Aileye saldırılıyor

DİN-BİR-DER öncülüğünde Kardeşlik Buluşmaları kapsamında “21’inci Yüzyılda Aile Yapımıza Karşı Tehditler ve Ailenin Korunması” teması ile “Aile Konferansı”nın birincisi onlIne olarak gerçekleştirildi.

Mehmet Fahri Özkan
Mehmet Fahri Özkan Tüm Haberleri
Aileye saldırılıyor
Haber albümü için resme tıklayın

Online ortamda düzenlenen “Aile Konferansı” programında DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, aileye zarar veren kanunların, yönetmeliklerin düzeltilmesi gerektiği çağrısında bulunurken, MEDAV Genel Başkanı Tayyip Elçi ise aile kurumunda yaşanan sorunlara çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Trabzon Kur’an Kursları Federasyonu Genel Başkanı Ahmet Özdemir de aile hususunda herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşleyen, aileye birçok alanda saldırılar olduğunu belirterek, “Siz zina, fuhuş derseniz bu kavramın bir anlamı oluyor fakat siz zinaya kaçamak derseniz ağırlığı yok oluyor” dedi. Evliliklerin kolaylaştırılmasının önemine işaret eden İşleyen, “Müslümanların yaşadığı yerlerde evliliği kolaylaştıracak tedbirler almayı herkes kabul etmeli. 20 sene, 30 sene borcun altına sokularak kurulacak evler Müslümanların hayatında olmamalı” dedi.

OnlIne ortamda düzenlenen “Aile Konferansı” programında DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, aileye zarar veren kanunların, yönetmeliklerin düzeltilmesi gerektiği çağrısında bulunurken MEDAV Genel Başkanı Tayyip Elçi ise aile kurumunda yaşanan sorunlara çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Trabzon Kur’an Kursları Federasyonu Genel Başkanı Ahmet Özdemir de aile hususunda herkesin üzerinde düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini ifade etti.

“AİLE GÜÇLENDİRİLMELİ”

Online olarak gerçekleştirilen “Aile Konferansı”nda DİN-BİR-DER Genel Başkanı Muhittin Hamdi Yıldırım, kanuni olarak aile kurumuna yapılan saldırılara dikkat çekerek, “Ailelerimizde bir dağılma görüldüğü için bir araya geldik. Aile yapımızı oluşturan 5 konu var, ailemizin kurumsal yapısı, aile yapımızda gençler ve çocukların durumu, ebeveyne yapılan saldırılar, evlilik sürecine ve sonrasına yapılan saldırılar, aile yapımıza yapılan saldırılar. Bu konuları bir bir işleyeceğiz. Aile konusunda kanunların, yönetmeliklerin düzeltilmesi lazım, ekonomik saldırılar var. Aynı zamanda eğitim manasında ailenin güçlendirilmesi lazım” dedi.

“YILLARDIR YAŞANAN DEJENERASYONUN ACI MEYVELERİNİ GÖRÜYORUZ”

İnsanın sosyal bir varlık olduğunun altını çizen MEDAV Genel Başkanı Tayyip Elçi, ailede yaşananlara çare bulunmaması durumunda gelecekte daha fazla sorunlar ile karşılaşılacağını vurgulayarak, “İnsan sosyal bir varlıktır, insan tek başına yaşayamaz. İnsan, diğer insanlar ile birlikte sosyal bir biçimde yaşamalıdır. İnsan sosyal hayatımızın ve toplumsal yaşantımızın çekirdeği de ailedir. Aile ıslah olursa bütün toplum bozulur. İslam toplumunu bozmak isteyen güçlerin en büyük hedefi aile kalesini yıkmak için çabalamıştır. Son yıllarda yoğunlaşan dejenerasyonun acı meyvelerini bugün hep birlikte görüyoruz. Bugün çatırdamaya başlayan aile yapımıza karşı tedbirlerimizi almazsak istikbalde İslam toplumu bir hayal olarak kalacaktır. İslami aile yapısını koruma ve İslami bir toplum inşa etme noktasında içerisinden geçtiğimiz bu kritik süreçte hepimize görevler düşmekte” ifadelerini kullandı.

