İçerisi dışarısı bataklık

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, cezaevlerinde 88 bin uyuşturucu mahkûmunun bulunduğunu söyledi. Birçok ülkenin nüfusuna eşdeğer olan bu devasa rakam dehşet uyandırdı.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

3 yıl önce 50 bin olan tutuklu sayısı ise 80 bini aşmış durumda.

Her ne kadar tutuklanan suçlu sayısıyla övünülse de rakamın büyüklüğü, uyuşturucu bataklığına savrulan toplumumuzun ahlak ve maneviyat ilkeleriyle yönetilemediğini bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor.

3 YILDA NEREDEYSE İKİYE KATLANDI

Soylu, “Uyuşturucudan şu anda içeride 88 bin kişi var. Büyük mücadele yapıyoruz. Her hafta 3 bin 500-4 bin kişiyi gözaltına alıyoruz. İçeridekilerin önemli bir bölümü satıcı. Çocuklarımıza musallat olmasın diye onları piyasadan itiyoruz. Ama birileri rahatsız oluyor” ifadelerini kullandı. Soylu, 2018 yılında yaptığı açıklamada, cezaevlerindeki uyuşturucu mahkûmlarının sayısını 50 bin olarak açıklamıştı. Uyuşturucudan yakalanan insan sayısının 3 senede bu derece artış göstermesi “Toplum olarak nereye gidiyoruz?” sorusunu sordurttu.

Nesillerimizi zehirleyen, geleceğimizi mahveden uyuşturucu belası Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olmaya devam ediyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 88 bin kişinin uyuşturucuya bağlı suçlardan cezaevinde olduğunu söylemesi, vahim bir manzara olarak yorumlandı. Soylu, 2018 yılında yaptığı açıklamada, bu rakamı 50 bin olarak duyurmuştu. Rakamların 3 yılda neredeyse iki katına yaklaşması, 2021 itibarıyla dünya üzerinde onlarca ülkenin nüfusundan bile fazla olan 88 bin uyuşturucu suçlusunun cezaevinde bulunması, ülkemizin içine sürüklendiği uyuşturucu bataklığının boyutunu gözler önüne serdi.

88 BİN KİŞİ UYUŞTURUCU SUÇUNDAN CEZAEVİNDE

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Afyonkarahisar’da gerçekleştirdiği bir mitingde Türkiye Cumhuriyeti’nin uyuşturucu ile mücadelesine ilişkin çarpıcı rakamlar açıkladı. Soylu, gerçekleştirdikleri uyuşturucu operasyonlarından Cumhuriyet tarihinin en büyük yakalamalarını gerçekleştirdiklerini kaydetti. Soylu, “Uyuşturucudan şu anda içeride 88 bin kişi var. Büyük mücadele yapıyoruz. Her hafta 3 bin 500-4 bin kişiyi gözaltına alıyoruz. İçeridekilerin önemli bir bölümü satıcı. Çocuklarımıza musallat olmasın diye onları piyasadan itiyoruz. Ama birileri rahatsız oluyor” ifadelerini kullandı. Soylu, 2018 yılında yaptığı açıklamada, cezaevlerindeki uyuşturucu mahkûmlarının sayısını 50 bin olarak açıklamıştı. Uyuşturucudan yakalanan insan sayısının 3 senede bu derece artış göstermesi ‘Toplum olarak nereye gidiyoruz?’ sorusunu sordurttu.

ESAS YAPILMASI GEREKEN UYUŞTURUCUNUN ÜLKEYE GİRMESİNİ ENGELLEMEK

Kolluk kuvvetlerimizin özverili operasyonlarıyla uyuşturucu tacirleri ve torbacı olarak tarif edilen satıcılar bir bir yakalanarak cezaevine atılıyor. Bakan Soylu’nun açıklamalarında belirttiği üzere hapisle cezalandırılan uyuşturucu mahkûmlarının sayısı her geçen gün artıyor. Peki bu uyuşturucuların yurda sokulması ve üretimin durdurulması adına neler yapılıyor? Güvenlik uzmanları,  jeopolitik konumu itibarıyla dünya uyuşturucu trafiğinin kilit noktasında yer alan ülkemize uyuşturucu giriş ve çıkışlarının girişini engellemenin, mücadelenin bütününü etkileyecek en elzem vazife olduğu konusunda uyarıyor.

