaparken şu cümleler çok vurucu oluyor. Eğer her şey beklediğimiz gibi giderse, eğer tahmin ettiğimiz bu ferahlama gerçekleşirse veya eğer bu salgın hastalıklar daha da artmazsa, böyle endişeleri var. Bu dünyayı yöneten bütün merkez bankaları başkanlarının bu içinde, bu kafasındaki düşünceler artmaya devam ediyor. İş böyle olurken yatırımcıların çok öz güven içinde kesin sonuçlarla kesin beklentilerle varlıkları üzerinden pozisyon almasını ben o yüzden hata olarak değerlendiriyorum. Bakın şu anda. Bütün dünyada birçok ülkede 10’dan fazla ülkede enflasyon patlak verdi ve öyle bir noktaya gidiyor ki dünya ekonomileri bu hiperenflasyonu hissetmeden ve insanlar dünya genelinde fakirleşme devam ediyor.

ENFLASYONUN GEÇİCİ OLDUĞU DÜŞÜNMEK ÇOK YANLIŞ

Geçen hafta Amerika’daki arkadaşlarla konuştum. 1050- 1200 dolar aralığında kiralar veriyorlar. Ev sahipleri 2000 dolar kira istediklerine ve evi boşaltmak zorunda kaldıklarını ve dünyada özellikle Avrupa'da da bu sorun var. Herkes şu anda enflasyonu hissediyor. Kiralar, ev fiyatları, otomotiv fiyatları... İnsanlar her geçen gün fakirleşme devam edecek ama bazı popülist söylemlerle birlikte insanların bu enflasyon krizini aslında çok muhatap almaması bence sıkıntılı. Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekiyor. Dünyada piyasalarda bu kadar bol likidite, bu kadar para bolluğu varken enflasyonu hissetmemek ve enflasyon artışını geçici olduğunu düşünmek veya bunu söylemek bana göre çok yanlış bir şeydir.

ENFLASYONLAR ARTMAYA DEVAM EDECEK

Halkın hissettiği enflasyon ile rakamsal enflasyonların arasında dağlar kadar fark vardır. İnsanlar şunu net bir şekilde görüyor, enflasyonu ben hissediyorum. Ben alım gücümün azaldığını hissediyorum ve ben gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim, enflasyonlar artmaya devam edecek. Enflasyonla gerilemeyecek, insanların alım gücü azalacak, insanlar fakirleşme devam edecek.

VARLIKLARINIZIN MİKTARINI ARTIRIN

O yüzden insanlar uzun vadeli pozisyonlarında mutlaka bu düşüncelerini her zaman gözden geçirmeli. Hiçbir zaman yelkenleri indirmeli. Özellikle varlıkları noktasındaki düşünceleri şu olmalı; ben enflasyona karşı paramı nasıl korumalıyım? Nasıl bir pozisyon almalıyım? Yani hangi yatırım araçlarından ne kadar almalıyım? Üçüncüsü ve en önemli olan kural eğer varlıkların üzerinden al-sat yaparsam ne kadar riske girerim ya da benim için önemli olan fiyat mı, miktarı artırmak mı? Ben mümkün olduğunca elimdeki miktarı artırmalıyım. Fiyat bugün 400 lira olur, yarın 500 lira olur. Gümüşün gram fiyatı bugün 6 lira olur. Yarın 8 lira olur. Ben rakamsal değerleri takılı kalmıyorum. Ben elimdeki miktarı artırmakla mükellefim ve yetkiliyim. Benim yetkim bu. Elinizdeki miktarı ne kadar artırırsanız artırın şansı olan siz olacaksınız. Neden bunu söylüyorum. Geçmiş yıllardaki altın fiyatlarına, gümüş fiyatlarına, dolar kuruna, euro kuruna, her şeye bakabilirsiniz. Son 9 yıldır altının gram fiyatlarına bakabilirsiniz. Bundan 9 yıl önce altının gram fiyatı 76 liraydı. 9 yılda 900 defa 9000 defa fiyatlar değişti ama sonuç ne oldu? 76 liradan 500 liraya çıkan bir gram altın var karşımızda. Bundan 9 yıl önce gümüşün gram fiyatı 1 lira 10 kuruştu. Bugün 6 buçuk lira. Bu 9 yılda 900 defa 9 bin defa fiyat değişti ama fiyat ne oldu. 1,10 lira seviyesinden 6 buçuk lira seviyesine yükseldi.

O yüzden insanlara diyorum ki; mümkünse varlıklarınızın miktarını artırın, fiyatları bir kenara koyun ve borç krizi içinde başladı ve patlak verdi. Önümüzdeki aylarda bütün dünya borç krizini konuşacak, şirketlerin bataklığını konuşacak artık. Ok yaydan çıktı ve bundan sonra küresel krizi bütün dünya iliklerine kadar hissedecek ve ekonomiler eskisi kadar normal bir süreçte işlemeyecek.”

Editörün Notu: Haberde yer alan ifadeler yorumcunun kendi görüşlerini yansıtır. Haber, yatırım tavsiyesi veya yönlendirmesi amacı taşımaz.

04 Eki 2021 - 12:27 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.