Meral Akşener, iyileştirilmiş parlamenter sistem önerisini açıkladı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin haftalık grup toplantısında konuşuyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, haftalık İYİ Parti Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Akşener partisinin parlamenter sistem önerisini açıkladı. 

İYİ Parti lideri Akşener, “İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem, sosyal hayattan ekonomiye, adaletten diplomasiye, doğadan demokrasiye, hemen her alanda ülkemizin karşılaştığı sorunların anahtarıdır. Türkiye’nin, Partili Cumhurbaşkanlığı sistemiyle, içine düşürüldüğü sıkıntılardan çıkış yoludur.” dedi.

EN SON NE ZAMAN ESNAF ZİYARETİ YAPTIN?

İkizdere ve Çayeli ziyaretlerindeki olaylara da değinen Akşener, “Ak Parti teşkilatlarının, sağdan soldan topladıkları, küçük gruplar üzerinden, bazı provokasyon girişimleri oldu ama ne Rizeli kardeşlerim ne de Rizeli dava arkadaşlarım, bu girişime prim vermediler. Dün küçük ortak çıkıp acınası çabalarını, bana cirolamaya kalkmış. Neymiş efendim? Benim Rize’ye gitmem provokasyonmuş. Neymiş efendim? Esnaf gezmeyecekmişim. Bak sen hele… Sayın Bahçeli, ben gezmezsem, kim gezecek? Büyük ortağın ortada yok. Sen zaten ortada yoksun. Ben de gezmezsem, bu esnafı kim gezecek, milletimizin derdini kim dinleyecek? Buradan sormak istiyorum? En son ne zaman esnaf ziyareti yaptın?” dedi. 

ÜLKENİN PARASI PUL OLUYORSA İKTİDAR YOLCUDUR

İYİ Parti lideri Akşener, “İktidarlar, millet iradesiyle göreve gelir. Çünkü iktidar olmak demek, sizi o makama getiren millete, hizmet etmek demektir. Milletin, huzur ve refah içinde yaşamasını sağlamak zengin ve mutlu bir ülke inşa etme sorumluluğunu, üstlenmek demektir. Nitekim, iktidar işini iyi yapar, milleti mutlu ederse, görevine devam eder. Aksi olursa da, millet sandıkta iradesini koyar, iktidar gider. Mesela, yolsuzluk her yanı sarıyor, ve yapanın da yanına kar kalıyorsa iktidar gidiyor demektir. Mesela, yoksulluk çığ gibi büyüyor işsizlik zirve yapıyor ülkenin parası pul oluyorsa iktidar yolcudur demektir. Mesela, vatandaş hayatta kalma mücadelesi verirken iktidar ülkenin bütün kaynaklarını eşe dosta yandaşa aktarmaya devam ediyorsa o ülkede, o iktidar ömrünü tamamlamış demektir.” ifadelerini kullandı. 

YAPILACAK OLAN BASİT, SOYLU KENARA ÇEKİLSİN

Sedat Peker'in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialarına değinen Akşener, “Devlet itibarının, kişiler üzerinden, daha fazla ayaklar altına alınmasına izin verilemez. Yapılacak olan basit. İçişleri Bakanı ve suçlamalara maruz kalanlar kenara çekilir. Cumhuriyetin savcıları ve hakimleri devreye girer gereken yapılır. Sayın Erdoğan bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacaksın? Çalışma arkadaşlarına ne zaman çekidüzen vereceksin? Alengirli abuk sabuk işlerinizle aziz milletimizin en büyük kıymeti olan devletimizi, daha fazla yaralamayın.” diye konuştu.

Akşener'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Biliyorsunuz, geçtiğimiz hafta, Rize’nin İkizdere ve Çayeli ilçelerini ziyaret ettik. Önce, İkizdereli vatandaşlarımızın, doymak bilmez müteahhitlerin yağmasına karşı gösterdikleri, şerefli duruşa destek olduk, bizim için kutsal olan cennet doğamıza sahip çıktık. Sonrasında ise, İkizdere ve Çayeli esnafının dertlerini dinledik. Bize büyük misafirperverlik gösteren İkizdereli, Çayelili kardeşlerime, bir kez de bu kürsüden teşekkür ediyorum. Milletimizin en önemli hasletlerinden olan ev sahipliğini Karadeniz’in mertliğine yakışır şekilde yaptılar. Allah onlardan razı olsun. Biz ziyaretlerimizi yaparken, İkizdere ve Çayeli’nde, Ak Parti teşkilatlarının, sağdan soldan topladıkları, küçük gruplar üzerinden, bazı provokasyon girişimleri oldu. Ama ne Rizeli kardeşlerim, ne de Rizeli dava arkadaşlarım, bu girişime prim vermediler. Onlara da, bir kez daha teşekkür ediyorum.

