Reklamı Kapat

Hz. İbrahim Camii için kıyama çağrı

Millî Gazete’ye özel açıklamalarda bulunan HAMAS Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Hz. İbrahim Camii’nin karşı karşıya kaldığı işgale dikkat çekerek, tüm Müslümanlardan destek beklediklerini vurguladı.

Bekir Şirin
Bekir Şirin Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR!

Millî Gazete’ye özel açıklamalarda bulunan HAMAS

Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Hz. İbrahim Camii’nin karşı

karşıya kaldığı işgale dikkat çekerek, tüm Müslümanlardan destek beklediklerini vurguladı.

Filistin’in Batı Şeria bölgesinde yer alan ve en kutsal dördüncü cami kabul edilen Hz. İbrahim Camii, büyük bir tehlike ile karşı karşıya. Mabedin bulunduğu alanı tamamen Yahudileştirmek ve burada bir sinagog inşa etmek isteyen işgalci İsrail rejimi, baskınlarını kolaylaştırmak amacıyla Hz. İbrahim Camii’nde koridor, avlu ve asansör inşasını öngören projeye başladı. İşgalci rejim, yaklaşık altı ay sürmesi planlanan proje ile birlikte cami alanından yaklaşık üç yüz metrekareyi ele geçirmeyi de hedefliyor.

Filistin’in Batı Şeria bölgesinde yer alan Hz. İbrahim Camii, 25 Şubat 1994 tarihinde Baruch Goldstein isimli fanatik Yahudi’nin sabah namazını kılan Müslümanların üzerine ateş atması sonucu yirmi dokuz kişiyi şehit etmesinin ardından kapatılmış ve bir süre sonra tekrar açıldığında çoğu Yahudilere tahsis edilmiş bir şekilde ikiye bölünmüştü. Hazreti İbrahim (A.S.) ve eşinin kabirlerinin yanı sıra Hazreti İshak (A.S.), Hazreti Yakup (A.S.), Hazreti Yusuf (A.S.) ve eşlerinin mezarlarını da barındıran Hz. İbrahim Camii, Yahudileştirme planları kapsamında yeni bir tehlike ile karşı karşıya bulunuyor. İşgalci İsrail rejimi, Yahudi işgalcilerin baskınlarını kolaylaştırmak amacıyla Hz. İbrahim Camii’nde koridor, avlu ve asansör inşasını öngören projeye başladı. İşgalci İsrail rejimi, yaklaşık altı ay sürmesi planlanan proje ile birlikte cami alanından yaklaşık üç yüz metrekareyi ele geçirmeyi de hedefliyor.

“MÜSLÜMANLAR, İŞGALCİ İSRAİL REJİMİNE KARŞI HAREKETE GEÇMELİ”

İsrail rejimi, Hz. İbrahim Camii’ne asansör inşa etmekle birlikte Yahudi işgalcilerin gayrimeşru baskınlarını kolaylaştırmayı ve Filistinli Müslümanların burada namaz kılmasını engellemeyi amaçlarken Filistinliler söz konusu projeye şiddetle karşı çıkıyor. İsrail Savunma Bakanlığı tarafından ve sözde İsrail Sivil İdaresi’nin denetimi altında yürütülen projenin engellenmesi adına “İbrahim Camii Muhafızları” adı altında direniş grupları oluşturuldu. Filistin direnişinin önde gelen isimleri, Filistinlileri Hz. İbrahim Camii’nde namaz kılmaya ve Yahudi işgalcilerin baskınlarına karşı burada nöbet tutmaya davet ederken Filistinli âlimler de önemli açıklamalarda bulundu. İslami değerleri himaye etmenin bütün Müslümanların görevi olduğunu belirten âlimler, tüm Müslümanların işgalci İsrail rejimine karşı harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

