Reklamı Kapat

Dilipak'tan çarpıcı sözler: İmam hatipler, ilahiyatlar deist üretiyor

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, imam hatip okulları ile ilahiyat fakültelerinin deist düşünceli insan ürettiğini söyleyerek yaşanan sürece tepki gösterdi.

Büyütmek için resme tıklayın

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak "İmam hatipler, ilahiyatlar deist üretiyor! Proje İHL'lerde 'asrın idrakine İslamı söyleten' gençler değil, 'asrın idrakine uygun bir İslam yorumu' geliştiren gençler yetişiyor" ifadelerini kullandı.

"Açtığınız okullarda pozitivist kafalı öğreticiler kendilerine benzeyen öğrenciler yetiştiriyorlar" ifadelerini kullanarak televizyonlara çıkan ilahiyatçıların materyalist düşünceye göre konuştuğunu belirten Dilipak, yazısında şöyle devam etti:

"Ekrana çıkan İlahiyatçının kafası bile Pozitivist bir kafa. “ Bilim” diye Pozitivist aklın ürünü bir nazariyeyi mutlak hakikatmiş gibi alıp, Kur’an-ı Kerim’deki ayetleri, hadisi te’vil ederek fetvaya dönüştürebiliyor. Fetva’yı da, o kişinin ferdi mütalaasını, başkalarının kabul etmek zorunda oldukları muhkem bir hükümmüş gibi açıklayabiliyor. Sokaktaki, bu işten habersiz bir kişi de, Fetvası olan bir şeyi caizmiş gibi görebiliyor. Bu kafa ile gidersek, yolun sonunda yasaklayamayacağımız ya da meşru ilan edemeyeceğimiz hiçbir şey kalmaz. Zaten artık Allah’ı (cc), kitabı, resulü, akaidi, her şeyi  tartışabiliyoruz. Bana bir sufi, bir sünni, bir şii, bir selefi, bir de vehhabi, kendini cemaat diye tanımlayan grublardan da birer kişi gelsin, bir konuyu müzakere etsinler de ondan bir sonuç elde edelim, bu mümkün mü? Zaten bizim ittifakımız, ittihadımız vahiy temellidir. Risalet vahiyle sabit bir konudaki hükmün uygulaması, açıklaması ile ilgilidir. Din de “Allah, Resül ve Kitab”la sınırlıdır. Diğer hiçbir şey mutlak değildir, olanlar beşeri yorumlardan ibarettir. Onlar da doğrulanabilir ve yalanlanabilir şeylerdir. Bu temel değerlere aykırı olmayanlar arasından insanlar tercihte bulunabilirler. Mesela parmağı kanayan insanın abdestinin bozulup bozulmaması konusunda, iki karşı görüş vardır. İkisi de aynı derecede doğru kabul edilir. Dileyen dilediğini seçer. Bu gibi konularda bu dünyada tartışıp durduğumuz şeylerin hakikatini Allah bize öbür dünyada gösterecektir. Bu dünyada tercih ve uygulama konusunda, fetvayı veren ve uygulayanın aklından geçenleri Allah bilmektedir ve hüküm ona göre olacaktır. Zaten nas ile sabit bir konuda da içtihad olmaz. "

Dilipak yazısında, dikkat çeken değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

"Şu da göz önünde tutulmalı ki, içtihad yapacak zatın ilim yanında ehli hal ve akt hali ve Allah’a verdiği söze sadakatı son derece önemlidir. “Beşik üleması”, “Ümera üleması”, “Mütrefinlerden, Müstekbirlerden yana biri” olmamalı. İçtihadlar genellikle kendi zamanının sorununu, o zamana aid bilgi, imkan ve şartlara göre çözen yorumlardır. Bugüne dair yorumda bulunurken dahi, o günkü yorumların delil, usul ve hükmün dayandığı ihtiyaç ve olguların dikkate alınması gerekir.

Bu anlamda “Din büyüklerini İlah ve Rab edinmeme” ilkesine riayet gereklidir. Bu ilke Diyanet ve İlahiyat, ya da Cemaat ve Kanaat önderleri için de geçerlidir. Bunlar bize bir şey söylediklerinde, üzerinde düşünmeden, araştırmadan, sırf onlar dedi diye, o hükmü olduğu gibi doğru kabul etmek, bu onları “İlah: Hüküm koyucu”, “Rab: Terbiye edici” konuma yükseltmek anlamına gelebilir. Yoksa birileri rüşvete, torpile, yetim malına el uzatmaya, zulme, fahşaya fetva verebilir. Geçmişte olan bugünde, gelecekte de olabilir. Ümeranın talimatı her zaman “Ulül emre iteat”ile açıklanamaz. Masiyette iteat yoktur. İteat şartı “Sizden olana”dır. “Sizden olan”, sadece “sizin dininizden olan, ya da sizin kavminizden olan” değil, “sözleşme”ye sadakatla birlikte, yetkisini sizden alan ve size hesap veren, malınızı, canınızı, namusunuzu, aklınızı, inancınızı ve neslinizi korumayı esas alan şarta bağlıdır. Bu şartlar “sözleşme” dediğimiz, yaratılış gayesi olan “Galu bela”daki sözleşme yanında,

