Cezaevlerine kütüphane geliyor

Adalet Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle cezaevlerine kütüphane geliyor.

Bünyamin Güler
Bünyamin Güler Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

İki bakanlık arasında yapılan protokolle cezaevi yerleşkelerinde kütüphane kurulması planlanırken, ilk aşamada Silivri, Sincan, Maltepe, İzmir, Elazığ, Diyarbakır, Tarsus,  Kocaeli, Hatay, Afyonkarahisar ve Van Ceza İnfaz Kurumu yerleşkelerinde kütüphaneler faaliyete geçecek. Bakan Gül, programda yaptığı konuşmada cezaevlerinde kitap okuyanlara ‘İyi Hal Uygulamaları’ kapsamında olumlu puan verildiğini belirterek, vatandaşlara kitap bağış kampanyasına destek olmaları çağrısında bulundu.

Adalet Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle cezaevlerine kütüphane geliyor. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy arasında ‘Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkelerinde Kütüphane Kurulmasına İlişkin İş Birliği Protokolü’ imzalandı. Bakan Gül, programda yaptığı konuşmada cezaevlerinde kitap okuyanlara ‘İyi Hal Uygulamaları’ kapsamında olumlu puan verildiğini belirterek, vatandaşlara kitap bağış kampanyasına destek olmaları çağrısında bulundu.

GÜL: “AMAÇ, TOPLUMA KAZANDIRMAKTIR”

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Ceza İnfaz Kurumları’ndaki eğitim ve iyileştirme çalışmalarının, hükümlüleri yeniden aile ve topluma kazandırılması adına çok önemli bir süreç olduğunun altını çizerek, “Bir suç karşısında verilen cezanın temel amacı bir daha o cezanın işlenmemesi ve suç işleyen kişinin topluma tekrar kazandırılmasıdır. Bu, cezaevinde bir süre yatmayla değil eğitim faaliyetleriyle, kültür faaliyetleriyle ve orada yapılacak rehabilitasyon çalışmalarıyla esasen bu cezalandırma işleminin tamamlanması esastır” dedi.

255 BİN KİTAP ÖDÜNÇ ALINDI

Bakan Gül, 24 Ekim 2019 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla cezaevindeki hükümlülerin kitaba erişim konusunda iş birliği protokolü imzalandığını hatırlatarak, 17 milyon yayına hükümlülerin erişebildiğini ve o tarihten itibaren ise 255 bin kitabın hüküm ve tutuklular tarafından ödünç alındığını söyledi. Kampüs Ceza İnfaz Kurumları’nda hükümlü ve tutukluların süreli ve süresiz yayına erişebilmesi adına kütüphane kurulması için protokol imzalandığını belirten Gül; Silivri, Sincan, Maltepe, İzmir, Elazığ, Diyarbakır, Tarsus, Kocaeli, Hatay, Afyonkarahisar ve Van Ceza İnfaz Kurumu yerleşkelerinde halk kütüphanesi kurulacağını ifade etti.

ERSOY: “YENİ BİR PROTOKOL YAPMA GEREĞİ DUYULDU”

Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ise normalleşme süreciyle birlikte daha fazla kitap ihtiyacı doğacağını ifade ederek, “Özellikle kampüs şeklindeki oluşturulmuş cezaevi yerleşkelerinde tutuklu, hükümlü, cezaevi çalışanları ve lojmanlarda kalan aileler olarak baktığımız zaman orta büyüklükte ilçe ölçeğinden bahsediyoruz. Bunların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için yeni bir protokol yapma gereği duyuldu. Hem Kütüphaneler ve Yayınlar Genel Müdürlüğümüz hem de Cezaevi Genel Müdürlükleri ortak bir çalışma gerçekleştirerek kampüs tipi dediğimiz cezaevlerinde kütüphaneler oluşturulmasında karar verildi. İlk etapta Ankara-Sincan ve Kayseri-Bünyan cezaevlerinde kütüphaneler oluşturulmaya başlandı” şeklinde konuştu.

