Saadet Partisi esnafın sorunlarını masaya yatırdı

Saadet Partisi, daha önce kamuoyuna duyurduğu “Geçim İttifakı” çalışması kapsamındaki ilk kongresinde esnafın sorunlarını gündeme taşıdı.

Ahmet Sesli
MANŞET HABER Ahmet Sesli Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

“Kepenkleri kaldırmadan ekonomi kalkınmaz!” sloganıyla düzenlenen kongrede esnaf, sorunlarını anlattı. 81 ilden birçok sektörden esnafın katıldığı kongrede sorunlar ele alındı. ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus ve TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in katıldığı “Esnaf Kongresi”nde birçok sektörde faaliyet gösteren esnaf, kendi sorunlarını aktardı. Online olarak düzenlenen ve esnafın katıldığı programda esnaf, geçinemediğini, zor şartlar altında çalışma yürüttüğünü anlattı.

KARAMOLLAOĞLU: YARDIM, BORÇ İLE OLMAZ

Esnaf Kongresi’ne katılan katılımcılara teşekkür ederek konuşmasına başlayan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, her sektörün derdinin birbirinden farklı olduğunu belirterek, verilen yardımların yeterli olmadığını vurguladı. Karamollaoğlu, “Yardım denilen şey, borçlu olana banka yolu gösteriliyor. Bu destek değil ki. Devlete olan borcunuzu erteleyelim, sonra ödersiniz. Bunları destek olarak algılamak yanlış bir metot. Bugün elbette ödeyemeyeceğiniz bir vergiyi ötelemek kesin bir destek değil, sadece problemi ötelemek olur.” diye konuştu.

Esnaf Kongresi sonuç bildirgesi açıklandı

KLASİK EKONOMİ DÜŞÜNCELERİ DEĞİŞMELİ

Karamollaoğlu, pandemi döneminde klasik ekonomi anlayışları ile bir çözüm bulunamayacağının altını çizerken, “Pandemi bütün dünyayı etkileyen bir durum. Ancak bu tip bir durumda çözüm üretirken klasik ekonomik anlayışlar ile çözüm bulunamaz. Bu anlamda alınan destek kararları da derde derman olmaz. Bambaşka bir ekonomik anlayış ile hareket edilmelidir. ABD, Avrupa bunu terk etti. Peki onlar yapıyorken biz neden yapamıyoruz? Ekonomi mantığının farklı bir baza oturtulmasına ihtiyaç var. Yaklaşım değişmeli.” dedi.

“DEVLET, ESNAFIN AYAKTA DURMASI İÇİN POLİTİKALAR GELİŞTİRMELİ”

Esnafın ekonominin bel kemiği olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, “Siz ayakta duruyorsanız ekonomi ayakta duruyor demektir. Devlet de sizin ayakta durabilmeniz için politikalar geliştirmeli. Eğer sizin yaşadığınız problemleri başka ülkede bir esnaf çekmiyorsa o zaman biz bir şeyleri yanlış hesap ediyoruz anlamına gelir. İnşallah bu devir biter. Sizin sıkıntılarınızı bilen biri gelir ve sorunlarınızı çözer.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN 6’DA 1’İ ESNAF

Esnaf Kongresi’ne katılarak esnafın durumunu anlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, tüm dünyada yaşanan pandemi ile esnaf ve sanatkârların zor durumda kaldığının altını çizerek, “En önemli esnaf ve zanaatkârın ekonomiye katkısı çok önemli. Ülkenin altıda bir nüfusuna sahip. Dünyanın her yerinde salgınla mücadele ediliyor. Bu durumda da esnafın mağduriyeti katbekat arttı. Dünyanın her yerinde esnaf bir planlama ile açılır. Pandemi sürecinde esnafa verilecek destekler yeterli değildi.” dedi.

“GÜNÜBİRLİK ADIMLAR DEĞİL, TAMAMEN KESİN ADIMLAR ATILMALI”

Esnafa verilen desteklerin devamlı ve kapsamlı olması için çalışmaların yapılması gerektiğini belirten Esnaf ve Sanatkârlar Derneği Genel Başkanı Mahmut Çelikus ise, “Aksiyon almamız lazım. İşçiler, memurlar harekete geçiyor. Esnaflar da kanunun ve hukukun sınırları içinde seslerini duyurmalıdır. Esnafa bire bir katkıları olan işçilerin, memurların, emeklilerin, çiftçiler ile de bir arada olmalı. Çünkü tüm bunlar birbiri ile ilişki içinde. Günübirlik adımlar atmak yerine geleceği esas alan geniş kapsamlı bir yol haritası çizilmeli.” diye konuştu.

