Reklamı Kapat

Kur’an ayında Kur’anlaşmalıyız

Diyanet İşleri eski Başkan Yardımcısı Necmettin Nursaçan Hoca ile Ramazan’ı nasıl ihya edebileceğimizi konuştuk: Kur’an ayında Kur’anlaşmalıyız

Nedim Odabaş
Nedim Odabaş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Kur’an ayında Kur’anlaşmalıyım. Kur’an-ı Kerim’i hakikaten çok okumalıyım. Dinlemeliyim. Her Ramazan vahiy meleği ile bir mukabele hatmi yapan, son Ramazan’ında ise iki mukabele, iki hatim yapan Peygamber’in bağlısıyız. Hakikaten bu ayda Kur’an-ı Kerim okumaya ağırlık vermeliyiz. Hatim yapmalıyız. Anlamını da öğrenmeye çalışmalıyım. Allah’ın kitabı benden ne istiyor? Evimde de okunmalı, evimde de… Evimin duvarları şahitlik etmeli. Kızım, oğlum şahitlik etmeli. Beraber onlarla birlikte okumalıyım. Kur’an ayında Kur’an’a çok zaman ayırmalıyız.

Ramazan ayının öneminden bahseder misiniz hocam?

Hoş geldin Ramazan, gönlümüze sürur getirdin Ramazan diyoruz önce. Ahmet Remzi Efendi şöyle diyor: “Müjde mü’minler ihsanı Rahman’dır gelen, şanını tazim edin, mazu gufrandır gelen, Idi ekber her günü kadrü mübarek her gece, ne mutlu ehli imana lütfu sübhandır gelen”… Yani, Ramazan ayının her günü bayram, her gecesi Kadir Gecesi. Ne mutlu ehli imana lütfu subhandır gelen. Sevgili Peygamberimiz buyuruyor ki, “Mükafatına inanarak, sevabını bekleyerek orucu tutan, teravihi kılan kişi, Ramazan’dan ayrılırken anasından doğduğu gibi affolur.” Öyleyse Ramazan ayında Rabbimin emridir diyerek oruç ibadetimi tutmalıyım. Teravihi kılmalıyım… Teravih namazı kadına da, erkeğe de sünneti müekkededir. Bu yüzden teravih namazını kılsam da olur, kılmasam da olur, şeklinde düşünmememiz gerekiyor. İftar anında yapılan dua, reddolunmaz buyuruluyor. Onun için diyorum ki, değerli aileler… Hareketli dünyanın adamları olduk, bari iftar sofrasında anne-baba çocuklar, iftardan beş dakika önce sofrada toplanıversek. Biraz da İslam sofra adabı şöyle, başında zikir, ortasında fikir, sonunda şükür. Başında nimetleri veren Allah’ın adını ansam, yerken de, “Rabbim bana neler verdin, şu sofrada bulunan gıda maddelerinin meydana gelebilmesi için yer lazım, gök lazım, ay lazım, güneş lazım, toprak lazım, bitkiler, hayvanlar, dağlar, denizler, hepsi seferber oldu da şunları soframa getirtin.” Sana hamdolsun Rabbi. Sonunda da elbette bu nimetleri veren Rabbime hamdediyorum. İftar anı gelmeden elimi su bardağına uzatamıyorum, “Yarabbi her emrim başım üzerine müsaadeni bekliyorum” Müsaade saati gelmeden, çok da susamışım ama, elimi su bardağına uzatamıyorum. Her emrin başım üzerine. Bu andaki dua da reddolunmuyor. Efendimiz’in öğrettiği dualardan biri bu: Rahmeti bol Mevlam, beni anamı babamı, bütün mü’minleri hesap gününde bağışla. Böyle dua eden insanda hased olur mu, fesat olur mu, diğerkamlık olmaz mı? Hele gıyaben yapılan dua, en çabuk müstecab olurmuş.

