Reklamı Kapat

AKP’li Bülent Turan’dan HDP'ye '2010 referandumu' göndermesi!

AKP Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HDP'ye açtığı kapatma davasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Büyütmek için resme tıklayın

AKP Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, HDP ile ilgili "Bakınız, bir siyasi partiye Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kapatma davası açtı. Söz bundan sonra yargının, bizim değil. Yargı ne derse başımızın tacı" dedi.

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Çanakkale Şubesi’nin 5’inci Genel Kurul Toplantısı, Ticaret Borsası salonunda gerçekleştirildi.

Genel Kurula, Çanakkale Valisi İlhami Aktaş, AKP Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, AKP Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, AKP Çanakkale İl Başkanı Naim Makas, MÜSİAD Çanakkale Şube Başkanı Şerif Mutlu, Ticaret Borsası Başkanı Kaya Üzen, sivil tolum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Genel Kurulun divan başkanlığını Ali Osman Yıldız, yardımcılığını Ahmet Yayman, katipliğini ise Süleyman Bulut Eğin yaptı.

“HDP’LİLEŞEN BİR ANLAYIŞ OLDUĞUNU VURGULAMAK İSTİYORUM”

Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen AKP Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, şunları söyledi:

* 18 Mart gibi, 10 Kasım gibi daha ötesinde Kurban ve Ramazan Bayramı gibi milli değerlerimizde, özel günlerimizde ne olur parti kavgası yapmayın, ikilik yapmayın, resmi törenlere katılın dedik.

* Dün biliyorsunuz 18 Mart vesilesiyle Meclis Başkanımız, bakanlarımız, ordu komutanlarımız, bütün sivil toplum kuruluşlarımız ile şehitlikte törene katıldık. Ancak resmi törenden sonra diğer partiler orada çelenk koydular, bu yanlış.

* Devlet bir tanedir, bayrak bir tanedir, İstiklal Marşı bir tanedir, 18 Mart bir tanedir. Tören bir tane olur. 19 Mart’ta gel çelenk koy lafımız yok. 20 Mart’ta gel, her gün gel lafımız yok. Ama Meclis Başkanı’nın olduğu yerde, Genelkurmay’ın olduğu yerde, bizim milli donanmamızın, uçaklarımızın tören yaptığı yerde törene katılmayıp, uzaktan izleyip, bittikten sonra çelenk koymanın hangi anlama geldiğini ben siz kıymetli iş adamlarının takdirine bırakıyorum.0

* 18 Mart tektir, 10 Kasım tektir, 19 Mayıs tektir. Bunların töreni tek olması lazım. Aramızda farklı fikirler olabilir. Siyasi partilerimiz farklı olabilir, ideolojimiz farklı olabilir. Ama ülkemiz tek, sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Akşener’e, MÜSİAD kongresinden sitem ediyorum.

* O sabahki törenlere katılmayıp, sonradan çelenk koymanın hangi anlama geldiğini, HDP’lileşen bir anlayış olduğunu vurgulamak istiyorum. Müdahale edin, uyarın, bunları yapmasınlar.

* 19 Mart’ta gelsin, 20 Mart’ta gelsin çelenk koysunlar ama 18 Mart’ta gelmişsen Meclis Başkanı ile valiyle beraber orada olmak durumundasın, bize yakışan budur.

“SÖZ BUNDAN SONRA YARGININ”

Bülent Turan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

* Bakınız bir siyasi partiye Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kapatma davası açtı. Söz bundan sonra yargının, bizim değil. Yargı ne derse başımızın tacı.

* Ancak bugün gazetelere baktığımızda, ‘vay demokratik bir ülke de dava mı açılır’ dendiğini, bazı siyasi partilerin bunu en büyük gündem yaptığını görüyoruz.

* Ben de söylüyorum, demokratik bir ülkede terör illeti mi olur. Biz yıllardan beri bağırmaktan Meclis’te, boğazımız patladı. PKK’yı kınayın dedik, Kandil’i terk edin dedik.

* 6 milyon aziz mübarek insan size Kandil’in aparatı olun diye oy vermedi. Demokrasi içerisinde kalın, ülkeyi büyütün, dertleri ifade edin diye oy verdi. Neden siz milletin iradesini başka başka örgütlere saçıyorsunuz, veriyorsunuz diye hep eleştirmedik mi?

* Şimdiye kadar hiçbiri 18 Mart’a katıldı mı, şimdiye kadar hiçbiri şehit cenazesine katıldı mı bu arkadaşlarımız, şimdiye kadar Meclis’te Amerika’ya, İsrail’e karşı, Azerbaycan’ın, Libya’nın yanında değişik zamanlarda ortak bildiriler oldu. Her parti attı o imzayı ama o parti atmadı. Nasıl Türkiye partisi bu. O yüzden yargının diyeceği, vereceği karar başımızın tacıdır.

* Ama şunu söylemek isterdim değerli arkadaşlar. Yıl 2010, AK Parti bir anayasa değişikliği teklif etti. İyi takip ettiniz. Madde madde, 20 küsur madde görüşüldü. Bir maddede, Türkiye’de parti kapatmaların zorlaştırılması neredeyse imkansız hale gelmesi teklif edildi.

* Cumhuriyet savcılığı davayı açamayacak, iddianameyi Anayasa Mahkemesi’ne değil, önce Meclis’e gönderecekti, maddeye göre. Meclis’te tüm siyasi partiler eşit temsille, eşit üyeyle o iddianameyi görüşecekler, eğer Meclis’teki partilerin 4/3’ü ancak dava açılsın derse o iddianame Anayasa Mahkemesi’ne konu olacaktı.

* Ama buradan hatırlatmak isterim hem CHP hem HDP o değişikliğe ‘Evet’ demediler. Niye demediler biliyor musunuz; çünkü o zaman AK Parti’nin kapatılması isteniyordu. Çünkü o zaman Refah Partisinin ve devamının kapatılması isteniyordu.

* Siz kendine demokrat, başkalarına değil derseniz. Gün gelir hesap döner ayağınıza dolaşır. Keşke bugün eleştiren arkadaşlar o gün de aynı hassasiyetle Türkiye’de partilerin kapatılmasına ‘Hayır’ deselermiş. O gün o maddeyi düşürenler, o maddeyi Meclis’ten geçirmeyenler, bugün ağlar gibi yapıyorlar. Bu adil değil, bu demokratik değil. 

Kaynak: DHA

19 Mar 2021 - 22:42 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Zakir işten - Bu yiğit eğer RTE olmazsa bir hiçiz diyen Çanakkaleli böyle EVLADIM OLSA RED EDERDİM.utanç verici

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Mart 13:55


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi


Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?