İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması son değil başlangıç olsun

İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin etkilerini gazetemize değerlendiren sivil toplum yetkilileri, bu anlamlı seferberliğe öncülük yaptığı için Millî Gazete’ye teşekkür ettiler.

Abdussamet Karataş
Abdussamet Karataş Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin olumlu olduğunu ama bunun son değil, bir başlangıç olması gerektiğini ifade eden STK temsilcileri, sözleşme gereği çıkan kanunların da yürürlükten kaldırılması gerektiğini belirtti.

İstanbul Sözleşmesi’nin, cumhurbaşkanı kararnamesiyle feshedilmesinin yankıları sürüyor. 10 yıldır amaçsızca sürdürülen ve toplumda derin yaralar açan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi, toplumun geniş kesimlerince isabetli bir karar olarak değerlendirildi. Avukat-sosyolog İlhami Sayan, Babalar ve Çocuklar Derneği (BABADER) Genel Sekreteri Yasin Emrak ve Mağdur Çocuklar ve Baba Hakları Derneği (MA-ÇOBDER) Ankara Temsilcisi Ramazan Tan, sözleşmenin feshedilmesine ilişkin Millî Gazete’ye özel değerlendirmelerde bulundu.

TOPLUMDA BÜYÜK BİR TAHRİBAT OLUŞTURDU

Babalar ve Çocuklar Derneği (BABADER) Genel Sekreteri Yasin Emrak, “BABADER olarak kurulduğumuz tarihten beri İstanbul Sözleşmesi’nin toplumda oluşturduğu tahribatlar nedeniyle kaldırılmasını talep ettik. Sözleşme gereği uyum yasası olarak çıkarılan 6284 sayılı yasa suçsuz aile babalarının delilsiz uzaklaştırma ile cezalandırılmasına, ailenin yıkılmasına, şiddetin, cinayetlerin artmasına, çocukların babasız büyümesine ve fuhşiyatın yayılmasına zemin hazırlamış sonuçta 5 milyonu aşmış devasa bir mağdur kitlesi oluşturmuştur. Bununla birlikte İstanbul Sözleşmesi gereği çıkarılan yasalar halen yürürlükte olduğundan çekilmiş olmanın bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmeye dayanılarak yapılan yasaların düzeltilmesi, aile hukukuna dair diğer sorunların da çözülmesi çekilme sonucunun bir gereğidir. Çalışmalarımızın ve itirazlarımızın duyurulmasında Millî Gazete’ye ve bize destek olan herkese teşekkür ederiz” diye konuştu.

YENİ TİP SÖMÜRGE SÖZLEŞMESİYDİ

Avukat-sosyolog İlhami Sayan, “İstanbul Sözleşmesi yeni tip sömürge sözleşmesiydi. Müslüman bir topluma dayatılan kültürel bir Sevr dayatmasıydı. İstanbul Sözleşmesi’nin feshiyle birlikte 6284 yasası da temelsiz duruma gelmiştir ve inanıyorum ki aileyle ilgili diğer yasalardaki tüm olumsuzluklar bu zemin üzerinden giderilecektir. Bu sözleşmeyi yazanlar erkeği despot ve baskıcı, kadını ise zayıf ve mağdur konuma sokarak kadını erkeğe karşı savaşmaya hazır bir cinsiyet olarak görüyordu. Bu çirkin algı biyolojik cinsiyet boyutuna da evrilerek toplumda cinsi bozukluğu yaymayı amaçlıyordu.” dedi.

MİLLÎ GAZETE’NİN ÇOK CİDDİ KATKISI OLDU

Millî Gazete’nin bu süreçte takdire şayan yayınlar ortaya koyduğunu belirten Sayan, “Millî Görüş çizgisinden gelen maneviyatçı kitlenin büyük çabaları ve özellikle Millî Gazete’nin tüm kadrosuyla, yazarlarıyla, muhabirleriyle bu konunun gündemleştirmesiyle birlikte Cumhurbaşkanımız önemli bir adım atarak bu sözleşmeyi feshetti. İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinde Millî Gazete’nin çok ciddi katkısı olduğunu düşünüyoruz. Bu açıdan sizlere çok teşekkür ediyorum.” dedi.

MİLLETİMİZ İÇİN HAYIRLARA VESİLE OLSUN

Mağdur Çocuklar ve Baba Hakları Derneği MA-ÇOBDER Ankara Temsilcisi Ramazan Tan da, “İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması milletimiz için hayırlara vesile olur inşallah. Sözleşmenin Cumhurbaşkanlığı tarafından iptali yerinde bir karar olmuştur. Sözleşme kadına şiddeti kılıf yaparak aile ve neslin bitirilmesi için kurgulanmış bir metindi. Kadına şiddeti önlemediği gibi her alanda şiddeti artırdı. Sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem boyunca boşanmalar artmış, evlilikler ve doğum oranları azalmıştır. Sapkın ilişki ve zihniyetler neşvünema bulmuştur. Sözleşme ve ona bağlı çıkarılan 6284 sayılı yasa kadının keyfine bırakılmış bir şiddet tanımı ile erkeği evden atmasına müsaade etmiştir. 6284 sayılı yasa ile 4 milyon erkek evinden atılmıştır. İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması bir son değil, bir başlangıç olmalıdır. Medeni kanun aileyi koruyacak şekilde düzenlenmelidir. Evlilik teşvik edilmelidir. Tecavüz suçlaması ile hapiste tutulan genç evliler bir an evvel serbest bırakılmalıdır. Bu vesile ile sözleşmenin iptalinde emeği geçen Millî Gazete’ye ve diğer tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ederiz” değerlendirmesinde bulundu.

24 Mar 2021 - 04:30 - Gündem

Muhabir Abdussamet Karataş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Yıldırım - çok isabetli bir karar inşAllah şu iş İnsanı lafıda ortadan kalkar iş Adamı iş Kadın olmalı

kadın kadınlığından mı utanıyor ki iş insanı lafı çıktı cinsiyet ayrımı elbette vardır Allah kadını kadın erkeği erkek yaratmıştır

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Mart 12:53
01

Emre - Bu yolda uyanık davranan milli gazeteye teşekküler

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 24 Mart 06:01


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?