Suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla kırmızı bültenle aranan Sedat Peker'in, Mehmet Ağar ve oğlu Tolga Ağar üzerinden ortaya attığı iddialarla ilgili yargıdan henüz bir ses çıkmadı. Bu iddiaların araştırılmasına ilişkin herhangi bir inceleme veya soruşturma olmadığı öğrenildi.

15 Temmuz'dan sonra toplumun muhalif kesimlerini "hedef gösterdiği" üç davada beraat, bir soruşturmada ise takipsizlik alan Peker'in adli sicil kaydının "temiz" olduğu ortaya çıktı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü "suç örgütü" soruşturması kapsamında aranan Sedat Peker, operasyondan aylarca önce kendisine "bilgi gelmesi" üzerine yurt dışına kaçtığı basına yansımıştı.

Bu operasyon konusunda "Pelikancılar" ve Mehmet Ağar'ı suçlayan Peker'in Youtube hesabı üzerinden yayınladığı üç video, gözleri bir yandan da bu tartışmaya çevirdi.

DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre; suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialaına İçişleri Bakanı Süleyman Soylu dışında yanıt veren olmadı. DW Türkçe’ye konuşan Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş’e göre Susurluk dönemindeki yapıyı aşan bir durum ortaya çıkmış durumda.

Uludağ’ın sorularını yanıtlayan Öneş, “Bu konuşma olayı; hukuk sisteminin zayıfladığı, devlet kurumsal yapılarının çözüldüğü ve siyasetin içinde belirli şahıs ve grupların mafyatik veya suç örgütü ile bulaşık insanlarla olan ilişkilerinin geliştiği bir süreçte yeniden bir ortaya çıkış olarak görülebilir.

Burada suç örgütleri arası veya belirli bir gruplar arasındaki bir alana hâkimiyet kurma ve karşılıklı birbirlerini tasfiye olayının da etkisini görüyorum” ifadelerini kullandı.

“SUSURLUK DÖNEMİNİ AŞAN BİR DURUM VAR”

Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Susurluk dönemindeki yapıyı aşan bir durumun ortaya çıktığını düşünüyorum. Susurluk döneminde devlet içindeki kirlenmiş yapılar olduğu kadar, bunları temizlemek isteyen kurumsal yapılar da vardı.
Ama devlet içinde gene siyasi bağlantıları olan dar çerçevede olmasına rağmen illegal yapılarını yürütebilen bu tip örgütsel yapılar ortaya çıkmıştı.
Bugün böylesine yapılarla ilişkilerin siyasetçiler tarafından sergilendiği bir dönemi de ortaya çıkarıyoruz. Siyasetin açıkça Peker ve Çakıcı grubuyla olan ilişkileri ortada. Böylesi yapılar için af yasası çıkarıldı. Onun için Susurluk dönemini aşan bir durum var, diyorum”
AKP’nin telaşlı olduğunu belirten Öneş, “Erdoğan iktidarının çürümekte olduğunu herkes görüyor. Bunun telaşının AKP üzerinde de olduğunu değerlendirebiliyoruz. Ama buna rağmen özellikle siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın olduğun bir ortamda, hukuk sisteminden uzaklaşılan bir ortamda, bu tip yapılarla ilişkilerin geliştiğini de görebiliyoruz.
O bakımdan bunu Bahçeli veya AKP iktidarının bağlantısının ağırlıklı olduğu şeklinde değil, gelişmeleri gören bilenlerin bir ittifakı olan sonuçlar olarak bakıyorum”