Yüksek öğretimin sorunları sempozyum ile ele alındı

ÖĞ-DER akademisyenleri, "Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Türkiye Bilim Raporu ışığında Geçmişten Geleceğe Yükseköğretim Sempozyumu”nda bir araya getirdi.

Mehmet Fahri Özkan
Mehmet Fahri Özkan Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) akademisyenleri bir araya getirerek, “Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Türkiye Bilim Raporu ışığında Geçmişten Geleceğe Yükseköğretim Sempozyumu”nu Ankara Başkent Öğretmenevi’nde düzenledi. Programda akademisyenler yükseköğretimin sorunlarını masaya yatırdı.

Ankara, Başkent Öğretmenevi’nde düzenlenen “Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Türkiye Bilim Raporu ışığında Geçmişten Geleceğe Yükseköğretim Sempozyumu”nda, 13 akademisyen bir araya gelerek eğitimin önemli bir unsuru olan üniversite eğitimini ele aldı.

YÜKSEKÖĞRETİM’DE VAR OLAN SORUNLARA ÇÖZÜM YOLU ARANIYOR

Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren ÖĞ-DER Genel Başkanı Hamdi Sürücü, sempozyuma katılan akademisyenlere teşekkür ederken, eğitim alanında en önemli unsurlardan olan üniversite eğitiminin birçok sorunun olduğunu ifade ederek, sorunların tespiti için sempozyumun düzenlediklerinin altını çizdi. Sempozyumda yapılan tartışmaların Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından açıklanan Türkiye Bilim Raporu’nun ışığında düzenlendiğini belirtti.

’YABANCI DİL İLE İLGİLİ STANDARTLAR DEVAMLI GERİYE GİDİYOR’

Sempozyumda katılımcı konuşmacı olan eski Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Üniversitelerde bulunan akademisyenlerin en büyük eksiğinin yabancı dil olduğunu ifade ederek, “Tek dilden beslenen insanı düşünün. Dünyada bütün çalışmalar Türkçeye çevrilmiyor. Yabancı ülkelerde sadece öğrenciler 4 dil konuşuyor. YÖK yabancı dil ile ilgili standartları daima geriye çekiyor. TOFEL vardı, YDS vardı. Şimdi YÖK dil sınavı çıktı” dedi.

YÖK’ÜN YETKİLERİ BUDANMALI

YÖK’ün uyguladığı sistemin ayrıştırıcı olduğunu ifade eden Özcan, YÖK’ün kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, “YÖK herkese aynı gömleği giydirmeye çalışıyor. Bir kalıba sokmaya çalışıyor. Bu gerilemesine neden oluyor. Zararlı değil olumluya çevirebiliriz, yetkileri budanır. Üniversite arasındaki ilişkiler, YÖK politikalarını koordine etmeye kullanabilirsiniz” dedi.

SEMPOZYUMA 13 AKADEMİSYEN KATILDI

Yükseköğretim’in sorunlarının masaya yatırıldığı sempozyumda, Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Prof. Dr. Ahmet Aypay, Prof. Dr. Hayati Akyol, Doç. Dr. Tunay Kamer,  Doç. Dr. Süleyman DOĞAN, Prof. Dr. İdris KABALCI, Doç. Dr. Metin ÖZKAN, Doç. Dr. Hamit ÖZEN, Doç. Dr. Etem Yeşilyurt, Prof. Dr. Candemir DOĞAN, Prof. Dr. M. Bahaddin Acat, Prof. Dr. Selahattin Turan isimli akademisyenler sorunları birer sunum ile ele aldı.

’OECD ÜLKELERİNİN ÖĞRENCİLERE HARCADIĞI PARANIN YARISINI HARCIYORUZ’

Eğitim alanında verilen bütçelerin yetersiz olduğunu ifade eden Özcan, geçmişten günümüze verilen bütçelerin azaldığının altını çizerek, “Eğitimde verilen bütçelerin arttığı ifade ediliyor ama geçmişten bugüne kıyaslama yapılırsa verilen paralarda azalma var. Verilen bütçeler ihtiyaç karşılamıyor. 2015 2019 yılları arasında merkezi bütçeden Yükseköğretimin payı yüzde 4,25’e düştü. OECD ülkelerinin öğrenciler için yaptığı harcamalarının neredeyse yarısını harcıyoruz” ifadelerini kullandı.

26 Eyl 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Mehmet Fahri Özkan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Akil - Yabancı dil hayranlığına devam. Hangi gelişmiş ülkenin üniversitelerinde akademik kariyer için yabancı dil kriteri var? Üstelik biz milliyetçi ve muhafazakar bir toplumuz. Artık teknoloji gelişti bu konuda profesyonel tercüme programları var bu programlar sayesinde hem İngilizce metinler yazabiliyorum, hem de çeviri yapabiliyorum. Bu sayede yabancı editörlerle ve hakemlerle gayet sağlıklı bir şekilde iletişim kurabiliyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 26 Eylül 06:52
02

Seyfo Dayı - @Akil 01 nolu yoruma cevabı: Cahilliği örtmeye milliyetçiliği alet etmeyiniz.

Muhafazakar olduğunuzu söylüyorsunuz ama neyi muhafaza ettiğinizi anlamak mümkün değil. Zira müslümanlığı kastediyorsanız peygamber efendimiz (s.a.v.) yabancı dil öğrenmeyi teşvik etmiştir.

Tarihteki büyük insanlar da birilerinin hayranı olduğu için yabancı dil öğrenmediler. Yabancı dil öğrenmek her kültürlü insan için gereklidir. Zaten zararlı olmayan herhangi bir şeyin öğrenilmemesini yeğlemeye çalışan bir insan bilim insanı olacağını iddia etmesin.

Bir de "gelişmiş bir ülke" ile kıyaslama yapmışsınız. Eğer gelişmiş bir ülke olsaydık zaten başkaları bizim dilimizi öğreniyor olacağı için yabancı dil zorunluluğuna gerek kalmazdı, doğru. Ancak o durumda bile yabancı dil öğrenmek bir insana faydadan başka bir şey sağlamazdı.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Eylül 16:15


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?