Reklamı Kapat

Dolar kurunda bir gecede yaşanan 15 kuruşluk artış kimlere yaradı?

CHP Genel Sekreteri Doç.Dr. Selin Sayek Böke, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları ile dolar kurunda meydana gelen 15 kuruşluk artışın kimlerin işine yaradığını açıkladı.

Büyütmek için resme tıklayın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile faizlerin indirileceğine dair endişeler ile dolar/TL’de 8,50 seviyesinin yukarı doğru kırılmasına neden oldu. Artan enflasyon ve dolar kurunun nereye gideceği, bunun nereye varacağını CHP Genel Sekreteri Doç.Dr. Selin Sayek Böke katıldığı CHP Ekonomi Masası TV'de Yeniçağ yazarı ekonomist Evren Devrim Zelyut'a anlattı. 

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, ‘Saray rejimi devam ettiği sürece, şahsım düzeni devam ettiği sürece, bu iktidar iktidarda kaldığı sürece bu kriz hali ve hayat pahalılığı devam edecek’ diyerek sözlerine başladı. Üreticilerin maliyet yüklerinin arttığını, %45’e dayanmış maliyetin henüz tüketici fiyatlarına yansıtılmadığını söyleyerek, bunun sonunda ya firmaların iflas etmesi ya da vatandaşın fiyat artışlarının altında ezilmesinin doğal olacağının altını çizdi.

"GÜVEN OLUŞMADI"

Böke, Merkez Bankası Başkanı’nın geçen haftaki açıklamalarını da işaret ederek, Başkan’ın halka fiyatlama davranışlarını bozduğu için (özel sektörün zam yapması) kızdığını, oysa halkın enflasyona ilişkin beklenti oluşturması için güven duyacağı bir kurumsal yapının olması gerektiğini belirtti. Ancak Merkez Bankası politikalarının siyasetin gölgesinde kalması nedeniyle güvenin oluşmadığını bunun da tek adam rejimine bağlı olduğunu belirtti.

Böke, Türkiye’deki enflasyonun bir nedenin de kur geçişkenliği olduğunu, üretmek için dış girdiye bağlı olduğumuzu, kur arttıkça maliyetlerin arttığını ayrıca yüksek döviz borçlarının da Lira’daki değer kayıpları ile üreticiler üzerinde yük oluşturduğunu söyledi.

"ERDOĞAN'IN BİR CÜMLESİ 15 KURUŞ OYNATTI"

‘Döviz kurunu bugün Erdoğan’ın bir cümlesi 15 kuruş oynattı. Bilimsel bilgilerle, elimizde olan bütün dünyanın bildiği kuramsal çerçeve ile yıllardır kavga ediyor. Faiz ve enflasyon arasındaki ilişkide bilim dışı bir çerçeveyi dayattıkça, geçmiş dönemdeki maliyetler bilindikçe, MB’ye güven ortadan kalkıyor, ekonomik işleyişe göre döviz kurunun belirleneceğine dair bir öngörü ortadan kalkıyor, bunlar ortadan kalktığı için de döviz kurunda oynaklık artıyor, oynaklıkla beraber Lira’da değer kayıpları devam ediyor.’ diyen Böke, Erdoğan sinyal verdim diyor, bu sinyali TUİK’e mi, MB’ye mi verdi? Eğer sinyali bu kurumlar alacaksa bu durum başlı başına rejimin neden kriz yarattığını ortaya koyuyor dedi.

Böke aynı zamanda kur artışından kimlerin kazançlı çıktığına da değinerek şu ifadeleri kullandı:

‘Ne zaman ki, Cumhurbaşkanı faiz enflasyon ilişkisine dair bir açıklama yaptıysa geçtiğimiz yıllarda, her seferinde TL değer kaybetti. O zaman şu soruyu sormakla yükümlüyüz: Her seferinde bu açıklamadan sonra TL’nin değer kaybedeceğini bilerek bu açıklama yapılıyorsa, TL değer kaybettiğinde, dolar/TL yükseldiğinde kim kazanıyorsa onlara sinyal vermiş demektir. Kim kazandı? Bu bir cümlelik açıklama ile 15 kuruş oynadığı zaman kim kazanç sağladıysa sinyali onlara göndermiş demektir.’

Böke ayrıca Türkiye’nin kaybedilen 128 milyar dolarının kötü günler için bir sigorta olduğunu ama şimdi o sigortanın olmadığını, hatta rezervin eksi 55 milyar dolar olduğunu söyleyerek şu açıklamayı yaptı: ‘Öngöremediğimiz, beklemediğimiz bir kriz olduğunda veya ekonominin gerekliliği ışığında MB’nin şeffaf bir şekilde müdahale etmesi gerektiğinde bunun için elinde cephanesi yok’

Risklerin toplumda arttığını, durumun krizden buhrana, buhranın ise toplumsal bir bunalıma dönüştüğünü vurgulayan Böke, ABD Merkez Bankası’nın politikalarının da dış borca bağlı Türkiye’yi etkilediğini söyleyerek ‘Düne göre bugün daha kırılganız’ dedi.

Böke, “Bu iktidar kaldığı sürece, tek adam rejimin anti demokratik, hukuksuz, kuralsız, hesap verilebilirliğin olmadığı, şeffaflığın olmadığı, rantın üretime tercih edildiği düzen devam ettikçe maalesef bu güven erozyonu devam edecek, bu durum tahlili reçeteyi de bize söylüyor, CHP’nin İkinci Yüzyıl Beyannamesi ile ortaya koyduğu program bu sorunları ortadan kaldıracaktır’ diyerek sözlerini bitirdi.

Kaynak: Yeniçağ

07 Ağu 2021 - 18:32 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.