Kurdaş'tan Erdoğan'a cevap: 3 çocuğun servis ücretinden haberi var mı?

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5'te gündeme dair önemli açıklamalar yaptı.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5'te Bilali Yıldırım'ın sunduğu 'Buyurun Başlıyoruz' programında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Sedat Peker'in açıklamaları sonrasında ortaya çıkan skandal olaylar hakkında değerlendirmeler yapan Kurdaş, AKP'nin anıldığı yolsuzluklara değindi.

AKP'nin başını çektiği siyasal yozlaşmaya dikkat çeken Kurdaş, "Milli Görüş Saadet Partisi iktidara gelmiş olsa ilk önce bal tutan parmağını yalar zihniyetine sahip AK Parti içindeki eski Milli Görüşçüler itiraz eder. Çünkü o bal tutumaktan vazgeçmek kolay bir şey değil" dedi.

"AKP İSLAMI İSTİSMAR EDİYOR, BİRİLERİ DE DEĞERLERLE SAVAŞIYOR"

AKP'nin siyasal bakımdan İslamı temsil etmediğini kaydederek değerlerin yozlaşmasına neden olduğunu belirten Kurdaş, "Neyi istismara kalkarsanız onun karşılığında bir başka bir şey karşısınıza getirilir. Bizim kavramlarımız istismar edildi. Bu iktidara kızanlar bizim kavramlarımız üzerinden bu milletin kendi dokularına da zarar veriyor. İktidara zarar verdiğini düşünüyor ama bu milleti millet yapan ne kadar kavram doku varsa onlara saldırmış oluyor. Benim kızdığım meselelerden bir tanesi 'Siyasal İslam' meselesidir. Milli Görüşçüler olarak 'Siyasal İslam' kavramını biz kullanmayız. Fakat bugünkü iktidar 'Siyasal İslam'ı temsil ediyormuş gibi herkes bu yaklaşı içinde. Hem iktidar tarafı hem diğer taraf. Öte taraftan da bu milletin değerleri ve tarihiyle bir taraf savaşırken diğer taraf ise istismar ediyor. O bakımdan AK Parti ne siyasal İslamı ne de dindarlığı temsil ediyor. AK Parti kendine münhasır ve Batı'nın bütün kabullerini de kabul etmiş bir iktridar şablonudur" ifadelerini kullandı.

" SURİYE, UYUŞTURUCU TİCARETİNİN KİRLİ İLİŞKİLER AĞININ BAHÇESİ OLDU"

Kamuoyunda bazı siyasiler ve gazeteciler üzerinden Suriye'nin yağmalanması ve uyuşturucu ticareti konusundaki iddialara da değinen Kurdaş, "Hem Hande Fırat'ın eşi, hem de Sedat Peker'in açıklamaları ve itirafları üzerinden söylüyorum. Suriye uyuşturucu ticareti ve birçok bakımdan da önemli bir kirli ilişkiler ağının bahçesiymiş. AK Parti adına Suriye için kamuoyunda yapılanlara üzülüyorum. Suriye halkı adına üzülüyorum. Bir taraftan orada zulüm var diye üzülüyoruz, öte taraftan da Suriye'yi uyuşturucu ticaretinde Orta Doğu'ya açılan pencere olarak görüyoruz. Bir diğer taraftan da ünlü gazetecilerimizin 15 Temmuz gecesi gazetecilerinin eşleri üzerinden Suriye'de de bir başka yağma iddialarıyla bugün karşı karşıyayız. Bu durum kişi meselesi değildir, iktidar meselesidir. Zihniyet meselesinin değişmesi gerekir. Zihniyet dediğiniz şey de yönetimin oluşturduğu yansımalardır. Ve bu işlerin merkezinde ne kadar acıdır ki 20 yıllık bir iktidar var" diye konuştu.

"GAZETECİLERİN MAL VARLIKLARI SORUŞTURULSUN"

Gazeteci Veyis Ateş'in kara para aklamak suçundan yurt dışına kaçan Sezgin Baran Korkmaz ile yaptığı telefon görüşmelerinin ortaya çıkmasını ele alan Kurdaş, yaşanan skandal olay üzerinden gazetecilerin mal varlıklarının araştırılması gerektiğini söyleyerek şu şekilde konuştu:

"Bütün gazetecilerin mal varlıkları araştırılsın, soruşturulsun. Kim ne zaman hangi zaman içinde böylesine lüks bir hayat yaşamaya çalışmış, herkese hesabı sorulsun. Etrafına da sorulsun, komşularına sorulsun... Nasıl olur da mevcut maaşlarla uçuk servet sahibi olabiliyorlar. Bu bakımdan şeffaflığı biz sadece devletten bekleyemeyiz. Şeffaflığı aynı zamanda gazeteciler de aramaktadır. Basın kartı taşıyan bütün gazetecilerin ve meslaktaşlarımızın mal varlığı araştırılsın. Sıkı takiple kim nerede nasıl bir mal varlığı elde etmiş bilinsin."  

