Temel Karamollaoğlu: Erdoğan, Biden'a hesap soracaktı ama...

NATO Zirvesi'ni değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, "Her zaman olduğu gibi bu zirvede de insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunlara dair somut adım atılmadı." dedi.

İnternet Haber Merkezi
İnternet Haber Merkezi Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. NATO Zirvesi'ni değerlendiren Karamollaoğlu, "Her zaman olduğu gibi bu zirvede de insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunlara dair somut ve kalıcı hiçbir adım atılmadı. Gerçekleşen zirvede şişme botlardan kıyıya vurarak can veren yavrular için ve tüm dünyanın gözü önünde fütursuzca katliamlar gerçekleştiren ülkeleri önlemek adına hiçbir somut karar çıkmadı." dedi. 

Joe Biden'ı sözde Ermeni Soykırımı iddialarına dair hesap sorulacağının söylendiğini hatırlatan Karamollaoğlu, "Sözde Ermeni Soykırımı iddialarını diline dolayan ABD Başkanına bunun hesabı sorulacaktı ama bırakın hesap sormayı Cumhurbaşkanı ülkemizi ilgilendiren bu kadar önemli bir konu için hamdolsun gündeme gelmedi ifadesini kullandı. Ne yazık ki dış politikadan ekonomiye, sağlıktan eğitime, içtimai hayatımızdan devletin tüm kurumlarına varıncaya dek büyük bir savrulmuşluk, tutarsızlık ve dağınıklıkla karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.

Saadet lideri Karamollaoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle: 

24 yıl önce 15 haziran 1997'de, öncülüğünü Türkiye’nin yaptığı D-8 Ekonomik İş Birliği Teşkilatı’nın 24. Kuruluş Yıl Dönümü programımıza iştirak eden tüm misafirlerimize tekraren teşekkür ediyorum. D-8’in teşekkül etmesi için büyük gayretler ortaya koyan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız başta olmak üzere, bu teşkilatın kuruluşunda emeği geçen herkesi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum. 

Bugün geldiğimiz noktada D-8'lerin kıymeti çok daha iyi anlaşılmaktadır. Ne yazık ki bugün İslam dünyası başta olmak üzere tüm dünyada kan, zulüm, gözyaşı ve büyük adaletsizliklerin pençesinde kıvranan insanlar var. Maalesef geçmişte yaşanmış vahşet, kıyım ve barbarlıkların dahi çok ötesinde ağır bir tablo ile karşı karşıyayız bugün. İşte böyle bir tablo karşısında D-8 büyük bir umuttur.  Tüm dünya mazlumlarının, mağdurlarının ve mahzunlarının bu umudunu yeşertmek Yeni bir Dünya için gayret göstermek ise hepimizin vazifesidir. Dünyanın birçok farklı noktasında çocuk, kadın, yaşlı ayırt etmeksizin yüz binlerce insan zulme uğramaktadır. Bugün ihtiyacımız olan şey günü birlik hamasi nutuklar değil D-8’lerin kuruluşunda ortaya konan ufuk ve vizyondur. Zaman laf değil, icraat zamanıdır. Rehber alınacak temel prensipler ise şunlardır. Savaş değil, barış. Çatışma değil, diyalog. Çifte standart değil, adalet. Üstünlük değil, eşitlik. Sömürü değil, hakça paylaşım. Baskı ve zulüm değil gerçek manada demokrasi ve insan hakları. 

Brüksel'de NATO Liderler Zirvesi gerçekleştirildi. Her zaman olduğu gibi bu zirvede de insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunlara dair somut ve kalıcı hiçbir adım atılmadı. Gerçekleşen zirvede şişme botlardan kıyıya vurarak can veren yavrular için ve tüm dünyanın gözü önünde fütursuzca katliamlar gerçekleştiren ülkeleri önlemek adına hiçbir somut karar çıkmadı. Bir kez daha anlaşıldı ki dünyanın karşı karşıya kaldığı problemlere neden olanlar insanlığın kanayan yaralarına, problemlerine merhem ve çözüm üretemiyorlar. Bir bakan, Afyon'un Güney Beldesi'nde yapılacak seçimleri kendilerinin kazanmasının ABD'ye bir meydan okuma ve ders olacağını söyleyecek kadar ileri gitti. Vay insafsızlar vay. 

