4 partiden fındık açıklaması: Hasat başladı ortada fiyat yok

Saadet, CHP, Gelecek ve İYİ Parti Giresun İl başkanları ortak basın açıklaması yaparak fındığın taban fiyatının bir an önce açıklanmasını istedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Ortaklaşa yapılan açıklamaya Giresun Saadet Partisi İl Başkanı Abdulkadir Bektaş, CHP İl Başkanı Fikri Bilge, İYİ Parti İl Başkanı Abdulkadir Eroğlu, ve Gelecek Partisi İl Başkanı Murat Kılıçarslan katıldı. Başkanlar adına açıklamayı okuyan Bektaş, fındıkta yaşanan sorunları anlatarak, hasaıın başladığını dile getirdi.

“ORTADA NE ALICI VAR NE DE FİYAT”

Dünyanın en kaliteli fındığının ve dünya fındık üretiminin yüzde 70'inin Türkiye'de üretildiğini dile getiren Bektaş, “2021 yılı fındık sezonu başladı ama ortada fiyat yok. Üretici fındığını toplamaya başladı, 10 gün sonra büyük bir kesim fındığı harmana indirecek ve satmaya başlayacak. Ama ortada ne alıcı var ne de fiyat. Bu sezon için ortada bir problem olduğu baştan belli olmaya başlamıştı. Çünkü yasak olmasına rağmen büyük alıcı firmalar ve ihracatçılar olmayan fındığın rekoltesini yüksek açıkladılar. Ve devletin yaptığı çotanak sayımını kabul etmeyip bir de üstüne bir daha rekolte saydırdılar” dedi.

NE KADAR ÇOK FINDIK O KADAR AZ FİYAT

Firmaların yüksek rekolte açıklamalarındaki amaçlarını da anlatan Bektaş, “Fındık alım fiyatları belirlenirken, ister ihracatçılar olsun ister devlet olsun, genellikle yanlış olmasına rağmen rekolte üzerinden belirlenerek açıklama yapıyorlar. Piyasada algılanan fiyat mantalitesi; ‘Ne kadar çok fındık o kadar az fiyat, ne kadar az fındık o kadar çok fiyat.' Sistem bu denklem üzerine kurulmuş ve tıkır tıkır işliyor. Niçin böyle bir sistem oturtulmuş, Türkiye'deki bir avuç ihracatçı ve özellikle de yurt dışındaki büyük çikolata firmaları daha çok kazansın diye. Ama bu sistem asla ama asla üretici lehine bir türlü işlemiyor. Devlet lehine de bir türlü işlemiyor. Çünkü devletin fındık ihracatından kazancı ortalama 3 milyar dolar. Peki yurtdışındaki alıcı firmalar ne kadar kazanıyor.? Sadece Ferrero firmasının yıllık cirosu 12 milyar euro. Ve 40.000 çalışanı var. Nerdeyse bütün ürünlerinde bizim fındığımızı kullanıyor. Diğer büyük alıcı firmaları saymıyoruz bile” diye konuştu.

“AKP HÜKÜMETİ FİRMALARA BOYUN EĞİYOR”


Yıllardır kurulan bu sistem üzerinden üreticinin alın terinin sömürüldüğünü dile getiren Abdulkadir Bektaş, “19 yıldır tek başına iktidar olan AKP hükümeti de zaman zaman üretici tarafında görünüyor olmasına rağmen, çoğunlukla bu yurt dışı alıcı firmaların taleplerine boyun eğiyor. Rekolte bazlı fiyat belirlenmesi kesinlikle yanlıştır ve bir an önce bu yanlıştan geri dönülmelidir. Bir kilogram 1 fındığın maliyeti 27 liradır. Buradan AKP milletvekillerine sesleniyoruz, 35 liranın altında açıklanacak bir fiyat, üreticiye ihanettir. Yıllardır fındık üzerinden kazanç sağlayanların ekmeğine yağ sürmektir” ifadelerini kullandı.

Bektaş, TMO'nun Giresun'da bölge müdürlüğü kurmasını, Fiskobirlik'in rehabilite edilmesini, alan bazlı desteğin de 179 liradan 250 liraya çıkarılması ve üreticiyi fındık alım garantisi verilmesi gerektiğini söyledi.

11 Ağu 2021 - 09:05 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

mayna - paraya acil ihtiyacı olan üreticilerin elindeki fındığı kelepir fiyatına alsın fındık baronları sonra fiyat verirler. böyle gelmiş böyle gidiyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Ağustos 09:36


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?