Anne babalarının sesine hasretler

Millî Gazete olarak Çin zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınan kimsesiz Uygur çocukların acılarını dinledik.

Onur Şehmus Şahin
Onur Şehmus Şahin Tüm Haberleri
+7
Haber albümü için resme tıklayın

İstanbul’daki bir yurtta ya öksüz ya yetim ya da kimsesiz 150 Doğu Türkistanlı çocuk hayata tutunmaya çalışıyor. Yurt yöneticileri ve yurttaki Uygur öğrencilerle bir araya geldiğimiz ziyarette Çinlilerin başlattığı ‘asimilasyon’ çalışmalarına rağmen dil eğitimi, okul dersleri, hafızlık eğitimiyle yetiştirilen çocukların yüzlerindeki anne baba özlemine şahit olduk.  Yurt yöneticileri yıllardır ailelerinden haber alamayan çocuklara, ailelerinin başına ne geldiğini söyleyemezken çocuklar ise anne babalarından gelecek bir telefonun hasretiyle yanıp tutuşuyor.

“YILLARDIR SESLERİNİ BİLE DUYAMADIK”

Anne babasıyla yıllardır görüşemeyen 11 yaşında Abdulmalik Abdulkahhar, “20 yaşındaki ablamla Türkiye’de babamın bir dostu sayesinde yaşıyoruz. 6 yıldır buradayız. Onlarla uzun süredir görüşemedim” dedi. Kardeşiyle birlikte İstanbul’daki yurtta kalan 13 yaşındaki Hüseyin Abduveli de, “Kardeşlerim, birkaç akrabamız ve annem dışında Türkiye’de kimsem yok. Babamı çok özlüyorum ama onu yıllardır göremedik. Sesini bile duyamadık. İnşallah Çin en kısa sürede yerle bir olur” ifadelerini kullandı.

Doğu Türkistan’daki vahşi Çin zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınan Uygurlar ülkemizde de yaşam mücadelesi veriyor. Doğu Türkistanlı iş adamlarının İstanbul’da yaptırdığı bir yurtta hayata tutunmaya çalışan kimsesiz 40’ı kız 110’u erkek 150 Uygur çocuk ya öksüz ya yetim ya da kimsesiz. Bunca çaresizliğe rağmen dil eğitimi, okul dersleri, hafızlık eğitimi ve sosyal etkinliklerle yetiştirilen çocuklara Millî Gazete olarak ziyarette bulunduk. Yurt yöneticileri ve yurttaki Uygur öğrencilerle bir araya geldiğimiz ziyarette Çinlilerin başlattığı ‘asimilasyon’ çalışmalarına rağmen Doğu Türkistanlıların mücadelesine yerinden şahit olduk.

“BU YURTTAKİ BİRÇOK ÇOCUK YA ÖKSÜZ YA YETİM YA DA KİMSESİZ”

Yıllarca Çin hapishanelerinde işkence gören ve daha sonra bir şekilde ülkemize gelen Hafız Abdurrahman Taymas, 7 yıldır Türkiye’deki Doğu Türkistanlı yetim ve öksüz çocuklarla ilgilendiğini belirterek, “Bu yurttaki çocuklar ya öksüz ya yetim ya da kimsesiz. Biz de bu yurtta çocuklarımızla ilgileniyoruz. Onlara anadilimiz olan Uygurca, Arapça, İngilizce, Türkçe derslerinin yanı sıra Kur’an-ı Kerim dersleri veriyoruz ve okulda gördükleri derslere de yardımcı oluyoruz. Çocuklarımızın yeteneklerine göre hafızlık eğitimi veya başka İslami ilimler eğitimleri de veriyoruz” ifadelerini kullandı.

“SAĞLIK KONUSUNDA ÇOK SIKINTI ÇEKİYORUZ”

Taymas, Doğu Türkistanlı çocukların kendi kimliklerini ve kültürlerini unutmamaları için mücadele ettiklerini belirterek, “Uygurca derslerinin yanı sıra kendi kültürümüze yönelik dersler de veriyoruz. Buradaki çocuklar bir şeylerin farkında ve hepsiyle özel olarak ilgileniyoruz. Birçoğuna ailesinin başına ne geldiğini söyleyemiyoruz. Elhamdülillah bir şekilde idare ediyoruz, yardımlarla geçiniyoruz ancak sağlık konusunda çok sıkıntı çekiyoruz. Çocuklara vatandaşlık verilmediği için herhangi bir sigortaları yok. Hastalanma durumunda hastaneye gidince fazla masraf çıkabiliyor” şeklinde konuştu.

“ONLAR MUTLUYKEN HER SORUNU AŞARIZ BİZ”

Yurtta Doğu Türkistanlılara annelik yapan Meryem Gül Abdullah ise 2018 yılında 5 çocuğuyla Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, “Daha önce eşim ve çocuklarımla birlikte Mısır’da yaşıyorduk. Ama daha sonra eşim Doğu Türkistan’a dönmek zorunda kaldı ve 4 yıldır ondan haber alamıyorum. Biz de Türkiye’ye geldik. Sonra bu yurtta kalan yetim ve öksüz çocuklara annelik yapmaya başladım. Buradaki çocukların ihtiyaçlarını gidermek benim için çok değerli. Onlarla ilgilenmek çok güzel, onlar mutluyken her sorunu aşarız biz. Ancak en büyük sorun çocukların aileleri hakkında soruduğu sorular. Bu çocukların birçoğu kimsesiz, anneleri ve babaları hakkında soru sorunca cevap veremiyoruz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE KİMSEMİZ YOK”

