Reklamı Kapat

Kampta ruh hali bozulan çocuklar çamaşır suyu içiyor

Doğu Türkistan’da yaşanan zulümler yürekleri parçalarken söz konusu mezalimi yaşayanlar arasında çocuklar da bulunuyor.

Bekir Şirin
Bekir Şirin Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Çin hükümetinin Doğu Türkistanlılara yönelik gerçekleştirdiği zulümler sürerken Çocuk Vakfı tarafından yayınlanan ‘Doğu Türkistan Çocuk Raporu’ isimli rapora göre söz konusu vahşet sadece yetişkinleri değil, aynı zamanda çocukları da etkiliyor. Yetişkin Doğu Türkistanlılar toplama kamplarında tutsak bir halde bulundurulurken çocuklar da devlete bağlı yurtlarda alıkonuluyor. Bahsi geçen yurtlar sayesinde çocukları ailelerinden koparan Çin güçleri minik bedenleri asimile etme politikası güdüyor. Çin’in yurtlarda kalmaya zorladığı çocukların sayısı net olarak bilinmezken baskı ve asimilasyon politikaların yurt isimli kamplardan ibaret olmadığı da belirtiliyor. Buna göre bölgede çocukların Müslüman geleneğe uygun isimler almaları ve sünnet gibi kimi dini ve geleneksel uygulamalarda bulunmaları yasaklanmış bulunuyor.

ÇOCUKLARA NELER YAPILIYOR?

Çin güçlerinin Doğu Türkistanlılara yönelik gerçekleştirdiği zulümlere ilişkin olarak yayın yapan İtalya merkezli “Bitter Winter” isimli derginin çocukların kaldığı merkezlerden birini gizlice kayda alarak hazırladığı bir rapora göre tutsak haldeki çocukların dışarı çıkmasına izin verilmiyor. Etrafı yüksek duvarlar ve dikenli tellerle çevrili söz konusu alanlar yüksek güvenlik önlemleriyle korunurken çocukların ebeveynleriyle ayda sadece bir defa, görevlilerin nezaretinde görüntülü görüşmesine izin veriliyor. Sadece Çince konuşmak, domuz eti yemek, hükümetin istediği kıyafetleri giymek ve hükümetin belirlediği alışkanlıklara ve geleneklere göre yaşamak zorunda bırakılan çocukların Çin müfredatını okumaya mecbur edildiği de gelen bilgiler arasında yer alıyor.

ÇOCUKLAR SIK SIK “BURASI CEZAEVİ Mİ?” DİYOR

Çocuk Vakfı’nın yayınladığı Doğu Türkistan Çocuk Raporu’nda yer alan bilgilere göre Bitter Winter’a konuşan bir öğretmen, özellikle akşam olduğunda çocukların “Anne babamı istiyorum, eve gitmek istiyorum.” diyerek ağladığını söylüyor. Söz konusu rapora göre daha önce Bole kentinde 200 Uygur çocuğun tutulduğu tesiste görev yapan bir öğretmen de çocukların ruh hâlinin günden güne bozulduğunu ifade ediyor ve çocuklardan bazılarının kendi kendilerine zarar vermek için çamaşır suyu içtiğini, bazılarının ise balık kılçığı yuttuğunu ifade kaydediyor. Aynı öğretmen, çocukların sık sık, “Burası cezaevi mi?” diye sorduklarını da aktarıyor.

EBEVEYNLER KAMPTA, MİNİK BEDENLER YURTTA

Doğu Türkistan’da toplama kamplarında bulunanların sayısının üç milyon civarında olduğu tahmin edilirken kamplara gönderilen ebeveynlerin çocuklarının genellikle devlet yurtlarında kalmaya zorlandığı kaydediliyor. Öte yandan Çin dışında yaşayan Uygur ebeveynler de genellikle zor bir seçimle karşı karşıya kalıyor: Yurtlarında kalıp tutuklanma riskini göğüslemek veya yurtdışına çıkıp çocuklarından ayrı düşmek ve hatta çocuklarıyla irtibatı yitirmek.         

07 May 2021 - 04:30 - Dünya

Muhabir Bekir Şirin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Sedat Peker'in Veyis Ateş ve Sezgin Baran Korkmaz iddiaları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?