Reklamı Kapat

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ne rakam doğru, ne rakama yüklenen anlam doğru

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "128 milyar dolar tartışmalarına ilişkin, Ne rakam doğru, ne rakama yüklenen anlam doğru. Baştan sona yalan yanlış." dedi.

Büyütmek için resme tıklayın

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün gece hem bir bakanlığımızı ikiye böldük, hem de 3 yeni bakan atadık. Zehra Zümrüt Selçuk ve Ruhsar Pekcan’a teşekkür ediyorum. Derya Yanık, Vedat Bilgin’e, Mehmet Muş’a başarılar diliyorum. 2023'e odaklanmamız gereken bir döneme girdik. Bundan sonrasının da kolay olmayacağını biliyoruz." dedi. 

Erdoğan, "Esasen ortada gerçekten 128 milyar doların akıbetini anlama arayışı olmadığı için söylenen sözlerde doğru olan hiçbir şey yok. Ne rakam doğru, ne rakama yüklenen anlam doğru, ne bu rakam üzerinden yürütülen kampanya doğru. Baştan sona yalan yanlış." açıklamasında bulundu. 

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Şimdi de çıkmış bir ahlaksız, bir edepsiz, benim akıbetimin de Menderes'in akıbeti gibi olacağını, olabileceğini ümit ettiğini söylüyor. Be edepsiz, biz bu yola çıkarken kefenimizi giyerek çıktık. Biz ölümden korkmadık, bizim imanımızın gereği ölümü korkutmaktır. Bu yolculuğumuzu da böyle devam ettireceğiz. Ama siz zaten ölüm dendiği zaman kaçacak delik arayanlardansınız.

Yani Menderes’in akıbetinden hoşnut mu oluyorsunuz? Memnun mu oluyorsunuz? Çünkü o akıbeti hazırlayanlar sizlersiniz. Şimdi bize de o akıbeti mi hatırlatıyorsunuz? Boşuna uğraşmayın, boşuna gayret etmeyin. Evvel Allah biz bunların hepsine hazırız. 15 Temmuz’da bunu gördük ve 15 Temmuz’u hazırlayanlara da bu ülkeyi mezar ettik mezar. Senin genel başkanın tankların arasından kaçıp Bakırköy Belediyesine giderken biz orada milletimizle beraber mili iradeyle beraber sadece ülkemize değil tüm dünyaya selam verdik. Ve biz dik durduk, asla geri durmadık. Ama siz hemen kaçtınız Bakırköy Belediyesinde çay, kahve sohbetine daldınız. Oradan seyrettiniz, daha çok seyredeceksiniz. Biz bu yolda aynı kararlılıkla yürüyeceğiz.

Kalkıp yaptığınız basın toplantılarında falan benim akıbetimin öyle olacağından hiç bahsetmeyin. Biz şuna inanmışız: Her nefis ölümü tadacaktır. Bitti. Senin değerlerin içinde böyle bir şey yoksa ben bir şey demiyorum. Ama sen de tadacaksın onu bil. Biz bu yolculukta böyle devam ediyoruz. Bu yolculuk bir vatan yolculuğudur ve bu vatanı ayağa kaldırma yolculuğudur. Nefsimiz bu yolda feda olsun dedik ve bu yola böyle çıktık.

Ülkemizin ödediği bedellerin sebebi, egemenliğini, istiklalini, istikbalini, milli iradenin üstünlüğü  ilkesini bölgesindeki hak ve menfaatlerini koruma azmini, aksi haldeki dayatmaların önünde tutmuş olmasıdır. Şayet  vesayete teslim olsaydık, darbelere boyun eğseydik, terör örgütlerine eyvallah etseydik, dış telkinlere kayıtsız şartsız uysaydık, belki de bu baş ağrılarının hiçbirini çekmeyecektik. Ama o zaman da başımız dik şekilde yaşayamaz, milletimizin yüzüne bakamazdık. Ben huzurlarınızda Dışişleri Bakanımıza, Yunan Dışişleri Bakanıyla yaptığı görüşmede verdiği cevaplar sebebiyle de teşekkür ediyorum.