BATI ŞERİA’DA DİRENİŞİ ARTIRMA ÇAĞRISI

Mekke’deki Mescid-i Haram, Medine’deki Mescid-i Nebevi ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dan sonra en kutsal dördüncü cami kabul edilen Hz. İbrahim Camii, Müslümanlardan soyutlanmak ve Yahudileştirme projelerinin kurbanı haline getirilmek isteniyor. Hâlihazırda camide ibadet edenlere yönelik baskıcı ve keyfi tedbirler uygulandığı, giriş ve çıkış kapılarının kapatıldığı, ezan okunmasının engellendiği, Filistinlilerin askeri kontrol noktalarındaki geçişlerine izin verilmediği ve gözaltı operasyonlarının uygulandığı durumlara sık sık şahit olunurken İsrail’in son adımı bardağı taşıran damla oldu. Bu doğrultuda Filistin direnişi, İsrail rejiminin Hz. İbrahim Camii’ne yönelik küstah adımına sert tepki gösteriyor. İşgalci İsrail rejiminin adımlarını, “Filistinlilerin kutsallarına karşı bir saldırı” şeklinde nitelendiren direniş, Filistinlilerin bölgedeki direnişi artırması çağrısında bulunuyor.

HAMAS SÖZCÜSÜNDEN GAZETEMİZE ÖZEL AÇIKLAMALAR

HAMAS Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, İsrail rejiminin Hz. İbrahim Camii’ne yönelik planlarına ilişkin Millî Gazete’ye önemli açıklamalarda bulundu. Hz. İbrahim Camii’ne yönelik Yahudileştirme planı doğrultusunda atılan adımların eskilere dayandığını kaydeden Ebu Zuhri, “Hz. İbrahim Camii’ni tamamen Yahudileştirmek ve bunun sonucunda orada bir sinagog oluşturmak istiyorlar. Bu son adımlar da bu amacın bir parçasıdır. Yapılanlar meşru değildir ve asla kabul edilemez. Bu duruma karşı çıkmaktayız.” ifadelerini kullandı. Filistinliler olarak işgalcilerin adımlarına karşı durmaya devam edeceklerini dile getiren Ebu Zuhri, Hz. İbrahim Camii’nin Müslümanlara ait olduğunu ısrarla göstereceklerini kaydetti.

İSRAİL İLE “NORMALLEŞMEK” İŞGALCİLERİ TEŞVİK EDİYOR

Filistinliler olarak Hz. İbrahim Camii’nde bulunacaklarını ve azimle işgalci düşmana karşı duracaklarını belirten Sami Ebu Zuhri, camide namaz kılıp nöbet tutacaklarını söyledi. Batı Şeria’da işgalcilerle sürekli çatışmalar yaşandığını da sözlerine ekleyen Ebu Zuhri, varlıklarını korumak için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduklarını dile getirdi. İsrail’in işlediği suçların uluslararası hukuka aykırı olduğunu da kaydeden HAMAS Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, işgalcilerle yapılan “normalleşme” anlaşmalarına da değindi. Ebu Zuhri, konuya ilişkin olarak, “İşgalciler savaş suçu işliyorlar, bu durum da işgalcilerin ne kadar ırkçı ve insanlık düşmanı olduğunu dünyaya göstermektedir. İşgalcilere karşı durmak bütün İslam ülkelerinin görevidir. İşgalcilerin yanında yer almak hiçbir şekilde Müslüman ülkelere yakışmaz. İşgalcilerle “normalleşmek”ten geri dönülmelidir. Bu yanlış bir yol. Bu anlaşmalar işgalcileri teşvik ediyor. Bu yoldan geri dönülmeli ve Filistin’in yanında yer alınmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“İŞGALCİLERE KARŞI MÜSLÜMAN ÜLKELERİN HİÇBİR YAPTIRIMI YOK”

Millî Gazete’nin sorularını cevaplandıran HAMAS Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, işgalcilerin işledikleri suçlar karşısında hiçbir yaptırım görmediğini, bu durumun da işgalci İsrail rejimini teşvik ettiğini vurguladı. “Normalleşme” adımlarının da böyle bir etkiye sahip olduğunu kaydeden Ebu Zurhi, uluslararası makamlardan ve İslam dünyasından İsrail’e karşı tavır beklediklerini söyledi. Ebu Zuhri, “İşgalcilere karşı hiçbir yaptırım ve ciddi bir tepki olmamakta. İsrail, ırkçı, eli kanlı bir oluşumdur, bütün insan haklarını hiçe saymaktadır. İsrail’in suç işlemekten başka bir şey yapmadığını görüyoruz. Bu nedenle işgalcilere karşı bütün varlığımızla durmaya devam edeceğiz. Uluslararası makamlardan ve İslam dünyasından da böyle bir tavır bekliyoruz” diye konuştu.

