Gazeteci Mehmet Tezkan'ın T24'teki bugünkü yazısında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti lideri Meral Akşener'in Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile iligli düşüncülerini yazdı. 

Tezkan'ın yazısının ilgili bölümü şöyle: 

"Cumhurbaşkanı adayı kim olacak?

2018 seçimlerindeki gibi her partinin kendi adayını çıkarmayacağı, ilk turda yarışalım ikinci turda en çok oy aday üzerinde birleşiriz demeyecekleri belli. Ortak aday arayacaklar.
Nerden belli diyeceksiniz?
Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener'in söylemlerinden. İkisinin de önceliğinin bu sisteme son vermek.
İkisi de "Aday olacak mısınız? "sorusuna "Ortaklarımız da isterse, uygun görürse, neden olmayalım" yanıtını verdi.
Akşener'in şu sözleri ne yapacaklarına ışık tutuyor. Bu açıdan çok kıymetli.
Diyor ki: "Türkiye'nin bu ucube sistemden kurtuluşunun önünde tıkaç olmayacağım. Kurtuluşu zora sokacak toz zerresi kadar bir davranış içine girmeyeceğim."
Beşli ittifaka bakarsak, Ali Babacan'ın veya Ahmet Davutoğlu'nun aday gösterilmesi mümkün değil. İkisinin de geçmişe yönelik bagajları dolu.
Davutoğlu, başbakan olarak iyi sınav vermedi. Ülkeyi yönetemedi, Erdoğan'ı taklit etmenin ötesine geçemedi. Kendi kişiliğini ortaya koyamadı.
En önemlisi kovulan ilk başbakan olarak tarihe geçti. İtiraz dahi etmedi, kabullendi.
Babacan'ın daha demokrat, daha yumuşak, daha teknokrat bir portresi var. Ama Erdoğan'ın karşısına dikildiği an çok dayak yiyeceği belli. Erdoğan'ın yanındayken, onun aday olmasına imza verdiği halde, Abdullah Gül'ün muhalefetin adayı olması için çaba gösterdiğini itiraf etmesi tuz biber ekti.
Temel Karamollaoğlu da olmaz.
Geriye Kılıçdaroğlu ile Akşener kalıyor.
Kimine göre Kılıçdaroğlu aday, kimine göre de Akşener kesin gibi.
Bana göre ikisi de aday değil. Çünkü içlerinden birinin aday olması öteki partinin veya kurdukları ittifakın o kişinin liderliği yaptığı partinin peşine takıldığı imajını doğurur.
Mesela Kılıçdaroğlu aday olursa İyi Parti, Saadet ve öteki partilerin tabanından "CHP için mi bu mücadeleyi veriyoruz" sesleri yükselebilir.
Yükselecektir de…
Akşener olsa bu sefer CHP'liler mırın kırın edecek.
Liderlerden biri aday olursa; ucube rejimi değiştirme amacı, parlamenter rejime dönüş ülküsü, demokrasiyi güçlendirme hayali, kurumları yeniden inşa etme hedefi sekteye uğrayacak.
Liderler bunu görüyor…
İstanbul'da buldukları gibi Türkiye için de bir isim bulup üzerinde uzlaşacaklar. Başka çareleri yok..
Peki nasıl bir aday?
Popülist olmayan bir aday… Keyfi davranmayacağına, kurumlara önem verdiğine, ülkeyi tek başına değil ortak akılla yöneteceğine, parlamenter rejime dönüş için elinden geleni yapacağına ve en önemlisi demokrasiyi içselleştirdiğine seçmenleri inandırması gerek."