Asla baş eğmeyecek ve dik durmaya devam edeceğiz. Bizim milletimiz asla boynunda böyle bir esaret zinciriyle yaşayacak bir millet değildir. 

Sahada terör örgütlerine, uluslararası alanda müstemlekecilere karşı verdiğimiz mücadeleyi, ekonomide de faiz, kur, enflasyon, şer üçgenine karşı yürüttük. Bu mücadeleden dolayı bizi suçlayanlara soruyorum. Ne yapacaktık? Böyle davranmayıp da başımıza gelenlere rıza mı gösterecektik. Şanlı 15 Temmuz kıyamını adeta cezalandırmak için başlatılan ekonomik saldırıya seyirci mi kalacaktık. Suriye sınırlarımızı güvenli hale getirmek için yürüttüğümüz ve haklılığımız konusunda en küçük şüphemiz olmayan harekatlarımızın ardından maruz kaldığımız ekonomik tuzaklara seyirci mi kalacaktık?

Ağustos 2018'de Amerikan yönetiminin açıkladığı haksız yaptırım kararının ardından kirli gece yarısı yaptırımlarına seyirci mi kalacaktık? Son olarak dünya ile birlikte ülkemizi de etkileyen koronavirüs salgınının yol açtığı sıkıntıları ekonomik virüsle taçlandırma gayretlerine seyirci mi kalacaktık? CHP’nin ve onun peşine takılıp gidenlerin bir süredir sanki hazine bulmuş gibi sarıldıkları 128 milyar dolar meselesini bu fotoğraf içinde okumak gerekiyor. Esasen ortada gerçekten 128 milyar doların akıbetini anlama arayışı olmadığı için söylenen sözlerde doğru olan hiçbir şey yoktur. Ne rakam doğru ne rakama yüklenen anlam doğru ne bu rakam üzerinden yürütülen kampanya doğru. Baştan sona yalan, yanlış. Baştan sona cehalet.

Bunların artık gizlemeye dahi ihtiyaç duymadıkları temennileri, Türkiye’nin önce, tıpkı 1994 ve 2001 yılında olduğu gibi çok derin ve keskin bir ekonomik kriz yaşaması, ardından da siyasi değişime maruz kalmasıdır. Erdoğan düşmanlığı, AK Parti düşmanlığı, Cumhur İttifakı düşmanlığı bu cehli mikap kesiminin gözlerini öyle bir kör etmiştir ki ülkenin ve milletin felaketinden medet umar hale gelmişlerdir. Nedir bu diledikleri felaket?

Piyasa dediğimiz bu dinamik sistemde şu anda bile belki yüz milyonlarca dolar el değiştirdi. Bunların önemli bir kısmı da Merkez Bankasının üzerinden gerçekleştiği için rakam yenileniyor ve büyüyor. Yine de madem onlar böyle bir rakam telaffuz etmişler, değerlendirmeyi onun üzerinden yapalım.

Her ne kadar Merkez Bankası Başkanımız da, Hazine ve Maliye Bakanımız da, partimizin bu işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı da meseleyi etraflıca anlattıysa da bunlar ancak duymak isteyen kulaklara ulaşıyor. Hatta kendi arkadaşlarının bile doğruyu söylemelerine tahammül edemedikleri için hemen meseleyi kendi taraflarına çektiler. Bu soruyu soranların amacı gerçekten Merkez Bankası rezervlerindeki değişimi öğrenmekse bunun yolu çok kolay. CHP’nin içinde az buçuk bilanço okumayı bilen varsa, Merkez Bankası, BDDK ve Strateji Bütçe Başkanlığımızın herkese açık internet sitelerindeki verilere bakarak bu hesabı kolaylıkla çıkarabilirler. Eğer CHP içinde bilanço okumayı bilen biri yoksa, partimizden, grubumuzdan veya bürokrasiden bir uzman göndererek kendilerine yardımcı olabiliriz. Ama biliyoruz ki bunların derdi hakikate ulaşmak, hakikati öğrenmek değil, karşımızda yalan ve iftira üzerinden yürüttükleri kirli kampanyaya, ülkenin ve milletin geleceğini ilgilendiren en hayati meseleleri bile meze etmekten çekinmeyen gözü dönmüş, kalbi kararmış bir güruh var.

