SBK ile yeniden gündeme geldi: 'Türkiye gri listeye alınmak üzere'

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, vergi cennetleri listesini bir türlü yayınlamadığını söyleyen CHP'li Bülent Kuşoğlu, "Kara para cenneti haline getirdiler, Türkiye gri listeye alınmak üzere" dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Kara para aklama suçlamasıyla ABD'nin talebiyle Avusturya'da yakalanan SBK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz’ın tutuklanmıştı. Bu tutuklamayla birlikte Türkiye’nin uluslararası kara para trafiğindeki yeri de bir kez daha gündeme gelmiş oldu.

CHP’nin İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, "Türkiye'de kara parayı aklamak kolay. Rahatlıkla aklanabiliyor" değerlendirmesi ile Türkiye'nin uluslararası kara para aklama yerine dikkat çekti.

"KARA PARA CENNETİ OLDUK"

Kuşoğlu, “Türkiye’yi bir kara para cenneti, yolsuzluklardan elde edilen kazançların cenneti bir ülke haline getirdiler” sözleriyle bu durumu eleştirdi.

Türkiye’de paranın ülkeyi terk ettiğine dikkat çeken Kuşoğlu, “Türkiye hukukun üstünlüğünü yitirmiş, yargı bağımsızlığı yok, yargının tarafsızlığı yok. Para güvenli yerde durur. Türkiye’de durmuyor” diyerek tepki gösterdi.

"TÜRKİYE’DE PARA AKLAMAK ÇOK KOLAY"

Devleti yönetenlerin katıldığı ve uluslararası kuralları alt üst ettiği bir durumdan söz edem Kuşoğlu konuşmasının devamında söyle konuştu:

Maalesef son yıllarda özellikle Asya ve Ortadoğu ülkelerinden önemli miktarlarda para geliyor. Bu Türkiye’de sisteme sokuluyor Türkiye'de de kalmıyor bir şekilde sisteme girdikten sonra batılı ülkelere aktarılıyor. Türkiye'de kara parayı aklamak kolay. Rahatlıkla aklanabiliyor. Fakat sisteme sokulduktan sonra da Türkiye güvenli bir ülke olmadığı için Türkiye'de de durmuyor hemen yurt dışına çıkıyor. Batılı ülkelere gidiyor bu para. Maalesef böyle bir durum var.

"BİRÇOK LİDER TÜRKİYE’DE KARA PARA AKLIYOR"

Özellikle Suriye Savaşı'nın başlamasından beri Suriye'den gelenlerle Türkiye üzerinden gelip geçenlerle neredeyse 8-10 milyona yaklaşan kişinin geçmesi söz konusu oldu. Hâlâ 5 milyona yakın Suriyeli var Türkiye'de. Bunların getirdiği meblağlar var. Onun haricinde Afganistan, Pakistan’dan gelenler var, onların getirdikleri var… Birçok ülke liderinin Türkiye üzerinden kara paralarını aklamaları söz konusu. Türkiye 6’ıncı defadır biliyorsunuz yılbaşından önce çıkarmıştı büyük bir servet affı. En son Haziran'da sona ermişti yıl sonuna kadar uzatıldı yani yurt dışından servet unsurlarınız varsa getirin; altın, döviz… Bunları kayda aldırın, bir kuruş vergi ödemeyin deniyordu. Şu anda Türkiye'de yapılan bu. Hiçbir şekilde araştırılması da yapılmıyor.

"KANUN VE TEBLİĞ ARASINDAKİ FARKTAN YARARLANIYORLAR"

Getirilen paranın kökeni terör parasıysa da araştırılmıyor. Maalesef mevzuat böyle. Özellikle kanun ile tebliğ arasında da önemli farklılıklar var. Yani kanunu FATF’a soruyorlar ama tebliği sormuyorlar. Aradaki farklardan da istifade ederek Türkiye’yi bir kara para cenneti, yolsuzluklardan elde edilen kazançların cenneti bir ülke haline getirdiler.

"TÜRKİYE’YE FAYDA GETİRMEDİ"

Bu arada biliyorsunuz, 11 vergi affı da çıktı Türkiye'de. Bunlarla da Türkiye hem vergiye yönelik kara paranın hem de yolsuzluklarla ilgili kara paranın cenneti bir ülke haline geldi, ama sisteme giren para batılı ülkelere gidiyor. Dolayısıyla Türkiye'ye bir faydası olmuyor. Yılda ortalama 1 trilyon-1,5 trilyon TL civarında bir kara paranın aklandığı söylenir. Bu çok büyük bir meblağ. Türkiye buradan pay almak istedi çünkü bu çok kolay bir para. Maalesef tam olarak rakamları vermiyorlar, ama önemli meblağlar sisteme girdi. Ne kadar olduğunu bilmiyoruz ancak bu meblağlar Türkiye'ye fayda getirmedi. Türkiye’den uluslararası para sistemine girdikten sonra yurt dışına çıktı. Eğer doğrudan yatırıma yönelmezse, istihdam yaratmazsa ekonomik anlamda yatırım olmazsa faydasının olması mümkün değil.

"PARA TÜRKİYE’DE DURMUYOR"

Türkiye'deki yatırımlara baktığımız zaman anlamlı yatırımlar yok. Doğrudan yatırımlarda bir azalma var. Kamu yatırımları zaten önemli ölçüde azalmış vaziyette. İlave olarak da bu yabancı yatırımlarda hatta yerli sermayenin yatırımlarında da azalma var. Maalesef yurt dışına daha fazla yatırım yapılıyor çünkü Türkiye hukukun üstünlüğünü yitirmiş, yargı bağımsızlığı yok, yargının tarafsızlığı yok. Para güvenli yerde durur. Türkiye’de durmuyor.

