CHP'den 189 maddelik yargı paketi.. Temel sorunlar görmezden geliniyor

Cumhuriyet Halk Partisi, adil yargılanma ilkesi için 12 kanunda değişiklik öngören 189 maddelik 12 ayrı kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. 

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri

CHP, adil yargılanma ilkesinin güçlendirilmesi için 12 kanunda değişiklik öngören 189 maddelik 12 ayrı kanun teklifi hazırlardı. CHP'den yapılan açıklamada, “Hak, Hukuk, Adalet Reform Paketi” başlığı altında hazırlanan teklifler ile adil yargılanma hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğünün güçlendirilmesinin hedeflendiği belirtildi.

İlk imzacılarının CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel, Engin Özkoç, CHP Hukuk Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Anayasa Komisyonu adına  İbrahim Kaboğlu, Adalet Komisyonu adına Zeynel Emre ve İnsan Hakları Komisyonu adına Sezgin Tanrıkulu’nun olduğu, 12 kanunda değişiklik öngören 12 ayrı kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu. 

“Hak, Hukuk, Adalet Reform Paketi” olarak adlandırılan ve toplam 189 madde içeren teklifler ile adil yargılanma hakkını ortadan kaldıran, zedeleyen ögeleri mevzuattan ayıklanması ve gerekli yeni hükümleri eklenmesi öngörülüyor.

“Torba yasa” yöntemi yerine her kanunda öngörülen değişikliklerin, ilgili kanunda yapılması tercih edilirken, teklifler ile “adil yargılanma hakkı, ifade özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, hapishanelerdeki durum, OHAL hukukundan olağan hukuka geçiş” alanlarında çözümler öneriliyor. 

Tekliflerin gerekçesinde şu değerlendirmelere yer verildi:

AKP’NİN YARGI REFORMU STRATEJİ BELGESİ SORUNLARI GÖRMÜYOR

“AKP’nin, Mayıs 2019 tarihli Yargı Reformu Stratejisi Belgesi (YRSB) ve Mart 2021’de açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı (İHEP), sürekli olarak geleceğe yönelik ‘niyet açıklamaları’ yapılıp, içi boş bir reform söylemi tutturulurken; sorunların üzerinin örtülmesi çabasından öteye geçememiştir. Belge; Türkiye'de yargının en büyük sorunu olarak görülmesi gereken, yargının yürütmeye bağımlı olması olgusunu gizlemektedir. Türkiye'de yargının en büyük sorunu, adil yargılamanın temelini oluşturan bağımsızlık ve tarafsızlık niteliklerine gerektiği şekilde sahip olmaması, önemli ölçüde, Cumhurbaşkanı’nın başkanlığını yaptığı Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) bir organı gibi faaliyet göstermesi, muhalefeti sindirmenin otoriter bir aracı olarak kullanılmasıdır. Kuşkusuz görevlerini Anayasa’ya ve vicdanlarına bağlılıkla yapan, hiçbir kişi ya da topluluğun adamı olmadan görev yapan çok sayıda yargı emekçisi de vardır. Ancak yargı içindeki çürümenin yaygınlığı da aşikâr bir gerçektir. 2017 Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi ile, erkler ayrılığı yerine, yürütmeyi elinde tutan ‘tek kişi” üstünlüğü (monokrasi) geçerli olmuştur. Bu çerçevede, yargının, hukuku bu monokratik iktidarın lehine ve muhalefetin aleyhine eğip bükmesiyle ilgili pek çok örnek bulunmaktadır.  Belge, Türkiye'deki insan hakkı ihlallerini yok saymak suretiyle, yanlış bir algı yaratmak gayretindedir. Belgede, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilmiş olağanüstü hal (OHAL) sonucu ortaya çıkan derin ve yaygın hak ihlalleri, hukuk devletine uygunmuş gibi sunulup, bu açıdan da açık bir çarpıtma yapılmaktadır. Belge, Anayasa’nın sürekli olarak ihlal edilmesi olgusunu, çözümlenmesi gereken bir sorun olarak işlememiştir.

