Reklamı Kapat

Kahveci: Ekonomik değerimizin büyük kısmı kredi şişirmesinden geliyor

Ekonomi yazarı İbrahim Kahveci, AKP'nin ekonominin çarklarını bankalar aracılığıyla dağıttığı kredi ile döndürdüğünü belirterek "Ekonomik değerimizin büyük kısmı kredi şişirmesinden geliyor" dedi.

AKP yönetimi, ekonominin çarklarını bankalar aracılığıyla dağıttığı kredi ile döndürmeye çalışsa da, ekonomistler 'kredi makyajı'nın akması uyarısında bulunuyor.

Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, "Ya kredi makyajı akarsa!" başlıklı yazısında, 2002 yılındaki kredi hacmi ile bugünkü hacim arasındaki büyük farka dikkat çekti.

Kahveci, "2002 sonunda toplam kredi hacmi 48,7 milyar TL. Bunun da 29,3 milyar lirası (18,1 milyar $) döviz kredilerinden oluşuyormuş. 2003 başında Kredi/GSYH oranı sadece %13,5.Bugün durum ne? Yıllık bazda, yani 2020 sonunda 165,6 milyar dolar döviz kredisi ve 2 trilyon 354 milyar lira da TL kredisi olmak üzere, toplam kredi büyüklüğü 3 trilyon 576 milyar liraya çıkmış oldu" hatırlatmasında bulundu.

Böylece 2020 sonunda Kredi/GSYH oranının %70,8’e ulaştığına değinen Kahveci, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Kısaca ekonomik değerimizin büyük kısmı kredi şişirmesinden geliyor. Tabiri caiz ise, ekonomide kredi dışında bir çözüm üretemeyen yönetim anlayışımız olmuş.
Kredi-faiz...
Kargadan başka kuş, krediden başka da çözüm bilememişiz. Ama her nedense bu kadar kredi teşviki veren iktidar, her fırsatta faize de karşı olduğunu ilan ediyor... Pardon yüksek faize...
Faiz düşük olunca mesele yok sanırım. O zaman dini sorun olmuyor belki de...
2020 yılında çözümü yine kredi genişlemesinde bulduk.
Sadece TL kredileri 720 milyar liralık artışla 2 trilyon 354 milyar liraya ulaştı. (Not: Döviz kredileri 2020 yılında 6 milyar dolar azaldı).
TL kredilerinin 720 milyar lira arttığı geçen yıl, GSYH tutarının nominal artışı da 727,7 milyar lira oldu.
Sanki, GSYH artışının tamamı kredilerden gelmiş gibi. Kredi olmasaydı ne olurdu acaba?
Bakın 2019 yılında nominal GSYH artışı 561,9 milyar lira. Buna karşılık kredi TL artışı ise sadece 201,7 milyar lira. Ve ne mi oldu?
Cari açık vermedik.
2020 yılında ise nerede ise sıfır büyümeye rağmen cari açık verdik.
Kısaca kredi bizim ülkemizde üretmeden tüketmek anlamına geliyor. Ne kadar kredi genişlemesi, o kadar cari açık.
Cari işlemler dengesinde artık kur seviyesinden daha çok kredi seviyesi etkin oluyor. Düşük büyüme, yüksek kur ve yüksek kredi genişlemesine rağmen cari açık vermek çok acı olsa gerek."

27 Tem 2021 - 08:59 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Ongun - Çöküşümüz yakındır da, çöpten toplayanlar hala onları yalıyo

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 27 Temmuz 11:44