Reklamı Kapat

Cihat Yaycı: “Deniz karadan kopartılamaz”

Emekli Amiral Doç. Dr. Cihat Yaycı “Karadeniz Bir Barış Paneli” adlı akademik panelde konuştu. Yaycı, "Karadeniz’deki barış ve güvenliğin en önemli lider ülkesi Türkiye olmuştur” dedi.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Bahçeşehir Üniversitesi Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği  ‘Karadeniz Bir Barış Paneli’ adlı panelde konuştu. Çok sayıda akademisyenin konuştuğu panelin kendisine ayrılan bölümünde ‘Türkiye’nin Karadeniz Deniz Güvenliğine Katkıları’ başlıklı bir sunum gerçekleştiren Yaycı, Rusya- Ukrayna Krizi, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Kanal İstanbul konularında önemli değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz’in stratejik kıymetini anlatan Cihat Yaycı, “Karadeniz çok enteresan bir deniz, etrafında 6 kıyıdaş devlet var. Türkiye’nin dış politikası genişletilmiş Karadeniz anlayışına karşıdır. Çünkü Karadeniz genişledikçe sorunlar artar, huzur bozulur. Biz, Karadeniz’in barış denizi olduğuna inanırız ve gerçekten de öyledir. Karadeniz’in bahsinin geçtiği her yerde Türkiye’de vardır. Bu söylediğim cümlenin, derinlikli strateji kaynakların hepsinde yeri var. Tarihsel bir tez olarak deniz karadan kopartılamaz. Türkiye, tarihsel süreç içerisinde ve günümüzde Karadeniz’in barış denizi kalması için bir devlet olarak çok ciddi çaba göstermiştir” ifadelerini kullandı.

“RUSLAR, UKRAYNA’YI HÂLÂ KENDİ TOPRAĞI OLARAK GÖRÜYOR”

Karadeniz’in kuzeyinde yaşanan Rusya- Ukrayna geriliminden bahseden Cihat Yaycı, “ Ukrayna, Rus tarihinde çok önemlidir. Çünkü ilk Rus krallığı Kiev’de kurulmuştur. Ruslar, Ukrayna’ya kendi toprakları gibi bakarlar. ‘Ukrayn’ ifadesi Rus dilince çeper anlamına gelir yani merkezin dışındaki kuşak demektir. Kırım’ı Rusya’nın kalbi olarak tanımlayan Ruslar meşhur bir sözlerinde ‘Ukrayna’yı Kruşçev’in aptallığıyla kurdurduk Kırım’ı Yeltsin’in sarhoşluğuyla kaybettik’ derler. Rusya Kırım’ı ilhak ettiğinde kendi toprağını kurtarmış gibi rahat davrandı bu anlayışın arkasında Rusya’nın Ukrayna’nın her bölgesini kendi toprağı olarak görmesi vardır” diye konuştu.

“MONTRÖ TARTIŞMALARI BİR AN ÖNCE GÜNDEMDEN DÜŞMELİDİR”

Montrö tartışmalarına da değinen Yaycı,  “1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalanmıştır. Özel hukukta tapudan bahsedilebilir ama devletler hukukunda tapu anlayışı olamaz. Lozan Boğazlar Sözleşmesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi Türkiye’nin tapusudur söylemleri çok yanlış söylemlerdir. Egemenlik hakları sözleşmelerle sınırlandırılamaz. ‘Montrö kalkarsa Boğazlar elden çıkacak’ diyorlar böyle bir şey olabilir mi? Montrö barış ve istikrara ciddi katkı sağlar. Bu katkı Türkiye’nin fedakarlığıyla gerçekleşmiştir. Montrö tartışmalarını bir an önce gündemden düşürmek gerekir. Montro tartışmalarını Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin egemenlik tartışmasına çevirmek son derece tehlikelidir” dedi.

“KANAL İSTANBUL’U MONTRÖ İLE BAĞDAŞTIRMAK ZARARLI”

Son olarak Kanal İstanbul’un Montrö ile bir bağı olmadığını ifade eden Cihat Yaycı, “Montro’yü Kanal İstanbul’la bağdaştırmak Türkiye’ye büyük zarar verir bunu ben 2012 yılında yazdığım makalede ifade etmiştim. Montrö’deki bahse konu coğrafya iki boğaz ve bir iç denizden oluşur. Kanal İstanbul ile Montrö delinemez. Bunu Rus Büyükelçi de söyledi ve dedi ki Kanal İstanbul ya da başka bir kanal Türkiye’nin hükümranlık hakkıdır biz buna karışamayız. Ben Cihat Yaycı olarak Kanal İstanbul’a karşıyım ya da tarafım şeklinde bir yorum yapmıyorum ben konuya deniz hukuku açısından bakıyorum. Çevre, maliyet ya da ekolojik yönden Kanal İstanbul’a karşı çıkabilirsiniz ama Montrö’yü bu tartışmaya dahil etmek milli menfaatlerimize zarar verir” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN KARADENİZ’DEKİ TEMEL İLKESİ BÖLGESEL SAHİPLİKTİR”

Türkiye’nin Karadeniz’deki rolüne ve etkisine de değinen Yaycı, “Karadeniz ve Türkiye dünya üzerindeki her türlü stratejik planın merkezindedir. Zaten dünya haritasına baktığımızda Türkiye’nin ve Karadeniz’in merkez konumda olduğu görülmektedir. Türkiye’nin temel ilkesi bölgesel sahipliktir. Türkiye Karadeniz’de kıyısı olmayan ülkelerin Karadeniz’e müdahil olmaması politikasını benimsemiştir. Karadeniz bir strateji enerji ve cazibe merkezidir. Her büyük devletin burada menfaatleri ve hayalleri var. Türkiye Karadeniz’in barış ve istikrar içinde kalmasını, deniz güvenliğinin bölünmezliğini ve bölgenin güvenliğinin Avrupa-Atlantik güvenlik sistemini tamamlayıcı bir rol oynadığını savunmaktadır” şeklinde konuştu.

25 Nis 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?