Reklamı Kapat

ABD‘nin şimdiki hedefi Sudan mı

ABD‘nin şimdiki hedefi Sudan mı?

Sudan Müslümanların çoğunlukta olduğu, Hıristiyanların azınlıkta olduğu, buna karşılık çok sayıda farklı dil ve inanca sahip Afrikalının bulunduğu bir ülke. Bu arada etnik olarak Arap nüfus çoğunluğu oluşturuyor. İşte bu ülkede Batı dünyasının kışkırtma ve her türlü desteği ile yıllardan beri Güney Sudan‘da zaman zaman şiddetlenen, bazen yavaşlayan çatışmalar yaşanıyor. Kiliseler Birliği de  maddi desteği isyancılara akıtıyor. Çünkü, Güney Sudan‘daki çatışmalar Hıristiyan-Müslüman çatışması olarak dünyaya takdim edilmeye çalışıldı. Kısacası Batı dünyası Güney Sudan‘da oluşturduğu çatışmadan istediği sonucu alamamış olacak ki, son yıllarda  bir de Sudan‘ın batısındaki Darfur bölgesinden isyan ve çatışma haberleri gelmeye başladı. Bölgede çatışmalar şiddetlenince çatışmaları çıkartan ve körükleyen batılı devletler bu defa da Sudan‘a müdahele için bu çatışmaları bahane olarak kullanmaya kalkışıyor. ABD bu müdahale arzusunu sık sık dile getiriyor. Bir Müslüman ülkeye müdahele gündeme geldiğinde ABD‘nin yanında hemen yerini alan İngiltere bu defa da aynı rolü üstleniyor. Tabii bu arada Sudan‘a müdahelenin uluslararası hukuka uydurulması için BM‘nin kararını da almayı düşünüyorlar.

Kısacası, Batı dünyası Sudan‘da bir takım farklılıkları körükleyerek isyan çıkarttı, iki taraftan da binlerce insan öldü. Bu yetmedi, Sudan‘ın bir başka bölgesinde o güne kadar hiçbir problem yaşanmayan Afrikalı azınlıklar kışkırtılarak ayaklandırıldı. Bu ayaklanmaya karşı Sudan hükümet güçleri karşılık verince bu defa da Sudan hükümeti katliam yapmakla suçlandı. Ardında bu katliama son vermek için Sudan‘a müdahaleye hazırlanılıyor.

Bugünkü Sudan yönetimi petrolün çıkartılması ve işletilmesi hususunda batılı ülkeleri devreye sokmamak için çaba göstermiş, bu alanda Çinlilerle işbirliğini tercih etmiştir. Bu gelişmeler ABD ve İngiltere‘yi kızdırmıştır. Sudan yönetimini dize getirmek için önce Güney‘de isyan çıkarmış, ardından Darfur‘da benzer bir oyun sergilenmeye başlanmıştır. Sudan yönetimine gözdağı verilerek, "Biz varken  Çin gibi bir ülke ile işbirliği yaparak sahip olduğun zenginlikleri kullanamazsın. Bizimle paylaşmak zorundasın" denmektedir.

Durum böyle iken eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem‘in Batılı 14 eski dışişleri bakanı ile Sudan hükümetine yaptırım uygulanması çağrısında bulunmuş olması dikkat çekicidir. ABD ve İngiltere‘nin Sudan‘a saldırı planladığı ve bunu ilan ettiği bir zamanda Cem‘in de Batılılarla birlikte "Sudan‘a yaptırım uygulanması"nı istemesinin makul bir izahı olabilir mi?

Böyle bir çağrı ABD müdahalesine zemin hazırlamanın ötesinde bir anlam ifade eder mi?

Elbette dünyanın neresinde olursa olsun insanların ölmesini istemek mümkün değildir. Ancak, Sudan‘nın bir bölgesindeki azınlıklar kışkırtılarak petrol gelirleri  ile toprak dağılımın yeniden yapılması isteği ile hükümete karşı ayaklanmasını sağlayanlar, bunun sonucunda iki taraftan da insanın hayatının kaybetmesine zemin hazırlamış olmuyorlar mı?

19 Aralık 2006 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?