İnsanlığın turnusol kâğıdı: Doğu Türkistan

Zalim Çin yönetiminin, Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımında kilometre taşı konumunda olan Urumçi Katliamı’nın üzerinden 12 yıl geçti.

Furkan Erten
Furkan Erten Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Doğu Türkistan’daki sistematik soykırımın kilometre taşı olarak nitelendirilen Urumçi Katliamı’nda 12 yıl önce en az bin Müslüman şehit edildi, binlerce insan sebepsiz tutuklamalarla Çin zindanlarına atıldı. Tarihte insanlık dışı günler olarak hatırlanan Urumçi Katliamı’nı, Murat Yılmaz ile konuştuk. Doğu Türkistan konusunda önemli çalışmalar yapan Yetim Vakfı Genel Başkanı Murat Yılmaz, “ Çin’in bütün Müslümanları ‘suçlu’ kabul ettiği, özellikle de din ve geleneklerine bağlı Müslümanları ‘terörist’ olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Doğu Türkistan başta İslam dünyası olmak üzere tüm dünya için bir turnusol kâğıdı hükmündedir” dedi.

 Çinli polislerin saldırılarında net bilanço bilinmezken en az bin Müslüman’ın şehit olduğu, binlerce insanın yaralandığı ve tutuklandığı katliamın ardından Çin’in, Doğu Türkistan’a yönelik baskı ve zulümleri arttı. Doğu Türkistan davasıyla alakalı önemli çalışmalara imza atan Yetim Vakfı Başkanı Murat Yılmaz, sorularımızı yanıtladı.

“ÇİN POLİSİ RAST GELE ATEŞ AÇTI, MÜSLÜMANLARA MÜDAHALEDE BULUNDU”

Tarihte insanlık dışı bir noktada yer alan Urumçi Katliamı’nda neler oldu?

Bundan tam 12 yıl önce 26 Haziran 2009’da, Çin’in güney eyaletlerinden Guangdong’un Shaoguan şehrinde bir oyuncak fabrikasında, Uygur işçilerin iki Han Çinli kadına tecavüz ettiğine dair (ilerleyen günlerde asılsız olduğu anlaşılan) söylentiler çıkmış, meydana gelen olaylarda iki Uygur işçi Han Çinli işçiler tarafından dövülerek öldürülmüştür. Sonrasında olayların Doğu Türkistan’da duyulması ardından Urumçi’de üniversite öğrencilerinin başını çektiği binlerce kişi sokaklara dökülmüş ve protestocular hükümetin konuya duyarsız kalmaması ve olayın bağımsız bir heyet tarafından araştırılmasına yönelik taleplerini dile getirmişlerdir. Ancak polisin göz yaşartıcı gaz, ağır silahlar ve gerçek mermilerle rast gele ateş açarak kalabalığa müdahale etmesi üzerine Doğu Türkistan genelinde yıllardır sürdürülen etnik ayrımcılığa yönelik büyük bir protesto başlamıştır.

“EN AZ BİN KİŞİ KATLEDİLDİ”

Bu olaylar 5 Temmuz’da korkunç boyutlara ulaştı. Çin ne gibi zulümlerde bulundu?

5 Temmuz 2009’da Çin hükümeti, 1989’daki Tiananmen Meydanı protestolarından sonra yaşanan en ciddi ayaklanmayla karşı karşıya kalmıştır. Komşu bölgelerden Doğu Türkistan’ın önemli şehirlerine 130 bin asker sevk edilmiş, en az bin kişi katledilmiş, daha fazlası da yaralanmıştır. Ölü sayısının 3 bini bulmuş olabileceği ile ilgili iddialar bulunmaktadır. En az 4 bin kişi ise protestolar sırasında cinayet, saldırı, yağmalama ve kundakçılık olaylarına karıştıkları iddialarıyla tutuklanmıştır. Çin kaynakları ise 200 kişinin öldüğünü ve ölenlerin çoğunluğunun Han Çinlilerden oluştuğunu açıklamış, gözaltına alınan kişi sayısını da bin 684 olarak vermiştir.

“URUMÇİ, SOYKIRIMDA KİLOMETRE TAŞIDIR”

Urumçi Katliamı’ndan çıkış nasıl oldu? Çin yönetiminin bu konudaki hazırlığı neydi?

