Reklamı Kapat

Kendi gündemini kendin belirle!

Milli Gazete yazarı Selime Sümeyye Abatay, bugünkü yazısında, ‘doğru haber’in önemine dikkat çekti.

Büyütmek için resme tıklayın

Milli Gazete yazarı Selime Sümeyye Abatay, “ Kudüs’ün Kılıcı Operasyonu esnasında sosyal medyanın aktif kullanılmasının, doğru haberi tüm dünyaya ulaştırmanın gücünü gördük. Manipülasyonlara rağmen dünyanın her yerinde insanlar Filistin ve Kudüs için yaptıkları eylemlerde bu platformlar üzerinden organize oldular.” diye yazdı.


Abatay’ın, “Kendi gündemini kendin belirle!” başlıklı yazısı şu şekilde; “Her an gazete okumuyoruz, her an TV haberlerini de izlemiyoruz. Ama telefon her an elimizin altında ve her an sosyal medyaya girebilme imkânına sahibiz. Haliyle gündemi belirleyen artık medya değil, sosyal medya! Eğer gündemi takip etmek istiyorsanız aktif bir sosyal medya kullanıcısı olmanız gerekiyor. “Yok ben kendi gündemimi kendim belirlerim” diyorsanız dünyaya Fransız kalıyorsunuz. Elbette kendi gündemimizi kendimiz belirlememiz gerekiyor. Ancak Filistin’de yaşanan son olaylar gösterdi ki “yok efendim ben sosyal medyayı kullanmam” diyemeyecek bir noktaya geldik.

Kudüs’ün Kılıcı Operasyonu esnasında sosyal medyanın aktif kullanılmasının, doğru haberi tüm dünyaya ulaştırmanın gücünü gördük. Manipülasyonlara rağmen dünyanın her yerinde insanlar Filistin ve Kudüs için yaptıkları eylemlerde bu platformlar üzerinden organize oldular. Hem de sosyal medyanın taraf tutmasına rağmen!

Bu süreçte sosyal medya platformları Filistin’e ve HAMAS’a destek veren paylaşımları engelledi ve kaldırdı. Çok takipçisi olmayan kullanıcıların yaptığı destek paylaşımlarında bile görüntüleme oranına anında kısıtlama getirildi. Bu da bu platformların tarafsız olmadığını çok daha görünür kıldı. Burada dikkat etmemiz gereken bir diğer husus da bizim önemsiz görerek yaptığımız paylaşımların dahi birilerini rahatsız etmesi. Bir de gerçekten eyleme geçtiğimiz de olacakları düşünün…

Bu noktada aklıma Medine’ye hicret sonrasında Peygamber Efendimiz (s.a.v.) İslam devleti kurulmadan önce Müslümanların kendi pazarını kurması noktasında attığı adımlar geliyor. Var olan pazarlardan da alışveriş yapılabilirdi ancak önce ekonomik anlamda özgür olabilmek için Müslümanlar kendi pazarlarını kurmuştu. Bu da İslam devletinin kurulmasına vesile olmuştu. Şu an her alanda Müslümanların bir araya gelerek kendi oluşumlarını kuramamasının acısını yaşıyoruz.

Peki, ne yapacağız? Kendi platformlarımızı oluşturamıyoruz diye sosyal medyanın bu gücüne teslim mi olacağız? Tabi ki hayır. Sosyal medyayı neden, niçin ve nasıl kullanmamız gerektiği üzerine kafa yormamız gerekiyor. Bu sırada amaç ve araçları da birbirine karıştırmamız lazım. Sosyal medya, bir araçtır. Dün televizyondu. Yarın kim bilir neler karşılayacak bizi? Önemli olan mesajımızı güçlü ve doğru bir şekilde verebilmek.

Yazımızın başında gündemin sosyal medyada hızla değiştiğine değindik. Filistin’de ateşkesin uygulanmasıyla beraber Filistin’e dair haberler, paylaşımlar gündemimizden hızla azalıyor ve sosyal medyada hiçbir şey olmamış gibi paylaşımlara dönülmeye başlandı bile. Elbette hayat devam ediyor ve Filistin gündemini takip ederken diğer gündemleri de atlamamamız lazım. Ancak rehavete de kapılmamalı ve kendi ana gündemlerimizi sürekli gündemde tutmalıyız. Yoksa gösterdiğimiz tepkilerin, yaptığımız eylemlerin karşılığını uzun vadede alamayız.

Şu an biz Filistin’de yaşanan ateşkesin rahatlığıyla başka gündemlere yelken açarken, Siyonist gruplar boş durmuyor, istediklerini elde edememenin hırsıyla çalışmalarına devam ediyorlar. Ateşkes sonrasında bile Mescid-i Aksa’ya baskın yapmaktan geri durmadılar. Ancak bu baskın haberleri ateşkesten önce olduğu gibi yankı bulmadı bizim gündemimizde. Siyonistlerin güçlü gözüküyor olmalarının en büyük nedeni kendi gündemlerini kendileri belirliyor ve asla hedeflerinden vazgeçmiyorlar. Yoksa ne kadar korkak ve aciz olduklarını hepimiz biliyoruz.

Kendi gündemimizi oluşturmanın yolu fikir ve eylem birliğinden geçiyor. Bunun için de İslam birliğine ihtiyacımız var. Biz ne yapabiliriz ki, İslam birliği yok ki gibi aciz söylemlerden kurtulup, İslam birliği gündemine sarılmamız gerekiyor. Burada her birimize tek tek görev düşüyor. Zira kalbimizde ve evlerimizde kuramadığımız İslam birliğinin karşılığını toplum olarak alabilmemiz mümkün değildir.”

25 May 2021 - 15:38 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Sami - Bravo! Mükemmel bir yazı olmuş. Biz hala haberleri BBC'den, Reuters'ten, AP'den alıyoruz. Yazıklar olsun...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Mayıs 16:01


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?