Batı, Barış Harekâtı’ndaki başarımızı hazmedemedi

Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kararlı duruşu sayesinde gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekâtı, Haçlıların içinde hâlâ büyük bir dert olarak duruyor.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

TSK’nın, 1974’te Kıbrıs’taki Rum zulmünü engellemek amacıyla gerçekleştirdiği Barış Harekâtı’ndaki üstün başarısı, aradan geçen 47 yıla rağmen ABD, AB ve BM tarafından hazmedilemedi. Kıbrıs’ta Müslüman nüfus bırakmamaya uğraşan Batılı kurumlar, Yunan-Rum ittifakının Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki işgal faaliyetlerini ise sahiplenmeye devam ediyor.

Millî dâvamız olan Kıbrıs meselesinin en önemli ayrıntılarından biri de Maraş meselesi. Osmanlı’nın 1571 yılında fethettiği, asırlarca gözü gibi baktığı, vakıflar kurduğu ve huzur içinde idare ettiği Kıbrıs’ta Birinci Dünya Savaşı’nın ardından İngilizlerin hâkim olmasıyla birlikte Ada’nın huzuru bozulmuş Rumların Türkler üzerindeki asimilasyon faaliyetleri hız kazanmıştı. Rumların Türkleri Kıbrıs Adası’ndan kovma ve Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayalleri 1974’te Türk Silahlı Kuvvetlerinin başarılı harekâtıyla tarihe gömülmüştü. Türkiye’nin Millî Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kararlı duruşu sayesinde Kıbrıslı Müslüman Türkleri zulümden kurtardığı Barış Harekâtı’ndaki üstün başarısını hiçbir zaman hazmedemeyen Batı Dünyası, son 47 yılda Türkiye ve KKTC’yi müzakere masalarında oyalama taktiklerini ısrarla sürdürdü. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlerin başını çektiği Batı kurumları, Kıbrıs Adası’nda açık bir şekilde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin menfaatlerini korumakta ısrar ediyor. Batı, Türklere kendi öz toprakları olan Kıbrıs’ta yaşama hakkı tanımayan Rum-Yunan şer ittifakına adeta öz evlat muamelesi yaparken Müslüman Türkleri yok sayıyor. AB ve BM’nin son günlerde Maraş konusunda Türkiye ve KKTC’ye yaptıkları yaptırım tehditleri bu tezin en açık göstergesi niteliğinde.

AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN HADSİZ ÇIKIŞ: GERİ ADIM ATIN

Avrupa Birliği Konseyi, geçtiğimiz hafta hadsiz bir açıklama yayınlayarak Türkiye’yi ve KKTC’yi Maraş politikasından geri adım atmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 47. yıldönümüne denk gelen 20 Temmuz 2021’de gerçekleştirdiği KKTC ziyaretinde Kapalı Maraş bölgesinin bir kısmının daha açılacağını söylemişti. Erdoğan’ın Maraş’a ilişkin sözlerini kınayan Avrupa Birliği Konseyinin iç işlerimize açıkça müdahale niteliğindeki hadsiz açıklaması şu şekildeydi:  “Avrupa Birliği, Türkiye’nin tek taraflı adımlarını ve Türk Cumhurbaşkanı ile Kıbrıs Türk toplumu lideri tarafından 20 Temmuz 2021’de Maraş kentinin yeniden açılmasına ilişkin kabul edilemez açıklamaları şiddetle kınıyor. AB, BM Güvenlik Konseyinin (BMGK) Ankara’nın tek taraflı eylemleri kınamasını ve derin endişe duyduğu açıklamasını ise memnuniyetle karşılıyor. Konsey, Ankara’dan derhal bu tutumundan vazgeçmesini ve Ekim 2020’den bu yana Kapalı Maraş’ta atılan tüm adımları geri alınmasını talep ediyor.”

TÜRKİYE’YE YAPTIRIM TEHDİDİNDE BULUNDULAR

Küstahlıkta sınır tanımayan Avrupa Birliği Konseyi, Türkiye’nin Maraş konusunda geri adım atmaması halinde, “AB’nin çıkarlarını savunmak ve bölgesel istikrarı korumak için elimizdeki araçları kullanacağız” ifadeleriyle açıkça Türk tarafına yaptırım tehdidinde bulundu. Konseyin açıklamasında ayrıca, BMGK’nın Kıbrıs’ta görev yapan, barışı korumak yerine her fırsatta Rumları koruyan sözde barış gücünün (UNFICYP) hareket özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara da son verilmesi çağrısında bulunuldu.

