Reklamı Kapat

Temel Karamollaoğlu: İslam Birliği gündeme alınmalı

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde gerçekleştirdiği haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Mehmet Fahri Özkan
Mehmet Fahri Özkan Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde gerçekleştirdiği haftalık olağan basın toplantısında gündemi değerlendirirken, 4 yıl önce terör örgütü tarafından şehit edilen öğretmen Aybüke Yalçın’ı rahmetle anarak konuşmasına başladı. Karamollaoğlu, “4 yıl evvel hain terör örgütü tarafından alçakça katledilen evladımız şehit öğretmen Aybüke Yalçın’ı rahmetle anıyorum. Mekânı cennet, ruhu şâd olsun” dedi.

Son günlerde ülke gündeminin ilk sıralarında yer alan iddialar hakkında konuşan Karamollaoğlu, “Yargı mensupları, emniyet yetkilileri, siyasiler, iş adamları, gazeteciler ve mafya liderleri aynı cümlenin içerisinde zikredilir hale geldi. Aynı otelde tatil yaptıkları ve para alışverişinde bulundukları iddia ediliyor. Yer yerinden oynaması gerekirken yetkililer kafalarını kuma gömmektedir.” dedi.

Karamollaoğlu, 9 Haziran 1995 günü kurulan Memur-Sen’in de kuruluş yıldönümünü şu cümlelerle kutladı:

“Merhum Erbakan Hocamızın önderliğinde ve merhum Mehmet Akif İnan’ın gayretleriyle kurulan Memur-Sen’in 26. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyorum.”

“ÇİFTÇİ KONGRESİ İLE ÇİFTÇİMİZİN DERTLERİNİ DİNLEYECEĞİZ”

Saadet Partisi’nin “Geçim İttifakı” kampanyası ile başlattığı kongrelerin ilki olan ve geçen hafta düzenlenen “Esnaf Kongresi” ile esnafın pandemi döneminde yaşadığı sıkıntıları gündeme getirdiklerini hatırlatan Karamollaoğlu, “Esnafın yaşamış olduğu sorunlara görmedim, duymadım, bilmiyorum demenin geçerliliği yok artık! İşte biz size Esnaf Kongresi vesilesiyle gösterdik, duyurduk ve artık biliyorsunuz. Vatandaşımızın sesine ses olmaya, derdini kendi derdimiz kabul ederek çözüm yollarını aramaya ve paylaşmaya devam edeceğiz. Bugün de ‘Çiftçi Kongremizi’ icra edecek, sıkıntılarını ve taleplerini yine birinci ağızdan, kendilerinden dinleyeceğiz. İktidar, bugüne kadar olduğu gibi sorumluluklarını yerine getirmemeye devam ederse inanıyoruz ki, ilk seçimde milletimiz Saadet Partisi’ni yetkilendirecek ve işte o zaman biz bu yetkilendirmenin tüm gerekliliğini hakkıyla yerine getireceğiz.” diye konuştu.

“VERGİ DAİRESİNE BULGUR MU, PİRİNÇ Mİ VEREYİM?”

Düzenlenen Esnaf Kongresi’nde esnafın yaşadıklarını kendi ağızlarından aktardığını ifade eden Karamollaoğlu, esnafın dertlerini bir kez daha hatırlatarak, “Esnafımız şunları söylüyor, aynen aktarıyorum, ‘Sadece Konya’daki 310 meslektaşımız iş yerini kapatmak zorunda kaldı. Türkiye genelinde ise hizmet sektöründe 12 arkadaşımız, çok üzülerek söylüyoruz; intihar ederek hayatına son verdi’, ‘50 bin lira kaybım varsa pandemi vesilesiyle bana verilen 3 bin lira ile ben nasıl geçineceğim?’, ‘Sosyal yardımlaşmaya veya kaymakamlığa gittiğimizde, tamam, biz size destek çıkıyoruz deyip bize koli gönderiyorlar. Ben vergi dairesine bulgur mu vereceğim, pirinç mi vereceğim?’, ‘Maalesef, devletimden hiçbir şekilde maddi yardım alamadım. Sadece istediğim; devletimiz bize biraz sahip çıksın’, ‘Biz pandemi başladığında 25 personelle çalışıyorduk. Şu an 8’e kadar düştük’ Evet, 5 ayrı esnafımızın yüreğinden ve dilinden dökülen cümleler bunlar. Böyle daha niceleri var.” dedi.