Yanlış anlaşılmasın, ben Sayın Erdoğan ve arkadaşlarını anlayabiliyorum. Bu arkadaşlar, son dönemde zor günler geçiriyorlar. Kaçmak zorunda oldukları birçok soru, sektirmek zorunda oldukları bir dolu iddia, sulandırmak zorunda oldukları, koskoca bir millet gündemi var. Bunun için de, benim sözlerimi çarpıtıp, acaba buradan bir yol olur mu diyorlar. Varsın desinler, ben bunu anlarım. Ama bunu yaparken, Rizeli kardeşlerimi zan altında bırakmaya cüret etmelerini asla kabul etmem. Kimse heveslenmesin, bana Türkiye’nin hiçbir yerinde zarar gelmez, ben Rize’nin geliniyim, hele Rizeli’den bana hiç zarar gelmez.

Dün de, küçük ortak çıkıp, acınası çabalarını, bana cirolamaya kalkmış. Neymiş efendim? Benim Rize’ye gitmem provokasyonmuş. Neymiş efendim? Esnaf gezmeyecekmişim. Bak sen hele... Sayın Bahçeli ben gezmezsem, kim gezecek? Büyük ortağın ortada yok. Sen zaten ortada yoksun. Ben de gezmezsem, bu esnafı kim gezecek, milletimizin derdini kim dinleyecek? Buradan sormak istiyorum? En son ne zaman esnaf ziyareti yaptın?En son ne zaman çiftçinin elini sıktın? En son ne zaman işsize iş buldun? En son ne zaman milletin derdini merak ettin? Sen iktidarın küçük ortağısın. Madem bizim esnafa gitmemizden rahatsızsın. O zaman bir zahmet, o çok değerli koltuğundan kalkacaksın, milletinin ayağına gideceksin. Aynı benim yaptığım gibi, gideceksin Rizeli esnafın, Ispartalı çiftçinin halini hatırını soracaksın. Yani kürsüden öfke tiratları atmayı bırakıp, işini yapacaksın. Nefret siyasetiyle değil, millete hizmet siyasetiyle rekabet edeceksin. Eğer bunları yapamıyorsan da, bize gölge etmeyeceksin. Bu kadar basit.

Öyle zamanlardayız ki, devleti idare edenlerin hangi icraatına, hangi işine baksak, elimizde kalıyor. Biliyorsunuz, sosyal medyada bir video fırtınası, aldı başını gidiyor. İktidar mensuplarının isimleri, çirkin işlerin, garip ilişkilerin aktörleri olarak geçiyor. Normalde, bizim siyaset anlayışımıza göre parti içi meselelere karışmak olmaz.

Ak Parti ve ortaklarının içindeki skandallarla milletin gerçek gündeminin gölgelenmesini kabul edemeyiz ama bu kepazeliği, artık sadece Türkiye değil, dünya takip ediyor. Buradan konunun tüm paydaşlarına seslenmek istiyorum. Beyler, Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı söz konusu. Koskoca Türk Devleti’ni cümle aleme rezil ettiniz. Bu işler, karşı videolar yayınlamakla, gizemli hikayeler anlatıp, gerçekleri bulandırmakla olmaz. Ekranlara çıkıp saçmalamakla, hamasetle hiç olmaz. Böyle devlet yönetilmez. Bu işler, bütün iddiaları araştıracak ve gerçeği milletimizin önüne koyacak şeffaf bir yargı süreciyle olur.

