Reklamı Kapat

“Desinler diye oruç tutulmaz, bunun için oruç tutan adam aç kalır”

Mahmut Toptaş Hocamızla Ramazan’ın feyiz ve bereketini konuştuk:

Nedim Odabaş
Nedim Odabaş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Desinler diye oruç tutulmaz. Ya şimdi tutmasak ayıp olur be… Bunun için oruç tutan adam, sadece aç kalır. Bunun için oruç tutuyorsa aç kalır. Bunu Ahmet ağa için yapıyor, Ayşe bacı için oruç tutuyor. Mükafatı da ahirette o veremeyeceğine göre ahirette, onun için yaptığımız her ibadetin katıksız, yalnız Allah için olması gerekir.

Kişinin niyeti katıksız Allah rızası içindir. Olabilir, ama uygulamasında örneğimiz Sevgili Peygamberimizdir. O hiçbir zaman gıybet yapmamış. Biz de 365 günümüzde gıybet yapmamaya, Ramazan’da biraz daha dikkatli olmaya çalışacağız. İftira atmamaya, yalan söylememeye, yalnız mideyi kapatmak değil, gözlerimizi harama, kulaklarımızı yalana, dilimizi iftira, gıybet gibi şeylere oruç tutturmamız gerekiyor.

Hocam Ramazan ayını mü’minler nasıl idrak etmelidir?

Allah’ın rahman ve rahim olduğunu hatırlayıp “Bismillahirrahmanirrahim” deriz. Yola yürürken, su içerken, yemek yerken, arabaya binerken. Hep O’nun rahmetinin içinde yürüdüğümüzü hatırlıyoruz aslında. Havası O’nun, suyu O’nun. Rahman olan Rabbimiz biz kullarının yanlış yapacağını biliyor. Çünkü nefis denen varlığı da içimize koymuş. Buna uyacağız. Biz melek de değiliz, şeytan da değiliz. Ama ikisine de meyyal yaratılmışız. Allah (c.c.) bize iman etme özelliğimizi de, inkâr etme özelliğimizi de vermiş ama yol göstermiş. İman tarafına gidin demiş. Buna rağmen yanlış yapacağımızı biliyor. Ezeli bilgisinde… Rahmetinden dolayı bizlere temizlenmemiz için vesileler kılıyor. 5 vakit namazımız, Peygamber Efendimiz’in ifadesiyle, “Namaz arasında geçen günahların yıkanmasına sebeptir” buyuruyor. Cuma namazı, bir hafta içinde yapılan günahların yıkanmasına, temizlenmesine sebeptir diyor. Yıllık ibadetimiz de bizim, orucumuz. Senede bir defa geliyor. Bir yıllık günahlarımızdan bizleri temizliyor. Bu Rabbimizin bize bir lütfudur, bir merhametidir, rahmetidir. Cezalandırma tarafına meyletmiyor Allah (c.c.). Her seferinde “Af isteyin Benden, Ben de sizi affedeyim” diyor. Sağlam bir hadis-i şerif’te, “Allah (c.c.) geceleri dünya semasına tecelli eder, yok mu af isteyen, ben onları affedeyim” diyor. Bunun gibi, Kadir Gecesi gibi bir geceyi bizlere lütfetmiş Allah (c.c.). 81 gecede elde edilemeyecek sevabın bir gecede elde edilebileceğine Kadir Gecesi’yle işaret etmiş. Sevgili Peygamberimiz Kadir Gecesi’nin de Ramazan’ın içinde olduğuna hadis-i şerifleriyle teyit ediyor. Rabbimin bir merhamet ayıdır, rahmet ayıdır. Cehennemden azat olma ayı olması nedeniyle rahmet, bereket ayıdır diyoruz.

Hocam, Ramazan’a feyzini veren yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirilmiş olması. Mü’minler Ramazan’da Kur’an’la ilişkisini nasıl kurmalı?

Sevgili Peygamberimizin bu ayda Kur’an okuması biraz daha artıyor. Mesela mukabele Peygamber Efendimiz (sav)’in hayatından gelir. Ama Peygamber Efendimiz bizim yaptığımız gibi yapmamış, Kendisi okumuş, Cebrail dinlemiş. İş sağlama bağlanıyor orada… Getiren Cebrail (as)… Onda unutma sorunu yok. Peygamber Efendimiz’de var… Çünkü ayet-i kerimede, “Sana unutturursak” lafzı kullanılıyor. Peygamber Efendimiz bazı olaylar için, “Ben de unutturuldum” kelimesini söylüyor. Melekler yemezler içmezler, unutmazlar. Allah (c.c.)’ünün emirlerini yerine getiren, unutma diye bir şeyi olmayan yaratıklardır.

