"Beslenme bozukluğu risk faktörleriyle ilgili yaşlılar bilinçlendirilmeli"

İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji uzmanı Dr. Enver Akbaş, yaşlılarda beslenme bozuklukları ile ilgili "Beslnme bozuklğu risk faktrleriyle ilgili yaşlılr bilinçlendirilmli" dedi.

Nedim Odabaş
Nedim Odabaş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji uzmanı Dr. Enver Akbaş ile yaşlılarda beslenme bozukluklarında tanı ve tedavi yöntemleri; hastalık sekeli olarak ağızdan beslenemeyen hastalarda PEG uygulaması (mide tüpü) ile beslenme” konusunu konuştuk. Dünya nüfusu hızla yaşlanırken, bu noktada yaşlılarımızın bilinçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Akbaş,  “Risk faktörlerini bilmemiz, hastalarımızı uyarmamız gerekiyor” dedi.

Öğretim Üyesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji uzmanı Dr. Enver Akbaş, dünya nüfusunun yaşam ortalamasının uzamasıyla yaşlandığını, bunun kronik hastalıkları, yaşlılıkla ilgili pek çok hastalığı beraberinde getirdiğini kaydederek, “Günümüzde yaşlılarda görülen en yaygın sorun yetersiz beslenmedir (malnütrisyon).  Yaşlılarda beslenme bozuklukları pek çok ikincil hastalığın önemli risk faktörlerindendir. Bu sebeple erken dönemde saptanması, tanı ve tedavisinin doğru yapılması ve ayrıca uzun süreli takibinin yapılması gerekmektedir. Yaşlılarda beslenme bozuklukları tanı ve tedavi yöntemleri çok önemlidir. Yaşlılarda  yetersiz beslenmenin tanısı, sonuçları, beslenme yetersizliğinin tedavisi ve yaygın görülen beslenme bozuklukları ile yaşlılık ve hastalık sekeli nedeniyle ağızdan beslenemeyen yatalak hastalarda endoskopik mide beslenme tüpü (PEG) yerleştirilmesi yoluyla beslenme konusunda bilinçli olmamız gerektiğini düşünüyorum.  Yaşlılık döneminde kronik hastalıklar ve beslenmeye özel sorunlar arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Beslenme sorunları, kendi başına bir sağlık sorunu olarak ortaya çıktığı gibi kronik hastalıkların altında yatan en önemli nedenlerden birisidir. Bu dönemde diğer yaş gruplarında olduğu gibi “yetersiz (malnütrisyon)” ve “dengesiz (şişmanlık)” beslenmeye ilişkin durumlar yaşanmaktadır” diye konuştu.

Yaşlılarda yetersiz beslenme sorunları

Yaşlılarda yanlış gıdaların tüketilmesi yaşlıların kronik hastalıklara yakalanma risklerini artırdığına dikkat çeken Akbaş, “ Herhangi bir nedene bağlı malnütrisyon sıklığı yataklı bir tedavi kurumundaki geriatrik hastalar arasında %1-83; kendi evlerinde yaşayan “sağlam” yaşlılar arasında ise %2-32 arasında değişmektedir. Konu protein-enerji malnütrisyonu olduğunda ise hastanede yatan yaşlılar arasında sıklık %30-65; herhangi bir kurumda (huzurevi, yaşlı bakım evi) yaşayan yaşlılarda ise %25-60 arasındadır. Bu oranlar çok yüksek rakamlardır. Düşük vücut kitle indeksi ve istenmeden oluşan kilo kaybı yaşlılarda morbidite (hastalık) ve mortaliteyi (ölüm riski) arttırır. Enerji ve proteinlerin yeterli miktarda alınması garanti edilmelidir. Sağlam kas gücünü korumak ve kas kaybını önlemek önemlidir. 75 yaş altında ve BMI 30’dan yüksek olan hastada, daha fazla fiziksel egzersizin de yardımıyla, dikkatli bir şekilde kilonun azaltılması, diyabet, kalp yetmezliği, hipertansiyon ve osteoartrit tedavisi için faydalıdır. Bunların dışında, orta derecede fazla kilolu olmak, yaşlı bir hastada nadiren tedavi gerektiren bir endikasyondur. 75 yaşın üzerindeki hastalar zayıflama programlarından nadiren yarar görürler. Yaşlılarda yetersiz beslenmeye bağlı kemik erimesi riski vardır. Güneş ışığının yıl boyunca sınırlı derecede bulunduğu ülkelerde, 60 yaş üzerindeki kişiler için yıl boyunca D vitamini takviyesi yapılması önerilir. Düşmeye bağlı kırıkların önlenmesi için minimum D vitamini alınmalıdır. Osteoporozun (kemik erimesi) önlenmesi için, öncelikle beslenme yoluyla uygun miktarda kalsiyum alımı (günde 800–1 500 mg) da sağlanmalıdır. Eğer yaşlı bir hastada B12 vitamini veya demir eksikliği varsa gastrointestinal sistem (mide-barsak sistemi) sorunları üzerinde durulmalıdır. Diğer vitaminler veya minerallerin düzenli kullanımının etkili olduğu kanıtlanamamıştır” açıklamasını yaptı