RAKAMLAR FECAAT BOYUTTA

Dünyanın en genç nüfuslu ülkelerinden olan Türkiye’de uyuşturucu kullanan 5 milyon kişi olduğu, 2 milyon kişinin ise bağımlı derecesinde olduğu çeşitli raporlarda yer alıyor. Milyonlarca gencimizin ise uyuşturucu bağımlılığına karşı savunmasız durumda olduğu belirtiliyor. Türkiye’de, madde bağımlığı tedavisindeki başarı oranının sadece yüzde 3 oranında kalması ise uyuşturucu ile mücadeleye ciddi bir dezavantaj oluşturuyor. Bağımlılıkla mücadele merkezlerinde aradığı çareyi bulamayan uyuşturucu müptelaları, başarısız tedavileri sonrası yeniden uyuşturucuya sarılarak hayatlarını mahvetmeye devam ediyor. Uyuşturucu ile mücadelenin sonuca ulaşabilmesi için etkili bir bağımlılık tedavisi yöntemi geliştirmesi gerekiyor.

HABER AJANSLARI UYUŞTURUCU HABERLERİNDEN GEÇİLMİYOR

Türkiye’de basın yayın birimlerine haber servis eden haber ajansları Türkiye’nin 81 ilinden her gün onlarca uyuşturucu haberi servis ediyor. Bu haberlerde esrar, eroin, bonzai vb. zehir çeşitlerinin toplu halde ele geçirilmesi, torbacıların yakalanması ve yargılanması gibi konular ele alınıyor. Uyuşturucu konulu haberlerin bu kadar çok olması toplum genelinde uyuşturucunun ne kadar geniş bir etki alanı olduğunu da gözler önüne seriyor.

ÇARE VE ÇÖZÜM AHLâK VE MANEVİYAT SEFERBERLİĞİNDE

Toplumumuzda her türlü ahlaksızlığın olduğu gibi uyuşturucunun yayılmasının da çok çeşitli sebepleri var. Bu sebeplerin başında kapitalist tüketim kültürü empoze edilen toplumun giderek maddiyatçı bir anlayışa sürüklenmesi geliyor. İnsanlarımız, medyanın öncülüğünü yaptığı negatif algı operasyonlarıyla lüks ve eğlenceye düşkün bir hayata yönlendiriliyor. Yeni harcamalar yapabilmek için daha çok paraya ihtiyaç duyan maneviyattan nasibini alamayan binlerce insan uyuşturucu ticareti yaparak nefsani arzularını tatmin etme hırsına kapılıyor. Milyonlarca kişi tarafından izlenen bâtıl televizyon dizilerinde uyuşturucu ticareti yapan baronların örnek insanlarmış gibi topluma rol model olarak sunulması da uyuşturucunun yayılmasının psikolojik boyutunu oluşturuyor. Uyuşturucu illetini, şehit kanlarıyla sulanmış aziz topraklarımızdan ebediyen uzaklaştırmak yediden yetmişe tam bir ahlâk ve maneviyat seferberliğini hayata geçirmekle mümkün görünüyor.

BATAKLIĞIN KÖKÜ KURUMUYOR DAHA DA BÜYÜYOR

Kolluk kuvvetlerimizin operasyonlarıyla uyuşturucu tacirleri ve torbacı olarak tarif edilen satıcılar bir bir yakalanarak cezaevine atılıyor. Bakan Soylu’nun açıklamalarında belirttiği üzere hapisle cezalandırılan uyuşturucu mahkûmlarının sayısı her geçen gün artıyor. Peki bu uyuşturucuların yurda sokulması ve üretimin durdurulması adına neler yapılıyor? Güvenlik uzmanları, jeopolitik konumu itibarıyla dünya uyuşturucu trafiğinin kilit noktasında yer alan ülkemize uyuşturucu giriş ve çıkışlarının girişini engellemenin, mücadelenin bütününü etkileyecek en elzem vazife olduğu konusunda uyarıyor.

07 Haz 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Güler - Bu baronlar kimler? Torbacı içi değil mesele reisler baronlar kimler bu işte?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 07 Haziran 08:32


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?