Temel Karamollaoğlu net konuştu: Millet perişan, dünyaya örnek olmuşuz

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun haftalık basın toplantısında orman yangınları gündemindeydi. Karamollaoğlu, "Afet öncesinde tartışılacak şeyleri afet anında tartışıyorlar." dedi.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Temel Karamollaoğlu net konuştu: Millet perişan, dünyaya örnek olmuşuz
Video için play'e tıklayın

Canlı yayın - Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Basın toplantısının büyük bir kısmını Türkiye'deki orman yangınlarına ayıran Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yangın bölgesinde mağdur vatandaşlara çay fırlamasına da tepki gösterdi. Karamollaoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanının farklı bir tavrın içine girerek canı yanmış vatandaşlarımıza çay fırlatmasını doğru bulmuyorum. Yangında zarar görmüş vatandaşların Sayın Cumhurbaşkanının huzuruna geçmiş olsun demek için getirilmesini ben anlayamıyorum.” dedi.

MİLLETİMİZİN VİCDANINA HAVALA EDİYORUZ

AK Partili Gündoğmuş Belediye Başkanı Mehmet Özeren'in “Evleri çok eski evi olan vatandaşlar keşke bizim de evimiz yansaydı diyecekler.” sözlerine tepki gösteren Karamollaoğlu, “İnsanlar keşke evim yansaydı diyecek' açıklamasını yapanları, işini zamanında yapmayıp 'gerekirse uzay aracı alırız' diye hamasi nutuklar atanları, düğüne giden kayyumları ve bütün bu aymazlıkları da milletimizin vicdanına havale ediyoruz.” ifadelerini kullandı. 

MİLLET PERİŞAN DÜNYAYA ÖRNEK OLMUŞUZ

Orman yangınlarıyla mücadeleki tartışmalara ilişkin konuşan Karamollaoğlu, “Her zaman olduğu gibi birileri afet zamanlarında da algı oluşturmanın telaşında. Haberlere ambargo koyulmasını doğru bulmuyorum. Tabii tahriklere, iftiralara ve yanlış bilgilere engel olunmalıdır ama gerçekler de halka mutlaka ulaştırılmalıdır. Birtakım medya organları ise hâlâ manşetler atıyorlar neymiş yangınla mücadelede dünyaya örnek olduk. Allah akıl, fikir versin. Millet perişan, dünyaya örnek olmuşuz.” değerlendirmesinde bulundu.

Karamollaoğlu'nun açıklamaları şöyle:

“Öncelikle son birkaç haftadır sel, heyelan, deprem ve yangın gibi afetler nedeniyle zor günler yaşayan, bu olumsuzluklardan etkilenen tüm vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'nda ülkemizi başarıyla temsil eden ve göğsümüzü kabartan Mete Gazoz'u, Hakan Reçber'i, Hatice Kübra İlgün'ü, Rıza Kayaalp'i, Yasemin Adar'ı, Ferhat Arıcan'ı, voleybol takımımızı ve tüm milli sporcularımızı tebrik ediyorum.

HER TÜRLÜ TAHRİKE KARŞI BERABER OLMALIYIZ

Maalesef Konya’da aynı aileden 7 kişi hunharca katledildi. Hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ise başsağlığı diliyorum. Yaşanan bu katliamın sonuna kadar takipçisi olacağımızı da belirtmek istiyorum. Bize düşen millet olarak provokasyonlara ve tuzaklara karşı uyanık ve tedbirli olmaktır. Bu gerçeğin ve tuzakların farkında olup her türlü tahrike karşı bir ve beraber olmalıyız. Zor bir coğrafyada, zor şartlar altında yaşıyoruz. Başta siyasi parti liderleri olmak üzere toplumun önde gelenleri birlikte yaşama bilincimize zarar verecek her türlü eylem ve söylemlerden uzak durmalıdır.

