Fatih Altaylı'dan çarpıcı Veyis Ateş yorumu! Boşuna zaman kaybı

Veyis Ateş hakkındaki iddialara Halk TV'de yanıt vermişti. Fatih Altaylı'dan çarpıcı bir yorum geldi. Altaylı, "Boşuna zaman kaybı" dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Organize suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan  Sedat Peker, gazeteci Veyis Ateş'in hakkında arama kararı bulunan Sezgin Baran Korkmaz'dan "bir takım işlerini çözmek" kaydıyla 10 milyon euro istediğini öne sürmüştü. Peker'in iddialarının ardından gazeteci Veyis Ateş Halk TV'de kendisine yöneltilen suçlamalara cevap vermişti. 

Veyis Ateş'in açıklamalarına HaberTürk yazarı Fatih Altay'lıdan dikkat çeken yorum geldi. "Aldın diyen yok! İstedin diyen var" diyen Altaylı, "Bir gazeteci olarak çok üzüldüm." ifadelerini kullandı.

Altaylı'nın bugünkü "Zarrab üstü Korkmaz" başlıklı yazısı şöyle:

İsmail Saymaz’ın Veyis Ateş’i konuk ettiği programı izlemedim.
Sonrasında programda konuşulanları ve program hakkında yazılanları okudum.
İzlememekle doğru yaptığımı, boşuna zaman kaybetmediğimi anladım.
Eleştirileri de anlamakta zorlanıyorum.
Ne bekliyordunuz, Veyis Ateş’in İsmail Saymaz’ın karşısına oturup, “Evet İsmail, arayıp 10 milyon euro bir ekip için, 10 milyon euro da başka bir ekip için istedim. Tabii İnan Kıraç’ın 45 milyon dolarlık alacağını da sil dedim” demesini mi!
Tabii söylediklerini söyleyecekti…
Ateş “10 milyon euro falan almadım” dedi.
Zaten “Aldın” diyen yoktu.
“İstedin” diyen vardı.
Tabii sonuçta Sezgin Baran Korkmaz elinde olduğunu iddia ettiği ve İsmail Saymaz ile Sevilay Yılman’ın dinlediklerini açıkladıkları “şantaj ve tehdit” kaydını yayınlamadığı sürece “Senin lafına karşı benim lafım” durumu sürecektir.
Bu durumda isteyen Korkmaz’a inanır, isteyen Ateş’e.
Programla ilgili en vahim olay ise Sezgin Baran Korkmaz’ın Veyis Ateş’e ithamları ve hakaretleri idi.
Bir gazeteci olarak çok üzüldüm.
Bu yazıyı aslında “Sezgin Baran Korkmaz adamsan o kaydı yayınlarsın” diye yazacaktım.
Hatta herkesten “Devleti küçük düşürmem” bahanesiyle aslında bir tür şantaj unsuru olarak herkesten ısrarla sakladığın bölümü de yayınlamak zorundasın” diye yazacaktım.
Bir de çevresindeki “gazeteci çemberini” soracaktım.
“Hangi gazetecileri evinde, otelinde ağırladın, hangi gazetecilerin evine gittin, hangi gazetecilerle sık sık buluşup yemek yedin” diyecektim.
Yanıt vermeyeceğini bildiğim halde belki de son bir kez “Hangi gazetecileri maaşa bağladın, kredi kartlarını ödedin. Bu iddialar doğru mu?” sorusunu yöneltecektim.
Ama ben bunları soramadan “Bir Avusturya numarasından beni aradı” dediğim Sezgin Baran Korkmaz dün gece saatlerinde ABD’nin talebi üzerine Avusturya’da yakalandı.
Oysa ısrarla “Ben aranmıyorum. ABD’de hakkımda bir karar yok. ABD benden sadece 10 milyon dolarlık bir talepte bulunuyor” diyordu.
Öyle değilmiş herhalde.
Şimdi bizim merak ettiğimiz tüm bu sırların yanıtlarını artık ABD ve muhtemelen Avusturya alacak.
Büyük olasılıkla o meşhur 12 dakikalık kaydın, kimsenin duymadığı 9 dakikalık bölümü de ABD’nin eline geçecek.
Zarrab üstü Baran Korkmaz, ABD istihbaratı için tabakta kaymaklı ekmek kadayıfı, yalnız ve güzel ülkem için ise “yazık” olacak.

20 Haz 2021 - 14:14 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?