Dolar kurunda fırtına öncesi sessizlik... Dolar kuru patlar gider

Ekonomist Selçuk Geçer, piyasalardaki kritik eşiğe dikkat çekerek, dolar kuru ne olur konusunda dikkat çeken sözler sarf etti. Geçer dolar kurunda fırtına öncesi sessizliğe işaret etti.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Ekonomist Selçuk Geçer, dolar fiyatı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Uzman isim Geçer, bundan sonraki süreçte dolar ve altın fiyatları konusunda ilerleyen günlerde piyasaları neler beklediğine dair yorumlarda bulundu. Youtube kanalında konuşan ekonomist Selçuk Geçer, Merkez Bankası’nın altın rezervleri hakkında da konuştu.

Dolar kuru fiyatının 8,68'e TL’ye çekilmesinin fırtına öncesi sessizlik olduğuna dikkat çeken Geçer, “8,68-8,71 aralığına sıkışmış bir dolar kuru var. Burada ne kadar uzun kalırsa doların patlama ihtimali o kadar artacaktır. Bir sabah uyandığımızda çok hızlı bir şekilde 9,50'ye giden bir dolar kuru göreceğiz. O sabah da muhtemelen Merkez Bankası'nın faiz kararı ile ilgili olacak. Merkez Bankası önümüzdeki ay yanlışlıkla faizleri sabit tutacağım derse öyle bir durumda 9,5 liralık bir kur görürüz.” dedi.

Merkez Bankası’nın 14 Temmuz’da açıklaması beklenen faize odaklanan Selçuk Geçer, artık kimsenin Merkez Bankası’ndan faiz indirimi beklemediğini söyledi. Geçer, “Kurum ve kuruluşlarla yapılan anketler çok net bir şekilde ortaya koyuyor ki Merkez Bankası faiz indirebilecek hatta faizleri arttırmak zorunda kalacak. Çünkü faizleri sabit tutarsa da dolar alıp başını gidecek.” diye konuştu.

Selçuk Geçer’in konuşmasından dikkat çeken detaylar şöyle: 

“Türkiye’de tablo ne olur? Türkiye’de elektriğe zam, doğalgaza zam durumu devam edecek gibi görünüyor. Arkadaşlar, vatandaştan alıp zengine vermeye devam edecekler gibi görünüyor. Zaman zaman bu söylem bir siyasi söylem gibi algılanıyor. Öyle bir durum yok arkadaşlar. Ben sadece durum tespiti yapıyorum. Şunu söylemeye çalışıyorum sizlere. Bütün dünya en kapitalist ülkelerde bile vatandaşa yardımlar hızla arttırılırken ve bu yardımlar sayesinde oradaki vatandaşlar bırakın fakirleşmeyi, tasarruflarını arttırırken biz her geçen gün biraz daha fakir vermeye devam ediyoruz. Bırakın tasarruf etmeyi tasarruflarımızı harcamaya devam ediyoruz.

ALTIN REZERVLERİ SÖYLENENİN DAHA ALTINDA

Güvende kalabilmek için de elimizde 3-5 kuruş varsa işte onlarla da döviz alıp bankalara ya da yastık altına koyuyoruz. Hala döviz mevduatları yüzde 54 seviyesinde. Toplam mevduatın yüzde 54'ü döviz rezervi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da altın rezervlerimizi arttırdık. Yurt dışındaki altınlarımızı Türkiye'ye getirdik. O nedenle bir miktar da döviz rezervinden kayba uğradık dedi. Gerçekten öyle mi, arkadaşlar? Değil. Dünya Altın Konseyi çok net bir dille açıkladı. Hatta Dünya Altın Konseyi bunun yanına bir de şunu dedi. Bundan sonra süreçte Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın altın rezervlerini hesaplama yöntemimizi değiştiriyoruz. Kimse kusura bakmasın. Görüyoruz ki, Merkez Bankası'nın bize söylediği rezervlerin çok daha altında rezervleri var.

Bir dakika nasıl yani diyorsunuz dimi? Şöyle anlatayım size arkadaşlar; 44 milyar dolara kadar gelmiş bir altın rezervi vardı. Normal koşullar içerisinde. Dünya Altın Konseyi’ne de bu, bu şekilde lanse ettiriliyor. Yani 44 milyar dolarlık bir altın rezervi var Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın. Tablo öyle değilmiş meğer. Merkez Bankası biliyorsunuz munzam karşılıklar belirliyor bankalara. Yani zorunlu karşılıklar belirliyor ve diyor ki bankalara kardeşim sen ne kadar mevduat topluyorsun? 100 lira. Bu 100 liranın zaman zaman 10 lirasını, zaman zaman 15 lirasını zaman zaman 20 lirasını zorunlu karşılık olarak benim hesabında tutmak zorundasın. Ama bununla ilgili sana bir opsiyon verebilirim. Bunu istiyorsan Türk Lirası olarak benim hesabında tutarsın, istiyorsan döviz olarak benim hesabında tutarsın ya da istiyorsan altın olarak benim hesabımda tutabilirsin. Genel itibariyle özel bankalar Türk Lirası olarak veya döviz olarak tutuyorlar ama kamu bankaları büyük oranda altın olarak tutuyor. Ya da katılım bankaları büyük oranda altın olarak tutuyor bu zorunlu karşılıkları arkadaşlar. Geldik mi Swap’a tekrar. Yani aslına bakarsanız altın rezervlerinin büyük bir kısmı zorunlu karşılıklardan oluşuyor.