“KELİMELERİN ANLAMI BOŞALTILIYOR”

Aileye birçok alanda saldırılar olduğunu ifade eden Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Burhan İşleyen, asıl tehlikenin kavramların anlamlarını yitirmesi olduğunu ifade ederek, “Ben güzel örnekleri çoğaltmanın bugün mevzumuz olan ailenin İslami esaslar üzerine kurulup devam etmesinden konuşmaktan ziyade daha önemli olduğu kanaatindeyim. Bizim öncelikle güzel örnekleri göz önüne çıkarmamız gerekiyor. Türkiye’de ailenin tehdit atında olunduğu biliniyor. Bir kısmı bilinçli, bir kısmı bilinçsiz. İnsanımızın İslam’ı bilmemesinden kaynaklı tehditler var. Bir de bilinçli olanlar var. Yıllardan beri aşama aşama aile kavramında çözülme başladı. Aile konusunda da, İslami bir yaşam konusunda da asıl tehlike kavramlar ile oynamak suretiyle içini dolduran mevhumun çirkinliğini gözümüzden kaçırıyor. Siz zina, fuhuş derseniz bir anlamı oluyor fakat siz zinaya kaçamak derseniz ağırlığı yok oluyor” dedi.

“DÜNYEVİLEŞME EN BÜYÜK TEHLİKE”

Geçmişteki hassasiyetin kaybolduğunu ve günahların normalleştiğini ifade eden İşleyen, “Biz günahlara alışıyoruz. Aile ilişkilerimizde müstehcenliğe alışıyoruz. Bu yüzden güzel örnekler artırılmalı. Müslümanların yaşadığı yerlerde evliliği kolaylaştıracak tedbirler almayı herkes kabul etmeli. 20 sene, 30 sene borcun altına sokularak kurulacak evler Müslümanların hayatında olmamalı. Müslümanlar evliliği kolaylaştırmalı. Ailemizi tehdit eden, dış projelerin dışında bizi tehdit eden en temel tehlikelerden birisi dünyevileşmedir. Dünyevileşme bizi mahvediyor” dedi.

“AİLE KURULURKEN BELİRLENEN HUSUSLARA DİKKAT EDİLMELİ”

Ailenin tehdit altında olduğuna dikkat çeken İşleyen, aile kavramının tehlikesinin daha en başta aile kurulurken başladığını belirterek, “Nikâhsız beraberlik özendiriliyor. Burada Müslümanlarda bunu nişanla beraber dini nikâh gibi bir nikâh kıyarak yanlışın üzerine yeşil elbise giydiriyoruz. Flört nikâhı diye bir nikâh türü yoktur. Yaptığımız yanlışlardan birisi bu. Sırf laf söz olmasını diye dini nikâh kıyıldığını duyuyoruz. Aile tehdit altında ne yapacağız peki, Kur’an’da da geçtiği gibi tedbirler alınıyor. Tesettürü emrediyor, zinayı yasaklıyor, bakmayı yasaklıyor. Bu kapsamda nikâhta bu tedbirlerden bir tanesi nikâh kıyılırken yola nasıl çıkacak? Tercihlerini yaparken neyi dikkate alıyorlar? Peygamberimiz birinci tercihiniz güzellik veya zenginlik olmasın diyor. Sorulması gereken soru, bu kişi bana cennet arkadaşı olur mu olmaz mı, soru bu olmalıdır. Bu soru ile başlamayan yolun sonu kötü oluyor. Büyüklerin de katkısıyla bozulan yuvalar var. Sadece kanunlar ile boşanma oranlarında artışı ifade etmek mümkün değil. Elbette kanunlarda düzenlemeler yapılması şart ama sadece kanunlar ile olmaz” ifadelerini kullandı.

21 Haz 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Mehmet Fahri Özkan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?