Reklamı Kapat

“Modi, siyasi cinayetlerin üstünü örtüyor”

Gazeteci- Yazar Aslan Balcı, Keşmirli direniş lideri Eşref Sehrai’nin gözaltında şehit edilmesinin bölgedeki etkilerini ve yansımalarını Millî Gazete’ye değerlendirdi.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Güneydoğu Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Başkan Yardımcısı Gazeteci- Yazar Aslan Balcı, Keşmirli direniş lideri Eşref Sehrai’nin gözaltında şehit edilmesinin bölgedeki etkilerini ve yansımalarını Millî Gazete’ye değerlendirdi. Balcı, “Irkçı Hindistan Başbakanı Modi iktidarda kalabilmek için gerçekleştirdiği siyasi cinayetlerin üstünü örtüyor” dedi.

Hindistan’ın işgali altındaki İslam toprağı Cammu Keşmir’in bağımsızlık mücadelesine liderlik yapan sembol isimlerden Tahrik-i Hürriyet Partisi Genel Başkanı Muhammed Eşref Sehrai geçtiğimiz gün Hindistan zindanlarında şehit edildi. İlerlemiş yaşına ve ağır hastalıklarına rağmen tıbbi tedavisi engellenerek adeta ölüme terkedilen Sehrai’nin şehadeti Keşmir, Hindistan ve Pakistan kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.  Güneydoğu Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Başkan Yardımcısı Gazeteci- azar Aslan Balcı, Sehrai’nin gözaltında şehit edilmesinin Hint alt kıtasındaki yansımalarını Millî Gazete’den Abdussamet Karataş’a değerlendirdi.

“MUHAMMET EŞREF, İŞKENCELER SONUCUNDA ŞEHİT OLDU”

Sehrai’nin öldürülmesinde ciddi ihmaller olduğunu belirten Balcı, “İddiaya göre Salı günü hapishanenin doktoru 78 yaşındaki Muhammed Eşref’i hastaneye sevk etmek zorunda kaldı. Ancak hastaneye geldiğinde darp edildiği, normal hastalığının üzerine işkence gördüğü, aldığı darbeler neticesinde özgürlük mücadelesi verdiği topraklarda hayata gözünü yumduğu ifade edildi. Hastane, özgürlük lideri Muhammed Eşref’in ölüm nedenini ve raporunu açıklamıyor. El altından işbirlikçi ve yandaş Hindistan gazetelerine Muhammed Eşref’in koronavirüs hastalığı geçirdiğinden dolayı ve ülkedeki oksijen tüpünün olmamasından dolayı öldüğünü yaymaya başladı. Bu söylemi doğrulayacak hastane ve doktor raporu ortada olmadığı gibi darp, kafa bölgesi ve vücuttaki morlukların sebebini açıklayacak adli tıp raporları yok. Hindistan devleti işlemiş olduğu siyasi cinayetin üzerini örtüyor. Rapor olmadan Muhammed Eşref’in ölüm nedeninin Kovid-19 olduğu yalanını yayarak dosyayı kapatmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

“TALEP ETMESİNE RAĞMEN TIBBI TEDAVİ UYGULANMADI”

Balcı, “Muhammed Eşref’in oğlu Mücahit Sehrai babasıyla 10 gün önce konuştuğunda hapishanede kendisine tıbbı müdahale etmediklerini, yazmış olduğu onlarca şikayet ve talep yazılarına cevap verilmediğini anlatmış. Ayrıca hapishane şartlarının çok kalabalık ve çok pis olduğunu, gözaltındaki kişilerin burada salgın ve havasızlıktan öldürülmek istendiğini ifade etmiş. Eşiyle yaptığı telefon konuşmalarında ise aynı konulara değinen maktul Muhammed Eşref, hapishanede tıbbı yardım alamadığını, hapishanedeki revire çıkamadığını, doktora ulaşamadığını, kendisi gibi hasta ve rahatsız olan onlarca siyasi lider ve tutuklunun acil tıbbı yardıma ihtiyacı olduğunu anlatmış. Yürek burkan bu konuşmalar neticesinde aile bireyleri defalarca mahkemelere müracaat etmiş. En son oğlu Mücahit 16 Nisan günü bölge mahkemesine dava dilekçesini vermiş. Ancak bölge mahkemesi adeta “istiklal mahkemeleri” gibi çözüm odaklı değil, muhalifleri öldürmek odaklı çalıştığından şikâyet dosyasını almış ancak olumlu veya olumsuz hiçbir cevap vermemiş” değerlendirmesinde bulundu.

“HİÇBİR SUÇLAMA YOKKEN ESARETE MAHKUM EDİLDİ”

Şehit Muhammet Eşref Sehrai’nin tertemiz bir sicile sahip olduğunu belirten Balcı  “O kadar temiz ve saftı ki gaddar Hint yargıçları ve güvenlik birimleri kendisine isnat edecekleri bir suç ihdas edemediler. Sadece “kamu güvenliğini tehlikeye atmaktan” gözaltına alındığını belirtmişler. Aynı zamanda Cemaat-i İslami üyesi olan Muhammed Eşref Sehrai, anavatan topraklarının işgalden kurtarılmasını, Birleşmiş Milletler’in Keşmir toprakları için almış olduğu referandum kararlarının uygulanmasını istemekten başka bir eylemi olmamıştır. Halka sorulsun, dedi! Eğer halk işgalin devam etmesini istiyorsa o zaman sorun yok. Hindistan işgaline devam edebilir. Pakistan’a bağlanıp özgürce yaşamayı tercih edecekse o zaman ona da saygı duyulacak. Üçüncü seçenekte ise halk ne Pakistan’a ne de Hindistan’a bağlanmayıp bağımsız bir ülke olmak istiyorsa ona da saygı duyulmasını savunuyor” şeklinde konuştu.

"CAMMU KEŞMİR İŞGAL ALTINDA YAŞANMAZ HALE GETİRİLDİ”

Keşmir’deki insan hakları ihlallerine değinen Balcı, “Faşist Modi ve hükümeti cennet vadisi gibi güzel Cammu Keşmir bölgesini adeta yaşanmaz hayalet bir yere dönüştürdü. Yaklaşık 3 yıldan beri halk dışarı çıkamıyor. Bağına ve tarlasına gidemiyor. Tüccar ticaretini yapamıyor. İnsanların yiyecekleri kalmadı. Bölgeyi terk etmek isteyenlere yolları açıyorlar. Anayurdunu terk etmek istemeyenlere ise hareket etme imkânı vermiyorlar. Bu duruma isyan eden ne kadar kanaat önderi, siyasi lider, STK liderleri, alim, entelektüel, aktivist, gazeteci ve yazar varsa hepsi Kamu Güvenliği adı verilen aptalca yasa gereği gözaltına alınıp hapishanelere tıkıldı. Kimin hangi hapishanede olduğunun bilgisi bile birçok aileye verilmiyor. Küçük çocuk ve kadınlar kaçırılıp kötü amaçlar için kullanılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

09 May 2021 - 04:30 - Dünya

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?