Kredi kartıyla gelen aile faciaları!

Kredi kartı kullanımından dolayı meydana gelen aile faciaları bugün yerel bir gazetenin köşe yazısına konu oldu.

Büyütmek için resme tıklayın

Erzincan’da günlük olarak yayınlanan Doğu Gazetesi yazarı Mustafa Ceyhun kredi kartı kullanımı facialarına dikkati çekti ve şu öneride bulundu;

“Hepimiz bulaştık hiç değilse, müteakip ayda borcun tamamını ödeme mecburiyeti getirilmeli, kredi limiti, bir maaş tutarını aşmamalıdır. Böylece israf önlenecek ve kanaat, bereket ön plana çıkacaktır, hatta aile birliği doğacaktır. Öyle ağlar atmış ki, kredi kartlarını kaldıracak bir babayiğit var mı?”

Mustafa Ceyhun’un yazısı şu şekilde;

‘’Koşun koşun, sebil olmuş kredi kartıyla para, mal dağıtıyorlar, zorluk yok, yeter ki, küçük bir gelirin olsun.’’ Evet, geliştik modern ve seri hale geldik, lakin kazanmadan hak etmeden yemeye alıştık. Onun için mi, iflahımız, bereketimiz, huzurumuz kalmamış? Kim bu musibeti başımıza çıkardı. Ya kaybettiğimiz ahlaki ve manevi değerler!
- Koşun koşun size de ikramiye çıktı sizin de artık birkaç kredi kartınız var, istediğinizi alın. Şair ne güzelde söylemiş türküsünü ‘’Gafil gezme şaşkın bir gün ölürsün, dünya kadar malın olsa ne fayda.’’
Henüz yeni evlenmiş, biraz geliri olanların evleri arabaları var, her şey takside bağlanmış, havalarından geçilmiyor, caddelere sığmayan arabalar, arazilere sığmayan evler. Köyleri, aile birliğini yok ettiler. Kimine safir saçtı kimine zehir saçtı. Kabına sığmayanlar, nereye kadar! Bir tarafta fani dünya sevdası, bir tarafta bozulan aile yapısı.
Sadeliği bozan teraneler. İnternet cep telefonu çıktı ahlak bozuldu, kredi kartı çıktı bütçe bozuldu ve insanların dengesi bozuldu. Krediye faize bulaşanlara üç şeyden bir musallat olur. Ya ömür boyu borçları bitmez, ya aile huzursuzlukları bitmez ya da bir musibet siler süpürür.
Fakirlerin zenginler gibi yaşama dürtüleri öne çıkarken çıkmaz sokakların da tıkanmışlar. Ömrün kalan yıllarını kimse hesaba katmıyor, ölenleri görmezden geldik. Haram korkusu kimin umurunda. Asgari ücretle çalışan adam çocuklarıyla marketten içeriye giriyorlar. Ailece çok neşeliler, gerisini düşünen yok kim ne hevesleniyorsa atıyor sepetlerine. Adam keyifli, keyifli ‘’Çocuklar, haydi ne isterseniz alın elimizde kapı gibi kredi kartımız var.’’ Ama aybaşı bir lokma maaş eline geçince kıvranıyor zavallı adam. Bir dahaki aya faiziyle ertelenmeler nereye kadar.
Evvelce evinde üç günlük yiyeceği olmayana fakir deniyordu, şimdi çocuklarının elinde akıllı lüks cep telefonu olmayanlara fakir deniyor. Şu da var ki, şayet akılsız insanlar olmasaydı, mahkemeler icra daireleri ve oradan geçimlerini sağlayan binlerce elemanları olmazdı.
Hepimiz bulaştık hiç değilse, müteakip ayda borcun tamamını ödeme mecburiyeti getirilmeli, kredi limiti, bir maaş tutarını aşmamalıdır. Böylece israf önlenecek ve kanaat, bereket ön plana çıkacaktır, hatta aile birliği doğacaktır.
Öyle ağlar atmış ki, kredi kartlarını kaldıracak bir babayiğit var mı?”

19 Haz 2021 - 16:38 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?