Risk faktörleri

Akbaş, yetersiz beslenmenin yaygınlığı ve risk faktörlerini ise şöyle açıkladı, “Batı dünyasında, yaşlı nüfus arasında beslenme yetersizliği prevalansı %5-10’dur. Bu hastanın yaşına ve yaşadığı ortama göre değişmektedir. 80 yaşın üzerindeki hastalarda %10–20, Hastaneye yatırılan hastalarda %27–65, Kurumlarda bakılan hastalar arasında %30–80 Yaşlılarda Beslenme Bozukluklarına Zemin Hazırlayan Faktörler, Gıdaların alımı ile ilgili sorunlar, Mali nedenler (düşük emekli maaşı, gıda için para harcamaya karşı isteksizlik), Hareket etmemekle, azalmış fonksiyonel kapasiteyle ve kişisel yardım alamamakla ilgili sorunlar, Eski alışkanlıklarından vazgeçememe durumu, alkol bağımlılığı, Çiğneme ve yutma ile ilgili zorluklar, Felç, demans, Parkinson hastalığı, eksik dişler, ağız ağrısı, Artan besinsel gereksinimler, Enfeksiyonlar, bası yarası, Travma, ameliyat, özellikle kalça kırığı olan hastalar, Kaşeksiye yol açan hastalıklar, Kanser, kronik enfeksiyonlar (tüberküloz vs.), Alzheimer hastalığı, demans, Besinlerin kullanımında bozukluklar, Malabsorpsiyon (bağırsak bozuklukları, Çölyak hastalığı). Diğer faktörler ise, psikolojik sebepler (depresyon, paranoya, mani), İlaç tedavisi? iştahın azalması, ağızda kuruluk, tat veya koku almada farklılıklar, Tat veya koku alma hissinin bozulması, Yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişiklikler”

Tanı ve tedavi

Yetersiz beslenmenin tanı konulması ve tedavisiyle ilgili olarak Dr. Akbaş,” Beslenme durumunun kötüye gittiğinin fark edilmesi çok zordur. Klinik bulgular beslenme yetersizliğine dair duyarlı göstergeler değildir. En yaygın olarak kullanılan göstergeler; istenmeden oluşan kilo kaybı, düşük vücut ağırlığı veya BMI, yaraların zor iyileşmesi, üst orta kol çevresi, kan tetkiklerinde serum albümin, hemoglobin ve lenfositlerin düzeyi, diyetin dikkatle incelenmesi, gıdaları alma ve hazırlama kabiliyeti, vitamin alımı ve klinik muayenedir. Mini Beslenme Değerlendirme Testi (MNA) günümüzde en güvenilir beslenme yetersizliği ölçüsü olarak addedilmektedir. Yaşlı hastalarda diyet tedavisinin amacı, uygun miktarda kalori, protein ve besinlerin alımını korumak ve yeterli bir beslenme durumunu muhafaza etmektir. Yaşlı nüfus ve hastalar, özellikle protein-kalori bazlı  beslenme yetersizliğinden etkilenmektedirler. Besinsel takviyeler görünüşe göre mortalite ve komplikasyonları azaltmaktadır. Sık tüketilen yüksek kalorili atıştırmalıklardan oluşan bir diyet, geleneksel bir diyete kıyasla, yetersiz beslenen yaşlı hasta için uygun kalori alımını daha iyi temin eder. Bakım kurumlarında aile tarzında sunulan öğünler yaşam kalitesini iyileştirir ve kalori ile besin alımını arttırır. Evinde yaşayan yaşlı bir kişinin yemek yeme alışkanlıkları kontrol edilmelidir; özellikle hastaneden taburcu olduktan sonra yiyecek teslimatı yapan hizmetlerden yararlanılması düşünülebilir. Yaşlı bir kişinin günlük protein alımı vücut ağırlığının kilogramı başına 1-1,2 g olmalıdır. Hastalıklar sırasında bu gereksinim artar. Yaş ilerledikçe diyetteki protein ve besin yoğunluğu artmalıdır. Yaygın olarak görülen diğer beslenme bozuklukları ve belirli besinlerin eksikliğinin yol açtığı sonuçlar hekim tarafından değerlendirilmelidir. Anemi durumu veya demir, vitamin B12 eksikliğinde mide-barsak sistemi hastalıkları ve kanserler açısından dikkatli taramalar yapılmalıdır. Osteoporoz (kemik erimesi) ve osteomalazi ; D vitamini eksikliği, kurumlarda bakılan ve ağırlıklı olarak iç mekanlarda oturan yaşlı hastalarda yaygın bir durumdur. Düzenli D vitamini takviyesi yapılması gerektiği doğrulanmıştır. Günde 700–800 IU (17.5–20 µg) ölçüsünde bir D vitamini dozunun yaşlılarda kırıkların önlenmesinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. Güneş ışığının yıl boyunca sınırlı derecede bulunduğu ülkelerde, 60 yaşın üzerindeki kişiler için yıl boyunca günde 800 IU (20 µg) miktarında D vitamini takviyesi önerilir. Anemi yanında gece körlüğü, nöropatiler (his kusurları, denge bozuklukları ) varsa B grubu vitaminler ve folik asit eksikliği düşünülmelidir” değerlendirmesini yaptı. Obezitenin (şişmanlık) sağlık riskleri ve olumsuz etkileri konusunda Akbaş şunları söyledi:  “Metabolik bozukluklar (diyabet) Hareketlilikle ilgili fiziksel sınırlamalar Cilt enfeksiyonları (intertrigo) Kardiyovasküler sistem hastalıkları. Kilo verme girişimlerinde dikkatli olunmalıdır. Yaşlı hastalarda kilo kaybı ve kilonun değişkenlik göstermesi kas kaybına ve yağ doku oranında bir artışa yol açar”