İKİLİ MEKANİZMA

Türkiye’deki kayıt dışı ekonomiye baktığımız zaman en büyük bölümü tabii ki vergiden kaçırılma yoluyla elde edilen gelirlerdir. Bunların çok önemli meblağlarda olduğunu görüyoruz. İşte onun için 11 kere vergi affı çıkarılmış bu dönemde zaten. Onun için 6 servet affı çıkarılmış. Vergi affı ile her yıl elde edilen geliri affediyorsun. Servet affıyla da servetindeki anormal, izah edemeyeceğin yükselişleri telafi etmiş oluyorsun. Onları kayda almış oluyorsun yani. İkili bir sistemle paranın kayıt dışı meblağların sisteme alınması sağlanmış oldu.

"NET OLARAK BİLMEK MÜMKÜN DEĞİL"

(Babek) Zencani ile İran’a karşı konulan Amerikan ambargosunun delindiğini biliyoruz. (Reza) Zarrab ile aynı şekilde delindiğini biliyoruz. Onun dışında birçok Asya ülkesinden, oradaki otoriter liderleri ait meblağların geldiğini, Türkiye'de sisteme sokulduğunu bir şekilde biliyoruz. Bunları net olarak bilmek, kayıtlı hale getirmek mümkün değil. Duyduğumuz, güvenilir insanlardan işittiğimiz kadarıyla maalesef böyle. Türkiye rahatlıkla sisteme paraların sokulabildiği bir ülke olmuş vaziyette. Sadece Suriye değil Orta Doğu'nun diğer ülkeleri, Irak, Libya vesaire buraların da paralarının önemli ölçüde Türkiye'de aklandığını biliyoruz.

"TÜRKİYE GRİ LİSTEYE ALINMAK ÜZERE"

FATF’ın kayıtlarına baktığımız zaman şu anda büyük ihtimalle Türkiye Gri Liste’ye alınmak üzere. Belki önümüzdeki toplantıda gri listeye de alınabilir. Onun haricinde GRECO var. GRECO Avrupa Birliği kapsamında bir yolsuzlukla mücadele bir ünitesi. Orası da Türkiye ile ilgili hiç olumlu şeyler söylemiyor. Çok anormal raporlar var. 2020'nin galiba Eylül ve Ekim ayındaydı bir GRECO raporu var ona bakarsanız Türkiye ile ilgili hemen hemen GRECO’nun ilkelerinden hiç birisini yerine getirmediğini, OECD ülkeleri ve Avrupa Birliği ülkeleri arasında sonuncu olduğunu çok net, böylece ifade ediyorlar. FATF’a baktığınızda da aynı şekilde. FATF’ın da 40 ilkesi var bunların önemli ölçüde yerine gelmediğini görüyoruz. En önemlisi de PEPs denen, siyasi nüfusa sahip kişilerin; asker, sivil bürokratların yurt dışına gidiş gelişleri ya da kendilerine gelen giden paranın takip edilmediğini görüyoruz. Bu paranın da takip edilmesi özellikle şart ama bunlar maalesef yapılmıyor. Dolayısıyla da büyük sıkıntılar var.

"VERGİ CENNETLERİ LİSTESİNİ BİR TÜRLÜ YAYINLAMADI"

Bir diğer konu kurumlar vergisi madde 30’a göre ‘vergi cennetleri’nden gelen paraların kurumlar vergisinde takibe tabi olması ve yüzde 30 oranında vergilendirilmesi gerekiyor. Böyle bir kanun var, ama vergi cennetlerinin nereler olduğunun tebliğ ile belirlenmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanı yıllardır bunu yapmadı. Tebliğ bir türlü çıkmadı. Halbuki tüm dünya vergi cennetlerinin nereler olduğunu bilir. Hatta son G7 toplantısında bu vergi cennetlerine artık kapatalım, bitsin kararı alındı. Biz onların listesini yayınlayamadık. Cumhurbaşkanı bu listeyi bir türlü yayınlamadı. Sebebi, mesela Man Adası'ndan gelecek bir paranın, Man Adası çok tartışıldığı için söylüyorum, normalde yüzde 30 vergiye tabi olması lazım. Dolayısıyla liste yayınlanmayınca yüzde 30 vergisiz olmuş oldu. Yani öyle bir avantaj elde etmişler. Yasal yani. Para kaçakçılığı yasal hale getirilmiş oluyor.”

06 Tem 2021 - 17:51 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Çağlayanlar - Masak ve ilgili kanunlar aslında önemli bir önleyicilik görevi görebilir kara parayı aklamak için fakat Masak eli kolu bağlanıp tarafsız bağımsız kimliğini yitirdi birçok kurum hatta yargı gibi ve masal oldu kanunlar delinen cibinliklere döndü ve siyasete sırtını dayamış aktörlerce cibinliği delen dev sinekler yakalanmadı serpildikçe serpildi cibinliğe kanunlara masakın radarına minik sinekler yakalandı.

Temiz namuslu işletmecileri tenzih ederim Tüm dünyada otel, özel hastane işletmeciliği adını aldığı jetonla çalışan çamaşırhaneler gibi kara para aklamanın en sık kullanılan yoludur. Hiç düşündünüz mü son 20 yılda ne kadar çok özel hastane ve otel açıldı? Deniz Feneri davasında Alman Savcı da iç edilen paralarda özel hastanelerin de kullanıldığını belirtmişti.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Temmuz 01:40