Yaşanan ekonomik krize dair birçok örnek verilebileceğini ifade eden Karamollaoğlu, otomobil alım gücü bakımında Almanya’da yaşayan bir kişi ile kıyaslama yaparak ekonomik krize dair tabloyu gözler önüne serdi. Karamollaoğlu, “Her bir vatandaşımız ve toplumumuzun her bir kesimi büyük problemler yaşamaktadır. Hal böyleyken iktidarda bulunan arkadaşlar bir başka Türkiye tablosu çizmeye çalışıyor. ABD bizi kıskanıyor, Avrupa imreniyor. Yakında çağ atlayacağız, çatlayacaklar, patlayacaklar söylemleriyle algıları yönetiyorlar. Keşke ortada kıskanılacak bir ekonomi tablomuz olsa! Ama maalesef yok, ne yazık ki durum hiç de anlatıldığı gibi değil. Almanya’da asgari ücret 1.614 avro, Türkiye’de ise 3 bin 577 lira. Volkswagen Polo marka araç Almanya’da 16 bin avro, Türkiye’de 216 bin TL. Bu araç Almanya’da 10 aylık, Türkiye’de ise 60 aylık asgari ücretle alınabiliyor. Soruyorum; kim kimi kıskanıyor? Biz istiyoruz ki, gerçekten ekonomisiyle, insanlarının alım gücüyle, hayat kalitesinin yüksekliğiyle hakikaten özlem duyulan ve kıskanılan bir ülke haline gelelim. İşte biz bunun için çalışıyor, bu gaye ve motivasyonla siyaset yapıyoruz.” diye konuştu.

“BU İKTİDAR HİÇBİR SORUNU ÇÖZEMEZ”

Pazar günü yapılan Liseye Geçiş Sınavı’na (LGS) da değinen Karamollaoğlu, “LGS’de sorulan matematik soruları yetkililerin halden anlamazlığının son örneğidir. Pandemide herkes aynı eğitimi ve desteği alamamışken bu denli zor sorular sorulması, eğitimde yıllardan beri yaşanan fırsat eşitsizliğini derinleştirmekten başka neyi ifade eder?” diye eleştirdi. Marmara Denizi’nde kirlilikten kaynaklı olarak ortaya çıkan müsilaj konusuna da değinen Karamollaoğlu, “Bugün denizlerimizde gördüğümüz şey çevreyi kirletmeye ve memleketimizin doğal güzelliklerini tahrip etmeye dayalı büyüme modellerinin artık sürdürülebilir olmadığını gösteriyor. Marmara Denizi’ndeki müsilajın en önemli nedenlerinden olan atık sularla ilgili 2006 yılında çıkarılan Kentsel Atıksu Yönetmeliği bugüne kadar neden uygulanmadı? Problemi biliyorlarmış ama rafa kaldırıp tek adım bile atmamışlar. Çevre Bakanı çevreyi bilmiyor. Kendine göre bir türkü tutturmuş, söyleyip gidiyor. Çözemezsiniz! Niye kendileri söylüyor, kendileri dinliyorlar çünkü gerçeği duymak istemiyorlar. Bu hükümet tarafından Türkiye’nin hiçbir probleminin çözülmeyeceğine kaniyim ve bunu herkes görüyor.” dedi.