NİYET AÇIKLAMASI OLMAKTAN ÖTEYE GİTMİYOR

Açıklandığı Mayıs 2019’dan itibaren geçen yaklaşık iki yıllık süre, esasen kapsamı itibariyle de gerçek bir yargı reformu iradesini yansıtmayan YRSB’de adil yargılanmayla ilgili belirlenen amaç ve hedeflerle ilgili olarak gerçek anlamda hemen hiçbir adımın atılmadığını göstermektedir. Bu zaman zarfında ihdas edilen 7188 sayılı Kanun, adil yargılamayla ilgili kanuni düzenleme kaynaklı sorunların aşılması iradesinin bulunmadığını teyit etmiştir. Geçen süre zarfında, ne yargı bağımsızlığını sağlama konusunda ilerleme sağlanmış ne de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları doğrultusunda gerekli yasal adımlar atılmıştır. 2021 Mart’ında açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı (İHEP) ise, yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma hakkıyla ilgili olarak kanun düzeyinde ivedi şekilde atılması gereken adımların ısrarla atılmadığı koşullarda, geleceğe yönelik bir ‘niyet açıklaması’ olmaktan öteye gidememektedir. Siyasi iktidar için sürekli olarak gelecekte yapılacak reformlardan bahsetmek, içinde bulunulan günde atılması gereken ivedi adımların atılmamasının bahanesi olarak kullanılmaktadır.

ADİL YARGILANMA YASASI

Partimizin çağrısı ile TBMM’de temsil edilen dört siyasal partinin ve 20 sivil toplum örgütünün katılımı ile 2019 yazında ‘adil yargılanma hakkı’ ışığında hazırladığımız 14 yasa önerisinin 12’si, barolardan, sendikalara ve hukuk örgütlerine birçok öznenin katılım sağladığı çalışmalar neticesinde hazırlanmış,  gerçek anlamda yargı reformu ve insan haklarına ilişkin yasa teklifleri açısından öncü adım olarak görülmelidir. Asıl hedef, kod niteliğinde bir ‘adil yargılanma yasası’ hazırlamak olmalıdır. Ancak, tek yasada düzenleme, daha uzun soluklu ve kapsayıcı bir çalışmayı gerekli kıldığından, teklifler paketi, ‘adil yargılanma hakkı yasası’na giden yolu açan ve kolaylaştıran hazırlık çalışması ve kayda değer bir birikim olarak görülebilir.

ZİHNİYET DEĞİŞİKLİĞİ GEREKLİ

Hukuk devleti ve hukuk toplumu, ancak bu erekte, bilgi, bilinç ve inançla kurulabilir. Bu konuda, öncelikle görev ve sorumluluk, madde 11 gereği, Anayasa’nın doğrudan muhatabı kurum, organ ve kişilere düşmektedir. Bu nedenle, hukuk devleti için, öncelikle Anayasa’nın doğrudan muhatabı olan organlar, hukuka inanmalıdır. Hukuk kuralları, demokratik siyasetle üretilir ve yürürlüğe konur; yönetici konumda olan siyasetçiler de, hukuka saygı göstermekle yükümlüdür. Bu hukuk bilinci ve inancı oluşmadığı sürece, yürürlüğe konulan kurallar, demokratik hukuk devleti ve “adil yargılanma hakkı” gereklerini karşılasa da, uygulamada beklenen sonuçları yaratamazlar. Bu nedenle, yargı reformu üzerinde çalışırken zihniyet değişikliği üzerinde çalışma gereği de ihmal edilmemelidir. Hukuk ve anayasa bilgisi, bütün yurttaşlar için yaşamsal olduğu gibi, yine öncelikle yöneticiler için vazgeçilmezdir. Hukuk ve anayasa bilgisinin yaşamsal özelliği, hukuk-devlet-anayasa üçlüsünde somutlaştırılabilir.

GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM

Adil yargılanma hakkı ve onunla ilintili hak ve özgürlüklerle ilgili olarak, bu konudaki uluslararası standartların da dikkate alınmasıyla oluşturulan kanun tekliflerimiz, demokratik hukuk devletinin tesisini, temel hak ve özgürlükler boyutu açısından gerçekleştirmeye de hizmet edecektir. Ancak, kuşkusuz ki bu adımı tamamlayacak bir sonraki adım, işbu kanun tekliflerinin konusu olmamakla beraber, siyasi rejimin, demokrasiyle bağdaşacak yönde, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüştürülmesidir.”

# CHP

17 Haz 2021 - 11:38 - Siyaset

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?