Son Dakika! Çavuşoğlu ve Tatar'dan Kıbrıs zirvesi açıklaması

Son Dakika: Cenevre'de 5+1 formatında gerçekleştirilen gayriresmi Kıbrıs zirvesinin sona ermesinin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu açıklama yaptı.

Büyütmek için resme tıklayın

Son Dakika: Cenevre'de 5+1 formatında gerçekleştirilen gayriresmi Kıbrıs zirvesinin sona ermesinin ardından KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu  Cenevre Başkonsolosluğunun yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirdi. Çavuşoğlu  ve Tatar açılışın ardından gayriresmi Kıbrıs müzakerelerine ilişkin basın toplantısı gerçekleştiriyor.

TATAR: "RUM KESİMİNİN AMACI KIBRISLI TÜRKLERİ YAMA ETMEK"

Tatar'ın açıklamaları şu şekilde:

Sayın Mevlüt Çavuşoğlu'na konsolosluk açılışı için davetine teşekkür ediyorum.
Kıbrıs'da anlaşma olacaksa görüşmelerin zeminin değişmesi gerektiğini söyleyerek Cumhurbaşkanı seçildim. Türkiye'nin desteği ile artık yeni siyasetin ilgili taraflara duyurulması için buradayız.
Cenevre'de yaptığım sunumda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e "Davet mektubunda bir anlaşma olabilmesi için artık bir takım şeylerin değişmesini söylemiştiniz. Ona binaen, KKTC olarak masada bir anlaşma sağlanabilmesi için egemen kimliğimizin ve eşit uluslararası kimliğimizin tanınması gerektiğini söyledik.
Çünkü her toplantının sonunda GKRY yoluna devam ederken mağdur taraf olarak yine izolasyonlar ve kısıtlamalarla karşı karşıya kalıyoruz.
GKRY'nin hiçbir zaman eşit bir statüde ne ülkenin zenginliğini ne de ülke yönetimi paylaşma niyetinde olmayacağını ifade ettik.
Annan Planı'nda tüm iyi niyetimize ve yüzde 65'in üzerinde evet dememize rağmen Rumlar aleyhe karar verdi. Hayır demelerine rağmen mükafat olarak AB'ye alınmaları büyük bir haksızlıktır. 4 Mart 1964'te alınan karar KKTC'nin tanınmaması maddesi hala geçerliliğini koruyor.
Bütün bunlar KKTC'nin aleyhinedir. Eğer bu kurallar değişmezse hiçbir şekilde adaletin sağlanamayacağını söyledik.
Rum Kesimi'nin amacı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı ve anayasal değişiklikle Kıbrıslı Türklerin buna yama edilmesidir.
Eşitliğe dayalı ve eşit statü tanınmadan eski şartlarda masaya oturmamız ve resmi görüşmelere başlamamızın anlamı olmaz.
"Halkım zaten egemen, bunun kabul edilmesini istiyorum" dedim.
İngiltere Dışişleri Bakanı'nın (Dominic Raab) gözlerinin içine baka baka bunları söyledim: 1960 öncesindeki tartışmalarda üniter, daha doğrusu fonksiyonel federasyon öngörülmüştü. Fonksiyonel federasyon ancak 3 yıl sürebildi.
3 yıldan sonra Kıbrıslı Türkler devletin dışına atıldılar. 60 yıl sonra bütün fedakarlıklar, özveriler, yapılan çalışmalar, her türlü kısıtlama, ambargo gibi birtakım haksız uygulamalar sonrasında bir devlet kurduk.
Şu anda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile yolumuza devam ediyoruz. Bizden kimse bunu terk etmemizi ve zemini olmayan bir yapıya yama olmamızı beklemesin."

ÇAVUŞOĞLU: "RUM LİDER TAKILMIŞ PLAK GİBİYDİ"

Çavuşoğlu'nun açıklamaları şu şekilde:

Toplantının amacı yeni bir müzakere süreci için ortak zemin arayışıydı. Sayın Cumhurbaşkanı Tatar, egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm vizyonunu güçlü bir şekilde dile getirdi. Tarihi bir konuşma yaptı. Önerisini yazılı olarak da tüm taraflarla paylaştı. Biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bu önerisine tam destek verdik.

Sayın Tatar'a gösterdiği liderlik ve sergilediği kararlı duruş için teşekkür ediyorum. Toplantıda biz de Kıbrıs meselesinin özünde Rum tarafının hakimiyetçi zihniyetinin sürmesi, haksız ve hukuksuz bir şekilde Ada'nın tek temsilcisi olarak tanınması olduğunu izah ettik. Bunun için Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliği teslim edilir ve eşit statü tanınırsa yeni bir sürecin başlatılabileceğini vurguladık.

(Rum lider) Toplantıya yeni bir vizyon getiremedi. Takılmış plak gibi eski söylemlerini tekrarladı. 
KKTC'nin egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm önerisine çok güçlü bir şekilde destek vermeye devam edeceğiz
KKTC'nin bağımsızlığı, egemenliği ve eşitliği konusunda ödün vermeyeceğiz.
BM birkaç ay sonra yeni 5+1 toplantısı hedefliyor.

Yeni bir müzakere sürecinin iki toplum arasında değil, iki devlet arasında olması gerektiğini söyledik.

Bu yaklaşımın ileride başlatılacak bir müzakere sürecinin veya bulunacak bir çözümün başarısız olması halinde Kıbrıs Tüklerinin statüsünün belirsiz kalmasını da önleyeceğini özellikle ifade ettik.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri, Kıbrıs Türklerine eşitlik verilirse ortaklık devleti işlevsel olmaz iddiasını Crans Montana ve öncesinde olduğu gibi sık sık tekrarladı.

