28 Şubat ta gösterime giren İlerici-gerici adlı gerilim filminin bir başka versiyonunun bundan bir asır önce sahneye konulduğunu görüyoruz. Rumi 31 Mart 1325 (13 Nisan 1909) te sahnelenen bu oyunda aktörler farklı ancak senaryo aynı idi. Alman hayranı olan bir grubun çıkardığı ve İngiliz hayranı bir başka grubun da sözde bastırdığı isyan sonrası Sultan II. Abdülhamid Han, tahtından edildi. Böylece, Ortadoğu ateş çemberine dönüştürülürken, İslam Coğrafyası da ölüm ve kaosla birlikte anılmaya başladı.
Dönemin iki güçlü devleti Almanya ve İngiltere nin kurdurduğu İttihat ve Terakki Fırkası nın ilk hedefi II. Abdülhamid i tahtında indirmekti. Ancak sadece II. Meşrutiyetin ilanına muvaffak olmuşlardı.
II. Meşrutiyet ile birlikte halkın Sultan Abdülhamid e sevgisi ve bağlılığı daha da artmıştı. Bu nüfuzu ortadan kaldırmak için çeşitli kuklalar kullanan Batı, en nihayetinde 31 Mart Vak ası nı bu memlekete yaşatmıştı. Miladi takvime göre 13 Nisan 1909 Salı gününe gelen bu olay, 33 yıl boyunca "Hasta Adam"ı ayakta tutmayı başarmış bir büyük padişahı tahtından etmişti.
Ayasofya da mahşeri kalabalık
Olayların ilk patlak verdiği yer ise Taşkışla dır. Bu yer İttihatçılar tarafından Meşrutiyeti koruması için Rumeli nden getirtilen Avcı Taburları nın merkeziydi. Askerler ayaklanmış ve mühimmat deposunu ele geçirerek, mektepli subayları hapsetmişlerdi.
Silahları alan bu güruh daha sonra sokağa çıkarak, "Şeriat elden gidiyor" nidalarıyla ilerlemeye başlamıştır. Kalabalık her geçtiği yerde havaya ateş açarak Ayasofya ya kadar gelmişti. Bu olayları başlatan kişilerin İngiliz hayranı bir gurup olduğu ancak İttihatçıların da bunları kullanmak için büyük gayret içinde olduğu daha sonra ortaya çıkmıştı. 31 Mart ın arefesinde İttihatçıların ordu içinde yoğun çalışmaları olmuş ve orduyu millete karşı kışkırtmanın yollarını birçok kez denemişlerdi. Bunun içindir ki ayaklanmayı başlatan Avcı Taburları ndaki gafiller öncelikle mektepli subayları hedef almışlardı. Bu olaylar İstanbul daki asayiş birlikleriyle bastırılmıştı.
Ancak olayların bastırılmadığını iddia eden Selanik teki Hareket Ordusu nun başındaki birkaç aklı evvel, olaylara müdahale etmek ve vatanı kurtarmak(!) için İstanbul a doğru yola çıkmıştı. Hareket ordusunun içinde ise Balkanlar da bulunan ne kadar çete varsa hepsinden bir parça bulunmaktaydı. Düzenli bir ordu görünümünde olan ancak çetelerin çoğunlukta olduğu Hareket Ordusu, gönüllü denilen çapulcuların da katılımıyla tamamen yağma üzerine kurulmuş bir ordu olmuştu. Ordunun başında ise o devrin Hürriyet Kahramanı(!) Enver Paşa ve Mahmud Şevket Paşa bulunmaktaydı.
Hareket Ordusu gelip Yeşilköy e yerleşmiştir. İttihatçılar hemen onlarla bağlantı kurarak, Abdülhamid Han ın Hal ini nasıl yapmaları gerektiğini görüşmüşler, ancak Mahmud Şevket Paşa ve Enver Paşa ile yanındakiler bu işin biraz daha gizli tutulması gerektiğini belirterek, "Şimdilik sadece olayları bastırmak için geldiğimiz bilinsin" demişlerdi. Çünkü Abdülhamid Han a bağlı bulunan Hassa Ordusu nun bir anda kendilerini yok edebilecek güçte olduğunu bilmekteydiler.
"Müslümanı Müslümana kırdırmam"
Bütün bu olaylar gelişirken, Hassa Ordusu mesupları da Padişah ı korumak için silah istemekteydi. Hatta bazıları silahlanmaya başlamıştı bile. Durumu öğrenen Sultan Abdülhamid Han, ""Paşalar, ben Halife-i İslamım. Müslüman ı Müslüman a kırdırmam. Asker zinhar kurşun atmasın! Eğer kurşun atacaklarsa ilk önce beni vursunlar, sonra kurşun atmaya başlasınlar" demişti.
Sultan Abdülhamid in bu tutumu kardeş kavgasını ve bir iç savaşı istememesi olarak yorumlanmıştır. Sultan Abdülhamid Han ın bu büyüklüğü sonucunda Hareket Ordusu hiçbir direnişle karşılaşmadan Yıldız Sarayı na kadar gelip dayanmıştı. Saray daki askerlerin Abdülhamid Han ın emrine uyarak teslim olmasıyla Hareket Ordusu istediği gibi davranmaya başlamıştı.
Hareket Ordusu nun Yıldız Sarayı nı ele geçirmesiyle birlikte içimizde yetiştirilen Batı uşakları hareket geçti. Öncelikli olarak Sultan Abdülhamid Han ın tahttan indirilmesi çalışmaları başlatılmıştı. İttihatçıların Sultan Abdülhamid Han için yapmak istedikleri operasyonun şekli de belirmeye başlamıştı. Öncelikle Meclis-i Mebusan ın kararı gerekmekteydi. Tabii Meclis teki hain sürüsü bu kararı almak için sadece bir toplantı yapmış ve 33 yıl boyunca Osmanlı Devleti ni ayakta tutan Abdülhamid Han ı tahttan indirmişlerdi.
Akabinde Padişah ve yanındakiler Hareket Ordusu nun subayları eşliğinde Sirkeci Tren istasyonuna götürülerek özel bir trenle Selanik e doğru yola çıkarılmıştı.
Sultan ikinci Abdülhamid i tahtından indirip hemen o gece Selanik e gönderen İttihatçıların daha sonraki ilk işleri ise yanlarındaki çapulcularla birlikte Yıldız Sarayını yağmalamak olmuştu. Daha sonraki işleri ise kelle avcılığı olan İttihatçılar çeşitli mahkemeler kurarak birçok Müslüman ın kanına girmişlerdi.