"SEKÜLERLEŞTİK, MATERYALİSTLEŞTİK"

Dünyaya gönderilme gayesi olan Fıtratın korunması, Vahiyde, Fıtrat yanında, iman edenler ve diğer insanlarla ilişki konusundaki ölçülere bağlılığın ötesinde, “Biad” dediğimiz, kendi aramızda “Cenneti satın alan ahidleşme” ve diğer insanlarla ise, İlahi çerçevenin dışına çıkmadan kendi aramızdaki uzlaşıya dayalı toplumsal sözleşmeye göre olacaktır. Korkarım bu sınırları çok fazla zorladık. “İman ettik demekle yakamızın bırakılıvereceğini sandık ve savrulduk. Bugünkü o pozitivist akıl, bizi Sekülerizmin batağına sapladı. Dünyevileştik. METAryalist olduk. Evet Laikliğe direnirken Sekülarizmin, MATERYALizme karşı direnirken METAryalizmin  kucağına düştük.

Allah’ın dini, yeri-göğü, ölümü ve hayatı açıklar. Bizim yaşadığımız din, karı ile koca arasındaki ihtilafı bile çözmüyor. Din, tarih ve gelenek magazinleşti, içi boşaltıldı, ritüel, seremoni ve ikonalara indirgendi. Dönüştürelim derken, biz de dönüştük, dini de dönüştürdük. Din ve devlet büyükleri, modern dünyanın imkanları, o dünyanın kavram ve kurumları ile konuşuyorlar ve bize ahireti değil, sürekli dünyayı, imkanları anlatıyor ve bize o yönde bir gelecek vaad ediyorlar. Bize ahireti, ahirete giden yolda cihadı, çileyi, sabrı, direnişi anlatmıyorlar. Din servet ve iktidar aracı olarak kullanılıyor bu akılla yetişen insanlar tarafından. Kaderden, rızıgtan, ecelden söz eden yok sanki. Hani Allah bizi mallarımız, canlarımız, sevdiklerimizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecekti. Hani olduğumuz gibi idare olunacaktır. Partiler, liderler, kanaat önderleri sanki göklerin hazinesinin anahtarları kendi ellerinde imiş gibi bize gelecek vaad ediyorlar. Sahip olduklarımız ise onların bir atıfeti imiş gibi anlatıyorlar.

"AKIL İNSANLARI DEİST YAPIYOR"

Evet, bu akıl insanları DEİST yapıyor. Eğer hiçbir şeye karışmayan, kurguladığı dünyaya sırtını dönüp, onları unutan bir Tanrıdan söz ediyorsanız, Şeytanlar onun yurdunu işgal etti. O zaman ya varlığından haberdar olmadığınız ve sizi unutan bir Tanrı yerine Şeytanla ilişki kurmayı deneyebilirsiniz. Ya da POZİTİF akılla çözemediğiniz bir problem karşısında konuyu araştırılması gereken, şu an için bilinmez olan bir konu olarak görüp AGNOSTİK olabilirsiniz. Bakıyorsunuz, her kafadan bir ses çıkıyor. Dini inanışlar birbirini yalanlarken, aynı dinin mensupları da birbirini yalanlıyorsa POZİTİVİST, RASYONALİST akılla yetiştirdiğiniz, “Allah’ın varlığının delilleri”ni ise Agres Morisson mantığı ile pozitif kurallara bağlama gereği duyuyorsanız o insancık niye SEPTİK olmasın ki! Bu sebebledir ki, İmam Hatipler, İlahiyatlar Deist üretiyor! Özellikle de “PROJE İHL”lerde “Asrın idrakine İslamı söyleten” gençler değil, “Asrın idrakine uygun bir İslam yorumu” geliştiren gençler yetişiyor. PİYASA’nın arzı da, talebi de o yönde çünkü. Oysa biz Köy Enstitülerinden korkuyorduk, onlar bizi laikleştiremedi, ama biz bu sayede Yeşil Seküler bir gençlik ürettik. Şu CoVID süreci bile sadece bedenimizi ve aklımızı değil, imanı anlamda nefsimizi ciddi şekilde hasta etti, yaraladı. Hepsi böyle değil kuşkusuz, ama durum ortada. Selâm ve dua ile."