“RAMAZAN’DA SAHUR ALIŞKANLIĞI KAZANMALIYIZ”

Ramazan’da sahur alışkanlığı kazanmalıyız. Seherler derde dermandır, seherler lütfi rahmettir. Seher vakti istiğfar en makbul ibadettir. O cennet yolcusu mü’minler ki, seher vakitlerinde af dilerler. Ben insanoğluna azap etmeyi dilediğimde, seher vaktinde istiğfar edenleri, mabetleri imar edenleri görünce onlara azap etmekten vazgeçerim” buyuruyor Allah (c.c.). Bir de şu hadis-i şerifi hatırlatmak isterim. Oruç, sabrın yarısıdır ve sevabı da cennettir. Birisi size sataşırsa, iki defa siz, “Ben oruçluyum, ben oruçluyum” deyiniz. Özellikle büyükşehirlerde iftar vakitlerinde trafikte bir sıkıntı yaşanıyor, “Sen geçeceksin, ben geçeceğim”, herkes gaza basıyor, sen dur ben geçeyim. Sinirler geriliyor, herkes kabalaşıyor. Aslında bu vakitte daha kibarlaşmalıyım, melekleşmeliyim, bir olgun vaziyetim olmalı, ben oruçluyum, kavga etmek, gaza basmak yakışmaz. Daha hoşgörülü olmalıyım. Oruç aynı zamanda merhamet duygularını da geliştiriyor. İslam’da isar diye bir şey var. İsar ne demek? Kendi ihtiyacına rağmen başkasını, ihtiyacını kendisine tercih etmek. Sahabe-i kiram bu konuda bize örnek olmuş. Ben değil başkasının ihtiyacını kendime tercih etmek, işi vurdumduymazlığa vurmuşum. Duyarsızım… Komşusu açken tok yatan bizden değildir diyor Allah’ın Resulü. Komşumda iftar edemeyen vardır, ama komşumla münasebetim yok. Akrabamla ilgim yok. Ramazan dolayısıyla hiç olmazsa komşumu bilmeliyim. Akrabamı bilmeliyim. Ziyaretleşmeliyim, hediyeleşmeliyim, tebrikleşmeliyim. Toplum ahengi de herhalde bu kaybetmeye yüz tutmuş değerlere, yeniden sahip olmakla mümkün olur.

“RAMAZAN’DA KUR’ANLAŞMALIYIM”

Ramazan aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu ay. Ramazan ayında mukabele etmenin önemi, hatim etmenin önemi nedir?

