Kılıçdaroğlu'ndan yangın yorumu: Söndürmek için devlet ihale mi açar?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da katıldığı bir programda orman yangınları hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. Kılıçdaroğlu, "Yangın söndürmek için devlet ihale mi açar?" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul’da Öze Dönüş Platformu tarafından İstanbul Bayrampaşa’da bir otelde yapılan toplantıda konuştu. Kılıçdaroğlu toplantıda orman yangınları başta olmak üzere AK Parti hükümetinin politikalarını eleştirdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu orman yangınları her yıl olur muydu? Olurdu. Peki, her yıl olan orman yangınlarına karşı neden sağlıklı ve tutarlı bir politika üretemiyoruz? Orman yangınını söndürmek için devlet ihale mi açar? Türk Hava Kurumu var, Türk Silahlı Kuvvetleri var. Başka kuruluşlar var. Alırsınız uçakları, helikopterleri. Belli bölgelerde konuşlanırlar. İHA’larınız var, anında müdahale edersiniz.” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşması şöyle:

ÖZÜMÜZ ZAMAN ZAMAN DEĞİŞTİRİLMEK İSTENİYOR

“Kâinatın sırlarını çözmek için Allah’ın verdiği aklı kullanmak vardır. Eğer biz bunları yapabilirsek özümüze dönmüş oluruz. Özümüze dönmek kadar değerli bir şey yoktur. Özümüz zaman zaman dışarıdan müdahaleler ile değiştirilmek isteniyor. Önemli olan hep beraber karşı çıkmaktır. Bizim değerlerimiz son derece önemli. Aynı zamanda evrensel değerlerdir. Öze dönüş bir anlamda aklımızı kullanmaktır.

Biz asla hata yapmayız diye bir şey yok. Benim de hatalarım olmuştur, telafi etmemiz lazım. Biz buna devlet yönetiminde, liyakat diyoruz, işi ehline vereceksin. İşi ehline verdiğin zaman en rahat yönetim, devlet yönetimidir. Hepsinin görevi belirlenmiştir. Gözünüz arkada kalmaz. Siyasi otorite, hedef gösterir. Oturur bürokratlar bunu yaparlar.

HİZMETİ AHLAKLI, ADALETLİ GÖTÜRMEK ZORUNDAYIZ

Yıllar önce bir gazetede bir olayı okumuştum. Bir ressam güzel tablolar yapmış, resimleri sergileniyor, insanlar gelmiş bakıyorlar, bakmışlar bir köylü bir tabloya sürekli bakıyor, ‘beğendiniz mi’ demişler, ‘alacak mısınız’, ‘param yok’, ‘tablodan hiç ayrılmıyorsun’, ‘bir hata var’, ‘nerede var’, ‘bu kadar büyük kuş bu kadar ince dala konamaz, ben çobanım.’ İşi ehline vermek… Tabiatı bilen o. Demek ki akıl akıldan üstündür kavramı bu olaydan güzel anlatılamaz. Öze dönüş hizmettedir. Ama o hizmeti ahlaklı, adaletli temelde götürmek zorundayız.

YOZLAŞMA ADALETTEN UZAKLAŞMAYLA BAŞLAR

Adalet kavramı dünyanın en soylu kavramıdır. Kâinat, adalet üzerine inşa edilmiştir. Bütün peygamberler, adaleti sağlamak üzere göndermişlerdir. Biz kendi ülkemizde adaleti sağlayabildik mi? Adaletsizliklere karşı durabildik mi? Birisi adaletsizliğe uğradığında ‘bizim partiden değilse boş ver, bizim partiliyse kıyameti koparacağız.’ Olmaz. Adaletsizliğe hep birlikte karşı çıkacağız. Kim adaletsizliğe uğruyorsa onun yanında mücadele etmek bizim ortak görevimiz olmalıdır. Öze dönmemiz lazım. Adaleti her zaman savunmamız lazım. Adaletin olmadığı yerde yolsuzluk, hırsızlık, insan hakkı ihlalleri olur. Adaleti korumak hepimizin görevi. Öze dönmek aynı zamanda adalete dönmek demektir. Yozlaşma ne zaman başlar? Tepedeki kişinin adaletten uzaklaşmasıyla başlar.  ‘O götürüyor ben de götüreyim.’ Devleti yönetenler, topluma örnek olmak zorundadırlar. Dünyanın her tarafında böyledir.

YANGIN SÖNDÜRMEK İÇİN DEVLET İHALE Mİ AÇAR?

Orman yangınları var. Hala devam ediyor. Gerçekten de bir ağacın yanması ne demektir, bir ormanın yanması ne demektir? Onlar canlı. Ormanda da canlılar yaşıyor. Bütün bunlar yanıyor. Bizim önlem almamız lazım. Soru şu. Bu orman yangınları her yıl olur muydu? Olurdu. Peki, her yıl olan orman yangınlarına karşı neden sağlıklı ve tutarlı bir politika üretemiyoruz? Orman yangınını söndürmek için devlet ihale mi açar? Türk Hava Kurumu var, Türk Silahlı Kuvvetleri var. Başka kuruluşlar var. Alırsınız uçakları, helikopterleri. Belli bölgelerde konuşlanırlar. İHA’larınız var, anında müdahale edersiniz. 2002 yılında Türkiye’de 176 orman yangını çıktı. Çok büyümeden tamamı söndürüldü. Belki biz toplum olarak farkında bile olmadık. Olayı büyüttüğünüz andan itibaren toplumun dikkatleri oraya dikkatler gider. Peki 2002’de yapılan mı, bugün yapılan mı doğru? Şimdi orman yangını var, kimin ne dediği belli değil. ‘Uçak var, uçak yok.’ Bu yangın her yıl oluyordu, neden önceden önlemini almıyorsunuz? ‘Yaş kesen baş keser’ diyoruz. Ormanlar sayesinde nefes alıyoruz. Sayın Bakanım yorgun değilim. Yorulma niyetim de yok. Bu ülkede huzuru sağlayıncaya kadar yorulma niyetim yok, bu ülkede barışı sağlayıncaya kadar yorulma niyetim yok.

İSLAM DÜNYASI NİYE GELİŞMİYOR?

Size güzel bir fıkra anlatarak bitireyim. Zamanın birinde böyle güzel toplantıda gençler kısa kısa konuşmuş. Bir de politikacı var, çıkıyor kürsüye, bir saat iki saat üç saat, ha bire konuşuyor. ‘Biraz uzun konuştum, saatimi unutmuşum.’ Arkadan bir genç bağırıyor, ‘beyim bırak saati arkandaki takvime bak.’ Umarım bir takvim kadar uzun olmamıştır ama söylediklerim samimi. Birlikte başaramayacağımız bir şey yok. Biz Ortadoğu’yu da bir barış havzasına döndürmek istiyoruz. Her yer gelişirken İslam dünyası niye gelişmiyor?”

# KEMAL KILIÇDAROĞLU İLE İLİŞKİLİ:

31 Tem 2021 - 13:34 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?