“İKTİDARIN YANLIŞINA DUR DENMELİ”

İktidara çağrıda bulunan Çelikus, “Sosyal barışı destekleyecek esnaf ve sanatkârdır. Kepenklerin açık olduğu cadde ve sokaklar güvenlidir. Bunu da sadece polis ve zabıta ile sağlayamazsınız. İktidarın yanlışına dur diyeceğiz. Dükkânlarda oturup kaderlerimize razı olmamalıyız. Sivil toplum kuruluşları  bunun için var.” şeklinde konuştu.

“PANDEMİ BAŞINDA BU KADAR KÖTÜ OLACAĞINI BEKLEMİYORDUK”

İzmir’de tıbbi cihaz satışı yapan bir esnaf olan Ceren Kara, Esnaf Kongresi’nde pandeminin başından beri zorlu günler geçirdiklerini belirterek, “Bir buçuk yıl önce ilk vaka görüldüğünde biz bu denli zorlu günler yaşayacağımızı tahmin etmiyorduk. Biz de kamu hastaneleri ile çalışıyoruz. Ağız diş poliklinikleri görünürde açık olsa da faaliyet göstermedi. Halen daha bu anlamda aşılama yapılmalarını rağmen faaliyet yapılmadı. Ben ürünlerimin hepsini yurtdışından temin ediyorum. Yeni ürünler ithal edemiyoruz. Üreticilere verdiğimiz sözleri de tutamadığımız için birçok avantajı da yitirdik. Dövizdeki artış da bizi zorladı. Sağlık sektörü kapsamında çalıştığım hiçbir pandemi yardımı almadım. Ama her ay işyerimin giderlerini ödedim. Cepten ödedik. Yetmediği dönemde ise kredilere başvurarak üç dört yılımızı da ipotek altına aldık. Bizim sektörde vergi erteleme olmadı. Pandemi başlamadan önce hastanelere verdiğimiz cihazların ödemelerini de alamıyoruz. Sağlık Bakanlığı kendi hazırladığı şartnameyi yerine getirmiyor. Bir buçuk yıldır tek kuruş alamazken bize ‘ödemelerinizden feragat edin’ deniyor. Umarım bundan sonrası için küçük de olsa destek paketleri sunulursa ayakta kalabilmenin yollarını ararız.” ifadelerini kullandı.

“DEVLET ÜRETİM POLİTİKASINA GEÇMELİ”

Ankara’da 20 yıldır mobilya imalatı ile uğraşan esnaf Fahri Karık, son zamanlarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar ile zamlanan hammaddeye ulaşımın zorlaştığını belirterek, Türkiye’de üretime yönelik bir yatırımın olmadığının altını çizdi. Karık, “Son dönemlerde ham maddeye yüzde yüz oranında zamlar yapılıyor. Türkiye’de üretime yönelik bir yatırım olmadığı için fabrikalar mallarını ihraç etmek zorunda kalıyor. Bize de mal kalmıyor. Tabii ki piyasada az olan ürüne de talep artınca fiyatlar yükseliyor. Asıl sorun zam değil, sanki hiçbir şeye zam gelmemiş gibi bir algı var. Ham maddeye yüzde yüz zam geldi. Aynı zammı biz de koyarsak üzerine biz bu ürünleri kimseye satamayacağız. Üretim yapamayacağız. Köye gidelim diyeceğiz ama köyde yaşayanların durumu bizden de vahim. Biz de ayakta durmak için az işçi çalıştırmak zorunda kalıyoruz. Köle düzenini doğuracak. İşçi olmazsa işletme olmaz. Öncelikle devletin planlı bir üretime geçmesi lazım. Üreticinin zaten bir kıymeti yok bu ülkede. Bu ülkeyi idare edenler kavgayı, dövüşü bir tarafa bırakıp bir araya gelmeliler.” dedi.