Son vefat senesinde, o sene baştan sona iki defa okuduğu Cebrail (as)’a okudu. Bu mukabeledir... Bunu bizim halkımız imam efendi cemaatin huzurunda okuyor, orada imam efendi, cemaatin kıratını, mahreçlerini de düzeltmiş oluyor. Buna devam edilmeli. Bazıları buna bidat diye karşı çıkabiliyorlar ama çıkmasınlar. Peygamber Efendimiz zamanında böyle bir şey yoktu, ama tüm halk Arap’tı. Harflerin mahrecinin nerden çıkacağı doğuştan geliyordu. Şimdi imam efendi bir cüz okuyor, diğerleri ellerindeki mushaflardan takip ediyor, harfin çıkışını da öğrenmiş oluyorlar, kendilerini düzeltiyorlar. Ayın sonuna doğru hatimlerini yapsınlar. Şimdiye kadar yapmadıkları bir işi daha yapsınlar, ben tavsiye ediyorum, Kur’an-ı Kerim’in manasını da okusunlar. Her sene bunu yapacak olurlarsa, birkaç sene sonra Kur’an-ı Kerim’in muhteviyatı konusunda genel bilgileri olur. Bir de her şeyin bir uzmanlığı var… Bizim halkımız iyi bir geleneği devam ettiriyorlar, hatim iniyorlar. Bilemeyenler de evlerde, camilerde hatim merasimleri var. Onlara katılsınlar. Burada bir şeyi ifade etmemiz gerekir. Kur’an-ı Kerim diyor ki, “Asıl olan mana”… “Biz anlayasınız diye bu Kur’an’ı indirdik”, anlamamız gerekiyor. Cemaatimiz bir hatim merasimlerine katıldıkları gibi, camilerimizde imamlarımızın Kur’an’ı açıklayan derslerine de katılsınlar. Yani Ramazan ayının feyzinden, bereketinden yararlanmaları için beş vakit namazlarını camilerde kılsınlar, bunun şu faydası da var. Halkımızın namaz sûrelerinde birçok hatası var. Ömer Nasuhi Bilmen Hocamızın ilmihaline vuracak olursak birçoğunun namazı olmaz. Farz namazlarını camide kılsınlar, sünnet namazlarımızı da Allah kerimdir inşallah. 365 gün boyunca bunu yapsınlar. Kimsenin yarına çıkmaya garantisi yok. 80 yaşındaki babasının başında bekleyen 17 yaşındaki genç, kalpten gidiveriyor mesela. Halbuki çocuğun aklından geçmez mesela. Babayı beklerken, anneyi beklerken torun gidiyor. Herkesin başında bu, onun için ibadetlere dönmeye, Kur’an’la yaşamaya, Kur’an’la hemhal olmaya bu millet alışmadıkça, yalnız günahlardan değil, bu dünyadaki zilletten de bizim kurtulmamız mümkün değil. Kur’an bize hidayetin yollarını öğretiyor. Bu dünyada izzete ulaşmanın, devlete ulaşmanın yollarını öğretiyor bize. Ahirette de Rabbimizin rızasına ulaşmanın, hak ile batılın, iyi ile kötünün, ne olduğunu; furkan odur zaten, ayırıveren, bu iyidir bu kötüdür, bu şerdir hayırdır diye ayrım yapan kitabı iliklerimize kadar özümsemeden bizim kurtuluşumuz olmaz. Filan harbi almışsın olmaz, nefsini halletmemişsin, nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez. Bizim ıslah reçetemiz de Kur’an-ı Kerim’dir.

“KUR’AN, MÜ’MİNLER İÇİN ŞİFADIR”

 İsra Sûresi’nde Kur’an-ı Kerim için, “Mü’minler için bir şifadır” buyuruluyor. Zilletten izzete çıkmanın şifasıdır. Millet, zillet olup sadece üfürükçülere yol açıyoruz, kapı açıyoruz. Bizim her türlü imansızlık hastalığımızın şifasıdır. Şüphelerimizin şifasıdır. Hangi şey eğridir veya doğrudur. Her gün okumamız gereken Kur’an’ı sadece Ramazan’a hasretmeyeceğiz. Günlük hayatımızı düzenlemek için okuyacağız. Kur’an benim çağıma, bugünün ihtiyacını karşılamak üzere indirilmiş.

