Şehit kanlarıyla sulanmış alanın adı: Rabia meydanı!

Milli Gazete yazarı Fatma Tuncer, Mısır'daki darbeci zihniyeti kaleme aldı.

Büyütmek için resme tıklayın

Tuncer, "Müslüman yöneticiler Mısır’da yaşanan idam kararları karşısında sessizliğe gömülmüş, hiçbir tepki göstermiyor, başlarını kuma gömmüş bekliyorlar. İhvan üyeleri ise tıpkı Filistinli mazlum halk gibi yalnızlığa ve çaresizliğe terk edilmiş durumda ve çileli yolları tek başlarına kat ediyorlar." diye yazdı.

Fatma Tuncer'in, "Mekânların da ruhu vardır" başlıklı yazısının bir kısmı şöyle:

Yeryüzünde insanların acıları ile simgeleşen ve değerler ülkesine katılan bazı beldeler vardır ki yakın zamanlarda hafızalarımıza kazınan Rabiatül Adeviyye Meydanı bunlardan biridir. Adı şehitlerle anılan Rabiatül Adeviyye, Mısırlı kardeşlerimizin darbeci zihniyete karşı bir araya gelip seslerini duyurdukları bir mekân. Müslümanların maruz kaldıkları ağır şiddet ve ölümlere tanık olmuş, onların yüreklerinden dökülen sese eşlik etmiş ve şehit kanlarıyla sulanmış bir alanın adıdır Rabia Meydanı.

Hatırlarsınız; 14 Ağustos 2013 tarihinde halk darbe ile indirilen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye destek için Rabia Meydanı’nda toplanmış ve burada yapılan saldırılarda çok sayıda kişi şehit olmuştu. Halkın büyük çoğunluğunun oyu ile yönetime gelen Mursi, HAMAS ve İran hesabına casusluk yaptığı gerekçesiyle müebbet hapse mahkûm edilmiş ve ne yazık ki yalnızlığa terk edilip, mahkeme salonunda Hakk’a yürümüştü. Biz şunu biliyoruz ki, İslam coğrafyasında katliamlar ve idamlar varsa burada İsrail aleyhine hareket eden bir güç vardır ki, Muhammed Mursi, Filistin davasına destek verdiği ve Arap İslam coğrafyasını kalkındırmak için çaba gösterdiği için yargılanmıştı. Mursi’nin tavrını, Filistin davasından yana koyması Siyonist ideolojide ciddi rahatsızlık uyandırmış ve onurlu duruşunun bedelini yol arkadaşları ile birlikte ağır şekilde ödemişti. Nitekim HAMAS’ın Filistin dışındaki liderlerinden Mahir Salah Mursi’nin vefatının ardından yaptığı konuşmasında, “Sizi Kudüs ve Gazze’nin âşığı ve Filistin direnişine destek veren biri olarak bildik” ifadelerini kullanmış ve hayırla yâd etmişti. Salah İsrail’in Gazze’ye saldırı düzenlediğinde Mursi’nin Arap birliğini harekete geçirdiğini ve saldırının durdurulmasını sağladığını, bu durumun işgalci Siyonist güçlerde ciddi rahatsızlık uyandırdığını ifade etmiş ve Mursi’nin niçin hedef seçildiğine değinmişti...."

Fatma Tuncer'in yazısının tamamı bu linkte

26 Haz 2021 - 15:07 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?