BU GİBİ KONULARDA İDAM YENİDEN GÜNDEME GETİRİLMELİDİR

Umutla bulunmasını beklediğimiz Azra Gülendam Haytaoğlu’nun acı haberi geldi. Yaşanan vahşet kanımızı dondurdu. Her türlü şiddetin ve özellikle kadın cinayetlerinin son bulması için artık etkili ve somut adımlar atılmalıdır. Katliamı yaptığı kesin olarak bilinen ve tereddüt olmayan bu gibi konularda idamın yeniden getirilmesi gündeme alınmalıdır. Bu adamı al, hapset yıllarca kime ne faydası olacak. Bazıları cezası bitince ikinci cinayeti işlemekte tereddüt bile göstermiyor. Yaşanan bu olayla ilgili alınacak kararların, atılacak adımların destekçisi olacağımızı ifade ediyorum. Yeter ki bir can daha yanmasın, bir kızımızı daha kaybetmeyelim.

Van’da yaşanan sel felaketi nedeniyle de bölgedeki vatandaşlarımıza tekraren geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

BECEREKSİZLİKLERİ DE TARTIŞMALIYIZ

İnsanlar keşke evim yansaydı diyecek' açıklamasını yapanları, işini zamanında yapmayıp 'gerekirse uzay aracı alırız' diye hamasi nutuklar atanları, düğüne giden kayyumları ve bütün bu aymazlıkları da milletimizin vicdanına havale ediyoruz. Elbette çıkan yangınlarda ihmal veya kasıt olup olmadığı tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır. Ayrıca ciğerlerimizi yakan bu yangınlardan sonra yetersizlik ve beceriksizlikleri de uzun uzadıya tartışacağız elbette, tartışmalıyız. 

AFET ZAMANLARINDA DA ALGI OLUŞTURMANIN TELAŞINDALAR

Afet öncesinde hazırlıksız, afet anında ise telaşlı bir yönetimle karşı karşıyayız. Ve keşke bu telaş, sadece afetle mücadelenin telaşı olsa… Her zaman olduğu gibi birileri afet zamanlarında da algı oluşturmanın telaşında. Haberlere ambargo koyulmasını doğru bulmuyorum. Tabii tahriklere, iftiralara ve yanlış bilgilere engel olunmalıdır ama gerçekler de halka mutlaka ulaştırılmalıdır. Birtakım medya organları ise hâlâ manşetler atıyorlar; neymiş yangınla mücadelede dünyaya örnek olduk. Allah akıl, fikir versin. Millet perişan, dünyaya örnek olmuşuz. 

UÇAK MI HELİKOPTER Mİ AVANTAJLI TARTIŞMASI YAPIYORLAR

Afet öncesinde tartışılacak şeyleri afet anında tartışıyorlar. Uçak mı avantajlı, helikopter mi. Yangın almış başını gidiyor, bunlar açıklama yapıyor; aslında helikopter kullanmamız daha avantajlıymış da uçakları bundan dolayı bir tarafa bırakmışlar. 2002 yılında ülkemizin 19 yangın söndürme uçağı vardı. Bu veriler ortadayken hâlâ uçakların olmayışına başka başka bahaneler üretmek ayıptır. 2016'da Anadolu Ajansı'nın yaptığı haberin başlığı; "Türkiye'den gönderilen yangın söndürme uçakları, İsrail'deki yangına müdahale ediyor." Şimdi ihtiyaç duyulan böyle bir zamanda uluslararası yardım almak acziyet değil, dayanışmadır.

ORMAN YANGINLARINDAKİ MANZARALAR DÜŞÜNDÜRÜYOR

Sosyal medya üzerinden yürütülen ve bizzat İletişim Başkanlığı tarafından körüklenen hashtag savaşları Türkiye’nin sosyal ayrışmışlığını ve afet diplomasisindeki başarısızlığını göstermektedir. Orman yangınlarında karşılaştığımız manzaralar ve hazırlıksızlıklar bize olası bir İstanbul Depremi'nde nasıl bir manzara ile karşı karşıya kalacağımızı düşündürüyor. Bu iktidarın "önlemler alındı, hazırlıklıyız" demesine maalesef güvenmiyoruz.