Kur’an ayında Kur’anlaşmalıyım. Kur’an-ı Kerim’i hakikaten çok okumalıyım. Dinlemeliyim. Her Ramazan vahiy meleği ile bir mukabele hatmi yapan, son Ramazan’ında ise iki mukabele, iki hatim yapan Peygamber’in bağlısıyız. Hakikaten bu ayda Kur’an-ı Kerim okumaya ağırlık vermeliyiz. Hatim yapmalıyız. Anlamını da öğrenmeye çalışmalıyım. Allah’ın kitabı benden ne istiyor? Evimde de okunmalı, evimde de… Evimin duvarları şahitlik etmeli. Kızım, oğlum şahitlik etmeli. Beraber onlarla birlikte okumalıyım. Kur’an ayında Kur’an’a çok zaman ayırmalıyız. Hafız benim amma, kardeşim güzel Kur’an okur diyor. Ne güzel bir sual sordunuz. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Ramazan ayının kutsallığının en önemli temeli, Kur’an’ın bu ay içinde indirilmesinden kaynaklanmaktadır. Kur’an-ı Kerim, insanlığın mutluluk reçetesidir. Âlemlerin Rabbından indirilen Kur’an. “Ey insanlar Rabbınızdan öğüt geldi, gönüllerinize şifadır, dertlerinize dermandır o kitap.” Beşerin derdine derman olur o kitap. Onsuz artık canavardan da beterdir insan. Sevgili Peygamberimiz Ramazan ayında Kur’an okuyor, Kur’an dinliyor. Vahiy meleğiyle birlikte her Ramazan bir hatim yapıyorlar, son Ramazan iki hatim yapıyorlar. Bunun adına mukabele deniliyor. Bu bir geleneğimiz olmuş. Ramazan’da bunu da yaşamalı. Evlerimizde, camilerimizde mukabeleler okunmalı. Kur’an ayında Kur’anlaşmalıyız. Kur’an ayının gecesinde Allah’ın kelamını çok okumalıyız. Efendimiz, “Kur’an okuyun ve ağlayın” buyuruyor. Ağlayamıyorsanız, ağlar gibi yapın. Niçin ağlayacak? Mü’min Allah’ı böylesine sevecek. Mü’minler en çok Allah’ı severler, böyle olunca O’nun kelamını okuyacak. Dinleyecek, ahlakıyla ahlaklanacak. Hayatına geçirecek. Efendimiz’in duası, “Kur’an-ı gönlümüzün, ruhumuzun solmayan, sönmeyen baharı eyle”. Kur’an yurdumuzun, evimizin avizesi olmalıdır. Kur’an bizden şikâyetçi değil, şefaatçi olmalıdır. Oruç ve Kur’an sahibine şefaatçi olacaktır. Ticari hayat hareketlenince, ben şimdi kalkıp gideyim, bahçedeki su kanalını tamir edeyim. Olmaz… Sen işinin başında dur! Ramazan ayında ibadete zaman ayırmalıyız. Biraz öteki işlerimizi yavaşlatmalıyız. Kur’an-ı Kerim’i okumalı, hatta hatim takip etmeliyiz. Evimizin duvarları Kur’an duysun. Bir Kur’an-ı Kerim hatminde 60 bin melek hazır olur. Allah’ın en sevdiği şey, sona varıp başa dönmektir… Bu ne demek? Kur’an-ı Kerim’i baştan sona kadar okuyup, tekrar başa dönmektir buyuruyor Peygamberimiz.

Ramazan ayı içindeki Kadir Gecesi’ni nasıl idrak etmeliyiz?

İmam Nesefi Hazretleri diyor ki, “Vaiz bize, Kadir Gecesi’nin faziletini anlatıp durma, kadrini bilirsen, her gece Kadir Gecesi’dir.” Bizim kültürümüzde, “Her geceyi Kadir bil, her geçeni Hızır bil” diye bir sözümüz vardır. Kadir Gecemizin faziletini anlatan müstakil bir sûre vardır. Kur’an nazil olmaya başlamıştır… Rabbimizin ifadesiyle, “Bin aydan daha hayırlıdır.” Bence nefis muhasebesine ihtiyacımız var. Mevlana’nın dediği gibi, “Güneş herkesin penceresinden içeri giriyor, sen perdeleri çekmişsin, güneşin burada suçu ne?” diyor. Su akıyor, sen testini altına tutmuyorsun, çeşmenin suçu ne? Testiyi altına koy ki, testi dolsun. Sadece faziletini anlatıp durmayalım, yaşamayalım, hayatımıza geçmesin. Çok inhiraf var… Kur’an’dan, İslam’dan… Giderken, giderken bunları normal görmeye başlıyoruz. Anormal olan şeyleri normal görmeye başlıyoruz. Rabbımın “Âlemlerin Rabbı’na teslim oldum, onun hükmüne girdim”, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” emrine girdim. Allah’ın Resulu, “Bu sûre beni kocattı” diyor. Kendi anlayışına göre değil, emrolunduğun gibi dosdoğru ol diyor Rabbimiz. Kur’an ayında ahlakımı hayatıma geçiriyor muyum, onunla amel edebiliyor muyum, bunu düşünebiliyor muyum? Kızım, oğlum, akrabam, çevrem, “Emri bil ma’ruf, nehyi anil münker’de ne yapıyorum?” Bunları düşünmeli, bunları yapmalıyız.

01 May 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Nedim Odabaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mert - Kim Kur'anlayaşayacak?

AKP mi, yoksa onlara sandıkta oy atanlar mı?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Mayıs 05:30


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?