“İDDİALAR KARŞISINDA KAFALARINI KUMA GÖMÜYORLAR”

Son günlerde gündemden düşmeyen organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarına hükümetin sessiz kaldığını hatırlatan Karamollaoğlu, “Yargı mensupları, emniyet yetkilileri, siyasiler, iş adamları, gazeteciler ve mafya liderleri aynı cümlenin içerisinde zikredilir hale geldi. Aynı otelde tatil yaptıkları ve para alışverişinde bulundukları iddia ediliyor. Yer yerinden oynaması gerekirken yetkililer kafalarını kuma gömmektedir. Totaliter rejimler için sopa neyse bizim gibi ülkeler için de propaganda ve medya kuruluşları odur. Ülkemizde son yıllarda medyanın ne hale geldiğini hepimiz görmekteyiz.” eleştirisini dile getirdi.

“PARASI OLMAYAN BİR KİŞİ NEDEN MEDYA ŞİRKETİ ALIYOR?”

Ziraat Bankası tarafından ‘medya’ şirketi alımı için verilen fakat geri ödenmediği iddia edilen borcu hatırlatan Karamollaoğlu, “Vatandaştan, KYK borçlusu gençlerden alacağını söke söke alan devletin kimlere göz yumduğu çiftçiye, esnafa, vatandaşa destek olması gereken Ziraat Bankası’nın kimlere, hangi amaçla kıyak çektiğinin de ortaya çıktığı kanaatindeyiz. Türkiye’de tarımı ve hayvancılığı desteklemek çiftçiye, köylüye, vatandaşa destek olmak amacıyla kurulmadı mı Ziraat Bankamız! Anlaşılan burada denklem tersinden işliyor; fakirden alıp zengine veriliyor, işçiden alınıp patrona veriliyor, esnaftan alınıp müteahhide ve medya holdinglerine veriliyor. İddialarda adı geçenler, nasıl bir ihtiyaç duydular da milyon dolarlık kredi çekerek bir medya kuruluşu satın aldılar? Bu nasıl bir ihtiyaçtır, bu neyin desteği millet bunu bilmek istiyor. Parası olmayan biri medya kuruluşunu neden alıyor ve biz bu paranın ödenip ödenmediğini de bilmiyoruz. Buradan açık çağrıda bulunuyorum; adaletten emniyete, iş dünyasından siyaset kurumuna ve devletin tüm kılcal damarlarına varıncaya dek ortalığı saran bu müsilajdan ülkemiz bir an evvel arındırılmalıdır.” ifadelerini kullandı.

“İKTİDAR İSLAM BİRLİĞİ’Nİ GÜNDEME ALMALI”

Kanada’da yolda yürürken bir kişinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden Müslüman aileye de değinen Karamollaoğlu, “Kanada’nın Ontario eyaletinde bir saldırganın, aracını kaldırımda yürüyen Müslüman bir ailenin üzerine sürmesiyle dört kişi hayatını kaybetti. Meydana gelen bu saldırıyı nefretle kınıyorum. Bugün Avrupa’da ciddi bir İslamofobi var. Avrupa gerçeklerle yüzleşmek, İslam ülkeleri de bu konuyu tüm yönleriyle ele almak mecburiyetindedir.” dedi.

AK Parti iktidarının 18 yıllık iktidarında İslam Birliği’ni hiç gündemine almadığını vurgulayan Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunurken, “Cumhurbaşkanı’nın, bizim sınırlarımızı da tehdit eden BOP’un eş başkanlığından çıktığını ve artık bu projenin karşısında olduğunu ifade etmesi gerekir. 19 yıllık iktidarları boyunca İslam Birliği’ni de, D-8’i de gündemlerini almadılar. Bunlara sahip çıkmaya ve bölgemizdeki tehditleri ciddiye almaya mecburuz.” diye konuştu.

10 Haz 2021 - 04:30 - Siyaset

Muhabir  Mehmet Fahri Özkan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.