PEG ile beslenme

Akbaş, yaşlılık ve kronik hastalık sekeli nedeniyle ağızdan beslenemeyen hastalarda mide tüpü (PEG) ile beslenmeyi ise şöyle açıkladı: “Beyin ve sinir sistemi hastalıkları, nörolojik bir hastalık sonrasında (inme, kafa travması) bilinç bulanıklığı veya bilinç kaybı, yutamama, yemek borusunda bulunan tümörler, myastenia gravis, boyundaki tümörler, demans, Alzheimer ve parkinson gibi hastalıklar, yaşlı hastalarda yutmayı zorlaştırıp ağızdan beslenmeyi olanaksız hale getirebilir. Bu durumda uygulanan PEG (Perkutan Endoskopik Gastrostomi) işlemi, bu hastaların beslenmelerini sağlıklı bir şekilde kontrol altına alabilmek amacıyla, karın duvarından geçilerek mideye tüp yerleştirilmesi işlemidir. PEG takılması ile, ince bir boru yardımıyla hastanın sıvı veya katı gıda ihtiyaçlarının ve ilaç tedavilerinin yemek borusu kullanılmadan direk mideye ulaşması sağlanır. Her yaştan ihtiyacı olan hastaya uygulanabilen PEG yöntemi,  ileri yaşta kronik hastalığı olan hastalara da rahatlıkla yapılabilmekte hayat kurtarıcı olmaktadır. İşlem bu konuda eğitimli uzman bir endoskopist (gastroenterolog) tarafından uygun bir ortamda, anestezi altında 15-20 dk.lık bir sürede gerçekleştirilmektedir. PEG takılma işlemi gerçekleştirilen hasta eğer ilk defa takılıyor ise yaklaşık 4-6 saat müşahade altında izlendikten sonra bulunduğu ortama (evine) tekrar dönebilir. PEG değişimi veya bakımı yapıldı ise başarılı bir işlemden hemen sonra evine dönüp normal beslenmesine devam edebilir. Burada önemli olan; hekimin/beslenme uzmanının verdiği beslenme planına harfiyen uymak ve PEG takılan yerin bakımlarını yapmaktır. PEG kateteri ne zaman değiştirilmelidir? PEG kateteri delinirse, karın içine gömülürse, besin vermeyi güçleştirecek kadar şekil değiştirirse veya ciltte tedaviye dirençli enfeksiyon gelişirse değiştirilmelidir”  

GASTROEXPERT CLINIC: Adnan Kahveci Mah. Alemdağ Cad. No 2/1  Centro İş Merkezi, A Blok, 3. Kat, No 21, Beylikdüzü/ İSTANBUL

İLETİŞİM Tel ; 0212 695 05 05 -GSM ; 0532 379 00 08

29 Haz 2021 - 08:16 - Sağlık

Muhabir Nedim Odabaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?