Buna rağmen biz bu açıklamalara niçin ihtiyaç duyuyoruz? Ola ki bu sefil kampanya karşısında tereddüde düşen, yüreği yaralanan, kafası bulanan vatandaşlarımız varsa, onların kafalarındaki soruları birinci elden gidermek istiyoruz. Temel başlıklarıyla özetleyecek olursak, "128 milyar dolar nerede" diye yaygarası koparılan meselenin ayrıntısı şudur: Merkez Bankası, 2019 ve 2020 yıllarında küresel ekonomide yaşanan gelişmeler ve özellikle salgının yol açtığı zorlu süreci yönetmek için çok ciddi döviz işlemleri yürütmek mecburiyetinde kalmıştır. Bilhassa 2020 yılı dünyayla birlikte ülkemizde de gerçekten sıkıntılı geçmiştir. Çeşitli ülkelerin salgınla mücadele için aldıkları mali tedbirlerin toplamı 16 trilyon doları, merkez bankalarının bilanço gelişmeleri de 10 trilyon doları bulmuştur. Bu çalkantılı ekonomik iklim elbette ülkemizi de olumsuz etkilemiştir. Cari açığımız negatif yönde artarken, turizm gelirlerimiz düşmüştür. Yabancı sermaye çıkışı ve reel sektörün döviz cinsinden borcunu azaltma gayretleri döviz talebini artırmıştır.

SON İKİ YILDA 30 MİLYAR DOLAR CARİ AÇIK İÇİN KULLANILDI

Böyle dönemlerde vatandaşlarımızın tasarruflarını döviz ve yine dövizle alınan altına yönlendirmeleri de ilave bir talep ortaya çıkarmıştır. Son iki yılda Merkez Bankası kaynaklarından 30 milyar dolar cari açığın finansmanı için kullanılmıştır. Yabancı sermaye çıkışı için kullanılan rakam 31 milyar doları bulmuştur. Reel sektörün döviz cinsinden borcunu azaltmak için talep ettiği kaynak da 50 milyar dolara ulaşmıştır. Vatandaşlarımız da 54 milyar dolar karşılığı döviz ve altın alarak tasarruf tedbirlerinde değişikliğe gitmiştir. Gördüğünüz gibi sadece dört kalemde 165 milyar dolarlık bir rakam ortaya çıktı.

CHP Genel Başkanı dün çıkmış bu 128 milyar dolarla şunlar yapılırdı, bunlar yapılırdı, şunlara şu kadar para dağıtılırdı deyip kürsüden atıp tutuyor. Bu zat herhalde bu 128 milyar doların kendi cebindeki bir para olduğunu, istediği yere dağıtabileceğini sanıyor. Aslında bu sözler bu şahsın çapsızlığı yanında, kar eden SSK’nın Genel Müdürlüğü döneminde nasıl iflasa sürüklendiğini de ortaya koyuyor.

MERKEZ BANKASININ REZERVLERİ ALTIN VARLIĞINDAN OLUŞUR

En basit ifadesiyle Merkez Bankası rezervleri çeşitli yöntemlerle piyasadan sağlanan emanet paralarla, altın varlığının ve şayet varsa cari fazlanın toplamından oluşur. Rezervin amacı, ithalatçısından yatırımcısına, reel sektöründen vatandaşına kadar dövize ihtiyaç duyulan işlemlerde ortaya çıkan talebi karşılamaktadır.

Merkez Bankamız bu işlemleri bir süredir ihale yoluyla değil, Asya piyasalarında ülkemize yönelik gece yarısı operasyonlarının önüne geçmek için 24 saat esasına göre çalışan piyasa yapıcısı bankalar eliyle yürütüyor. Piyasa döviz talebini kendi içinde karşılayabiliyorsa Merkez Bankasına ihtiyaç kalmaz. Nitekim geçtiğimiz haftalarda yaklaşık 15 milyar dolarlık böyle bir işlem Merkez Bankasına ihtiyaç kalmadan piyasanın kendi dinamikleri içinde gerçekleştirmiştir.