İŞGALCİ RUMLAR AVRUPA’YA SIĞINDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kıbrıs ziyaretinde, “Maraş’ta hayat yeniden başlayacak. Mülkiyet haklarına riayet edilerek yürütülen çalışmalar ışığında artık Maraş’ta herkesin yararına olacak yeni bir dönemin kapıları açılacaktır” demişti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bu açıklamanın ardından BMGK’ya başvuruda bulunmuştu. Her fırsatta Türkiye’nin kuyusunu kazmaya çalışan ve Kıbrıs konusunda işgalci Rumların koruyucusu konumundaki ABD’nin Dışişleri Bakanı Antony Blinken de BMGK’dan hızlı bir şekilde Türkiye karşıtı karar çıkaracaklarının işaretini vermişti. Küresel emperyalistlerin borazanı konumundaki BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Maraş’taki gelişmelerden ‘derin endişe’ duyduğu söylemişti.

AVRUPA BİRLİĞİ, KKTC’Yİ MUHATAP ALMAYI ÖĞRENMELİ

n avrupa Birliği’nin hadsiz çıkışına Türkiye ve KKTC hükümetlerinin tepkisi de sert oldu. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç Batı kurumlarının Maraş’taki haksız dayatmalarına karşı çıkarak, “Avrupa Birliği adına bugün (27 Temmuz) Maraş konusunda yapılan açıklamayı kınıyoruz. Kıbrıs Türk halkını görmezden gelen, gerçeklerden kopuk ve sadece Rum tarafının görüşlerini yansıtan bu ve benzeri açıklamaların bizim açımızdan bir değeri ve hükmü yoktur. Üyelik dayanışması ve veto endişesi bahaneleriyle ortaya konulan bu yanlı AB tutumunun hiçbir sorunun çözümüne katkıda bulunması da mümkün değildir. Kıbrıs meselesinin çözümü ve Maraş açılımı konusunda KKTC makamlarının önerilerine ve aldıkları tüm kararlara desteğimiz tamdır. Maraş açılımı KKTC Hükümetinin aldığı bir karardır. AB, 2004’te Annan Planı sonrasında Kıbrıs Türk halkına verdiği sözleri tutmalı ve KKTC’yi muhatap almayı öğrenmelidir” dedi.

AB, KIBRIS TÜRK HALKININ VE DEVLETİNİN VARLIĞINI YOK SAYIYOR

Türk Dışişlerinin tepkisinin ardından KKTC Dışişleri Bakanlığından da benzer bir tepki açıklaması yapıldı. KKTC Dışişlerinin açıklamasında, “AB Komisyon Başkan Yardımcısı ve Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa Birliği adına 27 Temmuz 2021 tarihinde Kapalı Maraş hakkında, her zamanki gibi, yanlı bir açıklama yapmıştır. Kıbrıs Türk halkının ve devletinin varlığını yok sayan AB’nin, Kapalı Maraş’ın KKTC toprağı olduğunu ve Kapalı Maraş’ta atılan adımların KKTC Devleti ve Hükümeti tarafından atılmakta olduğunu artık idrak etmesi gerekmektedir. KKTC, Ada’da bir anlaşmaya varılmasına fırsat tanımak maksadıyla Kapalı Maraş ile ilgili hiçbir adım atmamıştı. Müzakere masasında harcanan 50 yılı aşkın süre içinde ortaya çıkan tüm anlaşma fırsatlarının Rum tarafınca reddedilmesi, adada statükonun sembolü haline gelen Kapalı Maraş’a ilişkin adım atılmasını zorunlu kılmıştır. Hatırlanacağı üzere, bugüne kadar Kapalı Maraş’ı da içeren tüm anlaşma planları ile Güven Oluşturucu Önlemler, Rum tarafınca topyekûn reddedilmiştir”  ifadeleri kullanıldı.

YARIN

3. BÖLÜM-KKTC YÖNETİMİ KARARLI: MARAŞ’TA RUMLARA ARTIK TAVİZ YOK

Abdussamet Karataş/Yazı dizisi

01 Ağu 2021 - 04:30 - Özel Haber

Muhabir  Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.