“BATI ŞERİA’DA DAHA ETKİLİ BİR DİRENİŞ GÖSTERİLMESİNE DÖNÜK İMKÂNLAR VAR”

HAMAS Sözcüsü Zuhri, “Kudüs’ün Yahudileştirilmesi çalışmalarına cevaben ‘Kudüs’ün Kılıcı’ operasyonu başlamıştı. Batı Şeria için de benzer bir gelişme görebilir miyiz?” şeklindeki sorumuza da cevap verdi. ‘Kudüs’ün Kılıcı Operasyonu’nun önemine değinen Ebu Zuhri, işgalcilere karşı en uygun yolu izleme konusunu her zaman değerlendirmekte olduklarını söyledi. Filistin topraklarını savunma noktasında herhangi bir adım atmaktan hiçbir korkuları olmadığını kaydeden HAMAS Sözcüsü, Batı Şeria’daki direnişin devam ettirilmesinin de çok mühim olduğunu dile getirdi. Batı Şeria’nın önemli özellikleri olduğunu vurgulayan Ebu Zuhri, “İşgalcilerle temasın daha yakın olduğu bir yer. Daha etkili bir direniş gösterilmesine dönük imkânlar var. Bizim için önemli olan Batı Şeria’da işgalcilere karşı direnişin devam ettirilmesi. Toprağımız özgürleştirilinceye kadar bu devam edecek.” dedi.

“AMAÇLARINA ULAŞIRLARSA BURADA SİNAGOG İNŞA EDECEKLER”

Filistinli gazeteci-yazar Mohammed Abu Taqiya da, İsrail rejiminin Hz. İbrahim Camii’ne yönelik küstah adımlarına dair gazetemize konuştu. Abu Taqiya, işgalcilerin Batı Şeria’nın El Halil kentinde yer alan Hz. İbrahim Camii’nde yürürlüğe koyduğu projenin uzun bir süredir devam eden Yahudileştirme planlarının bir devamı olduğunu söyledi. Söz konusu projenin işgal devletinin sözde Savunma Bakanlığı tarafından yapıldığını kaydeden Mohammed Abu Taqiya, bu durumun projeye verilen önemi gösterdiğini kaydetti. İsrail rejiminin Hz. İbrahim Camii’ne yönelik projesiyle birlikte bölgede hâkimiyeti tamamen sağlamak istediğini aktaran Abu Taqiya, “Hz. İbrahim Camii’nde daha önce büyük bir katliam yaşanmıştı. Bu katliamın ardından Hz. İbrahim Camii zamansal ve mekânsal olarak bölündü. Bu projeyi tamamlamaya çalışıyorlar. Amaçlarına ulaşırlarsa Hz. İbrahim Camii’nin bulunduğu alanı Yahudileştirecek ve burada bir sinagog inşa edecekler. Hz. İbrahim Camii’nde asansör inşa edilmesiyle birlikte işgalciler için güvenli bir koridor açmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

“FİLİSTİNLİLER MİLYONLARCA DOLARI REDDEDİYOR”

Hz. İbrahim Camii’nin yanı sıra bölgedeki Filistinlilerin varlığının da hedef alındığını dile getiren Filistinli gazeteci, proje kapsamında civardaki birçok ev ve mahallenin de yıkılmasının hedeflendiğini kaydetti. Filistinlilerin işgalcilere karşı büyük bir mücadele verdiğini söyleyen Mohammed Abu Taqiya, küçücük dükkânların satılması karşılığında vaat edilen milyonlarca doların reddedildiğini belirtti.

“İSLAM DÜNYASI BU TAVRI ORTAYA KOYMALI”

Filistinli gazeteci-yazar Mohammed Abu Taqiya, İsrail rejiminin Hz. İbrahim Camii’ne yönelik yürürlüğe koyduğu küstah projenin uluslararası hukuka aykırı olduğuna da dikkat çekti. Uluslararası alanda İsrail’e karşı ses çıkmadığını ve böylece İsrail’in daha saldırgan bir politika izlediğini belirten Abu Taqiya, “Bu proje, uluslararası hukuka da karşıdır. Bu bölge tarihi bir bölge olarak değerlendiriliyor UNESCO tarafından. Tüm bunlara rağmen uluslararası alanda ses çıkmamakta ve İsrail böylece daha saldırgan bir politika izlemekte. Bütün dünya işgalcilere tepki göstermeli, işgalcileri durduracak adımlar atılmalı. Özellikle İslam dünyası bu tavrı ortaya koymalı” ifadeleriyle sözlerini sonlandırdı.