TÜİK TARAFINDAN AÇIKLANAN RAKAMLAR GERÇEKLERİ YANSITMIYOR”

Bursa’da tekstil alanında iş yapan esnaf Fikret Vardar, pandemi döneminin özellikle hammadde sorununu artırdığının altını çizerek, “Tekstil sektörü de tüm sektörler gibi. Birinci ham madde konusunda yaşadığımız sorunlar. Kullandığımız polyester dövize bağlı, artış nedeniyle kur farkı nedeniyle yüzde 120 oranında bir zam yansıdı. Pamuk ise yüzde 130 oranında zamlandı. Girdi ve çıktı arasındaki dengesizlik çok büyük. O yüzden TÜİK tarafından açıklanan rakamlar gerçeği yansıtmıyor.” ifadelerini kullandı.

“OKULLAR KAPALI AMA ÖDEMELER DEVAM EDİYOR”

Kocaeli’nde kantin işleten esnaf Aykut Sunar, pandemi sürecinde okulların kapalı olması ile işyerlerinin kapandığını fakat ödemelerin devam ettiğini ifade ederek, “15 aydır okulların kapanması nedeniyle kantinciler olarak büyük mağduriyet yaşıyoruz. Bu süreçte toplam 12 bin lira destek verildi. Ancak kapalı işyerlerinin giderlerini ödemeye devam ettik. Bu süreçte ise 25 bin lira devlete ödeme yaptık. Verilenin iki katını geri verdik. Açıklanan desteği almak için söylenen şartları sağlamak ise çok zor. Okullar açılsa bile en az iki sene borca çalışacağız. Diyoruz ki bizim kiralar en az yüzde 25 düzeyinde tutulsun. Ayakta durmamız, nefes almamız için bu bizim çok önemli. Sesimizin duyulmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

“MADDİ SIKINTILARDAN ESNAF İNTİHAR EDİYOR”

Konya’da büfe işleten Latif Işık, Kovid-19 salgınının başladığı günden itibaren maddi bir yardım alamadıklarını vurgulayarak, “Ülkemizde Kovid-19 salgınının başladığı günden itibaren büyük sıkıntılar içindeyiz. Fakat buna rağmen devletimizden maddi bir yardım göremedik. Bunun temel sebebi ise bizi market ve bakkallar ile aynı statüye koydular. Ancak bizim hizmet biçimimiz farklı. Sürekli denetime tabi kaldığımız için dışarıya servislerimizi ya da masa servislerimizi yapamadık. Bununla ilgili taleplerimizi birçok defa dile getirdik ancak halen bir adım atılmadı. Bize yardım kuruluşları gıda yardımında bulundu. Bu da büfecilerin içinde bulunduğu zorluğu gözler önüne seriyor. Türkiye genelinde ise hizmet sektöründe olan 12 arkadaşımız intihar etti. Bizim zorluklarımız sadece pandemi ile de başlamadı. Zengini zengin, fakiri daha fakir yapan ekonomi zihniyeti bizlerin belini büküyor. Bizim en önemli iki talebimiz var; birincisi süpermarketler yasasının bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz. İkincisi ise 2022 yılının ortalarına kadar vergilerimizin, SGK primlerimizin ertelenmesini istiyoruz.” dedi.

“ZİNCİR MARKETLER KÜÇÜK ESNAFIN BELİNİ BÜKTÜ”

Mardin’de lokanta ve market işleten Nusret Uygun, zincir marketlerin küçük esnafa zarar verdiğini vurgulayarak, “Zincir marketler bizim belimizi büktü. Küçük esnafı perişan ettiler. Bu zincir marketlerin şehrin dışına çıkarılması gerekiyor. Küçük esnaf böylece kendini toparlar. Ayrıca her gün artan ürün pahalılığı nedeniyle insanların alım gücü kalmadı. Bu da esnafın büyük bir sıkıntı içine girmesine neden oluyor.” dedi.

“MAĞDURİYETLER DERECELENDİRİLEREK YARDIM VERİLMELİ”

Sakarya’da lokanta işleten Musa Atmaca, devletin verdiği yardımların yetersiz kaldığının altını çizerek, “15 aydır kapalıyız. Bu süre içinde yüzde 10 kapasite içinde çalışıyoruz. Verilen destekler de planlama yapılmadığı için yetersiz kaldı. 15 ayda 120 bine yakın kapalı işyerimin giderini ödedim. Çalışanlarıma yaptığı ödemeler dışında. Biz hükümetten şunu istiyoruz; mağduriyetleri derecelendirmeli ve ona göre yardımları yapmalı. Bizleri üretici sınıfına koymadıkları için biz desteklerden faydalanamıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“SESİMİZİN DUYULMASINI İSTİYORUZ”