Urumçi Katliamı aslında Çin’in 11 Eylül olayları sonrasında ABD’nin ‘teröre karşı savaş’ kampanyasını fırsat bilerek Doğu Türkistan’a yönelik hayatın her alanını kapsayan kısıtlama, insan hakları ihlalleri ve nihayet soykırım uygulamalarına varan süreçlerinde bir kilometre taşı olarak görebiliriz. Daha önce 2008 Çin Olimpiyatları döneminde de ciddi kısıtlamalar olmuştu bölgede. Burada halkın en doğal hak arama yöntemlerini dahi kullanmalarına müsaade edilmemesi, barışçıl gösterilerin dahi şiddet ve vahşi saldırılarla bastırılması, Uygur’u, Kazak ve Kırgız’ıyla tüm bölge halklarına saldırıların yapılması etnik bir tahammülsüzlüğün de açık göstergesi olarak okunabilir. Ayrıca saldırıların akabinde Çin’in bölgedeki tüm internet bağlarına altı ay süreyle kapatması, bölgeden dünyaya bilgi akışını ve dolayısıyla yapılan katliamların bilgi ve görüntülerinin yayılmasını engellemek amacıyla yapılan bir karartma olarak uygulanmıştır. Tutuklamalar rastgele yapılmıştır. İnsanlar sokaklardan, evlerden alınmışlar ve tutuklanan insanların sayısını bilmediğimiz kadarı infaz edilmişler, diğerleri ise yine suçsuz şekilde hapishanelere doldurulmuşlardır. Hâsılı, Çin yönetiminin halkım dediği topluluğa karşı tutumu her açıdan insan haklarına uygun olmayan yol ve yöntemlerle gerçekleşmiştir.

“ÇİN, BÜTÜN MÜSLÜMANLARI SUÇLU KABUL EDİYOR”

Toplama kamplarında keyfî güç kullanımı, özgürlüğün sistematik olarak kaldırılması, kültür ve inançların tahkiri, ideolojik baskılama, insanlıktan çıkarma, taciz, tecavüz, fiziki ve psikolojik işkence, cinayet ve soykırım suçları işlenmektedir. Kısacası bu kamplar, tüm insan haklarının ihlal edildiği yerlerdir. Kamplardan çıkmayı başaranların ifadelerine göre, toplama kamplarında uygulanan metotlara bakıldığında, Çin yönetiminin hâlihazırda yaş ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın bütün Müslümanları “suçlu” kabul ettiği, özellikle de din ve geleneklerine bağlı Müslümanları ‘terörist’ olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Doğu Türkistan başta İslam dünyası olmak üzere tüm dünya için bir turnusol kâğıdı hükmündedir. BM Soykırım Sözleşmesi maddelerinin tamamının açıkça işlendiği Doğu Türkistan, insanlık seviyemizin aynası kabilindedir. Bugün İslam dünyası ve genelde dünya, sınırsız vahşetin sembolü toplama kamplarını kapattırabilir, insan haklarının iadesini sağlayabilirse yarınlar için umudumuz artacaktır. Yoksa mazlumların ahları ile Allah’ın gazabına herkes hazır olmalıdır.

“HER AİLEDEN BİR KİŞİ TOPLAMA KAMPINDA”

Urumçi’den sonra Doğu Türkistan’daki soykırım korkunç boyuta ulaştı. Bu konuda neler söylersiniz?

Çin hükûmetinin etnik ayrımcılığı körükleyen politikaları sonucu alevlenen Urumçi’deki saldırılar 11 Eylül 2001 sonrası başlayan topyekûn cezalandırma ve Müslüman’sız bir Doğu Türkistan hedefinin tezahürüdür. 2012’de Çin devlet başkanı olan Şi Jinping, Doğu Türkistan’ın Müslüman halklarına karşı Mayıs 2014’te Teröre Karşı Sert Darbe Kampanyası’nı başlatmıştır. Yayınlanan 75 Aşırılık Belirtisi ile de toplama kamplarının yolu açılmıştır.

“Yeniden Eğitim Kampları” olarak adlandırılan kampların amacını “terörizm, ayrımcılık, aşırıcılık ve dinî faaliyetleri durdurmak” olarak ifade eden Çin, 2014 tarihinden itibaren oluşturulmaya başlanan ve 2017 Nisan’ında kitlesel bir hal alan toplama kampları ile 3 - 8 milyon insanı özgürlüğünden kopartmıştır. Çin, toplama kamplarını bölgede o kadar geniş bir biçimde kurmuştur ki, belgeler 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk defa bir etnik-dinî azınlığın bu kadar yoğun bir şekilde kitlesel olarak hapsedildiğini teyit etmektedir. Kaynaklara göre Doğu Türkistan’da bin 200 civarı toplama kampı bulunmaktadır. Bu, neredeyse her Uygur ailesinden en az bir kişinin söz konusu kamplarda tutulduğu anlamına gelmektedir.

# ABD

06 Tem 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir  Furkan Erten


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Adalet İsteriz - Bırakın diğerlerini müslümanım diyenlerin büyük çoğunluğunda da VİCDAN İNSAF MERHAMET Kalmamış . Dünya menfaati ağır basmış . Öyle olmasaydı fimistinliler arakan doğu Türkistanlılar gibi mazlum milletler bu halde mi olurdu . HUZURU İLAHİDE Nasıl hesap vereceğiz acaba .

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Temmuz 11:34