MAKAM SAHİPLERİNE FİLO KURMAKTAN YANGINLA MÜCADELE FİLOSU KURAMIYORLAR

Üst yapısı ve altyapısı eskimiş bir İstanbul'da gerçekleşecek olası bir deprem gerçeği önümüzde dururken; hâlâ inatla Kanal İstanbul'u yapmakta ısrar etmelerini anlamıyoruz. Bu ülkenin vatandaşları ülkemizin ormanları yeterli ve etkili bir filo ile korunsun istiyor. Ama maalesef adalet olmayınca, hesap verme olmayınca makam sahiplerine filo kurmaktan, yangınla mücadele filosunu kuramıyorlar. 

ÇAY FIRLATILMASINI DOĞRU BULMUYORUM

Sayın Cumhurbaşkanının farklı bir tavrın içine girerek canı yanmış vatandaşlarımıza çay fırlatmasını doğru bulmuyorum. Yangında zarar görmüş vatandaşların Sayın Cumhurbaşkanının huzuruna geçmiş olsun demek için getirilmesini ben anlayamıyorum.

TAHRİKLERE KAPILIP YANLIŞ İŞLERE ALET OLMAYALIM

Bir yangın felaketi ile karşı karşıyayız ama toplumun bir bütün olması gerektiği süreçte kendimizi kutuplaşmanın içerisinde bulmayı doğru bulmuyoruz. Birileri toplum huzurunu kundaklıyor; milletin huzurunu, birlik ve bütünlüğünü yakmak istiyor. Yalan haberlerin de etkisiyle ellerine silah alan bazı kişiler yolda geçiş kontrolü yapıyor, sen kimsin ya! Adeta Kürt vatandaşlarımıza karşı bir tepki oluşturulmaya çalışılıyor. Bu ülkede asayişi korumakla yükümlü olanlar nerede? Acılı günlerde, afette ve ölümde bile ayrışan bir toplum bilmeliyiz ki geleceğini inşa edemez. Maalesef son yıllarda halktan ve gerçeklerden kopuk bir anlayış ve her olayda olayın çözümüyle değil de algıların şekillenmesiyle ilgilenen bir iktidar anlayışı ile karşı karşıyayız. Herkese çağrıda bulunmak istiyorum. Siyasiler başta olmak üzere hepimiz üslubumuza, konuştuklarımıza, yazdıklarımıza, çizdiklerimize dikkat edelim. Birtakım tahriklere kapılıp da yanlış işlere alet olmayalım.

BU ZOR GÜNLER BİR GÜN MUTLAKA AŞILACAKTIR

Allah’ın izni ile bütün yaralarımızı birlikte saracağız. Aziz milletimiz müsterih olsun; biz kenetlendikçe ayakta kalacak, aydınlık yarınlara yol alacağız. Ve herkes emin olsun bu zor günler bir gün mutlaka aşılacaktır. Yangınla mücadelede övüneceğimiz bir şey varsa o da milletimizin canı pahasına verdiği mücadeledir. Kadını, erkeği, yaşlısı, genci hayatını ortaya koyarak yangınla mücadele eden herkese teşekkür ediyorum.

ORMAN İŞÇİLERİMİZE MİNNET BORCUMUZU ÖDEYEMEYİZ

Orman işçilerimize, itfaiye teşkilatlarında görev alan kardeşlerimize, ülkenin farklı yerlerinden yangın bölgesine koşan belediye çalışanlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza da şükranlarımı arz ediyorum. Ne yazık ki bu mücadelede hayatını kaybeden kardeşlerimiz oldu. Onlara olan minnet borcumuzu asla ödeyemeyiz. Hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Cenab -ı Hak'tan rahmet diliyorum. Temennimiz ve duamız; bir an evvel bu yangınların kontrol altına alınması ve yaraların hızla sarılmasıdır.

SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Emin olun, olayda ihmali, kastı, zafiyeti olan kim varsa Saadet Partisi olarak milletimiz adına hepsinin sonuna kadar takipçisi olacağız. Yanlış, geç ve eksik yönetim anlayışının sebep olduğu problemleri tek tek gündeme getireceğiz.”

# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

04 Ağu 2021 - 12:21 - Gündem

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?