Reklamı Kapat

“Kur’an-ı Kerim, nuru ve tevhidi sağlamak üzere indirilmiştir”

Uluslararası Müslüman Âlimler Dayanışma Derneği’nin (UMAD) kurucusu ve başkanı Abdulvahap Ekinci Hoca ile Ramazan’ın faziletlerini konuştuk.

Nedim Odabaş
Nedim Odabaş Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Manevi ve uhrevi kâr açısından biz Kur’an-ı Kerim’i okuyoruz. Ama dünyaya yansıyan önemi açısından bu çok önemli. Çünkü insanları, zulmün, haksızlığın, her türlü tehdidin karanlığından insanları çıkartmak üzere, ilmin, irfanın, hakkın, hukukun, birliğin, beraberliğin nurun ve tevhidi sağlamak üzere indirdik buyuruyor Cenab-ı Allah. Bu bağlamda bu Ramazan ayı bizim için çok daha fazla önem taşıyor.

Ramazan ayı mü’minler için ne ifade ediyor hocam?

Ramazan ayı her Müslüman’ın bildiği gibi İslam’ın beş temel esaslarından birisi olan oruç ibadetini kapsıyor. Resulullah (sav) Efendimiz, “İslam beş temel esas üzerine kurulmuştur. Bunlar kelime-i şehadet, namaz, oruç, hac ve zekâttır” buyuruyor. Dolayısıyla Efendimiz (sav)’in bu temel esaslarını dikkate alan her Müslüman, orucun ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyor. Oruç, 12 aydan bir ay olan Ramazan’da farz kılınmıştır. Arabi ayların dönüşümü neticesinde her yılın tüm zamanlarına kayarak aslında bir manada hayatın tümünü kuşatan bir sistemle tek bir zaman dilimine değil, değişimi sonucunda tüm zamanları kuşatan bir biçimde Cenab-ı Allah tarafından tanzim edilmiş. Ramazan ayının önemi oruç ile beraber Kur’an-ı Kerim’in bu ayda inişi bu aya çok farklı bir özellik katmış bulunuyor. Çünkü Allah (c.c.) Kur’an-ı Kerim’de “Ramazan ayı içinde Kur’an indirilmiştir” buyurarak açık bir şekilde beyan etmiştir. Bu ayın 12 ayın sultanı olması bu ayda Kur’an-ı Kerim’in inmesine bağlıdır. Kur’an-ı Kerim bu ayda Kadir Gecesi’nde indirilmeye başlanmış ve Kadir Gecesi bu ayın gecelerinden bir geceye tekabül ediyor. Kadir Gecesi’nin şu veya bu gece olduğuyla ilgili kesin bir delil yoktur. Kesin ve kati delil Ramazan ayının içinde olduğudur. Bu, Kur’an-ı Kerim’de beyan edilmektedir. Bunun açıkça beyan edilmemesinin nedeni de her Müslüman’ın her geceyi bir Kadir Gecesi olabilir ihtimalini akla getirerek ihya etmesidir. Çünkü o geceyi ihya etmek bin ayı ihya etmek gibidir. Bu sebeple her Müslüman’ın her gecede Kadir Gecesi’ni aramaya çalışması, bu manada bu fırsatı kaçırmaması için çabalaması gerekmektedir. Rahmet ayı Ramazan hangi öneme sahiptir? Bu ayın önemi rahmet ve merhametin zirveye çıkmasından kaynaklanmaktadır. Rahmetin maalesef yok olduğu bir dönemde yaşayan bizler için demek ki biz Ramazan ayına daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Elbette her dönemde bu aya ihtiyaç duyuyoruz, ibadetlerimizde daha çok sevaba nail olmak açısından bu ayın içinde Ramazan’ın hakkını, orucun hakkını, insi ve cinni şeytanlardan kendini muhafaza etmek açısından hepimiz çok garip bir dönemde yaşıyoruz.

“ALLAH’A İSYAN DİZ BOYU”

Bu dönemin vasıflarını biraz açar mısınız hocam?