Peki, bunu nasıl ortaya çıktı sorusunun cevabını Dünya Altın Konseyi şöyle veriyor. 44 milyar dolarlık altın rezervi bir ayda 40 milyar dolara kadar düştü. Bunun nasıl olduğunu anlayamadık. Çünkü net bir satış yoktu. Bu rezervin düşmesi için diğer sebeplere baktığımızda şunu gördük ki Merkez Bankası esas rezervleri zorunlu karşılıklardan oluşuyormuş. Altın rezervlerinden bahsediyoruz. Bu zorunlu karşılıklar bozuldu. An itibariyle gördük ki altın rezervleri 40 milyar dolara düştü. Buradan da şu sonucu çıkartıyorlar. Altın rezervlerinin de brüt ve net olarak hesaplanması gerekiyor. Döviz rezervlerinin de olduğu gibi hesaplama yöntemlerini değiştiriyorlar. Diyorlar ki bundan sonraki süreçte biz bankaların zorunlu karşılık olarak gösterdikleri altın miktarını net rezerv içerisinde hesaplama yapacağız. İşte o zaman göreceğiz. Merkez Bankası'nın altın rezervinin ne kadar olduğunu diyor Dünya Altın Konseyi. 

Arkadaşlar bakın bir tarafta aslında 100 milyar doları olmayan brüt rezervler, bir tarafta gerçekçi olmayan döviz rezervleri ve orası bizi zaten eksi 56 milyar dolara götürüyordu. Şimdi de gerçekçi olmayan altın rezervleri ile karşı karşıyayız. Bakalım orası bizi nereye götürecek? Onu da hep birlikte doğru hesaplamalar yapıldığında göreceğiz.

İşin kötü tarafı ne biliyor musunuz? Bu haberleri Dünya Altın Konseyi gibi Türkiye'den çok uzak olan yerlerden, kurumlardan öğreniyoruz. Oysa Merkez Bankasının bunu şeffaf bir şekilde ortaya koyması gerekirdi. Bir önemli haber daha var dünyadan. Onu da yine sizlerle paylaşmak istiyorum. O da şu. Avrupa Merkez Bankası dedi ki enflasyon hedefinin aşılmasına izin vereceğiz. Yüzde 2 Avrupa için kritik seviye idi ve yüzde 2'ye geldiği zaman da faiz artırımına gidecekti. Avrupa Merkez Bankası ya da varlık alımlarını azaltmaya başlayacaktı. Duruma, koşullara, hastalığa baktılar. Ve şunu söylüyorlar. Şuanda enflasyon bizim önceliğimiz değil. Gerekiyorsa yüzde 2'yi aşsın, gerekiyorsa yüzde 3'ü aysın onu da değiştirebilirler. Çünkü biz bu süreçte piyasayı desteklemeye, vatandaşları desteklemeye devam edeceğiz diyorlar. Yani varlık alımlarını azaltmaya içeyiz. Faizleri beklendiği gibi arttırmaya hazırlıyorlar. Bu da bizi nereye götürüyor? Gerek FED gerek Avrupa Merkez Bankası enflasyonunu feda edecek ama faizleri feda etmeyecek. Yani piyasayı, reel sektörü, istihdamı feda etmeyecek. Mümkün olduğunca geniş para politikasını bu hastalık tam anlamıyla bitene kadar varyantları ya da mutasyonlar tam anlamıyla bitene kadar İngiltere, Almanya, Fransa hatta Amerika da hastalığın yayılma süreci tam anlamıyla bitene kadar ve istihdam piyasası tam anlamıyla oturana kadar devam ettirecekler. Arkadaşlar bol bol para akıtmaya devam edecekler.

Bizimkiler ne yapıyor peki? Bizimkiler elektriğe yüzde 15 zam yapıyor. Doğalgaza yüzde 12 zam yapıyor. TEİAŞ özelleştiriliyor. Orada da arka arkaya zamlar gelmeye devam edecek. Bu sayede en yüksek fiyatlarla elektrik kullanan ülkelerden biriyken daha da yüksek elektrik fiyatlarıyla karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz. Esnafın sırtındaki yükleri daha da artıracağız. Çiftçinin sırtındaki yükleri daha da arttıracağız. Çiftçi, esnaf, KOBİ herkes batmaya devam edecek. Vatandaş her geçen gün biraz daha fakirliğe diyecek. Bakın KESK’in en son açıklaması. Diyorlar ki bize gerçek enflasyon kadar zam yapın kardeşim. TÜİK'in açıkladığı enflasyonuna falan gelmeyin. Yüzde 17'lik enflasyon olmadığını biz çok net bir şekilde görüyoruz diyorlar. Düşünebiliyor musunuz arkadaşlar. Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarından vatandaşlarına, vatandaşlardan yabancılara kadar kimse artık kurumların devlerine güvenmiyor. Olabilecek en tehlikeli işten bahsediyoruz arkadaşlar.