"ERDOĞAN'IN 3 ÇOCUĞUN OKUL MASRAFLARINDAN HABERİ VAR MI?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partisinin ' Babalar Günü'ne özel programında geç evliliklere değinmesini yorumlayan Kurdaş, "Gençlerin bugün geç evlenmesinin nedeni bu hükümetin 20 yıldır yürüttüğü programdır. Ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak birçok konu var. 20 yıl önce bu toplumda 20 yaşında evlilik yaşanırken bugün evlilikler 30'lu yaşlar çıktıysa bu toplum ve devlet krizidir. Bugün cumhurbaşkanı 3 çocuk tavsiyesi yapıyorsa bir nüfus sorunu var demektir. Ayrıca gençlerin evlenmesi için ne tür ekeonomik teşvik verdiniz? Ya da iktidarın veya devletin televizyonu bununla ilgili hangi milli ve kültürel çalışmalar yürüttü" diye ifade etti.

Program moderatörü Bilali Yıldırım'ın "Sayın Cumhurbaşkanı 3 çocuk aynı anda okula gitse bunların servis parası ne kadar ettiğini biliyor mu acaba?" sorusunu yanıtlayan Kurdaş, şöyle devam etti: 

"Bu sorunları her birimiz yaşıyoruz. Bugün bir genç evlenmeye kalsa asgari ücretle geçinmesi zordur. Zaten işe başlayan çoğu kişi asgari ücrete tabi tutuluyor. Eşiyle beraber bir erkek çalışmaya kalksa bile asgari ücretle o eşler geçinemez. Evlilik meselesinde de bu iktidar insanlara yalnız yaşama döngüsünü teşvik ediyor. Yani aile merkezli bir düşünce yapısı yok. Peki tavsiyeleri yapıyorsunuz ama İstanbul Sözleşmesi'ni neden kabul ettiniz. Bu evlilik tavsiyeleri yapıyorsun 6284 Kanunu neden hâlâ yürürlükte. Süresiz nafaka krizi neden var. Ayrıca bir erkek evlenmeden önce bile nafaka meselesi üzerinden boşanma ihtimalinin sonuçlarını de düşünmeye başlıyor. Yeni modalardan birisi de boşanma. Daha doğrusu boşanma konusu etkili moda oldu. Peki Aile Bakanlığı'nız ne işe yarar? Peki bu yeni modaya karşı iktidarın AileBakanlığı ne yapmıştır? Ortaya çıkan sonuçlar şunu gösteriyor: gençlere evliliklerin gecikmesi üzerinden kimsenin eleştiri yöneltmeye hakkı yok. Bunun için ekonominin düzeltilmesi lazımdır."

"BOŞANMALARIN ANA NEDENİ GEÇİM SIKINTISI"

Yapılan araştırmaya göre boşanmaların ana nedeninin geçim olduğunu ifade eden Kurdaş, "Borçlanarak yapılan evlilikte baba, baba olmaz; anne de anne olmaz. Baba ve anne, rolünü üstlenemediği zaman o evlilik de zaman içerisinde birlikteliğe dönüşüyor. Aile olunca boşanmak o kadar kolay değildir. Herkes kendi rolünü yerine getirme fırsatına da sahip olur. Bir koca istemediği halde hanımı çalışmak zorunda kalıyorsa babalığı ve kocalığı yapmakta zorluklar yaşamaktadır. Ayrıca her kadın da çalışmak istemiyor. Birçok kadın mecburen kocasının maaşı yetmediği için şartlar gereği çalışmak istiyor. Ve özellikle toplumun kredi batağına sürüklenmesi de evlilikler açısından ayrı bir sorun olarak duruyor. Bu bakımdan kocasının maaşı yetmiyorsa kadın da ister istemez çalışmak zorunda kalacak" değerlendirmesinde bulundu.

İnternet Haber Merkezi

22 Haz 2021 - 14:09 - Gündem

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mürsel - Şu anda 40 yaşında, yada 40ına merdiven dayamış akepeyi savunan bekarlar ne düşünüyo acaba, adam diyoki: şimdi moda çıkmış 30dan önce evlenmiyorlar. Ben olsam hakaret sayardım dalga geçmek sayardım

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 22 Haziran 14:24


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?