S-400'leri kullanabilecek miyiz, parasını ödediğimiz F-35'leri teslim alabilecek miyiz? Belli değil. Sözde Ermeni Soykırımı iddialarını diline dolayan ABD Başkanına bunun hesabı sorulacaktı ama bırakın hesap sormayı Cumhurbaşkanı ülkemizi ilgilendiren bu kadar önemli bir konu için hamdolsun gündeme gelmedi ifadesini kullandı. Ne yazık ki dış politikadan ekonomiye, sağlıktan eğitime, içtimai hayatımızdan devletin tüm kurumlarına varıncaya dek büyük bir savrulmuşluk, tutarsızlık ve dağınıklıkla karşı karşıyayız.

İktidarın politikalarında devletimizin ve insanımızın çıkarları değil günü birlik çıkarlar söz konusu. Vatandaşımızın problemleri değil, seçim hesapları önceleniyor. Birlik ve beraberliğimizin değil ittifak ortaklıklarının devamlılığından dem vuruluyor. Biz bu anlayışa, gidişata, tutum ve davranışlara kökten karşıyız. Karşı karşıya kaldığımız bugünkü tabloyu ülkemize yakıştıramıyoruz. İnsanımızın çok daha iyi şartlara layık olduğunu biliyoruz. Biz ülkemizde insanımızın rahat bir nefes alacağı bu dağınıkların giderileceği hızlı bir toparlanma sürecinin inşasının zaruri ve de mümkün olduğuna inanıyoruz.

EYT ve KHK mağduru on binlere, KYK borçlusu binlerce mezun gencimize sesleniyorum, emin olun, hiçbir zaman bu problemlerin altında ezdirilmeyecek ve büyük sıkıntıların altına sürüklenmeyeceksiniz. Özellikle gençlerimize sesleniyorum. umutsuzluğa ve karamsarlığa kapılmaya hiç gerek yok. Ektiğinin karşılığını alamayan çiftçilerimiz alın terinin karşılığını alamayan işçilerimiz, açlık sınırının altında ücretle hayata tutunmaya çalışan asgari ücretlilerimiz. Problemlerin çözümünün sanıldığı gibi zor ya da imkansız olmadığını göstereceğiz.

Siyasi-bürokrat-iş adamı-mafya çemberinde dönen binlerce liralık tatillere, milyon dolarlık ihalelerde geçen rüşvetlere, yolsuzluklara, kamu kaynaklarının çarçur edilmesine bakıp da meselelerin çözümünün zor olduğu zannına kimse kapılmasın. Sizler tarafından yetkilendirildiğimiz zaman devletin tüm kurumlarını saran bu müsilajları temizleyip, kaynaklarımızı da insanımıza aktarmakta kararlıyız. Bu kadar basit mi? Evet, basit. Sadece zihniyeti değiştireceğiz. Milletimiz tarafından devlet yönetme sorumluluğu omuzlarımıza yüklendiğinde bu yetkilendirmenin tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getireceğimize hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, işsizlik gibi sorunlara neşter atacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.


# TEMEL KARAMOLLAOĞLU İLE İLİŞKİLİ:

16 Haz 2021 - 12:22 - Siyaset

Muhabir İnternet Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mürsel - Artık bu halka müslümanlıkla yalan dolanın, palavranın, hırsızlığın, yağma ve talanın, ehliyetsizlik ve liyakatsizliğin, adam kayırmanın, akrabayı makamla kollamanın, mafyayla ilişki kurmanın, haram yemenin, itibar için israf etmenin, millet açken 1150 odalı saraylarda yaşamanın, cumaya 100 araçlık konvoyla gitmenin asla bağdaşmadığını din yoluyla anlatmanın zamanı geldi, takkenin artık düşürülmesi gerek

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 16 Haziran 13:29


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?