Abdurrahman Dilipak Cumhurbaşkanlığı kabinesini topa tuttu! Yasal değil

Gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, pandemi sürecinin hukuksal boyutlarına mercek tuttu. Dilipak, "Cumhurbaşkanlığı kabinesi diye bir şey yok" dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Akit yazarı  Abdurrahman Dilipak bugünkü köşe yazısında pandemi sürecinin hukuki boyutuna değindi. "Hukukumuzda “ Cumhurbaşkanlığı Kabinesi” diye bir kabine yoktur" ifadelerine yer veren Dilipak, "Pandemiyle mücadele şemasının dört hukukî ayağı var. Bunların dördü de hukuka aykırıdır." dedi.

Dilpak'ın “Pandemi(!?)yle mücadele” ve hukuki durum" başlıklı yazısında ilgili bölüm şu şekilde:

"Pandemiyle mücadelenin hukukî süreci dört aşamadan oluşmaktadır: (1) “ Cumhurbaşkanlığı Kabinesi”nin toplanması ve karar alması. (2) İçişleri Bakanlığının genelge çıkarması. (3) İl umumî hıfzıssıhha kurullarının karar alması. (4) Kararlara aykırı davrananlara idarî para cezası verilmesi. Bu dört aşamada dört tür işlem vardır. Bu işlemlerden birincisi hukuken yoktur; diğer üçü ise hukuka apaçık bir şekilde aykırıdır. 

Birinci ayakta, zaten hukuken olmayan bir kurul, hukuken olmayan kararlar alıyor. İkinci ayakta, İçişleri Bakanlığı kanunla konulması gereken yasakları genelgeyle koyuyor; zaten genelge de vatandaşlara değil, kendi memurlarına hitap eden bir işlem türüdür. Üçüncü ayakta ise il umumî hıfzıssıhha kurulları, 1593 sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanununun kendisine vermediği yetkileri kullanıyor. Dördüncü ayakta ise kolluk makamları, 5326 sayılı Kanununun 32’nci maddesindeki “hukuka uygunluk” ve 1593 sayılı Kanunun 282’nci maddesindeki “kanunda yazılı olma” şartına aykırı idarî para cezaları uyguluyor. (…) bu dört hukuka aykırılık, birbirine zincirleme bir şekilde bağlıdır: Kolluğun uyguladığı idarî para cezaları, il umumî hıfzıssıhha kurulu kararlarına, il umumî hıfzıssıhha kurulu kararları, İçişleri Bakanlığının genelgelerine [4], İçişleri Bakanlığının genelgeleri de “Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde alınan kararlar”a dayandırılıyor (…)

Artık işçi, memur, köylü, öğretmen, öğrenci, üniversite, futbolcu, herkes bir şekilde bu konuda çok yönlü bilgi sahibi oldu. Bu tartışma sürecinde siyasi partilerde tabandan gelen eleştiriler, talepler parti üst yönetimini, grubunu rahatsız etmeye başladı. Bu konunun bir siyasi maliyetinin olacağı görüldü.

İktidarlar, topluma her politikalarını dayatabilirler mi? Yargı devre dışı bırakılabilir mi? 

İstanbul Sözleşmesi, LGBT, Lanzarotte gibi farklı konuların arkasında ortak bir güç ve plan mı var soruları toplumda yeni bir gündemin oluşmasına sebep oldu. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Bize şer gibi gelen bu sürecin sonunda böyle bir noktaya ulaşma umudu, bugün düne göre daha güçlü. 

Selam ve dua ile. "

07 Eyl 2021 - 09:39 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?