Bayan kuaförü işleten Lale Temiz, esnafa tanınan kredi imkânından faydalanamadığını belirterek, “İlk kapanmada esnaflara bir kredi imkânı tanındı. Ama benim daha önceden bir kredim olduğu için bundan faydalanamadım. Dükkânım aylarca kapalı kaldı ama bu süreçte giderleri ödemek için borçlanmak durumunda kaldım. Çok büyük sıkıntılar ile uğraşıyorum. Bağ-Kur’umu ödeyemiyorum. Bu nedenle devlet hastanelerinde faydalanamıyoruz. Sesimizin duyulmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

“ÜLKELER ARASINDA DESTEK KONUSUNDA İYİ DEĞİLİZ”

Endüstriyel mutfak imalatı ile uğraşan Selçuk Atasoy, esnafa verilen desteklerde yeterli olunmadığını hatırlatarak, “Pandemi başlayana kadar birçok uluslararası projede yer aldık. Onlarca ülkeye ihracat yaptık. Ancak pandemi nedeniyle aylarca kapalı kaldık. Gelir ve iş kaybına uğramamıza rağmen giderlerimizi ödemeye devam ettik. Ülkeler arasında esnafına yönelik destek konusunda maalesef iyi bir durumda değiliz.” dedi.

“PANDEMİ İLE HAMMADDE FİYATI ARTTI”

Gazete ve matbaa sektöründe çalışan Tülay Demirbaş, kâğıt ithali ile giderlerinin arttığını ifade ederken, “Esnafa verilen bir krediyi çektim, şimdi ikinci krediyi vermiyorlar. Erteleyebilirsiniz dediler ama tekrar ödemeye gidince bizden 1.500 lira faizini aldılar. Pandemiden önce bir top kâğıdı 115 TL’ye alırken şimdi ise 285 TL’ye alıyoruz. Yani aşırı derecede bir fiyat artışı oldu. Kâğıdı dışarıdan ithal etmemeliyiz. Bu konuda düzenleme bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“FAİZ YÜKÜ SIRTIMIZDA”

Diyarbakır’da kafe işleten Ömer Özgün, son genelgede yer alan saat sınırlaması ile darbe aldıklarının altını çizerken, “Son normalleşme genelgesinde yer alan saat uygulaması bizlere büyük bir darbe vurdu. Biz saatlerin ileri alınmasını istiyoruz. Ayrıca kredilerin ertelenebileceği söyleniyor. Ama bunlara faiz işlemeye devam ediyor. Faiz yükü de sırtımıza ekleniyor.” dedi.

“DESTEKLER YETERSİZ”

El sanatları üzerine işletmeci olan Gülşen Sönmez, dükkânının kapalı olmasına rağmen gelen faturalara karşın destek alamadıklarının altını çizerek, “Vergi mükellefi olmama rağmen devletten hiçbir destek görmedim. Dükkânım 20 gündür kapalı olmasına rağmen 355 TL elektrik faturası geldi bana. Ben dükkânımda el emeği ile yaptığım ürünleri satıyorum. Umarız bu kongremiz ile sesimiz duyulur. Mağduriyetlerimize çözüm bulunur.” ifadelerini kullandı.

“İÇİNE KOYDUĞUM ÇİKOLATA KUTUSUNDAN DAHA UCUZ”

Kocaeli’nde gıda sektöründe çalışan esnaf Burçin Çam, pandemi ile personel sayısında azalmaya gittiklerini ancak pandemi sürecinde zamlardan çok etkilendiklerini vurgulayarak, “Pandemi öncesi 25 personel olarak çalışıyorduk. Şimdi 8 personel devam ediyoruz. Bizi en çok sarsan zamlar oldu. Benim içine koyduğum çikolata kutusundan daha ucuz bir duruma geldi. Ambalaj ürünlerinde büyük bir artış yaşandı. Düğün, nişan, sünnetler iptal olduğu için satış da yapamıyorum. Bizim işimizde hijyen çok önemli ama maske ve hijyen fiyatlarında da büyük artış yaşandı. Bu da bize ek yük getirdi. Ben üretim yapıyorum. Ancak buna rağmen ne üretim ile ilgili ne de personel ile ilgili bir destek göremiyoruz.” dedi.

# SAADET PARTİSİ İLE İLİŞKİLİ:

04 Haz 2021 - 04:30 - Siyaset

Muhabirler : Ahmet Sesli , Mehmet Fahri Özkan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?