30 Mar 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Bünyamin Güler


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Yılmaz - Yeni mi aklınız başınıza geldi. Önemli olan insanları hapse atmak değil, orada rehabilite edebilmenizdir. Bugün nöroloji araştırmalarının geldiği nokta çoğu suç işleyenlerin rehabilite edilebileceği gerçeğidir. Dr. Daniel G Amen'e göre beyindeki kan akışının doğru olmayışı psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Hatta kendisi tedavi edilebileceği halde tedavi edilemeyen kişilerden dolayı üzgün olduğunu ifade eder. Maalesef ülkemiz kütüphane kurulması gibi basit bir uygulamayı bile daha yeni yapıyor. Grup terapileri ve kitap okuma gibi uygulamaların hapse girenlerin tekrar dışarı çıktıklarında suç işleme ihtimalini düşürmede ciddi katkısı olduğu ortaya çıkmıştır. Hatta daha da ileri giderek şunu söylemek gerekir ki hapishane personelini de ciddi bir eğitimden geçirmek gerekir. Hapse girenleri sözde ders verme veya aklını başına getirme düşüncesiyle birtakım cahilce hareketlerle "adam!" edemezsiniz. İnsana insanca muamele ederseniz toplum gelişir ve ilerler. Efendim bu insanlar suç işlemiş ne yapacaktık, el bebek gül bebek bakacak mıyız! Bir insanın hapse girmiş olması o kişinin kötü olduğu anlamına gelmez. Yani hapse girenler kötü toplumun geri kalanı çok mu iyi. Bu anlayış yanlıştır. Belki hapse girenlerin bir çoğu iyi bir eğitim (üniversite bitirmeyi falan kastetmiyorum. Üniversiteyi bitirmiş olmanız iyi bir eğitim aldığınız anlamına gelmez.) almadı. Siz bu insanlara bir şekilde elde edemedikleri eğitim fırsatını vermiş olsanız ne kaybedersiniz? Bununla birlikte Türkiye'de hukuk alanında çok ciddi düzenlemeler yapılması gerekiyor. Sözde medenileşme adı altında çok saçma yasalar yapılıyor. Bazı maddeler o kadar saçma ki, bu maddeleri kimler hazırlamış ve TBMM nasıl onay vermiş benim aklım almıyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Mart 11:22
02

Yılmaz - Yeni mi aklınız başınıza geldi. Önemli olan insanları hapse atmak değil, orada rehabilite edebilmenizdir. Bugün nöroloji araştırmalarının geldiği nokta çoğu suç işleyenlerin rehabilite edilebileceği gerçeğidir. Dr. Daniel G Amen'e göre beyindeki kan akışının doğru olmayışı psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Hatta kendisi tedavi edilebileceği halde tedavi edilemeyen kişilerden dolayı üzgün olduğunu ifade eder. Maalesef ülkemiz kütüphane kurulması gibi basit bir uygulamayı bile daha yeni yapıyor. Grup terapileri ve kitap okuma gibi uygulamaların hapse girenlerin tekrar dışarı çıktıklarında suç işleme ihtimalini düşürmede ciddi katkısı olduğu ortaya çıkmıştır. Hatta daha da ileri giderek şunu söylemek gerekir ki hapishane personelini de ciddi bir eğitimden geçirmek gerekir. Hapse girenleri sözde ders verme veya aklını başına getirme düşüncesiyle birtakım cahilce hareketlerle "adam!" edemezsiniz. İnsana insanca muamele ederseniz toplum gelişir ve ilerler. Efendim bu insanlar suç işlemiş ne yapacaktık, el bebek gül bebek bakacak mıyız! Bir insanın hapse girmiş olması o kişinin kötü olduğu anlamına gelmez. Yani hapse girenler kötü toplumun geri kalanı çok mu iyi. Bu anlayış yanlıştır. Belki hapse girenlerin bir çoğu iyi bir eğitim (üniversite bitirmeyi falan kastetmiyorum. Üniversiteyi bitirmiş olmanız iyi bir eğitim aldığınız anlamına gelmez.) almadı. Siz bu insanlara bir şekilde elde edemedikleri eğitim fırsatını vermiş olsanız ne kaybedersiniz? Bununla birlikte Türkiye'de hukuk alanında çok ciddi düzenlemeler yapılması gerekiyor. Sözde medenileşme adı altında çok saçma yasalar yapılıyor. Bazı maddeler o kadar saçma ki, bu maddeleri kimler hazırlamış ve TBMM nasıl onay vermiş benim aklım almıyor. Bununla birlikte af çıkarma meselesi de ayrı bir saçmalık. Bir kişiye ceza veriyorsunuz sonra da af çıkarıyorsunuz. Bu ülke yönetiminizde ve hukuk sisteminizde ciddi bir zafiyet olduğunun göstergesidir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Mart 11:22
01

Varsayılan - Arkadaş bu insanların %95'i suç işleyip hapse düşmüş. Ne diye rahat ettirmek isteniyor ki? Korkunç suçlar işlemiş insanlar var aralarında. Bırakın sürünerek yaşayıp ölsünler.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 30 Mart 09:02


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?