Reklamı Kapat

Ramazan ayı Arnavutluk'a bereket getiriyor

Balkan coğrafyasının kıymetli ülkelerinden Arnavutluk’taki Müslümanlar, bu yıl da Ramazan-ı Şerif’e büyük bir heyecanla merhaba dedi.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Arnavutluk, Balkan coğrafyasının önde gelen Müslüman ülkelerinden biri. Yüzyıllar boyunca Osmanlı Devleti'nin hakimiyetinde kalan, dini, kültürel ve tarihi anlamda birçok ortak yönümüz olan Arnavutluk'ta bu Ramazan'ın nasıl geçtiğini ve Arnavutluk Müslümanların İslami yaşantılarını Egert Haxhiu ile konuştuk. 

Millî Gazete’ye konuşan Egert Haxhiu, “Arnavutluk’ta her Ramazan ayında İslam’a yönelenlerin sayısı artıyor. Ramazan ayı, ülkemize bereketiyle geliyor” dedi.

“TÜRKİYE, BİZİM AĞABEYİMİZ GİBİ”

Sayın Egert Haxhiu kendinizi tanıtır mısınız? Türkiye ile bağınız nasıl oluştu?

Merhabalar ben Egert Haxhiu. Arnavut’um. Sakarya Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra Tiran Yunus Emre Enstitüsü'nde çalışmaya başladım, hâlâ buradaki görevime devam etmekteyim. Diğer taraftan Arnavutluk Türkiye Mezunları Derneği adıyla faaliyetlerimizi de yürütüyoruz. Türkiye mezunu arkadaşlarımla birlikte bir araya geliyor, gönülden bağlı olduğumuz Türkiye ile ilişkilerimizi, irtibatımızı sürekli devam ettirmeye çalışıyoruz. Daha bu Ramazan, Arnavutluk’ta Türk devletinden gönderilen yardım malzemesinin dağıtımını yapıyoruz. Hayırda yarışmaya ve arkadaşlarımızı da hayırda yarıştırmaya çalışıyoruz. Ben hep Türkiye’nin sahip olan değil, sahip çıkmaya çalışan duruşuna şahit olmuşumdur. Arnavutluk medyası da artık Türkiye’den ülkemize yapılan desteklerin farkına varmış durumda. Komşu ülkelerimiz hep bizim topraklarımıza sahip olmaya çalıştı. Türkiye ise bize bir ailenin üyesi olarak ailesi için endişelenen ve sahip çıkmaya çalışan biri gibi yaklaştı. Bu sebeple Türkiye’nin çalışmalarının içerisinde olmaktan her zaman mutluluk duydum.

“RAMAZAN'DA İSLAM’LA ŞEREFLENENLERİN SAYISI ARTIYOR”

Mübarek Ramazan ayındayız. Ülkeniz Arnavutluk'ta Ramazan ayı nasıl yaşanır?

Ülkemiz Arnavutluk'ta Ramazan ayında birçok hayır kurumu insanları iftar sofralarında misafir eder. Arnavutluk halkı Ramazan-ı Şerif'i büyük bir neşeyle karşılar. Evlerde Ramazan gelmeden hazırlıklar yapılır. Baştan sona evler temizlenir. Alışverişler yapılır. Bu mübarek ayın bereket getirdiğine inanılır. Evlere iftara gidilir. İftar sofralarında ayrı bir tat vardır. Teravih namazıyla beraber bir de Ramazan ayının son günlerinde gece namazı kılmaya başlarız.  Normal zamanında dini hayatı olmayan insanlar bile teravih namazlarına giderler. Ramazan’da iftar sofralarının ayrı bir tadı vardır. Belki de bu bereket havası sebebiyle mübarek ayda İslam'la şereflenen kişi sayısı da artmaktadır. Bir de Arnavutluk'ta Ramazan Bayramı’nda bayram namazlarının her şehrin büyük meydanlarında toplu şekilde kılınması da bu güzelliğe sebep oluyor diyebiliriz.

“RAMAZAN AYINDA RABBİMİZE YÖNELİŞ ARTIYOR”

Korona salgını bu seneki Ramazan yaşantınızı nasıl etkiledi?

Bu sene salgın nedeniyle insanlar sadece ailece iftar yapıyor, aileyle daha fazla vakit geçirildiği için aile yapısı daha da güçleniyor. Geçen seneye göre bu yıl camilerimiz açık tedbirlerimizi alarak namazlarımızı kılıyoruz. Toplu iftarlar yapamıyoruz. Ama şunu da unutmamalıyız. Bu salgın sebebiyle eğlence yerleri, kafeler, kısacası insanı düşünmekten alıkoyan birçok mekân da kapandı. İnsanlar düşünmeye başladılar. Allah’a bir yöneliş görüyorum. Dua etmeyen insanlar duaya başladılar. Ben kalplerin Allah’ı anmaya başlamasından büyük mutluluk duyuyorum. Düşündük ve neden felaketler hep bizi buluyor diye sorguladık. Biz korona salgınından önce de depremlerle sarsıldık. Biliyorsunuz. Yaklaşık bir ay boyunca sürekli sallandık. İnsanlarda İlahi arayışların da arttığını gördük. Belki ibadetle olmasa bile zikirle Allah anılmaya başladı. Bir de şu var; ne kadar Batı modernitesini yaşıyor olsak da Batı hegemonyası üzerimizde baskı oluşturuyor olsa da Arnavutluk’ta özgür yaşama saygı geldi. Bu sebeple dünyanın birçok yerinde kan ağlayan Müslüman kardeşlerimiz gibi değiliz. Olmayız. Daha geçen gün Almanya’da bir cami kundaklandı. İslam’ın tehdidi sadece virüsler değil, bu ırkçılıktır. Çok şükür Arnavutluk’ta böyle insani olmayan tavırlar yoktur.  

“DÜŞMANLAŞTIRICI ZİHNİYETE KARŞI DOST OLALIM”

İslam dünyasına hangi mesajları vermek istersiniz?

Biz kadere inanan insanlarız, ama tedbiri de elden bırakmayalım. Bir insanı kurtaran bütün dünyayı kurtarmış gibidir düşüncesiyle hareket etmeliyiz. Çok dua edelim. Bakın, gördük. Bir hastalıkla nice zenginler, nice şanlı şöhretli insanlar yıkıldı. Bu sebeple artık malımızı mülkümüzü insanlık için de harcayalım. Komşumuza halini hatırını soralım. Gerekirse erzakını alalım. İnsanı insanın düşmanı olarak gören zihniyete karşı birbirimizin dostu olalım. Biz Arnavutlar olarak büyük bir geleneğin mirasçısıyız. Büyük kahramanların, başkalarını gözeten insanların torunlarıyız. Bugün ne yazık ki hayatımızda onların felsefesinden bir şey kalmadı. Bu virüsü bir imtihan olarak görüyorum. İnşallah silkinerek, kendimize gelerek bu musibeti atlatacağız diyorum ve tüm İslam âleminin mübarek Ramazan ayını tebrik ediyorum. Selamlarımla.

24 Nis 2021 - 04:30 - Ramazan

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?