Reklamı Kapat

Oğuz Demir: İlaç, reçete derken ekonomide ameliyata doğru!

Karar gazetesinin ekonomi yazarlarından Oğuz Demir, Türkiye’de kötüye giden ekonomi dolayısıyla “ilaç, reçete gibi durumlardan daha çok ameliyatın konuşulacağını” söyledi.

AK Parti iktidarının 20 yıldır yapamadığını kısa bir sürede yapmasını beklemenin hayal olduğu görüşünü dile getiren Demir, ekonomiyle ilgili gidişatın değişmesi için önerisini “Daha önce de bu köşede ifade ettiğim gibi şu anda bunun tek yolu sert bir faiz artışı ve bu süre içerisinde faiz artışı nedeniyle zor durumda kalacak geniş kesimler (işçi, esnaf, çiftçi vs.)için detaylıca planlanmış kamu harcamaları ve desteklerini arttıracak politikalar izlemek” ifadeleriyle açıkladı.

Oğuz Demir, bugünkü köşe yazısında yıllık yüzde 17.4’e varan enflasyonla ilgili olarak şu görüşlerini dile getirdi:

Pazartesi günü açıklanan enflasyon rakamları her ay olduğu gibi bu ay da medyada fazlasıyla konuşuldu. En çok öne çıkan konulardan biri de üretici fiyat endeksi ile tüketici fiyat endeksi arasında her ay daha fazla artan şekildeki farktı. Bu fark üreticilerin maliyetlerindeki artışın, henüz tüketici fiyatlarına yansımadığını, önümüzdeki dönemde daha fazla yansımasına neden olacağını ifade ediyor. Yani önümüzdeki aylarda maalesef daha fazla enflasyon ile karşı karşıya kalma ihtimalimiz oldukça yüksek.

Fiyatlarda kalıcı bir çözüm için güçlü bir arz ve tedarik yapısının önemli olduğunu vurgulayan Demir, şöyle devam etti:

Yine bu üretim altyapısının rekabetçiliği de enflasyon sorununun uzun vadede çözümü için çok kritik bir önem taşır. Neden mi? Kısaca yanıtlayayım!

Üretim yapmak kadar, üretilen ürünün dünyada ve Türkiye’de karşılığının olması ve böylelikle sadece içerideki pazarla sınırlı kalmaması, tüm dünya pazarlarına hitap edebilmesi artık olmazsa olmazdır. Ülkeler ve bu ülkelerdeki firmalar, birçok farklı sektörde rekabetçi üretim yapabildiklerinde ya da bir başka deyişle ithal ettiklerinden daha fazla ihraç edebildiklerinde, her açıdan kalıcı fayda görürler. Her şeyden önce bugün konuştuğumuz gibi bir döviz açığı ile karşılaşmazlar.

Ve mesela o zaman döviz kurları bu kadar belirleyici olmaz. O zaman döviz rezervi biriktirmek büyük bir sorun olmaz. İşte o zaman enflasyonda bizdeki gibi TL’nin değer kaybına bağlı olarak ortaya çıkan maliyet baskısı yerine mesela  ABD’deki gibitalebi kontrol etmek için para politikasını kullanmak mümkün olabilir.

Eğer bu rekabetçi üretimiekonomide farklı alanlara yayamıyorsak, yeri gelir belirli sektörlerde yapılan ihracat ülkemizdeki fiyatların daha çok artmasına dahi neden olabilir! Mesela Irak’a dönem dönem yumurta ihracatındaki artışın Türkiye’deki arzı daraltması ve dolayısıyla fiyatların artmasına neden olması gibi. Ya da Rusya’ya domates sattığımızda Türkiye’de domates fiyatlarının da artması gibi örneklerle karşılaşmak durumunda kalırız.

Üretim altyapısını rekabetçi bir şekilde güçlendirmek ile ihracatı ithalatın üzerine çıkarmanın kısa vadede oldukça zor olduğuna işaret eden Demir, şunları söyledi:

Yirmi yıllık tek parti iktidarının o kadar sürede yapamadığını üç beş ayda başarmasını beklemek ise hepten hayalcilik. Salgın ile şartların artık çok daha zor olduğunu da biliyoruz. Yani en azından üretim altyapısını güçlendireceğimiz, döviz açığımızı azaltabileceğimiz bir zamanı kazandıracakkadar bir süre için TL’nin değer kazanmasını sağlamak ve üretici üzerindeki maliyet baskısını azaltmak! Daha önce de bu köşede ifade ettiğim gibi şu anda bunun tek yolu sert bir faiz artışı ve bu süre içerisinde faiz artışı nedeniyle zor durumda kalacak geniş kesimler(işçi, esnaf, çiftçi vs.)için detaylıca planlanmış kamu harcamaları ve desteklerini arttıracak politikalar izlemek! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aralık ayında söylediği ancak sonradan vazgeçtiği bir acı reçete gerektiğinin farkındayız cümlesi vardı. Yukarıda bahsettiğim adımlar bir an evvel atılmazsa, ilaç, reçete değil maalesef acısı çok, nekahat süreci uzun bir ameliyatı konuşmak zorunda kalacağız!

05 May 2021 - 07:37 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?