Joey Pelupessy, Marcao-Kerem kavgasını anlattı!

Giresunspor'da forma giyen Joey Pelupessy, Marcao ile Kerem Aktürkoğlu arasında yaşanan olayla ilgili çarpıcı yorumlarda bulundu.

Giresunspor'un kendi sahasında Galatasaray'a 2-0 yenildiği karşılaşmaya Marcao'nun takım arkadaşı Kerem Aktürkoğlu'na fiziksel saldırıda bulunarak oyundan atılması damgasını vurmuştu. Ev sahibi ekibin bu yaz kadrosuna kattığı Joey Pelupessy ise ülkesi Hollanda'da yayım yapan Tubantia gazetesine verdiği röportajda hem söz konusu olayı hem de Türkiye'ye transfer olma sürecini anlattı. İşte 28 yaşındaki futbolcunun o sözleri:

"Beş yıl önce söyleseydiniz önce Sheffield Wednesday, ardından da Türkiye'de oynayacağıma inanmazdım. Derinlerde pek bir maceracı değilim ama İngiltere bana bundan daha fazlasını yaptı. Giresunspor'un 44 yıl sonra Süper Lig'e çıkması büyük bir heyecan. Kulüpteki herkes bunu bekliyormuş. Sonunda taraftarlarımızla da buluştuk. En küçük bir gol şansında ortaya çıkan gürültü harikaydı. Galatasaray'a karşı da iyi başadık ama iki penaltıya neden olup bir kırmızı kart gördük. Büyük bir kulübe karşı da bu kadarı çok fazla. 

Marcao ile Kerem Aktürkoğlu arasında ne yaşandığını bilmiyorum. Bir savunmacının bana doğru öfkeyle yürüdüğünü gördüm. 'N'oluyor?' diye düşündüm. Kendi takım arkadaşına gitmesini beklemiyordum. Ona kafa attı ve iki kere de yumruk atmaya çalıştık. Gerçekten bir boksör gibiydi. Kendisini sakinleştirmeye çalıştım. Böyle bir şeyi hiç tecrübe etmemiştim. Ancak bu da Türkiye maceramın bir parçası. Olayı böyle görüyorum.

Mayıs ayında Heracles ve Groningen ile görüşüyordum. Açıkçası oralara gitmeye çekindim ve bir kez daha yurt dışında oynamak istediğimi belirttim. Sonrasında Giresunspor'un teklifi geldi ve kafamda her şeyi tarttım. Gerçekten Türkiye'ye gitmek istiyor muydum? Bu, en yüksek seviyeydi ve şartlar iyiydi. Bu konuda yalan söylemeyeceğim. Babamla her şeyi görmek için iki günlüğüne oraya gittik. Akabinde de cevabım evet oldu.

Burada Nutella ve Calve fıstık ezmelerini satan bir süpermarket bulduk. Bu da bizi çok mutlu etti. Ancak burası tamamen farklı bir yer. Kulüpte tercümanlar dolaşıyor çünkü Türkler 'Hello, how are you?' sorusunu anlamıyor. Eğer teknik direktör sahada bir şey söylerse bunun İngilizce ve İspanyolca çevirilerini anında duyuyorsunuz. Ben de kendi kendime Türkçe kelimeler öğrendim ve tüm gün boyunca 'iyi' diyorum. İşler iyi gittiği müddetçe de bunu söylemeyi sürdüreceğim. 

Kulüpte sizin için her şeyi yapıyorlar. Ayakkabınızı bile tek başınıza değiştiremiyorsunuz. Her şeyin futbol için olduğunu söylüyorlar. Burada her şeyi deneyimliyorsunuz. Burada Hengelo'dan Avni Kandemir ile de karşılaştım. Kendisini daha önce seyrettiğim futsal turnuvalarından tanıyorum. Bunlar güzel şeyler."

19 Ağu 2021 - 19:00 - Spor


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?