25 Ağu 2021 - 04:30 - Dünya

Muhabir  Bekir Şirin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

04

567 - bu lanet salgın döneminde kimse kolaylıkla önceki gibi bir yere gidemiyorki pandemi önümüzü kesti engel oldu yoksa çoktan allaha iman yolunda seveseve giderdik hep siyonist domuzların engel çıkarması yüzünden bu salgından dolayı pcr testi uçaklar pahalı iptal oluyor salgının durumuna göre hep bir engel var çok niyetlendim gideyim ama bir türlü fırsatlar kolay olmadı olmadı lanet olsun ürdün bir sürü belge istiyor salgından dolayı uçak parasıda pahalı birde uçak pcr testi herşey tam olsa bu sefer iptal edilme korkusu var yani devlet öncü olmadan rahatlıkla kudüse gidilemez varılamaz kıyama geçilemez keşke bunu allah rızası için hamas duysaydı yoksa müslümanlart dünden razı kudüs için harekete geçmeye ama bir sürü engel var diye söylesez belki bir yol bulur kolaylaştırır belki gizlice kudüs için devlet aracılığıyla büyük bir seferberlik kıyamı başlatılır ve zalim israile karşı kudüse bedava devlet sayesinde hiçbirşeye takılmadan gidilir allaha iman yolunda bir avuç israil yahudisi domuzuyla savaşılır keşke gidiş kolay olsaydı kudüse özellikle maddi durumu çok zayıf hiç olmayanlar için işsizlik pandemiden öncede şimdide insanı mahvetti bitirdi hiç olmazsa allahın kutsal mekanlarını korumak için gidip savaşalım diyoruz ondada bir sürü engel var kudüse gitmek için ancak devlet öncü olmalı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 11:00
03

567 - hamasın nerde olduğunu bilmiyoruzki hamasa gidelim hamas istanbulda varmı varsa gidelim onlar aracılığıyla kudüse allaha iman yolunda savaşmak için gidelim masrafları karşılayacaklarsa malum maddi durumu hiç olmayan zayıf olanlar var eğer bir kolaylık sağlayacaklarsa ne mutlu yada devlet öncü olsun ürdüne gidelim allaha iman yolunda savaşalımhamas nerelerde var bilinmiyorki bilinse ona göre hareket edilir görüşülürdü

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 10:54
02

567 - yahu canı gönülden koşarak gelekte bu sınırların yasak olmasından dolayı nasıl geleceğiz nereye gelip buluşacağız mesela asıl budur nasıl geleceğiz tek kelimeyle yoksa allah yolunda canı gönülden büyük bir seferberlik gizli başlatılsa en önde gider insan bunun içinde devletin öncü olması lazım bir gece yarısı kudüs yolunda allaha iman yolunda israile karşı savaşmak için devletin bir gece yarısı uçaklar gitmek isteyenleri bedava götürecek hiç sınır pasaport bilmem aşı pcr testlerine takılmadan jet hızıyla götürüp kudüse bıraksa çok güzel olur ürdüne bıraksa devlet ordan zaten kudüse rahatça gidilirdi ve zalimlere karşı filistin cihad ordularına katılınırdı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 10:49
01

Müslüm - Hangi İslam dünyası, batıya, Amerikaya ve İsrail'e uşaklık edenlermi. Bunların kendilerine hayrı yok, Filistin'emi hayırları olacak. Bu ülkelerdeki idarecilerin tek mukaddesatı var o da koltuk ve dünya menfaati. Başka hiçbir mukaddesatları yok. Kusura bakmayın. Bunların ülkelerindeki insanlar Filistin'de İsrail'e karşı savaşmak için gitmek isteseler bu ülkelerdeki idareciler buna izin vermezler. Çünkü bunlar Yahudiler sayesinde iktidarlarını sürdürüyorlar...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 09:54