Merkez Bankası bu görevini yapmazsa öncelikle arz talep dengesizliğinden dolayı döviz kuru istikrarsız bir şekilde yükselir. Şayet buna rağmen talep karşılanmazsa uluslararası piyasalarda ülke olarak temerrüde düşersiniz.

Türkiye, son 2 yılda daha önce eşi benzeri görülmemiş bir döviz talebiyle yüz yüze kalmıştır. Buna rağmen ülkemiz, talebin hepsini de karşılamayı başarmıştır. Bu bir başarıdır, hem de Türkiye’nin sadece siyasette ve diplomaside değil, ekonomide de öyle kolay yıkılamayacağını gösteren tarihi bir başarıdır.

Nereye harcandı diye yaygarası yapılan 128 milyar dolar ne buhar olmuştur ne de haksız ve hukuksuz yere herhangi birinin cebine girmiştir. Bu para ve çok daha fazlası ekonominin aktörleri ve vatandaşımız arasında dolaşıma girmiş, yani yer değiştirmiş. Sonuçta hepsi ülkemizin değeri olarak yurt içinde kalmıştır. Günün sonunda ise ekonomik işleyişin tabii sonucu olarak bu paranın çok önemli bir kısmı yeniden Merkez Bankası rezervine dönmüştür. Üstelik Merkez Bankası bu işlemleri yaparken son 2 yılda 98 milyar dolar kar etmiş ve bunu da hazineye aktarmıştır.

# RECEP TAYYİP ERDOĞAN İLE İLİŞKİLİ:

21 Nis 2021 - 12:09 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

10

Riyasız - O zaman doğrusunu şahsınızdan alalım, dinleyelim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Nisan 17:25
09

Ufuk - yarın 128 bit ekran kartlarını da yasaklarsa şaşırmayın.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 16:54
07

Doğrusöyler - Bu söylem damattan bu tarafa söz edilirken kaç ay sonramı yalan yada doğru olmadığı söyleniyor .. Demek ki kesin var bir şeyler nasıl işin içinden çıkarız ı araştırarak bu günlere gelindi...

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 14:35
06

Ts - dağılacaklar az kaldı ama çıkarları menfaatları olmazsa makamları olmazsa mal sevdalığı olmazsa dağılacaklar ama yerine gelecek onlanlar anlaşabileçekmi memleket için gelirlerse uyulmayacak durum olmaz onlarda mal sevdasına haksız kazanca yönelirlerse dahada kötü olur.önemli olan herkes hak ettiği gibi birlikte paylaşarak bölüşerek yaşamalı.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 14:20
04

Yemliha - Bir zamanlarda şu kadar döviz rezervimiz var diye övünen de aynı kişi idi, % 50 nin altını gördükçe ne yapacaklarını şaşıracaklar.

Yanıtla . 11Beğen . 1Beğenme 21 Nisan 13:07
03

Varsayılan - RTE konuştu, olay çözüldü. Şimdi dağılın. Herşeyin yalan olduğunu söyledi vatandaş. RTE söylüyorsa inanacaz. "o bizim çobanımız."

Yanıtla . 9Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 12:54
02

Hadra - Artık AKP liler Bile bunu telaffuz ediyorsa varın siz sonucu düşünün Hadi Burda milletin Gözünü boyadınız (Şuurlu insanlar Hariç) Orda nasıl izah edeceksiniz Kefenin hangi Cebinden Çıkarıp Göstereceksiniz? Sizi yetiştiren Milli Görüşün Liderinin Mezarının Başında Hiç fatiha Kur'an Okudunuzmu? Siz Gidin Başka Mezarlarda Okuyun! İspartada Mezar yaptırın( Ki Hayatta İken Baş örtülüler Arabistana Gitsin diyen, Başbakanlığı Mesut'a verip 28 Şubatı Oluşturanlara)

Yanıtla . 7Beğen . 2Beğenme 21 Nisan 12:50
01

Asil - Hiç bir şey olmadıysa... Yok yok kesin bir şey olmuştur.

Yanıtla . 11Beğen . 1Beğenme 21 Nisan 12:47


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?