3 yıldır bu yurtta kalan 13 yaşındaki Abdurahman Abbas, “Türkiye’de sadece abimle birlikte yaşıyorum. Annemle babam şu an Çin tarafından tutsak edilmiş durumda. Onları çok özledim. Yıllardır onlardan haber alamıyorum” dedi. 12 yaşındaki Abdullah Abduzahir ise 10 yaşındaki kardeşiyle yurtta kaldığını belirterek, “Türkiye’de kimsemiz yok. En son 2015 yılında annem ve babamla telefonda görüştüm. Babam bizi buraya getirdi arkadaşlarının evine bıraktı. Doğu Türkistan’a dönüp annemi alacaktı ama bir daha dönmedi” ifadelerini kullandı. 14 yaşında Nurzat Nurahmet ise Türkiye’de sadece amcasının olduğunu söylüyor. Nurzat üç ay önce annesiyle konuşabilmiş ama kimse babasından haber alamıyor.

“BABAMI EN SON 8 YIL ÖNCE GÖRDÜM”

2 yıldan uzun bir süredir annesiyle birlikte Türkiye’de olduğunu söyleyen Sedirdin Muhammet, “7 yıldır ne annem ne ben ne de kardeşlerim babamdan haber alamıyoruz. En son onu 8 yıl önce gördüm. Türkiye’de beş kardeşim ve annemle yaşıyoruz” diyerek yaşadığı hayatın zorluklarını anlatırken, 11 yaşında Abdulmalik Abdulkahhar ise, “20 yaşındaki ablamla Türkiye’de babamın bir dostu sayesinde yaşıyoruz. 6 yıldır buradayız. Onlarla uzun süredir görüşemedim” dedi. Kardeşiyle birlikte bu yurtta kalan 13 yaşındaki Hüseyin Abduveli de, “Kardeşlerim, birkaç akrabamız ve annem dışında Türkiye’de kimsem yok. Babamı çok özlüyorum ama onu yıllardır göremedik. Sesini bile duyamadık. İnşallah Çin en kısa sürede yerle bir olur” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’DE KİMSEMİZ YOK”

12 yaşındaki Abdullah Abduzahir de 10 yaşındaki kardeşiyle yurtta kaldığını belirterek, “Türkiye’de kimsemiz yok. En son 2015 yılında annem ve babamla telefonda görüştüm” ifadelerini kullandı. 14 yaşında Nurzat Nurahmet ise Türkiye’de sadece amcasının olduğunu söylüyor. Nurzat üç ay önce annesiyle konuşabilmiş ama kimse babasından haber alamıyor.

“YILLARDIR GÖRMEDİĞİM ANNE VE BABAMI ÇOK ÖZLEDİM”

3 yıldır bu yurtta kalan 13 yaşındaki Abdurahman Abbas ise “Türkiye’de sadece abimle birlikte yaşıyorum. Annemle babam şu an Çin tarafından tutsak edilmiş durumda. Onları çok özledim. Yıllardır onlardan haber alamıyorum” dedi.

“BABAMI EN SON 8 YIL ÖNCE GÖRDÜM”

2 yıldan uzun bir süredir annesiyle birlikte Türkiye’de olduğunu söyleyen Sedirdin Muhammet, “7 yıldır ne annem, ne ben, ne de kardeşlerim babamdan haber alamıyoruz. En son onu 8 yıl önce gördüm” dedi.

29 Mar 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Onur Şehmus Şahin


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Insan - fethullahçı yapılanma fetö oldurulmasaydı,yanlışa kullanma olmasaydı dünyadaki çocuklara islam üzere eğitim verilirdi.ama ne diye yol çıktı millet ne oldu?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Mart 14:42
02

Adalet - içimizde boğuşmak,boğuşarak köşe dönmek saltanat,rant,menfaat temin etme adına cebelleşmek yerine aklı selim ile ülkemizde ve dünyada olan batıl,haram,yanlış,adaletsizlik,zulüm ne varsa düzeltmenin yollarını arayarak birlikte şuurlu olarak Hak ve hakikat üzere çaba göstersek.HARAM HAKSIZ KAZANÇ YOLLARI KAPATILMALI,BANKALAR FAİZSİZ MASRAF KARŞILIĞI TİCARETE ARACILIK EDEN DEVLET KURUMU HALİNDE GETİRİLMELİ OLAĞAN ÜSTÜ HAL HERKEZE UYGULANIYORSA BUNLARADA UYGULANMALI.OLAĞANÜSTÜ HAL İŞTE DEĞİLMİ,COVİD NEDENİYLE EKONOMİ YARA ALDI,BANKALARI BU YÖNDE ÇALIŞTIRMAK İÇİN EN MANTIKLI ORTAM.SONRA FİNANSAL ARAÇLARLA PARADAN PARA KAZANILAN NELER VARSA ONLARDA KAPATILMALI ÜLKEYE SOKULMAMALI.YADA BURADAN PARA KAZANANLARIN KAZANAMAYACAĞI DÜZENEK KURULARAK KENDİLİĞİNDEN KURDUKLARI SİSTEMİ KAZANAMAYINCA KENDİLERİ İPTAL ETMELİ.SONRA SONRA BAŞKA YANLIŞLARDA DÜZELİR.AMA İLK ÖNCE BURASI ASIL...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Mart 13:53


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?