MB FAİZLERİ ARTIRMAK ZORUNDA KALACAK

Bir başka mevzu artık Merkez Bankası'ndan kimse faiz indirimi beklemiyor. Kurum ve kuruluşlarla yapılan anketler çok net bir şekilde ortaya koyuyor ki Merkez Bankası faiz indirebilecek hatta faizleri arttırmak zorunda kalacak. Çünkü faizleri sabit tutarsa da dolar alıp başını gidecek. Zaten aldı başını gidiyor. O da çok daha büyük kırılmalarına karşımıza çıkacak. Dünkü videoda da bunu detaydan zaten sizlerle paylaşmıştım. Son olarak bir de rakamlara bakalım arkadaşlar. Borsada yüzde 1 nokta kuruşluk bir kayıp var. Söylemiştim hisse senedi piyasalarında ciddi satış baskısı gelebilir demiştik.

DOLAR 9,50'Yİ GÖRÜR

İşte öyle bir havada şu an itibarıyla dolar 8,68'e geri çekildi. Ancak bu geri çekilme emin olun arkadaşlar. Tekrar altını çizerek söylüyorum. Fırtına öncesi sessizliği işaret ediyor. 8,68-8,71 aralığına sıkışmış bir dolar kuru var. Burada ne kadar uzun kalırsa doların patlama ihtimali o kadar artacaktır. Bir sabah uyandığımızda çok hızlı bir şekilde 9,50'ye giden bir dolar kuru göreceğiz. O sabah da muhtemelen Merkez Bankası'nın faiz kararı ile ilgili olacak. Merkez Bankası önümüzdeki ay yanlışlıkla faizleri sabit tutacağım derse öyle bir durumda 9,5 liralık bir kur görürüz. 

Euro ne olur arkadaşlar? Euro’da da bugün 10,31 civarında olan seviye bir anda 11 hatta 12 liranın üzerine doğru gider. Euro bugün yükseliyor. Dolarda bir gevşeme var. Bunun temel nedeni de 1,17'ye kadar gevşemiş olan paritenin tekrar 1,18'in üzerine kendisini atmış olması. 1,18'in üzerinde kaldığı sürece 1,20’nin üzerinde işaret eder. 1,17'yi aşağı yukarı 1,15 gösterirlerse de 1,08’i işaret eder.

Pariteyi şu anda sıkıştırdılar. Seviye çok dikkat çekici 1,18-1,21 aralığında sıkışan parite yön arayışı içerisinde. Bakalım yönünü ne tarafa doğru çevirecek? Onu hep birlikte göreceğiz. Tekrar altını çizerek söylüyorum 1,15 kritik aşağıda özellikle 1,25'i zorlamaya başladı. An itibariyle o zaman diyeceğiz ki 1,31-1,35 aralığına doğru giden bir parite var karşımızda. Altının onsu 1,800 seviyesinde. 1,800'ün üzerinde tutuyorlar. Her şeye rağmen eğer ki 1, 800'ün üzerinde kalırsa 1,860-1,900 aralığına doğru gider. Eğer ki 1,800'ün üzerinde tutulamaz tekrar 1,700 seviyeler görülürse de 1,760'a kadar giden bir altın ons değeri görebiliriz. Bunu da özellikle belirtmek istiyorum.

Petrolü 75 doların altına çektiler, bakalım ne olacak? Buralarda kalabilecek mi? Temel veri şu arkadaşlar. Artık enflasyonun düşebileceği ihtimaline piyasalar tekrar oynamaya başladılar. Varlık alımları galiba azaltılmaya mevzusunu. Düşmeye başladılar, faizler bizim beklediğimiz gibi galiba atılmayacak meselesini konuşmaya başlıyorlar. Bu salgın bitmemiş galiba bu salgın önümüzdeki dönemde çok daha fazla etkili olabilir ve ekonomiler tekrar kapanabilir konusunu değerlendirmeye başladılar. Dolayısı ile bütün bu gelişmeler nedeniyle piyasalar tam anlamıyla teyakkuzda. Bekle gör politikası içerisinde sizlerin de şu anda bir bekle gör politikasında olmasını tavsiye ederim. Elbette bu söylediklerimizin hiçbiri yatırım tavsiyesi değildir. Gelişmeleri olabildiğince şeffaf bir dille sizlerle paylaşmaya çalışıyorum.”

# DOLAR KURU İLE İLİŞKİLİ:

09 Tem 2021 - 17:31 - Gündem

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?