18 Nis 2021 - 14:34 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

09

Akıl Varsa, Insandır! - Bu kişinin son zamanlar da endazesi şaştı. Kur'an aklı, düşünmeyi emrederken bilgisizliği men ederken imanı bilgi ile ölçerken adam cahilane birilerinin peşine koyun sürüsü gibi takılmalarını istiyor sanırım. Kur'an daki و جاهدوا hitabı aklı, ilmi çabayı ve imanı bilgi ile örtüştürmeyi ifade eder. Deizm yayılıyorsa dindar görünümlü menfatperest ve sahtekârlara alnı secdeli dolandırıcı, faizci vb lere baksa iyi olur.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 19 Nisan 20:24
08

Md - yazdıklarından şuda çıkabillir.. imam hatipler ve ilahiyatı kapatırsanız. deizm sorununu çözersiniz

akıl insanları deist yapıyorsa -Akıl şeytandır.

Poz-itivizm nasıl fotograf pozlamakla iligili değilse. META-Ryalizmde metayla ilgili değil.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Nisan 15:20
07

Mert - 19 yıldır sizin gibi adamları, ve güye müslüman olduklarını söyleyen AKP gibilerin yanında olanları gördükçe ben bile Deist oldum.

Bu gidişle aklı olan herkes eüer, eğer Müslümanlık buysa Deist olurum diyen niceleri yetişecektir İmam Hatipten...

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 19 Nisan 05:54
05

Gerçek - İslami gençlik yetiştiren cemaat ve tarikatlara yapılan genelleştirme ve eleştiriden sonra klasik islam anlayışı hasar gördü ve deizim taban buldu. Din yaşanarak öğrenilir.Yani ilahiyatlarda ve imamhatiplerde matematik gibi dini öğretemezsiniz. Siyasal islamın cemaat ve tarikatlardan beslenmesi gerekiyor. Bağlantı kopunca deistliğe dönüşen bir siyaset var. Akılla dini zıt görmek güven eksikliğidir. Anlamadan düşünmeden kuran okuyan bir imamhatipli hakiki bir müslüman olamaz. Kuran ayetleri gerçekleri ifade eder. Gerçeklere ulaşmak ise aklın ve bilmin de hedefidir. İlim kainatın rabbi olan Allahı bilmek ve tanımak için vardır. Zira bilim kainattaki ölçüdür ve ölçünün sahibi Allahtır.

Bir toplumun akleden kesmi yoldan çıktığında o toplumu felakete sürükler. Ayetlerin ilmini hikmetini bilmiyorsanız kendilerine ilim verilenlerin işine karışmayınız. Allahın ayetlerinin akılcılık ile anlaşılamayacağını söylemek dini taraftarlığa indirger. Fikir yapısı boşalır. İlim de akıl da din de Allahındır ve ona hizmet eder. Adem a.s ı meleklere üstün kılan şey ilmi ile amel etmesidir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 23:52
04

Misafir - Bu adam bol bol demogoji yapıyor, ne dediğini bir türlü anlayamadım.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 20:52
03

Abdullah - İlahiyat mensubu olarak bu sözlerin altına imza atarım.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 18 Nisan 19:22
02

Asıl Yanlış Eğitim Var - asıl akıl olmadığı için deist oluyorlar ya allah cc kuranı okuyun diyor bundan ne anlarsınız süslü şiir gibi ilahi gibi mi okuyun diyor anlayarak okuyun diyor.anlamadan okunan şey birileri onu paganlaştırır allah der kendine taptırır.din bir fen bilimi değil ki din bir sosyal bilimdir yani yaratıcısına ve kulları arasında borç alacak ilişkilerinin nasıl olacağının kurallarını koyar.fen bilimi ayrı sosyal bilim ayrı.sosyal bilimler yeri geldiğinde fen bilimlerinden yararlanır.örneğin maliye matamatik hesaptan örneğin hukukta ceza adli tıptan yani durumu ispat etmek için fen bilimlerini kullanır.sosyal bilimlere fen bilimleri ile bakılmaz.örnek mülkiyet fen bilimleri bunun hesaplama işini yapar ama kuralları biri koyması gerekiyor.inanıyorsa ve buna inananlar allahın kurallarını tercih eder.akıl mantık dışı kuralıda yok zaten.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Nisan 17:16
10

Şevki Karacı - @Asıl Yanlış Eğitim Var 02 nolu yoruma cevabı: Kuran kursları çoğaldıkça cahil gençler yetişiyor okuduğunu anlamayandan ne bekleyelim öğreticileri dahil Arapça konuşup anlamıyor misal Manisa’daki kuran kursları gibi Arapça rakamla sahife soruyorsun bilemiyor.Kurs bitince Direk İHL lisesine gidiyor bu gün bizi idare edenleri % 85 İHL Mezunu ülkenin haline bakın 128 diyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 00:13


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?