Devlet itibarının, kişiler üzerinden, daha fazla ayaklar altına alınmasına izin verilemez. Yapılacak olan basit. İçişleri Bakanı ve suçlamalara maruz kalanlar kenara çekilir. Cumhuriyetin savcıları ve hakimleri devreye girer, gereken yapılır. Olması gereken budur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yakışan budur. Devlet ciddiyeti bunu gerektirir. Adalet bunu gerektirir. Yargı işini yapar, hakikat neyse ortaya çıkar. Suçu olan cezasını çeker. Suçu olmayan aklanır, işinin başına döner. Bu kadar basit. Sayın Erdoğan bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacaksın? Çalışma arkadaşlarına ne zaman çekidüzen vereceksin? Alengirli abuk sabuk işlerinizle aziz milletimizin en büyük kıymeti olan devletimizi, daha fazla yaralamayın. Çıkın, makamlarınızın sorumluluğuyla temsil ettiğiniz devletin ciddiyetiyle, gerekeni yapın. Memleketi de, daha fazla küçük düşürmeyin. Ayıptır, günahtır.

Yaşanan her yeni skandalda, her yeni yolsuzlukta, her yeni beceriksizlikte bir kez daha anlıyoruz ki bu zihniyetin artık milletimize verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Partili Cumhurbaşkanlığı dedikleri bu ucube sistemde milletimizin çilesi dağ olmuş ama iktidar ve şürekası için her şey yolunda. Ekonomi yoğun bakımda, adalet ağır yaralı, demokrasi sizlere ömür ama ağalara göre işler tıkırında. Türkiye bu zihniyeti daha fazla taşıyamaz. Milletimiz bu zor zamanlarda ne yiyor, ne içiyor, ne yapıyor. Umurlarında bile değil. Dört ayda 434 vatandaşımız intihar etmiş. Umurlarında bile değil. Çekilen krediler ödenemiyor, borçlar artık ötelenemiyor ama Sayın Erdoğan, gerçeklerle yüzleşeceğine, bize hala 2053 masalları anlatıyor. Bu düzen böyle gitmez. Türkiye böyle yönetilemez. Ömrünü tamamlamış, milletine sırtını dönmüş bu iktidarın artık görevi devretme zamanı geldi.

Güçlü, zengin ve mutlu bir Türkiye için atacağımız ilk adımı aziz milletimizin takdirine sunuyoruz. İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerimiz milletimize, memleketimize hayırlı olsun. 

İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem ilkeleri olarak belirlediğimiz ilkeler, demokratik hukuk devleti idealimizin özünü oluşturan, özgür birey, güçlü sivil toplum kuruluşları, güçlü devlet ve bunlarla birlikte güçlü milli ekonomi hedeflerimizin inşasını sağlayacak, temel yapıtaşlarıdır.

İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde Türkiye Cumhuriyeti, başbakan ve bakanlar Kurulu tarafından yönetilecek. Cumhurbaşkanı’nın, hiçbir partiyle bağlantısı olmayacak. Cumhurbaşkanlığı makamı, tarafsız ve partiler üstü bir şekilde devleti ve milletin birliğini temsil edecek. Çünkü, partili bir Cumhurbaşkanı’nın siyaseten taraf olacağı için, milletin birliğini temsil etmesi mümkün olamaz.İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde Türkiye Cumhuriyeti, başbakan ve bakanlar Kurulu tarafından yönetilecek. Cumhurbaşkanı’nın, hiçbir partiyle bağlantısı olmayacak. Cumhurbaşkanlığı makamı, tarafsız ve partiler üstü bir şekilde devleti ve milletin birliğini temsil edecek. Çünkü, partili bir Cumhurbaşkanı’nın siyaseten taraf olacağı için, milletin birliğini temsil etmesi mümkün olamaz.

Cumhurbaşkanı, yalnızca bir dönem görev yapabilecek ve görev süresi 6 yıl olacak. Görevi sona eren cumhurbaşkanı, aktif siyasete dönemeyecek.Cumhurbaşkanı, yalnızca bir dönem görev yapabilecek ve görev süresi 6 yıl olacak. Görevi sona eren cumhurbaşkanı, aktif siyasete dönemeyecek.

Sistem çoğulculuğa dayanacak. Çatışmacı, dışlayıcı siyasetin aksine uzlaşmacı ve kapsayıcı siyasetin yapılmasını sağlayarak öncelikle demokrasimizi güçlendirecek.Sistem çoğulculuğa dayanacak. Çatışmacı, dışlayıcı siyasetin aksine uzlaşmacı ve kapsayıcı siyasetin yapılmasını sağlayarak öncelikle demokrasimizi güçlendirecek.

# İYİ PARTİ İLE İLİŞKİLİ:

26 May 2021 - 10:32 - Eğitim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?