Bugün dünya cehenneme dönmüş durumda. Günahlar diz boyu. Ferdi, içtimai, günahlar, Allah’ın yasakladığı yasakların çiğnenmesi gerçekten hepimizi ürkütecek kadar arttığını görüyoruz. Bunun elbette çok sebepleri var. Ama bunlar Allah’a isyandan kaynaklanıyor. Yaşadığımız sıkıntılar günahlara boğulmaktan kaynaklanıyor. Allah’ın haram kıldıklarını, Allah’ın yasakladıkları şeylerin çiğnenmesi derken Müslümanların aklına namazı kılmama, orucu tutmama vb. malum olan günahlar geliyor. Oysa Allah’ın emrettiği tüm emirleri yerine getirmeme ve emrettiği şeylerin dışına çıkmak ise haramdır, günahtır. İnsanların rahatını korumak Allah’ın bir emridir. İnsanların rahatını tehlikeye sokacak her şey haramdır. Dünya şu anda çok farklı hastalıklarla boğuşuyor. Bu hastalıkların maddi sebepleri var. Bu maddi sebeplerin Allah’ın yasakladığı yasaklardan kaynaklandığını bilmemiz lazım. İnsanın temizliğe önem vermemesi. Cenab-ı Allah, temizliğe önem verin buyuruyor. İnsanların insanlara zarar verecek kimyevi maddeleri kullanmak. Maalesef bazı insanların refahı için yeryüzünü ve atmosferi bile çöpe dönüştürdüler. Çöplük eskiden mahallemizin kenarındaydı. Ama şimdi atmosfer bile çöplük olmuş durumda. Ramazan ayında Müslüman’ın daha çok İslam’ı yaşamaya önem vermesi gerekiyor. Dar bir çerçevede bunu düşünmemek lazım. Onun için Ramazan ayı yapılması gereken hem ferde yönelik, hem topluma yönelik manevi alana yönelik hem maddi alana yönelik, İslam’ın İlahi emirlerinin hatırlanması, hatırlatılması gereken bir aydır. Maalesef biz İslami hayattan ve Kur’anî yaşamdan uzaklaştık. Uzaklaştığımız için her alanda sıkıntı çekiyoruz. Rahmetten uzak kaldık. Yaşadığımız hayatın tüm sıkıntılarından kurtulmak için Kur’an’a yapışmamız lazım.

“KUR’AN-I KERİM’İN RAHMET OLDUĞUNU ANLAMALIYIZ”

Ramazan ayı Kur’an ayı… Ramazan ayında Kur’an’la ilişkimizi nasıl kurmalıyız?

Biz Kur’an ayı dediğimizde genellikle Kur’an’ı okumaya yönelik yoğunluğu artırma anlamını çıkarıyoruz. Elbette Kur’an okunmalıdır. Her günden daha fazla Ramazan’da tilavete önem verilmeli, Ku’an’ı okumak başlı başına bir zikirdir. Ve Kur’an’ı okuyan bir Müslüman, Allah’ın rahmetine mazhar olur. Okunduğu yerde rahmet iner, bunu da unutmamak lazım ki, Kur’an okumanın önemi kadar hatta daha fazlası önemlisi Kur’an’ı yaşamaktır. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Hem okumak açısından hem yaşamak açısından. Manevi ve uhrevi kar açısından biz bunu okuyoruz. Ama dünyaya yansıyan önemi açısından bu çok önemli. Çünkü insanları, zulmün, haksızlığın, her türlü tehdidin karanlığından insanları çıkartmak üzere, ilmin, irfanın, hakkın, hukukun, birliğin, beraberliğin, nurun ve tevhidi sağlamak üzere indirdik buyuruyor Cenab-ı Allah. Bu bağlamda bu Ramazan ayı bizim için çok daha fazla önem taşıyor. Asr- ı Saadet’te önemliydi, Hulefa-i Raşidin döneminde, Osmanlı döneminde, Emevi döneminde, Abbasi döneminde önemliydi. Ama bugün ahlaksızlığın tüm dünyayı kuşattığı bu önem çok çok daha fazla. Bu önemin gereğini yerine getirmek, yaşadığımız sıkıntılardan kurtulmak için bu ayı bir fırsat bilmeliyiz. Birlik için bir fırsattır, rahmeti içimizde teneffüs etmek için bir fırsattır, yaşadığımız sıkıntılardan kurtulmak için, Kur’an’la bütünleşmek için bir fırsattır. Kur’an’ı okumakla beraber Kur’an’ı daha iyi anlamak için bir fırsattır. Yaptığımız ibadetlerin bu ayda bin aydan daha hayırlı olduğu bilinciyle yapmak için bir fırsattır. Kadir Gecesi’nin bu ayda olduğunu bilip ibadet yapabilmek için bir fırsattır. Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de dünyanın tüm her yerinde, insanlık açısından, beşeriyetin yaşadığı dramatik sorunların çözümü açısından da bir fırsattır. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek lazım. Orucumuzu şuurlu bir şekilde tutarsak, Ramazan ayını bilinçli bir şekilde, şuurlu bir şekilde idrak etseydik, ben inanıyorum ki bugün insanlık bu zulümleri yaşamaya mahkûm olmazdı. Müslümanların kanı oluk oluk akmazdı. Bugün insanlığı bir topa dönüştürüp bir spor takımı kurarcasına oynayan Siyonizm başta hakemlik yaparak dünyayı yönetiyor. Maalesef dünyanın müstekbir ülkeleri Siyonizm’in hakemliğinde halkı topa dönüştürdüler. Amerika, Avrupa, sağ ve sol dünyanın müstekbir ülkeleri o takımın içinde olmak üzere, ezilen ve mazlum olan tüm halkı bir sağa bir sola atıyorlar. Irak’ta, Suriye’de bir yandan Amerika bir yandan Rusya kan dökerken, onları yöneten ise Siyonizm. Çünkü biz Müslümanlar yaptığımız ibadetleri şuurlu bir şekilde, namazı bilinçli bir şekilde kılsaydık, orucu hayatımızı kontrol eden biçimde ve üslupla tutsaydık, Kur’an’ın iniş sebebini tüm insanlığı, herkesi kötülükten korumak ve herkesi yan yana getirip yaşatmak için indiği gerçeğini anlayıp anlatsaydık, Efendimiz (sav)’in “Âlemlere rahmet olarak” geldiği gerçeğini herkese anlatabilseydik, Kur’an-ı Kerim’in rahmet olduğunu hayatımızın tüm alanlarına yayabilseydik o zaman insanlık huzur bulurdu, insanlık kurtulurdu. Ramazan’ı işte bu şekilde değerlendirmek lazım.