Egemen eşitliğe karşı çıktı. Hatta bırakın devlet olarak egemen eşitliği, Kıbrıs Türklerinin toplum olarak bile egemen eşitliği olmayacağını söyledi. Bu anlamda Genel Sekreter Guterres'in önerilerini de reddetti. Kabul etmeyeceğini Genel Sekreter'in yüzüne söyledi.

Meselenin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kıbrıs Türklerini içine alacak şekilde evrilmesi olduğunu dile getirdiler sık sık. Kıbrıs Türklerinin eşitliğini yine koşullara bağladı. H

içbir şey olmamış gibi 2017'de Crans Montana'da kalınan yerden devam etmek istedi. (Anastasiadis'in) bu eşitliği; dönüşümlü başkanlık, +1 oy dahil tüm bunları kabul edebilmesi için zat-ı şahanelerini tatmin etmemiz gerekiyormuş, onu söyledi. Tatmininin limitini sorduk, ona bir cevap veremedi. Bunu alaysız bir şekilde sorduğumuzu da vurgulamak isteriz. Üst perdeden konuşmaya çalıştılar ama gerekli cevapları başta Sayın Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar'dan ve bizden de aldılar

Crans Montana'dan kaldığımız yerden devam etme arzusunun da samimi olmadığını daha sonra soru cevaplarda görme imkanı bulduk. Crans Montana'da masayı devirenin kendisi olduğunu sanırım unutmaya, unutturmaya çalıştı ama biz tekrar bunu hatırlattık. O toplantıya gelmeden önceden verdiği belgeleri önce inkar etmeye kalktı. Fotokopisini önüne koyduğumuz zaman ne yapacağını şaşırdığını gördük.

Burada ne olursa olsun Rum kesiminin dönüşümlü başkanlığı kabul etmeyeceğini ifade eden o yazılı metni de önlerine koyduk. Samimiyetsizliklerini yüzlerine vurmak bizim görevimizdir. Geçmişte neler yaşandığını bilen bir arkadaşınız olarak gerekeni de yaptığımızı söylemek isteriz.

Hem biz hem de Sayın Tatar, federasyon defterini 2017'de kapattığımızı muhataplarımıza hatırlattık. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tutumunda hiçbir değişiklik yok. Rum yönetimi lideri gündemi değiştirmek için Maraş'ın ve Ercan Havaalanı'nın BM kontrolüne, Gazimağusa Limanını'nda Avrupa Birliği kontrolüne verilmesini teklif etme cüretini gösterdi. Bunların ciddiye alınması mümkün değildir. Bunu da kendilerine söyledik.

Ayrıca hidrokarbon meselesi, Ada'da gelir paylaşımı meselesi Doğu Akdeniz'de gerginliğe sebep olan önemli bir konudur. Bu konuda da yine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile ve Kıbrıs Türkü ile hidrokarbon gelirlerini paylaşmak istemediğini de açıkça göstermiştir.  Yunanistan ise beklendiği şekilde federasyonu öngören BM Güvenlik Konseyi kararlarının arkasına saklandı. 50 yıldır sonuç vermeyen federasyon modelinin tekrar müzakere edilmesini savundu. Biz de eski BM Güvenlik Konseyi kararlarını günümüz gerçeklerini, iki tarafın ortak iradesini yansıtmadığını ve taraflar isterse değiştirilebileceğini söyledik.

İngiltere ve Genel Sekreter, bir orta yol bulunabilir mi diye zemin yokladı. Neticede toplantıda yeni bir müzakere süreci başlatmak için ortak bir zemin bulunamadı. Bunun üzerine Genel Sekreter birkaç ay daha gayriresmi bir şekilde zemin yoklamaya devam etmek istediğini söyledi. Biz de bu kararını destekledik. Neticede 5+1 toplantı önerisi bizden gelmişti.

Önümüzdeki süreçte biz sağlam duruşumuzu devam ettireceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm vizyonuna ve önerisine güçlü bir şekilde destek olmaya devam edeceğiz.

KKTC'nin bağımsızlığı, egemenliği ve eşitliği konusunda ödün vermeyeceğiz. Bunlar teslim edilirse iki devlet gelecekte nasıl iş birliği yapabileceklerini müzakere edebilirler. Teslim edilmezse yolumuza KKTC ile birlikte devam edeceğiz. Cenevre toplantısı 58 yıllık Kıbrıs meselesinde tarihi bir dönüm noktasıdır. Türk tarafı, egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm modelini kayda geçirmiştir.

Bu aslında KKTC'nin bağımsızlığı ve egemenliği mücadelesidir. Bu uzun soluklu mücadelede Türkiye olarak KKTC ve Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edeceğiz.

Öte yandan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, zirvenin ardından görüşmelerin oldukça zorlu geçtiğini söyledi. Guterres, “Tahmin edebileceğiniz üzere bu kolay bir toplantı değildi. Kıbrıs sorunun çözümü için resmi görüşmelerin başlaması için yeterli ortak zemin bulamadık” dedi.

29 Nis 2021 - 14:15 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Bahattin - Baglayın Kıbrıs ı Turkıye ye gerısını onlar dusunsun .Onların nıyetı kıbrıs a komple sahıp olmak.Bu dusuncelerını degıstırmezler bosuna ugrasmayın.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Nisan 17:46


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?