Hatmini indiren indirsin, günde bir cüzü okuyan okusun, okuyamazsa okuyanı dinlesin, kelam Allah kelamıdır. Gülü uzaktan görsek de, bizim yüzümüzü güldürür değil mi, derken kokusu da gelirse daha ferahlama verir. Ama asıl olan, Kur’an’ın içindeki kelimelerin manasıdır. Özel olarak tefsir olarak okumaktan vazgeçmesinler. Merhum Mehmet Akif, Safahat’ında, “Nalbantlık yapabilmek için Çingene’nin yanında, mengenenin başında iki yıl çalışmak gerekir” diyor. Yani, Kur’an-ı Kerim’i ben okudum, hocalar doğru söylemiyorlarmış, ben okudum anladım diye birisi çıkıverdi ortaya. Kur’an’da olmayan bazı şeylerin olmadığını iddia edebiliyor. Maskaralıklar meydana getirmeyelim. Kimya kitabı okuyarak birisi kimya hocalığı yapabilir mi? Uzmanından okuyacak, o işaretlerin ne manaya geldiğini öğrenecek. Okusunlar, çıkışlarını öğrensinler ama ahkam kesme tarafına gitmesinler. Ahkam kesme için, Arab’ın dilini bilmek lazım. Benim de tefsirim var ya, onlar, benim anladığımı anlamaya çalışıyorlar. Ben ahkam kesme tarafına gitmedim. Benden çok fevkalade, ben bunu okudukça öğreniyorum, ön kabulle, o adamların zekâ seviyesi bana verilmemiş, iki anlayış verilmemiş, imkân verilmemiş. Onlar sahabeyi görenleri görmüşler. O dönemi yaşamışlar. Onun için iyi, doğru, güzel olanları toplu halde öğrenmek için Kur’an okumalıyız. Ramazan ayında ve diğer günlerde okuduğunuz Kur’an ve özellikle Kadir Gecesi’nde okuduğunuz Kur’an, kıyamete kadar devam edecek olan bu Kur’an okumalara katkıda bulunduğunuz, kendinizden sonrakilere bu Kur’an’ın aktarılmasında görev aldığınız için bin sene sonra bile bu Kur’an okunduğunda size de sevap verileceğinden bu geceleri Kur’an okuyarak geçirmek bin aydan daha hayırlıdır. Rabbimiz buyurur: “Kim güzel bir şeye aracılık yaparsa, aracı olan için de bir hisse var¬dır. Kim de kötü bir şeye aracılık yaparsa onun için de bir hisse vardır. Allah her şeye Kadir ve Razik'dır.” (Nisa 85)

Hocam Ramazan ayı oruç ayı… Bu ayda orucumuzu nasıl tutmalıyız?

“DESİNLER DİYE ORUÇ TUTULMAZ”

Desinler diye oruç tutulmaz. Ya şimdi tutmasak ayıp olur be… Bunun için oruç tutan adam, sadece aç kalır. Bunun için oruç tutuyorsa aç kalır. Bunu Ahmet ağa için yapıyor, Ayşe bacı için oruç tutuyor. Mükafatı da ahirette o veremeyeceğine göre ahirette, onun için yaptığımız her ibadetin katıksız, yalnız Allah için olması gerekir. Kişinin niyeti katıksız Allah rızası içindir. Olabilir, ama uygulamasında örneğimiz Sevgili Peygamberimizdir. O hiçbir zaman gıybet yapmamış. Biz de 365 günümüzde gıybet yapmamaya, Ramazan’da biraz daha dikkatli olmaya çalışacağız. İftira atmamaya, yalan söylememeye, yalnız mideyi kapatmak değil, gözlerimizi harama, kulaklarımızı yalana, dilimizi iftira, gıybet gibi şeylere oruç tutturmamız gerekiyor. Allah rızası için oruç tutmuş ama mideye tutturuyor orucu. Ağız yine pislik saçıyorsa dışarıya, -oruç tutmamış demiyeyim ben ona- orucu tutmuştur ama sadece midesine tutturmuştur. Biz bütün organlarımıza, cinsel ilişkimize de Ramazan’da ara veriyoruz. Bütün organlarımıza orucu tutturacağız, ayağımız kötü yollarda gitmeyecek, elimiz kötü işler yapmayacak, harama dokunmayacak, haram parayı cebe geçirmeyecek, hırsızlık yapmayacak, her türlü saçımızın telinden ayağımıza kadar herkesin görevleri var, herkes bu görevleri yaptıracak. Ondan sonra fıkıh kitaplarındaki usullere dikkat etmek. Şafağın atışından itibaren imsak başlıyor, güneşin batışıyla beraber birlikte iftar da yapılıyor. Bu orucumuz da bizim Rabbin rızası için tutulursa, örnek olarak Peygamber alınırsa, o zaman Allah’ın rahmeti, mağfireti, cehennemden azatlığı inşallah olur.

26 Nis 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Nedim Odabaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?