 “ORUÇ, TÜM ORGANLARIMIZI KUŞATMALI”

Hocam, Ramazan’ın timsali orucu nasıl tutmalıyız?

Nefis terbiyesi için bir fırsattır. Nefis gerçekten terbiye edilmeli. Eğer nefis terbiye edilmezse, şimdi yaşadığımız karanlık bir dönemi yaşamaya mahkûm oluruz. Nefislerin terbiye edilmediği bir toplumda huzur olmaz, sevgi olmaz, mutluluk olmaz. Mutluluğu sağlayabilmemiz için bu Ramazan ayını çok iyi değerlendirmemiz lazım. Tutacağımız oruç, organlarımızın tümünü kuşatmalı. Sadece yemeyi ve içmeyi terk etmek değildir oruç. Açlık eylemi gibi bir eylem değildir. Ramazan’da dilimizle de oruç tutmamız lazım, insanlarını kalplerini kırmama, kulaklarımızla da oruç tutmamız lazım. Gözümüzle, elimizle ayağımızla oruçlu olmamız lazım. Eğer oruç öyle olsaydı, bugün yaşadığımız sıkıntıları yaşamamış olurduk.

“İBADETLERİMİZİ BİLİNÇLİ YAPSAYDIK DÜNYA BU HALDE OLMAZDI”

Orucumuzu şuurlu bir şekilde tutarsak, Ramazan ayını bilinçli bir şekilde şuurlu bir şekilde idrak etseydik, ben inanıyorum ki bugün insanlık bu zulümleri yaşamaya mahkûm olmazdı. Müslümanların kanı oluk oluk akmazdı. Bugün insanlığı bir topa dönüştürüp bir spor takımı kurarcasına oynayan Siyonizm, başta hakemlik yaparak dünyayı yönetiyor. Maalesef dünyanın müstekbir ülkeleri Siyonizm’in hakemliğinde halkı topa dönüştürdüler. Amerika, Avrupa, sağ ve sol dünyanın müstekbir ülkeleri o takımın içinde olmak üzere, ezilen ve mazlum olan tüm halkı bir sağa bir sola atıyorlar. Irak’ta, Suriye’de bir yandan Amerika, bir yandan Rusya kan dökerken, onları yöneten ise Siyonizm. Çünkü biz Müslümanlar, yaptığımız ibadetleri şuurlu bir şekilde, namazı bilinçli bir şekilde kılsaydık, orucu hayatımızı kontrol eden biçimde ve üslupla tutsaydık, Kur’an’ın iniş sebebini tüm insanlığı, herkesi kötülükten korumak ve herkesi yan yana getirip yaşatmak için indiği gerçeğini anlayıp anlatsaydık, Efendimiz (sav)’in “Âlemlere rahmet olarak” geldiği gerçeğini herkese anlatabilseydik, Kur’an-ı Kerim’in rahmet olduğunu hayatımızın tüm alanlarına yayabilseydik o zaman insanlık huzur bulurdu, insanlık kurtulurdu. Ramazan’ı işte bu şekilde değerlendirmek lazım.

Ben Cenab-ı Allah’tan bu mübarek ayı gerçek manada yaşayanlardan, şuurlu şekilde yaşatanlardan, Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, dünyanın mazlum coğrafyalarındaki her yerde zulmün son bulması yönünde vesile olmasını diliyorum.

Ben Cenab-ı Allah’tan bu mübarek ayı gerçek manada yaşayanlardan, şuurlu şekilde yaşatanlardan, Suriye’de, Irak’ta, Yemen’de, dünyanın mazlum coğrafyalarındaki her yerde zulmün son bulması yönünde vesile olmasını diliyorum. Cenab-ı Allah bizlere hakkı verilen, şuurlu Ramazan’ları bizlere nasip etsin inşallah.

16 Nis 2021 - 04:30 - Ramazan

Muhabir Nedim Odabaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mert - Evet doğrudur!

Ramazan ayı Kur’an ayıdır. Hem okumak açısından hem yaşamak açısından.

Okumaktan önce Yaşamak öncelik gelir..

O halde, ülkemizde yaşanan bu kadar olumsuzlukları insanlara yapılan zulmün, haksızlığın, her türlü tehdidin karanlığından insanları çıkartmak üzere, ilmin, irfanın, hakkın, hukukun, birliğin, beraberliğini sağlamak için, AKP oy verenlerin hacı, hoca, dindar denilen kesim düşünüp taşınması lazım gelmez mi?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 06:25


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?